En değerli eserleri öğrenciler için bağışladı

Sakarya Üniversitesi Hendek Eğitim Fakültesi İngilizce öğrencileri, babasından kendisine kalan en değerli varlığı kütüphanesindeki değerli el yazma eserleri Sakarya Üniversitesi kütüphanesine hediye eden Nezihe Cerrahoğlu ile röportaj gerçekleştirdiler.

Haber Resmi
Haber albümü için resme tıklayın

Nezihe Cerrahoğlu kimdir?

Kendisini doğma büyüme Hendekliyim diyerek sözerine başlayan Cumhuriyet kadını Cerrahoğlu; "Babam da Hendeki akrabalarım da Hendekli. Eski Hendek müftüsünün kızıyım. Kocam Hendek'in ilk Üniversite mezunudur. Kamil Cerrahoğlu mesleği eczacıdır. Büyük oğlum hukuk mezunudur. Türkiye çapında sayılı hukukçular arasındadır. İkinci oğlum baba mesleğini seçti ve eczacıdır. Üçüncü olarak bir kızım var o da Petrol Ofisinin CEO'su dur. Gayet mutlu bir aileyiz. Ben ne verdiysen çocuklarımdan aldım." Diyerek tanıttı ve yeni nesil gençlerin bilmesi açısından kendisinin bir Atatürkçü Cumhuriyet kadını olarak ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ile anısını paylaştı.

Atatürk'le 10 yaşında tanıştı

Cerrahoğlu; " İlkokul 2. Ci sınıftayım yani 10 yaşındayım. İlkokula gidiyorum, Atatürk geliyor dediler. Şimdi bazı sebeplerde var. Benim babam sarıklı adam. Çok münevver bir insan kolayla kimse ona yetişemez. Atatürk geiyor, beni okuldan çağırdılar, sen bir konuşma yaparmısın dediler. Bir kağıda yazdılar verdiler bende ezberledim. " diyerek o tarihte kendisine verilen yazılı kağıttaki notları o engin zekası ile tekrardan anlattı.

Şiiri, yıllar geçmesine rağmen unutmadı

Kağıtta yazılan metinde; "Hoşgeldiniz, safa geldiniz ulu gazi babam. Huzurlarınızda büyüklerimiz şükran borçlarını öderken biz küçüklerde duramadık diz çöker sonsuz saygılarımızı sunarız." Yazıyordu. Beraberce içeriye salona girdik. Hepimiz çok heyecanlıyız. Bir kere 10 yaşındaki çocuğun Atatürk'ün önünde konuşmak için heyecanlanması çok tabidir. O zamana göre bir müftü kızının bunu yapması birazcık yankı verdi. Benim babam sarıklı olmasının yanında çok Atatürk'çü bir adamdı. Ve bize her söylediği lafının başında "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" lafına bütün hakkım helal olsun derdi. Babama kaymakam bey demişki "sen gelme müftü efendi !" Tabi babam o zaman sarıklı müftü kıyafeti ile. Dediki; " ben Atatürk'e hayranım. Gelecem bir hakaret ederse ben çekecem. Herkes birer vatandaş. Geldi ve hiçbir hakaretede uğramadı. Diyerek Ata'nın kendisine öğrettiği şiirini de okudu.

93 yaşındaki Cumhuriyet kadını Cerrahoğlu,

Ben bir Türk'üm

Dinim cinsim uludur,

Sinem özüm ateş ile doludur,

İnsan olan vatan'ının kuludur,

Türk evladı evde durmaz giderim

Yaradanın kitabını kaldırtmam,

Milletimin bayrağını aldırtmam,

Düşmanımı vatanıma saldırtmam,

Tanrı evi viran olmaz giderim.

Bunları çok iyi ezberlettikleri için hiç hafızamdan silinmedi. Biz aile olarak arkadaş gibi yaşıyorduk." Diye konuştu.

Atatürk'ün en çok sevdiği çiçek Gül çiçeğidir

İngilizce öğrencileri ile yaptığı röportaj sonrası kendisine teşekkür eden öğrencilere; "Çok teşekkür ederim yavrum, bu işi için beni seçtiğiniz için." Diyerek ev içersinde babasına ait oluşturduğu köşedeki aile fotoğraflarını paylaştı.

Oda içersinde yetiştirdiği gül fidanına atıfta bulunan Cerrahoğlu;"işte gül çiçeği Atatürk'ümüzün en çok sevdiği çiçek" diyerek bilgilendirdi.

09 Ocak 2015 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 5.108.986 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?