24 yıllık hastalığından SEAH'ta kurtuldu

SEAH'a başvuran S.A. isimli vatandaş, bir saatlik operasyonla 24 yıldır çektiği hastalığından kurtuldu.

Büyütmek için resme tıklayın

Nefes darlığı, aşırı terleme ve geceleri uyuyamama şikâyetleriyle son çare olarak Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine (SEAH) başvuran S.A. isimli vatandaş, bir saatlik operasyonla 24 yıldır çektiği hastalığından kurtuldu.

Doğduğunda kalbinin delik olduğu ve ameliyat olamayacağı kendisine ifade edilen S.A., 19 yaşına geldiğinde kendini sağlıklı hissetmesi ve ailesinin karşı çımasına rağmen evlenip genç yaşta iki çocuk sahibi oldu.

24 yaşındaki S.A., rahatsızlığının ilerlemesi üzerine Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kardiyologları tarafından yapılan ilk değerlendirme sonrası kalbinde üfürüm olduğu, bu üfürümün artık gözle görülür bir şekilde hastanın göğüs duvarında titreşime yol açan türden yani çok sıra dışı bir durum olduğunu tespit etti.

Hastanın akciğer filminde kalbinde aşırı büyüme olduğunu kaydeden kardiyologlar, hastanenin doğumsal kalp hastalıkları biriminde ekokardiyografi yaparak iki adet çok geniş kalp deliği saptadı. Yapılan değerlendirme sonucunda PDA ismindeki doğumsal kalp hastalığı olduğunu buna eşlik eden 2 adet daha kalp deliği olduğunu gören doktorlar, Prof. Dr. Ramazan Akdemir, Hüseyin Gündüz ve Mehmet Akif Çakar, bu haliyle bu kadar ilerlemiş ve genişlemiş bir kalp deliğinin kapalı yolla tedavi edilemeyeceğini kararlaştırarak hastaya İstanbul Koşuyolu veya Siyami Ersek Hastanesine sevk olmaları gerektiğini anlattı.
S.A. ve yakınları, hastaneye çok güvendiklerini, bu ilgi ve alakayı başka illerdeki hastanelerde göremeyeceklerini, zaten açık ameliyatta da masada kalma riskinin yüksek olduğunu bildiklerini ve her tür sonuca hazır olduklarını belirtti. Yüzde 50 başarı şansı da olsa bu şansı kullanmak istediklerini söyleyen S.A. ve yakınları taleplerini yazılı olarak kliniğe iletti.

Kardiyoloji kliniği doktorları, hastanın ve yakınlarının bu taleplerini değerlendirme kararı aldı. Hastanede bulunan yapay yamaların en genişi de küçük gelebileceği için özel sipariş üzerine en geniş yama getirilerek operasyona başlandı.
Kapalı yolla PDA kapama işlemi olağan teknikle denendi. Ancak, üst üste 2 kez en geniş yama kullanılmasına rağmen yama tutmadı ve geri alındı. İşlemin başarısız olduğuna karar verilerek hasta masadan kaldırılacakken, bir kez daha hastaya 3-5 dakika oksijen solutulup yeniden deneme kararı verildi. Oksijen solutulmadan önce yamanın bir tarafı açıldı ve hastaya oksijen verildi. Bu sırada duktus arteriyozus çapında refleks daralma gözlendi ve hemen yamanın diğer tarafı açıldı. Hastaya oksijen verilmeye devam edildi ve 10 dakika kadar yama öylece tutuldu. Daha sonra duktus arteriyozus dokusundaki spazmın çok ilerlediği ve yamayı iyice tuttuğu görüldü. Yama bırakıldı ve hasta ertesi günü evine şifa bularak taburcu edildi.
10 gün sonra kontrole gelen hasta, bütün şikâyetlerinin geçtiğini, kendini yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyleyerek her şeyden önemlisi ilk kez iki çocuğunu da kucağına alarak sevebildiğini söyledi.

HASTAMIZIN SAĞLIĞINA KAVUŞMASIYLA SEVİNDİK
Hastanede gerçekleştirdikleri operasyonla 24 senedir doğumsal kalp rahatsızlığı çeken hastalarının şifa bulmasının kendilerini son derece memnun ettiğini kaydeden Prof. Dr. Ramazan Akdemir, "Biz, ekip olarak böyle bir hastamız olduğu için ve bu operasyonda bu tekniğin başarılı olması nedeniyle çok mutlu olduk" dedi.

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Akdemir, duktus arteriosus'un doğumdan önceki dolaşımda çok önemli işlevleri olan aorta (AO) ile pulmoner arter (PA)arasında bağlantı sağlayan bir damar olduğunu söyledi. Bu damarın doğumdan sonra genellikle ilk 72 saat içinde kapandığını anlatan Akdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu damarın doğumdan sonra açık kalması bir bozukluktur ve patent ductus arteriosus (PDA) olarak isimlendirilir. Bu hastalıkta daha yüksek basınçlı aortadan pulmoner artere doğru kan geçişi olur ve bunun sonucunda akciğerlere doğru olan artmış kan akımı ortaya çıkar."

Bu açıklık aracılığıyla aortaya atılan yüksek oksijenli kanın bir bölümünün yeniden akciğer dolaşımına geçtiğini anlatan Akdemir, şunları söyledi: "Bu durum akciğer kan akımının artmasına ve kalbin sol tarafına dönen kan miktarının artışına yol açar. Düzeltilmeyen geniş PDA'lar kalp yetersizliği ve pulmoner hipertansiyonla sonuçlanabilir. Bazı doğuştan kalp hastalıklarında ise örneğin triküspid atrezisi, hipoplastik sol kalp sendromu gibi duktus arteriosus açıklığının doğumdan sonra da sürmesi hastanın yaşaması için gerekli bir durumdur. Bu hastalarda duktusun doğumdan sonra erken dönemde kapanması ile acil tedavi edilmesi gereken ciddi yaşamsal sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle hastalarda duktusu açık tutacak ilaçlar verilerek duktus açık tutulmaya çalışılır. Erken doğmuş yenidoğan bebeklerde duktusun açık kalma olasılığı fazladır ve bebek ne kadar erken doğarsa bu olasılık o kadar yüksektir. Bu bebeklerdeki PDA ciddi akciğer sorunları ve kalp yetersizliğine yol açabilir. PDA, bebeklerde sorunlara yol açıyorsa kapatılmalıdır. Kapatmak için indomethacine, ibuprofen kullanılabilir. Bu ilaçlara rağmen PDA kapanmadıysa cerrahi girişim yapılması gerekebilir. PDA'lar cerrahi ya da kateter aracılığıyla kapatılır. Küçük ve orta büyüklükteki PDA'ları genellikle kateter aracılığıyla yerleştirilen coil adı verilen kıvrımlı tellerle ya da başka cihazlarla kapatmak mümkündür. Cihazla kapatılamayacak kadar büyük PDA'lar ya da küçük bebeklerdeki PDA'larda cerrahi olarak PDA bağlanır ve hatta bazı hastalarda iki yandan bağlandıktan sonra ortasından kesilerek cerrahi işlem tamamlanır"

22 Nisan 2013 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.954.877 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.