"Parlatılan her şeyden şüphe duyarım"

Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen kültür-sanat etkinlikleri devam ediyor.

Şubat ayı etkinliklerinde ustalara saygı gecesi, tiyatro gösterimi ve fotoğraf sergisinin ardından bir de konferans gerçekleştirildi. Adapazarı Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Sivillik ve Siyaset' konulu konferansa, Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün konuşmacı olarak katıldı.

Sürdürülebilir kalkınma koca bir yalandır

Günümüzün moda tabirlerinden olan sürdürülebilir kalkınmanın eleştirisiyle konferansa başlayan Prof. Öğün, "Dil dünyayı kurar, aynı zamanda dünyayı yıkar. Günümüz toplumbilimcileri, insanları gelişen dünyanın tahribatına ısındırmak için bu tarz terimler uydurmuşlardır. Ben dünyada parlatılan her şeyden şüphe duyuyorum. Bakın sürdürülebilir kalkınma koca bir yalandır. Dünyanın en mutsuz insanları kalkınmanın en yoğun yaşandığı toplumlardır. Örn; İsveç, Japonya. Dünyanın en mutlu insanları, kalkınma, ilerleme, büyüme gibi kavramları en az kullanan toplumlardır. Örn; Jamaika. Sürdürülebilir sivillik dememin arkasında da bu tarz terimlere takılma vardır aslında. Ben bu kavramın peşine düşmedim. Sivillik, yok edilmek için telaffuz edilmiş bir kavramdır. Bazı şeyleri biraz tersten okumamız lazım. Sivil toplum terimi eski zamanlarda da kullanılmıştır. Aslında baktığımız zaman sivil toplum literatürü karşımıza çıkar. Daha sonra bu kavram yeniden keşfedilmiştir ve bu kavram tarihi temize çekmenin vesilesi kılmak gibi ihtiraslı bir iddia ile yeniden ortaya atılmıştır. Ülkemiz için bu terimi sorguladığımızda 1980 öncesinde bu terimler hiç kullanılmazdı. 1980 sonrasında ise çok kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya merhaba diyorduk, duvar yıkılmıştı. Bir özgürlük rüzgârı, büyük beklentiler, yeniden büyük umutlar hayatımızın büyük bir parçasını oluşturdu. Çözülen dünya nasıl kurulmuştu ve bunun yerine çözüldüğü aşamadan itibaren nasıl bir dünya kurulmak istenmişti? Bunu çözebilirsek eğer bu lafın neden parlatıldığını anlarız" dedi.

Sivil toplum devleti çözmenin kimyasını veriyor

'Dilde hiçbir şey sihirli değildir' diyerek konuşmasına devam eden ve tarihten günümüze kadar toplumların devlet kurma arzusunu örneklerle anlatan Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün;
"İnsan dillerinde hiçbir şey sihirli değildir. Sivil toplum da sihirli değildir. Ama çok sihirli bir kavrammış gibi seferber edildi. Kurulmak istenen dünya, devletli bir dünya idi. Amerika, Avrupa, Sovyetler Birliği. Tüm dünya ülkelerine baktığımızda sürekli bir devlet kurma ihtiyacı hasıl olmuştur. Devleti çözmenin kimyasını veren bir kavram olduğu için sivil toplum kavramı kullanılmaya başladı. Yeni liberal söylemle eşlenmiş bir biçimde ortaya çıkıyor sivil toplum kavramı. Devlet iki şekilde işlevini sürdürür. Ya sever himaye eder ya da döver. Devlet paternalist bir kavramdır. Baba kavramıdır. Kapitalizmin devletli tarihi hem dövdü hem sevdi. İkinci dünya savaşından sonra devletin himaye ağırlıklı politika izlemesi ağırlık kazandı. Bunu, uygulanan Keynesyen politikalara bağlıyoruz. 20. yüzyılın zaman ruhu Keynesçidir. Politikanın ekonomiyi öncelediği ekonomiyi kuşattığı bir dünya ile karşılaşmıştık" diyerek örneklerle devletlerin neden keynesyen politikalara geçtiğini anlattı.

İktidar duygusundan arınmış adam makbul adamdır

Sivil toplumun imkânları nedir? Sivil toplumun parlatılmasının anlamlı olabileceği yer neresidir? Sorularına katılımcılarla birlikte cevaplar arayan Prof. Öğün;
"Sivil toplumun anlamlı olabileceği bir yer vardır evet. Ben, sivil toplum kavramının, insanlık olarak, iki tarihsel fenalıkla hesaplaşmamızı sağladığını düşünüyorum. Günümüz dünyasında STK temsilcilerinin arkasını aradığımız zaman ortaya tek bir şey çıkıyor. Siyaset. Siyasette yani iktidar ilişkilerinde payını maksimize etmek isteyen insanlar fırsatçılık yaptılar ve bu yeni rüzgârın içinde sivil toplumu bir yeni siyasal araç olarak kullanmaya başladılar. Yani sivil toplum nereye kadar sivildir sorusunun cevabı siyasallaştırıldığı yere kadar. Peki, arada ne kadar mesafe var? Bir sivil nerede siyasallaşıyor? Aradaki mesafe günümüzde çok kısa. Sivil toplumu devletleştirmenin, sivil temsilcilikle siyasi karar mekanizması haline gelmenin arkasında müthiş bir azim ve kararlılık görüyorum. İşte bu sürdürülemez sivilliğin karşılığıdır. İktidar duygusundan arınmış adam makbul adamdır ve asıl mesele devletsiz yaşayabilmedir" diye konuştu.

Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Fevzi Kılıç, Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün'e plaket takdim etti. Fevzi Kılıç, kültür etkinliklerinin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.

19 Şub 2012 - 15:42 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.215.229 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sakaryaspor'un yüzde 49 hissesinin satılmasını destekliyor musunuz?