CHP'yi 1. sıra adayı kurtarmaz!

Bakıyorum da, CHP'de 1'nci adaylığına göz dikenler "Ben varsam bu iş olur, yoksam olmaz" gibi havalardalar. AK PARTİNİN DELİKANLISI! Turan Çatalbaş yazıyor

CHP'nin Sakarya Milletvekili Adayları 27 yıldır sandıkta kalıyor. 27 yıl aradan sonra CHP için bir yeşil ışığın yandığını görüyoruz.
Bu defa hemen hep bir ağızdan "CHP Sakarya'dan 1 milletvekili çıkartır" diye tempo tutuyoruz. Yazarlar, çizerler, siyasi kanaat önderleri böylesi bir yaklaşım gösterse de CHP'nin işi hiç de kolay olacak gibi görünmüyor..

Neden mi?..

Nedeni çok basit.

CHP'deki tüm hesaplar sadece 1. sıra adaylığı için yapılıyor da ondan...

CHP'nin milletvekili aday adayı Ecevit Keleş ziyaretime geldiğinde önemli bir tespitte bulunmuştu... "1'nci sıra adayı ile 7'nci sıra adayı arasında hiçbir fark olmamalıdır. 7'nci sıra adayı da 1'nci sıra adayı gibi çalışmalıdır. CHP bu anlayışla seçime girdiği taktirde başarılı olur, istediği sonucu da alır" demişti...

Ben de Ecevit'e, "Bu tespitinin altına imza atarım" demiştim...

Fakat bakıyorum da, CHP bu anlamda bir arpa boyu yol alamıyor.

"Birinci sıra adayı o mu olsun, bu mu olsun" gibisinden parti için getirisi olmayan, seçmen nezdinde de kabul görmeyen, hatta seçmeni bezdiren tartışmalar sürüp gidiyor.

Bu tartışmaların onu nereye varır bilemiyorum ama galiba daha önceki seçimlerin arifesinde yaşananların tekrarı yaşanır diye düşünüyorum. CHP'de daha önceki seçimler öncesinde nelerin yaşandığını aslında partililer ve yöneticiler çok iyi biliyorlar.

Ayrıntılara girmeden özetlemek gerekirse; 1'nci sıra adayı olamayanlar ceketlerini alıp ya tatile gittiler, ya da bir daha partiye uğramadılar.

Benzer şeyler yeniden yaşanacak gibi görünüyor.

Bakıyorum da, CHP'de 1'nci adaylığına göz dikenler "Ben varsam bu iş olur, yoksam olmaz" gibi havalardalar...

Aslında 1'nci sıra adayı değil, daha sonraki sıralarda yer alacak olan adaylar çok daha önem arzediyor. Siyasette şöyle bir gerçek vardır. Güçlü isimler birinci sıradan değil, takip eden sıralardan aday gösterilirler ki, listeyi sürüklesinler...

CHP'de tam tersi bir gelişmeye şahit oluyoruz.

Kendine güvenen, sözüm onlara güçlü olduklarını öne süren aday adayları 1'nci sırayı kapmak için çabalıyorlar. Hatta, "1'inci sıra olmazsa olmaz" yaklaşımı sergiliyorlar.

Fırkandalar mı bilmiyorum.

Bu yaklaşım tarzı kamuoyuna şöyle yansıyor.

"CHP'li aday adayları, partinin geleceğini, partinin başarısını değil, kendi geleceklerini, kendi başarılarını düşünüyorlar"

CHP bu anlayıştan uzaklaşmadıktan sonra, parti içinde kolektif bir seçim stratejisi ve işbirliği ortaya çıkmadıktan sonra, 27 değil ardından bir 27 yıl daha geçse sandıkta kalmaya mahkum olurlar...

Bunun içindir ki, CHP'yi 1. sıra adayı kurtarmaz diyorum. CHP'nin bu seçimlerde daha önceki seçimlerde bir türlü beceremediği bütünlüğü sağlayarak, bölünmeden, küsmeden, tatile kaçmadan 7'nci sıra adayının dahi seçilebileceği inancıyla sandığa asılması gerekiyor diyorum.

AKP'nin delikanlısı!..

Hatırlarsınız. 1991 seçimlerinde Hasan Peker adlı genç kuşak siyasetçi, Tekirdağ'da DYP'den 8. sıradan aday gösterilmiş ve "Yenikanlı delikanlı" sloganı ile emsalsiz bir reklam çalışması yaptıktan sonra tercihli sistemle liste 1'ncisi olup milletvekili seçilmişti...
Hasan Peker o dönemleri hatırlayanların hafızasına kazınmış bir isim olarak bilinir...

Bugünlerde benzer bir çalışmayı Sakarya'da görüyoruz.

O da Hasan Peker gibi genç...

Kimden söz ettiğimi sanırım AK Partililer anlamıştır.

30 yaşında genç kuşak bir işadamı ve siyasetçi olan Serdar Yener'den söz ediyorum.

Serdar Yener'de "Genç değişim" sloganıyla yola çıktı. Gerek gençliği, gerek partisine olan düşkünlüğü, gerek eğitimi ve iş alanındaki başarısı ile AK Partililer arasında önemli bir yankı buldu...

Malum, Pazar günü AK Parti'de temayül yoklaması yapılacak. Acaba diyorum, Serdar Yener'de Hasan Peker gibi temayülde tabuları yıkarak parti teşkilatlarından en çok oyu alıp 54 aday adayı arasından sıyrılabilir mi?..
Neden olmasın...

İktidara gelirken ve iktidardayken sürekli olarak "Değişim" diyen AK Parti'ye "Genç değişim" diyerek yola çıkan bir milletvekili adayı yakışmaz mı?..

--------------------------------------

Matur haber bekliyor...

Uzun bir dönem kader arkadaşlığı yaptığım, sevgili kardeşim, dostum Sezai Matur, bugünlerde siyasetle haşır-neşir oluyor. Matur, siyasetle hasır-neşir olur da bizim kayıtsız kalmamız doğru olur mu?..
Tabi ki olmaz.
Sezai ile uzun yıllar birlikte çalıştık. Mazimiz acı-tatlı anılarla doludur. Her ne kadar çalışma sahası olarak Sezai ile ayrı kulvarda koşsak da biz birbirimizi sever-sayarız.
Matur, bugünlerde CHP'den milletvekili adayı olmak istiyor.
Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yüz yüze iki ayrı görüşme yaptığını biliyorum. Önceki akşam telefonla aradım ve bu görüşmelerden nasıl bir sonuç aldığını sordum. "Haber bekliyorum" dedi...
"Işık var mı?" diye sordum.
"Umutluyum" dedi...
Sezai, bizim meslekteki donamlı gazeteci diye tabir edebileceğim birkaç isimden biridir. Dürüsttür, ilkelidir, çalışkandır, şehrin sorunlarına vakıftır, temsil yeteneği oldukça yüksektir.
Eğer CHP bizim meslekten bir milletvekili adayı düşünüyorsa Sezai Matur ismi CHP için biçilmiş kaftandır.
Arkadaşım diye duygusal yaklaşmıyorum.
Eğer, CHP Sezai Matur isminde karar kılarsa bu karardan öncelikle CHP kazançlı çıkar, ardında da Sakaryamız...
Umarım, sonuç Sezai için de CHP içinde hayırlı olur.

18 Mar 2011 - 20:11 - Siyaset --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.773.520 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?