Şehirden '17 Ağustos Depremi' mesajları...

Şehirde bulunan kurum kuruluşlar, STK'lar 17 Ağustos Depremi için mesaj yayımladı.

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek'in17 Ağustos Marmara Depreminin 19. YılıMesajı

Milletvekili Atabek, mesajında, aradan19 yıl geçmesine rağmen depremin hafızalarda hala ilk günkü tazeliğini koruduğunu kaydetti.

Atabek, "Büyük felakette hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet yakınlarına sabır diliyorum. Rabbim ülkemizi bu tür doğal afetlerden uzak tutsun, insanımıza bir daha bu tür acılar yaşatmasın." ifadelerini kullandı.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ'un, 17 Ağustos Marmara Depreminin 19. YılıMesajı

"Ülke tarihimizin kara günlerinden olan ve on binlerce insanımızın şehit olduğu, 17 Ağustos Depremi'nin 19. yılı.17 Ağustos, Türkiye'nin tarihinin en fevri olaylarından biridir. Böyle bir felaketin yıldönümü; Türkiye'nin bir deprem ülkesi, şehrimizin bir deprem şehri olduğu ve olası depremlere karşı her an hazırlıklı olmamız gerçeğini hatırlatmak anlamında önemlidir.

17 Ağustos Depreminde Sakarya genelinde 70 bin 222 konut,toplam 11 bin 480 işyeri hasar gördü. İşyerleri %80 civarında hasara uğramıştır. Can kayıplarımız çok daha fazla.Sanayi kuruluşlarımızın ve KOBİ'lerimizin deprem sebebiyle ağır hasar görmesi ile işsizlik oranı % 40 seviyesine ulaşmıştır.

Asrın felaketi olarak nitelendirilecek bir afetin ardından geçen 19 yılda Sakarya pek çok alanda büyük gelişme kaydetti. Yeniden kurulan bir şehirden beklenmeyecek nitelikte bir ekonomik ve sınai performans sergilendi.

1999 yılında yaklaşık 180 milyon dolarlarda olan Sakarya ihracatı, 2002 yılında 428 milyon dolar, 2017 yılında 5,2 milyar dolar, 2018 yılı ilk 6 ayında 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Büyük afetin ardından geçen 19 yılda Sakarya pek çok alanda büyük gelişme kaydetti. Yeniden kurulan bir şehirden beklenmeyecek nitelikte bir ekonomik ve sınai performans sergilendi. 1999 yılında 1266 faal üyemiz varken bugün 9159 faal üyemiz mevcut.

O dönemde 3 OSB varken bugün 11 OSB ile sanayimiz gelişiyor. OSB'ler kendi içinde büyüyor. Karasu limanımızın faaliyete geçmesi ile ihracat ve sanayi alanında hareketlenme de hızlanmıştır.

1999 yılında Sakarya'nın nüfusu 700 binlerdeyken bugün 990 bin 214 yani bir milyon nüfusa sahip bir iliz. Göç veren bir ilden göç alan ve tercih edilen bir il konumuna geldik.

Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde yer alan ve ülkenin sanayi üretiminde göz ardı edilemez bir paya sahip olan bölgemizde ekonomide önemli yer tutan sanayi tesislerinin, lojistik tesisler ve yerleşim alanlarının her türlü afete hazır olması gerekiyor. Marmara bölgesinde yaşanacak bir doğal afet Türkiye'nin ekonomik afeti haline gelebilir. Çok şükür ki yatay büyüyen bir şehiriz.

17 Ağustos depremle yaşamayı öğrenebilmemiz için bize sorumluluklarımızı sürekli hatırlatan bir tarih olacaktır. Maalesef yaşadığımız trajedinin ve telafi edilemez kayıpların ardından kentsel dönüşümün ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Bu süre içinde olası depremlere karşı alınan önlemler henüz yeterli olmasa da gelecek için önemli adımlar atıldı. 17 Ağustos'un ardından kentsel dönüşümün ve sağlıklı yapıların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Devletimizin de katkılarıyla kentsel dönüşüm projelerinin daha hızlı ilerlemesini önemsiyoruz.Bir doğal afetin bir felakete dönüşmemesi için gerek bireyler olarak gerekse kamu kurumları sorumluluklarının bilinci ile hareket etmeliler.

Türkiye'nin deprem kuşağında olduğunu unutmadan, bir daha telafi edilemez kayıplar yaşamadan olası bir depreme her an hazır olmalıyız.Ancak yapı üretim süreci tüm eksiklerinden arındırılıncaya kadar, yapı stoku iyileştirilinceye, güvenli ve sağlıklı yapı üretilinceye ve mühendislik hizmeti almadan üretilmiş tek bir yapı kalmayıncaya kadar olası depremlere tam olarak hazır olmuş sayılmayız."

Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu'nun 17 Ağustos Marmara Depreminin 19. YılıMesajı

"Bundan tam 19 yıl önce, 17 Ağustos 1999'da Türkiye karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02'de merkez üssü Gölcük olan deprem

45 saniye içerisinde aramızdan binlerce can aldı. Faciadan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı. Depremin yaşattığı sonuç itibari ile Ülke genelinde hayatını kaybeden 30 bini aşkın yurttaşımız arasında Sakarya ve İlçemiz Karasu'da büyük ölçüde etkilendi. Aradan geçen 19 sene, bu acıyı hiç hafifletmedi.Ülkemiz dünyanın aktif deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmakta. Geçmişte yaşanan depremlerin günümüzde ve gelecekte de yaşanılması hiç kuşkusuz kaçınılmazdır. Burada önemli olan husus, depremle yaşamasını öğrenmek, yaşadığımız yüzyılın bilimsel verileri ışığında sahip olduğumuz bilgi, birikim ve teknolojiyi kullanarak tedbirlerimizi almamızdır. Unutmamalıyız ki; insanları yaşanılan afetler değil bu afetler için alınmayan tedbirler öldürür. Bu bağlamda yaşana bilecek her afete hazırlıklı olmamız

gerekmektedir Bu düşüncelerle 17 Ağustos Depremi'nin 19 Yıldönümünde, depremde yaşamını yitiren bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum. Allah vatanımızı ve milletimizi afetlerden korusun"

Sapanca Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer'in, 17 Ağustos Marmara Depreminin 19. YılıMesajı

"Hepimizi derinacılara boğan ve binlerce vatandaşımızı toprağa verdiğimiz 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 19 yıl geçti. Hala acımız taze. Yaşadığımız acıyla birlikte bu felaketen önemli dersler çıkardık. Depremin değil, kalitesiz binaların can aldığına ne yazık ki tanık olduk. Ülkemizin deprem kuşağı üzerinde olması, depremle yaşamayı öğrenmemizi ve olası depremlere her an hazırlıklı olmamızı gerektrmektedir. 17 Ağustos Depremi'ni unutmamak, unuturmamak ve Sapanca başta olmak üzere ülkemizin bu konuda bilinçlenmesine katkıda bulunmak, yeni nesillerin depreme bilgi ışığında hazır olmasını sağlamak amacıyla teknik denetmler ile depreme yönelik bir takım önlemler alıyoruz. Halkımızın da bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle, 17 Ağustos 1999 depreminde kaybetğimiz vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. 17 Ağustos benzeri hadiselerin tekrar yaşanmaması için başta devletmiz olmak üzere hepimize sorumluluk düşüyor. Cenab-ı Allah 17 Ağustos benzeri depremlerden ve tüm felaketlerden ülkemizi ve milletmizi muhafaza eylesin"

Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Adem Sarı'nın17 Ağustos Marmara Depreminin 19. YılıMesajı

"Acılarımızın hala taze olduğu, eksiklerimizin bir tokat gibi yüzümüze vurulduğu 17 Ağustos 1999 depreminden sonra 19 yıl geçti. Bizler artık ülkemizin deprem bölgesinde olduğu gerçeğinin bilinciyle, devlet ve millet olarak felaketlere karşı her daim tedbirli olmalıyız. Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup bilimin tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları "kader" gibi değerlendiren yaklaşım terk edilmelidir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin, deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Sorunu sorun olmaktan çıkaracak olan tek çıkar yol, deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklıdır. Depremden değil, kayıtsızlık, kararsızlık ve hazırsızlıktan korkalım. Yaşadığımız depremlerde yaşamını kaybeden vatandaşlarımızı saygıyla anıyor, depremzede yakınlarına ve tüm ulusumuza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah milletimizi devletimizi her türlü afetten, iç ve dış tehditlerden korusun. Milletimiz bir daha böyle acılar yaşamasın."

Demokrat Parti İl başkanı İsmail Ergül'ün 17 Ağustos Marmara Depreminin 19.Yılı Mesajı

" Ülkemiz ekonomisini tahrip eden, insanlarımıza büyük acılar yaşatan, on binlerce insanımızın, yaralanmasına, sakat kalmasına ve ölmesine sebep olan 17 Ağustos 1999 hafızalarımızda "Büyük acılar ve çaresizlik duygusuyla" anılan bir tarih olarak yerini aldı. Ülkemizin ve özellikle bölgemizin deprem kuşağı üzerinde olması, depremle yaşamayı öğrenmemizi ve olası depremlere her an hazırlıklı olmamızı gerektirmektedir. Depremin üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen çok katlı binalar ve kamu binalarına önlem alınmaması bizleri derinden üzmektedir.

İmar barışı ülkemiz için büyük bir felakettir. Birçok yapı, Mühendis kontrolünde yapılmayan binalara, imar barışı ile kullanma izni verildi. Bu binalar olası bir depremde ilk yerle bir olacak binalardır. Bunun vebalini imar barışını çıkaranlar nasıl taşıyacaklardır. İstanbul'da yakın bir zamanda yağışlı havada kaçak olarak yapılan binaların nasıl yıkıldıkların hep birlikte gördük. Bunlarda bizlere depremi unuttuğumuzu ve önlemler almadığımızı göstermektedir.. Unutmamalıyız ki deprem öldürmez, binalar ve bilinçsiz, bilgisiz yaşam insanları öldürür. Bu nedenle korkmadan, telaşa kapılmadan bilgili ve bilinçli bir yaklaşım içerisinde olmalıyız. Unutmamalıyız ki, bilgi eksikliği depremden daha büyük bir tehlikedir. Mevzuat ve uygulamaya ilişkin yapılan değişiklikler, yapı üretim sürecini denetimsizliğe mahkûm etmiştir"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Sakarya Başkanı Yaşar Coşkun'un17 Ağustos Marmara Depreminin 19.Yılı Mesajı

"Hafızalarımızdan silemediğimiz, 17 Ağustos 1999 yılında yaşadığımız büyük depremden bu yana on dokuz yıl geçti. On sekiz yıl önceİzmit'te, Adapazarı`nda, Gölcük'te, Yalova'da ve İstanbul'da binlerce insanımızın ölümüne, kentlerimizin yıkılıp harap olmasına yol açan büyük Marmara Depremini yaşadık. Ülke olarak büyük bir yasa boğulduk, yüreğimiz yandı.O dönemde bazı kişi ve kurumlar gerekli önlemi almadığı için bu gibi felaketler kaçınılmaz hale geldi. Bu gün ise yapmamız gereken geçmişte yaşadığımız felaketlerden ders alıp günümüzde ve gelecekte aynı sıkıntılarla yüzleşmek zorunda kalmamamızdır. Bunun için ise bu ülkenin bir vatandaşı olarak bizlerin üzerimize düşeni yapmamızdır. Öncelikle barındığımız yapılarda can güvenliğimizin olup olmadığından emin olmamız gerekir. Eğer yaşadığımız yer tehlike arz ediyorsa orada risk altında kalmamamız ve başkalarının da aynı tehlikeyi yaşamaması için gerekli makamlara bu tarz zafiyetleri bildirmemiz şarttır.Bu kapsamda üzerine vazife düşen bir diğer kurum ve kuruluşlar ise müteahhit ve yapı kuruluşlarıdır. Öncelikle yapılan yapılarda kaçak yapı malzemeleri, eksik malzeme, tecrübesiz personel ve tehlike arz eden araziler üzerinde yapı yapılmamaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Bir diğer önemli husus ise yapılan inşaatların ve yapı alanlarının gerekli kontrolden geçirilip düzenli olarak kontrolünün gerekli mecralarca gerçekleştirilmesidir. Ülkemizin her bir bireyi üzerine düşeni yaparsa bu tarz felaketlerin hazırlanmasının en azından önüne geçmiş oluruz. Sadece bireysel olarak kendimiz için değil ailemiz ve sevdiklerimiz için de bu konunun üzerinde durup, sorumluluk sahibi olup, bilinçli şekilde hareket etmeliyiz.Bu vesileyle Marmara Depreminde kaybetmiş olduğumuz vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum."

Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Ahmet Ziya Akar'ın 17 Ağustos Marmara Depreminin 19.Yılı Mesajı

"Serdivan ve Erenler'e baktğımızda deprem sonrasıinşaat sektörü tarafndan yapılan binalarla vatandaşlarımızın daha güvenli konutlara kavuştukları görülüyor ama Adapazarı merkezi bunun tam aksine yorgun binalarla dolu. Büyükşehir ya da Adapazarı Belediyesi, kent merkezinde yenileşmeye ön ayak olabilirdi. Bu, kente yapılabilecek en büyük hizmet olurdu ve Sakarya deprem gerçeğiyle yüzleşmeye hazır hale

gelebilirdi. Bugüne kadar bunun yapılmayışı belediyecilik açıiından büyük eksikliktir.Kentin göbeğinde, trafik ve keşmekeşliliğin içerisinde kalmış okulların aynı işimle farklı yerde yapılması sağlandıktan sonra, yani anahtar teslim olacaksa taşınmalarına diyecek bir sözümüz olmaz. Ancak okullar yeniden inşa edilirken, boşalan arazileri hangi maksatla değerlendirileceği önem arz etmektedir. Bu alanlarda rant yerine kamu yararına

işlerin yapılması eşit olmalıdır.Yatay mimariyi doğru buluyoruz ama kat konusu önemli. 2 kat üzerinden gidilerek mevcut imarlı alanlarda stok çabuk tüketildi ve yeni imar alanları açıldı. Bunun önüne geçilemez. Belediyelerin mevcut yetkilerini de tam olarak kullanmadıkları, yapılan inşaatların yapı denetim firmalarının insiyatifine terk edildiği görülüyor. İşini iyi yapanları tenzih ederek ifade etmeliyim ki; Belediyeler

mevcut yetkilerini kullanarak daha sağlıklı bir yapılaşmaya katkı vermiş olurlar. MHP olarak, 1999'daki gibi bir yıkım ve acının yaşanmaması için her türlü desteği vermeye hazır. Yüce Allah'a bizlere böyle bir gün daha yaşatmamaiı için de duacıyız. Depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum"

Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli'nin17 Ağustos Marmara Depreminin 19.Yılı Mesajı

"Sakarya bir deprem şehri bununla yaşamayı öğreniyoruz, öğreneceğiz. Bu şehre karşı bir sorumluluğumuz var. Bu sebeple elimizden geleni yapıyoruz. Yaşadığımız acıyla birlikte bu felaketen önemli dersler çıkardık ve o günden sonra deprem gerçeğine uygun hareket etmeye daha

fazla özen gösterdik. Ülkemizin deprem kuşağı üzerinde olması nedeniyle, depremle yaşamayı öğrenmemiz ve olası depremlere karşı her an hazırlıklı olmamız gerekiyor. Adapazarı Belediyesi olarak depreme dayanıklı binaların yapımına önem verdik. Bu şehre karşı sorumluluklarımız var. Deprem gerçeğini göz ardı edemeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa belediye olarak üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getrdik. Depremin hasarlarını en aza indirebilmek amacıyla başlatğımız çalışmalarımızı kaçak ve plansız yapılaşmaya taviz vermeden sürdürüyoruz. Depreme karşı yeterince bilgi sahibi olmayan ve özellikle depremi yaşamayan gençlerimize yönelik Deprem Kültür Merkezi'nde uygulamalı eğitmler düzenliyoruz. Deprem gerçeğini yaşayarak görenlerin yanında, hiç deprem görmemiş gençler ve çocuklarımızın depreme hazırlıklı olmalarını sağlamak amacıyla düzenlediğimiz eğitmlerimiz okullarımızın katlımı ile bu yıl da düzenli olarak devam edecek. Bu vesileyle 17 Ağustos depreminde hayatnı kaybedenleri rahmetle anıyor, ailelerine bir kez daha sabırlar diliyorum "

SYKD Başkanı Necmettin Kırık'ın17 Ağustos Marmara Depreminin 19.Yılı Mesajı

"Bizim kuşak için tam gençlik yıllarımıza rastlayan deprem felaketinde ve sonrasındaki yıllarda büyük zorluklar yaşadık. Tüm bunlara rağmen acılarımızı içimize gömerek hayata yeniden tutunmaya çalıştık. Bugün şehrimizde depremin izleri silindi. Ancak 17 Ağustos 1999 Depremini unutmadan, depreme karşı tedbirlerimizi alarak depremle yaşamayı öğrendik. Bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle, 17 Ağustos 1999 depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz."

16 Ağu 2018 - 17:27 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.576.809 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?