Deprem habercisi.. Köpekler

Yapılan bir araştırmaya göre her 10 kişiden 5'i de doğada deprem öncesi habercisi olarak tanımlanan birtakım işaretler olduğuna inanıyor

Büyütmek için resme tıklayın

Aksigorta tarafından, araştırma şirketi Nielsen'e yaptırılan Türkiye'nin bugüne kadar afet bilinci konusunda gerçekleştirilmiş en geniş kapsamlı araştırması olan "Afet Bilinci Araştırması", Türk toplumunun afetler konusundaki bilinç ve yaklaşım tarzı ile ilgili ilginç ve çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Türkiye'yi temsil eden 14 ilde 16-64 yaş grubuna dahil 1.212 kişi ile yapılan araştırma, toplumun başta deprem olmak üzere afetler konusunda farkındalığının olduğunu, ancak kendini risk altında görmediğini ortaya çıkardı.

Araştırmaya göre, Türkiye'de afet denince hemen herkesin (Yüzde 85) aklına ilk olarak deprem geliyor. Türkiye'de her 5 kişiden 2'si sel, dolu, fırtına, toprak kayması, kuraklık, çığ ve volkanın yıkıcı etkileri olduğunu düşünmüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 85'i afet denince aklına ilk önce "deprem"in geldiğini belirtirken, yüzde 8'i sel/su taşkınları, yüzde 2'si yangınlar, yüzde 2'si toprak kayması ve kaya düşmesi, yüzde 1'i şiddetli soğuk ve donma, yüzde 1'i çığ, diğer yüzde 1'i ise afetin, kuraklığı çağrıştırdığını ifade etti.

Araştırmaya göre, her iki kişiden biri (yüzde 51) doğal afete maruz kaldığını söylüyor. Bu oran, Akdeniz Bölgesi için yüzde 70 iken, Marmara Bölgesi için yüzde 66, İç Anadolu Bölgesi için yüzde 47, Karadeniz Bölgesi için yüzde 41, Doğu Anadolu Bölgesi için yüzde 37. Ege Bölgesi, yüzde 20 oranla doğal afete en az maruz kaldığını dile getiren bölge olarak dikkat çekiyor.

Araştırma sonuçlarına göre, depreme maruz kaldığını düşünenlerin oranı yüzde 44.Sonuçlar bölge bazlı olarak incelendiğinde ise Marmara Bölgesi'nde yüzde 63, Akdeniz Bölgesi'nde yüzde 60, İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 45 oranlarına ulaşılıyor. İç Anadolu Bölgesi'ni yüzde 32'lik oran ile Doğu Anadolu, yüzde 17'lik oran ile Karadeniz Bölgesi izlerken, geçtiğimiz Ocak ayında Bozcaada açıklarında meydana gelen ve artçı sarsıntıları günlerce süren 6.2 büyüklüğündeki depremden en çok etkilenen Ege Bölgesi'nde ise bu oran sadece yüzde 14. Hem doğal afete maruz kalanların, hem de depreme maruz kalanların üçte ikisi ise zarar gördüğünü ifade etti.

Araştırmaya göre, toplumun yüzde 33'ü afetlerden, yüzde 27'si depremlerden hasar gördüğünü beyan etti. Depremden hasar görenlerin yarısı, gördüğü zararı, "Fiziksel/psikolojik/duygusal zarar" olarak tanımlarken, depreme maruz kalan her 10 kişiden biri ise binasının hasar gördüğünü beyan etti. Yaşanan hasar sonrasında alınan aksiyonlara bakıldığında ise enteresan sonuçlara ulaşıldı. Depremden zarar gördüğünü ifade edenlerin yüzde 56'sı, bulunduğu durumu iyileştirmek adına hiçbir şey yapmazken, alınan aksiyonlar arasında akrabalarının yanına taşınma, kendi imkanlarıyla tadilat yapma, hastaneye gitme, Belediye'ye, Kızılay'a ve Valiliğe başvurma, AKUT'a, Jandarma ve Akom'a başvurma, sigorta şirketini arama ve çadırda kalma bulunuyor.

Deprem önlemi alma konusunda en duyarlı bölge, yüzde 48 ile Marmara. Marmara Bölgesi'ni sırasıyla yüzde 32 oranla Akdeniz, yüzde 28 oranla Karadeniz, yüzde 26 oranla Ege, yüzde 22 oran ile İç Anadolu ve yüzde 17 ile de Doğu Anadolu Bölgeleri takip ediyor.

Araştırmaya göre her 10 kişiden 1'i moral bozukluğu yarattığı gerekçesiyle depremle ilgili haberleri takip etmediğini söyleyerek üç maymunu oynuyor (Yüzde 9). Bu oran, 16-20 yaş grubunda 10 kişiden 2'sine yükseliyor (Yüzde 16). 10 Kişiden 2'si afetler (Yüzde 16) ile ilgili aksiyon alarak yardım kuruluşları ile beraber çalıştığını ifade ederken, bu oran, 16-20 yaş grubunda 10 kişiden 1'i şeklinde görülüyor.

Aksigorta'nın "Afet Bilinci Araştırması"na göre 10 kişiden 4'ü afet sonrasında ilk olarak aile ve tanıdıklarını arıyor.

Araştırma, Türk toplumunun doğal afet sonrasında öncelikle kime yardım elini uzattığı konusuna da ışık tuttu. 18 yaşından küçük çocuk sahibi ebeveynler yardım ellerini önce çocuklarına uzatırken (yüzde 77), öncelik sırasında çocukları eş (yüzde 13), anne (yüzde 4), kardeş (yüzde 3), ailedeki yaşlılar, abla ve torunlar (yüzde 1) takip ediyor.0-18 yaş grubunda çocuğu olmayan yetişkinler ise yüzde 34 oranda yardım elini ilk olarak annesine uzatacağını ifade ediyor.

DEPREM HABERCİSİ DOĞA OLAYLARINA İNANIŞ ORANI ÇOK YÜKSEK... FAVORİ: KÖPEKLER

Türk toplumunun büyük çoğunluğu (yüzde 70) dünyanın çeşitli ülkelerinde yürütülen "deprem öncesi uyarı" niteliği taşıyan ileri teknoloji araştırmalarını desteklerken, her 10 kişiden 5'i de doğada deprem öncesi habercisi olarak tanımlanan birtakım işaretler olduğuna inanıyor (yüzde 46). Her 10 kişiden 4'ü ise deprem öncesinde köpeklerden farklı davranışlar bekliyor. Deprem öncesinde işaret verdiğine inanılan diğer hayvanlar ve doğa olayları ise şöyle:

Kediler, kuşların dairesel olarak uçmaları ve gökyüzünde ağlamaları, çatılarda kümeleşmeleri, karıncaların banyo ve tuvaletlere hücumu ve bir zincir halinde yukarılara, çatıya doğru tırmanmaları, gökyüzünde renkli ışımalar, ateş topları, deniz, kuyu, kaynak ve kaplıca sularında sıcaklık artışı, deniz dibinde hareketlenme, deniz suyu seviyesinde yükselme, deniz kıyısında çamurlaşma, toplu balık ölümleri, balıkların karaya vurması, akvaryum balıklarının akvaryum dışına sıçraması, topraktan gaz çıkışları, güneş tutulması, gökyüzünün kırmızı olması, gökyüzünde normalden fazla yıldız bulunması, ani hava sıcaklığı, ani bunaltıcı sıcak, havada tozlanma ve bulutlanma.

07 Nisan 2013 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.954.877 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.