Jüstinyen Köprüsü için ezberi bozan araştırma

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümü tarafından yapılan bir araştırma'da 6ncı yüzyılda şu anda Adapazarı şehir merkezinin bulunduğu bölgede Sakarya Nehri'nin aktığı belirlendi

Haber Resmi
Haber Resmi
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Emrah Doğan ve Yrd. Doç. Dr. Ertan Bol, Bizans İmparatorluğu dönemi eserlerinden biri olan 'Justinianos Köprüsü' ile ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu.

Jeolojik, Jeomorfolojik ve Geoteknik özelliklerini ele alan bilimsel çalışmaların 1999 depreminden bu yana Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Geoteknik Çalışma Grubu tarafından yürütüldüğünü dile getiren Doç. Dr. Emrah Doğan ve Yrd. Doç. Dr. Ertan Bol, bu çalışmalarla birlikte Adapazarı'nın tüm zemin yapısı ortaya konuldu.

Kentin adeta bir tomografisi çekildi ve alandaki zeminler katman katman ortaya çıkarıldığını ifade ettiler.Günümüzde, Erenler ilçesinin güneyden kuzeye kat eden Adapazarı şehir merkezinde Sakarya Caddesi boyunca ve devamında da Bulvarı kat eden böylelikle kuzeye yönelen ve büyük bir nehrin var olduğundan bahseden Doç. Dr. Emrah Doğan ve Yrd. Doç. Dr. Ertan Bol'un Jüstinyen Köprüsü hakkındaki çalışmalarının ayrıntıları açıkladı

Bol'a göre şunları söyledi:

'' Eskiden Adapazarı' nın göbeğinden akmış olan bir nehrin terkedilmiş kanalını gösteren kumlar ve çakıllar bulundu. Günümüzde Erenleri güneyden kuzeye kat eden Sakarya Caddesi boyunca ve devamında da Bulvarı kat eden böylelikle kuzeye yönelen büyük bir nehir vardı. Bu belki çarpıcı bir sonuç ancak daha da ilginci nehir yatağını temsil eden çakıllar bulunmaktadır. Günümüz Mithatpaşa mahallesinin üzerindedir. Bunun hemen güneyinde de Jüstinyen köprüsü bulunmaktadır. Demek ki buradan akan nehir geçmişte Jüstinyen köprüsünün altından akıyordu.

Doç. Dr. Bol ''Bilindiği gibi Roma imparatoru I. Justinianos imparatorluk tarihinin en parlak dönemlerini yaşatmıştır' diyerek açıklamasına şöyle devam etti

''. II. Theodosius döneminde yapılan Ayasofya' nın yıklışından sonra tekrar ayağa kaldırılmasını 5 sene gibi kısa bir zamanda sağlamıştır. Justinyen imparatorluğun her tarafını kiliseler, kaleler ve hastanenler ile donatmış ve günümüzde Beş Köprü olarak bilinen Jüstinyen Köprüsü' nü de Adapazarı' mıza kazandırmıştır. Burada ilk akla gelen; geçmişte böylesine büyük eserler ortaya koymuş olan birisinin, bir köprü ayağında hata yapmış olma olasılığının düşük olmasıdır.Yapıldığı zamanda (VI. YY) üzerine sekiz kemerli 429 m uzunluğunda büyük bir köprü yapılacak kadar geniş akarsuyu karşılayan bu yapının altından geçen nehrin bir kısım araştırmacılar tarafından kuzeyden gelen bir nehri karşıladığı savunulmaktadır. Araştırmacıların bu görüşü kabul etmelerindeki en büyük dayanak; köprü ayaklarının sivri uçlarının kuzeye doğru bakması ve dolayısı ile bu ayakların kuzeyden gelen bir akarsuyu karşıladığı şeklinde yorumlanmasıdır.

Sonuç olarak hem zemin yapısından (kumların dağılımı) hem de inşaa tarzından Beşköprü' nün ayaklarının güneyden gelen bir nehri karşıladığı (yani nehrin kuzeye doğru aktığı) ve bu mühendislik çözümlerinin VI. yy (561) dahi yapıldığı biçiminde yorumlanabilir.

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Emrah Doğan ve Yrd. Doç. Dr. Ertan Bol açıklamalarında bin 500 yıl önce Sakarya Nehri'nin iki kolunun buluhduğunu Jüstinyen Köprüsünden akan bölümünün Adapazarı şehir merkezinden aktığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü

''Bütün bunlara dayanarak; 1500 yıl önce güneydeki Geyve boğazından kuzeye doğru hareket eden büyük bir akarsu Erenler tepeliğinin güneyinde çatallanarak ikiye ayrılmakta, bir kolu batıdaki Beşköprü vadisini kullanmakta diğer bir kolu ise tepeliğin hemen doğu yamaçlarını sınırlayarak Adapazarı kent merkezi civarında tekrar birleşerek kuzeye doğru akmakta olduğu yorumlanabilir. Ancak kent merkezindeki birleşmenin sadece büyük taşkınlar anında meydana geldiği ve iki nehir kolunun Adapazarı' nın kuzeyinde bir yerde birleşerek tek kanal halinde kuzeye yönelmiş olma olasılığı da vardır.

Açıklamada Adapazarı'nın içinden akan Sakarya Nehrinin bölgenin tektonik olaylar ve meydana gelmiş çökmelerden dolayı devamlı alçalması sonucu, kullandığı vadiyi terk ederek sadece doğudaki kanalı kullandığı ve güncel zamanlarda daha da doğuya göç ederek bugünkü konumunu aldığı da belirtildi

26 Ara 2012 - 15:55 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.576.809 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?