'En güvenli' mesajlaşma uygulaması: Signal

Paranoyak olmanız, takip edilmediğiniz anlamına gelmez!

Haber albümü için resme tıklayın

Meşhur bir söz vardır hani: 'Paranoyak olmanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez!'
Malum günümüz internet çağı. Artık herkes herşeye -bilgisi, birikimi ve tabii imkanları dahilinde- erişebiliyor. Yazışmalarımızdan, konuşmalarımıza, internet gezintilerimize vs. kısacası sanal dünyada attığımız her adımın izi sürülüyor.
Peki bunu bilmek sizde rahatsızlık yaratmıyor mu? Yani illa suçlu olmanız yahut illegal veya etik olmadığını düşündüğünüz bir şeyler yapmanız gerekmez. Sabahta akşama tamamıyla kendi halinizde, zararsız -hatta faydalı- aktivitelerde de bulunuyor olabilirsiniz. Ama yine de takip edildiğini bilerek yaşamak pek de kulağa hoş gelmiyor hani. En azından bizim için bu böyle. Ne de olsa bu takipler 'her birey potansiyel suçludur' anlayışının hem doğrucusu hem de büyütücüsü olmanın yanında özgürlük algısını da bir ilüzyona dönüştürüyor.
Düşünsenize; birileri sizi her an röntgenliyor ve siz yakaladığınızda da 'masum olman suç işlemeyeceğin anlamına gelmez' diyor!
İşte tam olarak bundan bahsediyoruz...

Hükümetlerin çevirdiği gizli dolapları yayımlamasıyla tanıdığımız Julian Assange'i hepimiz biliyoruz artık. İşte Assenge'in halefi olma yolunda hızlı ve emin adımlarla ilerleyen Edward 'Joseph' Snowden da son yılların en popüler bilgisayar/siber alem uzmanı ve hacker'larından birisi. ABD'nin istihbarat kurumları olan CIA ve NSA'nın eski çalışanlarından birisi olan Snowden'ı hem üne kavuşturan hem de hayatını cehenneme döndüren olay NSA'nın dünyadaki tüm internet trafiğini takip etmek için geliştirdiği 'prism' programını ifşa etmesi ve gizli NSA belgelerini yayımlaması oldu. ABD tarihindeki en önemli sızıntı olarak nitelendirilen bu hamlesinin ertesinde XKeyscore ve Tempora gibi benzer sızıntılarla ortalığı sarsan Snowden ilk olarak Hong Kong'a oradan da Julian Assange'ın tavsiyesiyle Rusya'ya kaçtı. Şu anda Rusya'da 'sığınmacı' olarak sürdürüyor yaşamını.

Evet... Eğer konuşmalarınızın ve yazışmalarınız tamamıyla size ve muhatabınıza özel olarak kalması gerektiğini düşünenlerdenseniz size tavsiyemiz 'Signal' isimli mesajlaşma uygulamasını kullanın. Kendisini kabaca tanımlayacak olursak WhatsApp, Messenger vb. gibi yazılımların 'güvenli versiyonu' olduğunu söyleyebiliriz. Edward Snowden'un kullanması dahi (ek bilgiyi görsel altında verdik) başlı başına referans teşkil ediyor zaten.
Open Whispers ekibi tarafından geliştirilen Signal bizim hem yazışmalarımızı hem de konuşmalarımızı şifrelediğinden röntgenci gözlerden uzakta kalabiliyoruz. Gizli sohbet, güvenli dosya transferi ve şifreli konuşmalar gerçekleştirmemize olanak sağlayan programın uçtan uca kriptolama ve TOR desteği de mevcut keza. Material Design tasarımıyla arayüzünün de gayet estetik olduğunun altını çizelim.
Signal'i öne çıkan asıl detay iseAndroid ve İOSplatformlarında kullanılabilmesinin yanısıra son güncellemeyle birlikte artık masaüstünde de (yani PC/Mac'lerimizde) kullanılabiliyor oluşumuz. (Beta programa buradan katılabilirsiniz.) Google Chrome üzerinden kullanacağımız uygulamanın en iyi özelliği ise Android ile eşlenik çalışma desteği sunması. Yani telefonumuzdan yahut PC'mizden açılış yaptığımızda oturumumuz otomatik olarak diğer yerde de aktif hale geliyor ve birbirleriyle hem eşlenik hem de paralel işliyor. iOS/PC-Mac linkleme desteğinin de yolda olduğunu söyleyelim bu vesileyle.

Son olarak da açık kaynaklı olduğunu bir kez daha hatırlatalım. Kaynak kodlara buradan erişebilirsiniz.
Velhasıl biz tavsiyemizi verelim de gerisi size kalmış. Ya sansürcü Whatsappvs. ile devam edersiniz ya da özgürlüğe doğru alırsınız

24 Ağustos 2017 - Medya --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.061.164 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.