Engin Arapoğlu gazeteciliği bırakıyor!

Yenihaber Gazetesi'nden Engin Arapoğlu,gazetecilik mesleğini bırakma kararı aldı.

Engin Arapoğlu bugün Yenihaber Gazetesi'nde yer alan yazısında ''Teklifini kabul ediyorumYekta Şirin kardeşim...' başlığıyla şöyle yazdı..

Uzun zamandır Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'yla röportaj yapabilmenin gayreti içerisindeydim.
Hem de epeyi uzun zamandır...
İlk röportaj teklifimi Yenihaber'de işe başladığım Temmuz 2011'de yaptım.
Daha sonra Aralık ayında bu teklifimi yineledim.
Büyükşehir Belediyesi Basın Müdürü Yekta Şirin, her defasında kullanmayı çok sevdiği o meşhur cümleyle yanıtladı taleplerimi: "Döncem ben sana..."
Bundan iki ay önce, üçüncü kez röportaj talebinde bulundum ve yine ses seda çıkmadı bu arkadaştan.

Baktım bu işi Yekta çözmeyecek, aradım Özel Kalem Müdürü Orhan Bayraktar'ı ve başkandan 5 dakikalık bir randevu talep ettim.
Kendisi özel bir gündemim olup olmadığını sorduğunda da başkanla röportaj yapmak istediğimi ve kendisine bu talebimi ileteceğimi söyledim.
Orhan Ağabey de sağ olsun randevu vermek yerine konuyu Yekta'ya aktarmayı tercih etmiş.
Yekta aradı ve röportajı kendisinin ayarlayacağını, başkanla görüşmeme gerek olmadığını söyledi.
Bu sözünün üzerinden yaklaşık 10–15 gün geçti ve bu 10–15 günün de hepsinde telefonlaştık.
Arayan da hep ben oldum, kendisi değil.
Bugün dedi, yarın dedi, cumartesi dedi, pazar dedi, sabah dedi, öğle dedi, falan filan...
En son geçen perşembe günü bende şalterler attı ve Yekta'yı arayıp, "Ben sizden bir talepte bulundum. Kabul etmek zorunda değildiniz ama kabul ettiniz. Ve de bir söz verdiniz. Ben bundan sonra seni aramam. Sözünüzü tutup tutmamak size kalmış. Bu iş artık benden çıkmıştır" deyip kapattım.
Aynı gün saat 16.00 gibi aradı Yekta ve, "Belediyeye gel başkan seni bekliyor" dedi.
Velhasılı gittim ve röportajı yaptım.
Çıkışta Sezai Ağabey'i arayıp, "Ağabey röportajı yaptım. Çok da güzel oldu. Gazeteden anons verelim. İnsanlar haberdar olsun. Ben pazartesiye yetiştiririm bu röportajı" dedim.
Meğer ne büyük bir hata etmişiz ki hemen hemen bütün gazeteler cuma günü anons çıktıktan sonra harekete geçti.
Sanki tavuklarına kışt demişim, sanki röportaj yapacaklardı da bu güne kadar onları ben tutmuşum gibi hemen telefon trafiğini başlatıp beni çırak çıkartmanın gayretine düştüler!

***

Tabii ben bu durumu haber aldım hemen.
Tesadüf o ki aynı gün Valilik'te bir program vardı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu da oradaydı.
Toplantıdan sonra yanına yaklaştım ve kendisiyle konuştum.
"Başkanım duydum ki diğer arkadaşlar da harekete geçmiş. Lütfen emeğime saygı gösterin ve pazartesiye kadar kimseye röportaj vermeyin. Ben aylardır bu iş için uğraşıyorum, aylardır bu iş için hazırlık yapıyorum. Hakkımı yedirmeyin, emeğimi heba etmeyin" dedim.
Zeki Başkan da, "Ben kimseye röportaj vermedim Engin, merak etme. Bu işleri Yekta organize ediyor. Onunla konuşurum" yanıtını verdi bana.
Sonra Yekta'yla da konuştum, kendisi sürekli politik cevaplar vermeyi tercih etti.
Ama ben Zeki Başkan'ın adaletine güvenmiştim en çok, hatta gazetedeki arkadaşlara da, "Merak etmeyin ben Zeki Başkan'la konuştum. Röportaj vermeyecektir, inanıyorum kendisine" dedim.
Ve beklemeye koyulduk...

***

Tüm bunlardan sonra bazı gazeteler dün yayınladılar röportajı...
Kimi gazeteler bizim anonstan sonra kendi anonslarını vermeye başladılar.
Herkes kendince bir kuyu kazdı benim için.
Ortalık iyice cıvıdı anlayacağınız.
Sakarya basınının gerçek yüzünü seçim zamanında CHP Milletvekili Engin Özkoç'un basın danışmanlığını yaparken de çok iyi görmüştüm.
Ne dolaplar döndüğünün, kimlerin kimlere teşne olduğunun farkındaydım.
Her şeyi biliyor ve anlıyordum ama yine de özellikle kimi insanlara konduramıyordum bazı şeyleri.
Meğer ne kadar yanılmışım...

***

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'yla bir röportaj yaptım...
Ne zamanki gazetede bunun anonsunu vermeye başladık, tüm Sakarya basını uyandı gaflet uykusundan.
Ve benim tırnaklarımla kazıyarak aşındırıp, kapısında aylarca bekledikten sonra açtığım kapıdan birer birer girmeye başladılar.
Ne kadar büyük gazetecilermiş...
Hepsine helal olsun...

***

Bu kadar ezik, bu kadar zavallı ve de kendi meslektaşının emeğine dahi bu denli saygısız adamın içinde gazetecilik yapmayı kendime zül sayıyor ve bu mesleği bırakıyorum.
Büyükşehir Belediyesi'nin Sevgili Basın Müdürü Yekta Şirin kardeşim...
Bana günler önce yaptığın ve benim kabul etmediğim, "Gazeteyi hemen bırak, sana yeni bir iş bulayım. Adam gibi para kazan" teklifini şimdi kabul ediyorum.
Hadi alın beni Büyükşehir Belediyesi'ne sözleşmeli personel olarak...
Belki o zaman hakkımı helal ederim de
Kıldığınız namazlar boşa gitmez...

26 Mar 2012 - 13:55 - Medya --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.773.520 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?