SAÜ Van Depremi raporunu açıkladı!

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 23 Ekim'de meydana gelen Van-Erçiş Depremi ile ilgili bir değerlendirme raporu yayınladı.

SAÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından görevlendirilen akademisyenlerden oluşan araştırma grubu 23 Ekim'de meydana gelen Van Depremi sonrası depremin etkilerini ve depreme maruz kalmış binaları incelemek üzere 26 Ekim'de Van'a gitti. 26-29 Ekim tarihleri arasında bölgede araştırma yapan ekip kapsamlı bir rapor yayınladı.
Raporda, yönetmeliklere uygun yapılmayan, yeterli mühendislik hizmeti alınmamış binaların hasar gördüğü buna karşın iyi mühendislik hizmeti görmüş yapıların depremden etkilenmediği vurgulanıyor.
Raporda, can kaybına yol açan betonarme binalardaki en önemli sorunun yönetmeliğe uygun olmayan düşük kaliteli beton kullanımı ve yetersiz donatı olarak gösteriliyor.
Van'a giden ekip yıkılan ve hasar gören betonarme, kerpiç ve taş binaları ayrı ayrı inceledi. Araştırma grubu ayrıca Van'ın köylerini gezdi, köylerde meydana gelen hasarları da inceledi.

İşte raporda belirtilen tespitler:

- Beton malzemesinin çok kötü olması binaların çökmesinde çok büyük paya sahiptir.
- Deprem bölgelerinde yapılacak tüm betonarme binalarda C20'den daha düşük dayanımlı beton kullanılamayacağı, 2007 yılında yürürlüğe giren Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'te açıkça belirtilmiştir. Ancak, yıkılan yapıların basınç dayanımları bu değerin çok altında kalmaktadır.
- Yapılarda kullanan betonun şantiyede el ile karılarak yapıldığı, herhangi bir eleme ve yıkama işleminden geçirilmeyen dere malzemesi kullandığı bilgisine ulaşılmıştır.Yapılan incelemeler sonucu betonlarda yaygın olarak dere kumu kullanıldığı, yumruk büyüklüğüne varan taşların kullanıldığı tespit edilmiştir.
- Betonarme yapılarda kullanılan beton malzemesinin çok kötü olmasının yanı sıra donatı uygulamalarında da önemli sorunlar bulunmaktadır. Yapıların çoğunda düz donatı kullanılmış, buna karşın enine donatı (etriye) bilinçsizce ya da uygun olmayan bir şeklide yerleştirilmiştir.
- Kolonların alt uçları ile temel kirişi arasındaki kritik bölge olan birleşim yerinde etriye bulunmaması ve enine donatılar (etriye) arasındaki mesafenin deprem yönetmeliğinde belirtilen aralıktan fazla olması nedeniyle burkulma ve beton örtüde parçalanmalar oluşmuştur.
- Bölgede yıkılan yapıların yanı sıra ağır hasarlı olup ayakta kalmayı başarabilen birçok bina da bulunmaktadır. Bu yapılar ayakta kalsalar bile yıkılmaya adaydırlar.
-Bölgedeki yapılarda ağır hasarın nedenlerinden biri de, zemin katların ticari amaçla kullanılması sonucu oluşan zayıf ve yumuşak kattır. Bu katların deprem yönetmeliğine uygun şekilde yapılmaması yapıların çökmesine ve yıkılmasına neden olmuştur.
-Birbirinden yetersiz derzlerle ayrılmış ve kat düzeyleri farklı olan bitişik nizamlı yapılarda deprem sırasında çarpışma oluşmuş, bu durum hasara neden olmuştur.
- Çatılarda oluşan deprem hasarlara en çok çatı kalkan duvarının yıkılması neden olmaktadır.Çatı kalkan duvarlarının büyük bir çoğunluğunun yıkılma nedeni, kalkan duvarının yapı ile yeterince bağlanmadan, hatılsız olarak yapılmasıdır.
- Bölgede, kırsal kesimde yapılar yaygın olarak yörede kolaylıkla bulunan taş, briket ve kerpiç malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Yapılan incelemelerde bu tür malzemeler ile inşa edilen yapılar arasında en çok kerpiç binaların hasar gördüğü gözlenmiştir.
Bazı yapılarda kerpiç malzemesine saman katılmadığı ve içinde iri çakıl tanelerinin bulunduğu gözlemlenmiştir.
- Yığma yapı tekniğine uyulmadan yapılan binalarda kaçınılmaz olarak hasarlar ortaya çıkmaktadır. Tek katlı olarak yapılan bu yapılarda son derece kötü işçilik de ön palana çıkmaktadır. Buna karşın düzenli yapılan kerpiç binaların depremi az hasarla atlattığı da gözlemlenmiştir.
-Bölgede yaygın olarak kullanılan malzemelerin biri de taştır. Bu tür binalarda bağlayıcı olarak genellikle düşük dayanımlı çimento harcı veya çamur kullanılmaktadır. Hasara yol açan bu durumun sonucunda köylerde ciddi can kayıpları yaşanmıştır.
-Bölgede betonarme ve taş malzeme ile inşa edilmiş cami minarelerinde hasarlar ve yıkılmalar gözlemlenmiştir. Hasarların daha çok şerefe bölgesinde kesitin zayıfladığı düzlemlerde meydana geldiği görülmektedir. Bunun yanında iyi mühendislik hizmeti görmüş cami ve minare yapılarının depremden etkilenmediği görülmektedir.
-Van-Erçiş depreminde yıkılan ve ağır hasar alan binaların yanı sıra depremi başarıyla atlatmış betonarme binalar da bulunmaktadır. Deprem yönetmeliğine uygun inşa edilen bu binalarda hasar sınırlı kalmış veya hiç gözlenmemiştir.

13 Kas 2011 - 15:34 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.750.398 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?