Kutluata mecliste sert konuştu

MHP Milletvekili Prof. Dr. Münir Kutluata TBMM genel kurulunda Türk Bayrağının indirilmesi ve Musul Başkonsolosluğunun basılması ile ilgili sert konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Münier Kutluata, TBMM Genel Kurulunda MHP grubu adına konuştu.
Diyarbakır'da Türk Bayrağının indirilmesi ve Musul Başkonsolosluğunun basılıp Türklerin rehin alınması konularında konuşan Kutluata sert açıklamalar yaptı.

Kutluata'nın konuşması şu şekilde:

HUKUK DURMUŞ KANUNLAR BLOKE EDİLMİŞTİR

Değerli milletvekilleri, Türk Ceza Kanunu'nda bazı değişiklikler yapılmasını görüşüyoruz ama hepimiz biliyoruz ki Türk milletinin menfaatlerinin korunması ve devletimizin varlığının sürdürülmesi konusunda ne Ceza Kanunu ne de Anayasa işler durumdadır, Anayasa ve yasalar bloke edilmiş vaziyettedir. Öyle anlaşılıyor ki bu blokaj, iktidar-PKK ittifakında PKK hedeflerini gerçekleştirmesine kadar, Türkiye açısından bakılırsa iş işten geçinceye kadar devam edecektir. Türkiye, her gün, bu tespitimizi doğrulayan sarsıcı örnekleri ıstırapla yaşamaktadır.

BAYRAĞIN İNMESİ ÇÖZÜLME SÜRECİ EŞBAŞKANINA BİR JEST MİDİR?

Bunun bir örneğini geçen hafta, 8 Haziran günü, Diyarbakır'daki 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığının bahçesindeki Türk Bayrağı'nın gönderden indirilmesi hadisesiyle yaşadık. Olay bir terör örgütü militanının işi olarak gösterilip, esas sorumluları gizlemeye hizmet edecek beyanatlarla savuşturulamayacak kadar ciddidir. Bir başka ifadeyle Türkiye'de Türk Bayrağı'nı gönderden indirip çiğneyenlerin arkasında kimler vardır? Bunu yapan hainler Türk milletine yapabildikleri hakareti kimleri memnun etmek için yapmışlardır? Aynı tarihte Diyarbakır'da Türkiye'nin kilidini çözmekle meşgul olan, bölünme sürecinin koordinatörü Başbakan Yardımcısına yapılmış adi bir jest olabilir mi?

Olayın, söz konusu Başbakan Yardımcısının Alparslan'ın Malazgirt'te çözdüğü Bizans kilidine misilleme tabirler kullanarak PKK'ya moral aşılamak için yaptığı bölücü toplantıyla ilişkileri merak edilmektedir. Sayın Başbakana ve yürüttükleri bölünme sürecinin koordinatörlüğünü PKK örgüt lideriyle beraber üstlenmiş bulunan söz konusu Başbakan Yardımcısına sormak gerekiyor: Güneydoğu Anadolu'da askerî birlikler dışındaki alanlarda Türk Bayrağı dalgalanıyor mu yoksa çok yerden kaldırıldı mı? İktidar, önceden dağlardaki"Ne mutlu Türküm diyene" sözünü, ardından tabelalardan "Türkiye Cumhuriyeti" ibaresini, okullarımızdan Andımız'ı ve Türkçeyi kaldırdıktan sonra Türk Bayrağı'nı bölgeden indirmiş midir? Türkiye Cumhuriyeti'nin güneydoğudaki okullarında ve belediyelerinde Türk Bayrağı dalgalanmakta mıdır? Bunu Hükûmet biliyor mu, takip ediyor mu, umursuyor mu yoksa isteyerek mi bu fiilî durumu yaratmıştır? Bunun bilinmesi gerekiyor.

TÜRK BAYRAĞINI GÖNDERDEN İNDİRTENLER KİMLERDİR?

Şimdi, tekrar soruyorum: Türkiye'de Türk Bayrağı'nı gönderden indirenler, indirtenler ve seyredenler kimlerdir? Genelkurmay Başkanlığının ve üsteki komutanların, sorumluların seyredenler safında olduğu bellidir. Hükûmetin yerinin netleşmesi gerekiyor, seyredenlerin safında ise yazıklar olsun, indirtenlerin safındaysa durumu Türk Milletine ve Yüce Allah'a havale ediyorum. Bayrağımıza uzanan ellerin müzakere masasının bir tarafındaki terör örgütünü memnun etmek istediği malumdur, aynı masadaki Hükûmetin memnun edeceğinin düşünüldüğü de olayların seyrinden anlaşılmaktadır.

SORUMLU EGEMENLİĞİ TERÖR ÖRGÜTÜYLE BÖLÜŞEN HÜKÜMETTİR

Soma'da polisin yere serdiği acılı işçileri Başbakan adına tekmeleyen Başbakan danışmanı ile Başbakanın desteğiyle her istediğini elde eden örgüt mensuplarının Türk Bayrağı'nı indirirken kimleri memnun edeceklerinin bilincinde olmadıkları söylenemez. Kendi namusuna emanet edilmiş olan Türk milletinin, Meclisin alnında yazan kayıtsız, şartsız egemenliğini terör örgütüyle bölüşen bir Hükûmetin olaydaki sorumluluğu gayet açıktır.
O bakımdan, Türkiye'nin her gün yaşadığı yeni sarsıcı olaylar gölgesinde bu olayın sorumlularının, azmettiricilerinin ve seyredenlerin gözden uzak tutulmamasını ve gerekenin yapılmasını bekliyoruz.

MESELE SADECE KONSOLOSLUK DEĞİL MİLLİ SINIRLARIN KORUNMASIDIR

Değerli milletvekilleri, Türkiye, içeride ve dışarıda itibar sarsıcı fevkalade olaylarla karşılaşmaktadır. O bakımdan, burada, Hükûmetin gündeminin peşine takılıp madde üzerinde değerlendirme yapmaktan ziyade yaşanan son olaylara süremin el verdiği oranda temas etmek istiyorum.

TÜRKMENLERİN HAKLARININ KORUNMASI ÖNCELİĞİMİZDİR

Değerli milletvekilleri, Irak'ın Musul kentinde Konsolosumuz da dâhil olmak üzere 80 Türk vatandaşı kaçırılmıştır, Türk Konsolosluğu basılmıştır. Hükûmetin, bu itibar sarsıcı, topraklarımıza saldırı anlamına gelecek bu olayla ilgili yapacağı hangi girişim varsa, alacağı hangi tedbir varsa desteklemeye hazır olduğumuzu ve bu sıkıntının bir an önce giderilmesini arzu ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Oradaki Türkmenlerin haklarının korunması, bizden yardım bekleyen diğer gruplara yardımcı olunması, yani Türkiye'nin kendi menfaatlerine ve şanına uygun hareket etme konusunda yapacağı ne varsa siyasi ayrımcılığı zerre kadar aklagetirmeden Milliyetçi Hareket Partisi olarak destek vermeye hazırız. Ancak, ne var ki, uygulanan dış politikanın bugüne kadar Türkiye'nin itibarını yerlerde süründürdüğünü her vesileyle söylemiştik.

DAVUTOĞLU HAYAL GÖRMEYİ BIRAKSIN GERÇEKÇİ OLSUN

Değerli milletvekilleri, uygulanan bu politikaların sonucunda, Türkiye, ne içeride ne dışarıda, devletin ve milletin itibarını koruyabilir durumda değildir. Bakın, "Hayal görmeyi bırak, gerçekçi ol, Türkiye'nin büyüklüğünü kavra, Türk milletinin tarihini reddetme, dilini reddetme, varlığını reddetme." dediğimiz iktidarın Dışişleri Bakanı Davutoğlu 26 Nisan 2012 tarihinde bu kürsüden, Meclisin bu kürsüsünden bakın ne diyor: "Türkiye olarak bundan sonra da Orta Doğu'daki büyük değişim dalgasını yöneteceğiz, bu değişim dalgasının öncüsü olmaya devam edeceğiz..." Orta Doğu'daki bu gelişmeleri yönetenin bizim Dışişleri olduğu anlaşılıyor. "...Bugün bunu Orta Doğu toplumlarında Türkiye sadece dost ve kardeş bir ülke olarak değil, geleceği belirleme kudretine sahip yeni bir fikrin, yeni bir bölgesel düzenin öncüsü bir ülke olarak görülmektedir."
Bakın, Irak'ta, Musul'da başka hiçbir ülkenin konsolosluğuna girilmemiştir, başka hiçbir ülkenin konsolosları ve vatandaşları kaçırılmamıştır ama bu vizyon belirleyen, Orta Doğu'yu düzenleyen Dışişleri Bakanının kendi elemanları kaçırılmıştır. Diyor ki Sayın Dışişleri Bakanı: "Biz hem insanlığın ve bölge halkının vicdanı olmaya devam edeceğiz hem de ulusal çıkarlarımızı korumaya devam edeceğiz çünkü zihnimizde nasıl yeni bir Türkiye iddiası varsa yeni bir Orta Doğu iddiası da var. Allah'ın Türkiye'yi korumasını niyaz ettiğimiz gibi Orta Doğu'yu korumasını da niyaz ediyoruz, Orta Doğu'nun durumu da ortadadır."

İNSANLIĞIN VE TÜRKİYE'NİN YÜZ KARASI OLMAKTAN VAZGEÇİN

Değerli milletvekilleri, Sayın Dışişleri Bakanına söylüyorum, "Biz hem insanlığın hem bölge halkının vicdanı olmaya devam edeceğiz." lafını bırakın, hem insanlığın hem Türkiye'nin yüz karası olmaktan lütfen vazgeçiniz. Bakın, devam ediyor, "Sizlerin kaygılarını anlıyorum çünkü farklı bir siyaset anlayışını temsil ediyorsunuz, Baas siyasetinin anlayışını tercih ediyorsunuz." demek suretiyle Meclisteki muhalefet partilerine hakaret etmeyi sürdürüyor Sayın Dışişleri Bakanı.

HÜKÜMET İFLAS ETMİŞ DURUMDADIR

Değerli milletvekilleri, Türkiye, dışarıda konsolosluklarının basılması, içeride bayrağının indirilmesi; dışarıda insanlarının kaçırılması, içeride insanlarının kaçırılması suretiyle Hükûmetin yüzüne vurulan, vurulmakta olan birtakım gerçek tablolarla karşı karşıyadır. Derhâl kendini toplarsa yardımcı olmaya hazırız. Aksi takdirde, bu Hükûmetin her gün, Türkiye'ye sıkıntı vermekte olduğu, iflas etmiş olduğu ortaya çıkmış durumdadır.

13 Haziran 2014 - Siyaset --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 4.257.113 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?