Efsane böyle canlandı!

Sapanca Belediyesi,Sapanca Gölü'nün oluşuyla ilgili halk arasında konuşulan efsaneyi ilçe merkezi girişinde canlandırıyor.

Haber Resmi
Haber Resmi
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Belediye efsanede anlatılan Ak sakallı derviş ona su veren; sabanla tarlasını süren çiftçinin alçıdan yapılan figürlerini ilçe girişindeki orta refüjde sergiliyor.

Sapanca'da yaşayan heykeltıraş Nuh Açın(51) tarafından yapılan heykelleden öküzler betondan, ak sakallı devriş ve köylü ise figürü fibergrastan yapıldı.. Heykeltaraş Nuh Açınfigürleri yapmadan önce araştırma yaptığını söyleyerek ' Bu araştırma sonrasında Sapanca Gölünün oluşumunu anlatan bu figürler ortaya çıktı. Bir ayda tamamladım' dedi
Sapanca Belediye başkanı İbrahim Uslu Sapanca Gölü'nün efsanesinin yüzyıllardır anlatılarak günümüze kadar geldiğini söyleyerek 'Artık ilçemizle özleşen bu efsaneyi canlandırmak istedik' dedi
Sapanca ilçe merkezinde düzenleme yapılan orta refüjde canlandırılan tarihte ak sakallı üzerinde devrişin yanısıra efsanede anlatılan çift öküzüyle tarla süren çiftçi figürü bulunuyor

Efsane ne diyor?

Bir zamanlar Sapanca gölünün yerinde, verimli topraklar, bu toprakların üzerinde de zengin, varlıklı bir kasaba varmış. Kasaba halkı zenginmiş, varlıklıymış ama , gözlerini dünya malı bürümüş, bencillik ve cimrilik ruhlarını karartmış.
Bir gün, Adapazarı'nın güneyindeki Erenler tepesinde oturan, gözünü dünyaya kapamış, gönlünü aşk ve sevgiyle doldurmuş erenlerden bir eren, bu kasabaya inmiş.
Selâm vermiş, selamını almamışlar, konuk olmak istemiş, kimse "buyurun" dememiş, hangi kapıyı çaldıysa yüzüne kapanmış, bu fakir, fakat gönlü zengin dervişe bir bardak içecek su bile vermemişler.
Derviş gönlü bu, bir kırıldı mı onarılmaz, onarılsa da faydası olmaz. Aksama değin yorgun-argın, aç-susuz kasabayı terk ederken, ötelerde küçük bir kulübeden sızan mum ışığına doğru yönelmiş, bir de bu kapıyı çalayım, belki bir gönül yoldaşı bulurum diye düşünmüş.
Bu, kasaba halkına sapan yaparak geçimini sağlayan fakir bir sapancının is yeriymiş. Kapıyı çalmış, az sonra sapancı güler yüzle konuğuna açmış kapıyı:
- Buyurun, hoş geldin, safa geldin. Ocaktan tencereyi simdi indirdim. Bir konuk göndermesi için Tanrı'ya niyaz ediyordum, demiş.
Derviş memnun, baş köşeye oturmuş. Sapancı sofrayı kurmuş, nesi var, nesi yoksa dervişin önüne getirmiş. Yemekten sonra, içi talaş dolu yatağını sermiş, konuğunu yatırmış. Sabah, erkenden kalkmışlar. Derviş, Sapancı'dan izin istemiş, Sapancı da onu karşıdaki tepelere kadar uğurlamış. Dönüsünde bir de ne görsün. Kasabanın yerinde koca bir göl var. Ne ev-bark kalmış, ne tarla-tapan. Koca göl, hepsini bir anda yutuvermiş. Kendisinden başka hayatta kimsecikler yok. Dervişin ahı tutmuş, kırılan bir gönül, bir kasabaya mal olmuş. O günden sonra, bu koca göle Sapanca adını vermişler.

10 Eki 2011 - 07:46 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.576.809 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?