Osmanlılar'ın Sapanca Gölünü bitiren projesi!

Osmanlıların tarih boyunca hayata geçirmek istediği çılgın projesi gerçek olsaydı bugün Sapanca Gölü olmayacaktı!

Haber Resmi
Haber Resmi
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Ulaşım ve taşımacılık, tarih boyunca insanoğlu için her zaman halledilmesi gereken önemli bir mesele olmuş, insanlar yer altında ve yer üstünde uygulanmak üzere çok çeşitli projeler geliştirmişlerdir.
Bu projeler Yedikıta Dergisi'nin Şubat 2010 sayısında haritalı olarak yayınlanmıştır.
Osmanlı Devleti zamanında taşımacılık ve sulama maksatlı bir proje hazırlanmış; hatta bu proje 2000'li yıllarda tekrar gündeme gelmiştir. Sakarya Nehri'ni Sapanca Gölü'ne, Sapanca Gölü'nü de İzmit Körfezi'ne bağlayarak Marmara ve Karadeniz'in birleştirilmesi projesi ilk defa Kanunî Sultan Süleyman tarafından ele alınmış ve bunun için Mimar Sinan görevlendirilmiştir.
Ancak; Kanunî Sultan Süleyman, Sultan Üçüncü Murad Han, Sultan Dördüncü Mehmed Han, Sultan Üçüncü Mustafa Han, Sultan İkinci Mahmud Han, Sultan Abdülmecid Han ve Sultan Abdülaziz Han tarafından gerçekleştirilmek istenen Sakarya-Sapanca-Marmara kanal projesi bir türlü hayata geçirilememiştir
Ulaşım,taşımacılık ve sulama,tarih boyunca insanoğlu için her zaman halledilmesi gereken önemli bir sorun olmuş,insanlar yer altında ve yer üstünde uygulanmak üzere çok çeşitli projeler geliştirmişlerdir.
Mezopotamya ve Mısır'da yapılan sulama kanalları her dönemde kullanılmıştır. Göktürklerin Orta Asya'da yaptıkları sulama kanallarını Ruslar yeniden kazıp kullanıma açmıştır.
Cihan İmparatoru olan Osmanlı Padişahları da,aynı sorunla karşılaşmış,yolları kısaltıp,zaman kaybını önlemeye,kurak yerlere su götürmeye çalışmışlardır. Bu nedenle Kanunî Sultan Süleyman Dönemi'nden itibaren birçok proje hazırladılar. Anadolu dışındaki yerler için hazırlanan projeler genelde stratejik,Anadolu için hazırlananlar ise ekonomik amaçlıydı.
KARADENİZ-MARMARA KANAL PROJELERİ
Kanunî Dönemi
Marmara Denizi ve Karadeniz'i birleştirme projesi ilk kez Kanunî devrinde tasarlanıp,görev Mimar Sinan'a verildi.
Şimdikinin aksine kanal projeleri,İstanbul'un Avrupa yakası değil,Asya yakası'nda tasarlanmıştı. İlk kanal,Karadeniz'den doğan Sakarya Nehri'ni,Sapanca Gölü'ne bağlayacak,oradan da İzmit Körfezi vasıtasıyla Marmara Denizi'ne akıtılacaktı.

Amaç; Karadeniz,Marmara Denizi'ne bağlanarak İstanbul'un inşaat ve yakıt ihtiyacı olan odun ve kereste nakli kolaylaşacaktı. Osmanlı Devleti'nde kullanılan keresteler iki yerden sağlanıyordu:
Donanmadaki gemi direklerinin keresteleri Eflak ve Boğdan'dan (Romanya ve Moldova),tekne ve güverte keresteleri de Eskişehir-Bolu ve İzmit'ten getirilirdi.
Şehrin yakıt ve inşaat ihtiyacı için lazım olan kereste ve odun ise İzmit'ten geliyordu.
Bu kerestelerin naklindeki büyük masraflar ve çekilen zahmetler doğrudan fiyatlara yansıyor, kereste fiyatları oldukça yüksek oluyordu.
Sokollu bu iş için önce Mimar Sinan ile Girez Nikola adında bir Rum kalfasını görevlendirdi. Sapanca gölünden İzmit Körfezi'ne kadar olan mesafeden yirmi bin zirâini tesviye ettilerse de İstanbul'a çağrılınca,işlerini tamamlayamadan döndüler.
Sonuç : İsyan ve savaşlar nedeniyle proje uygulanamadı.
*III. Murat Dönemi
III. Murat Dönemi' nde yeniden keşifler yapılıp,1591 yılında 30 bin işçinin çalışacağı kanal için hafriyat(kazı) takip vazifesi de Sokolluzade Hasan Paşa' ya verildi. Kanal eminliğine Budin'in (Macaristan) eski hazinedarı Ahmet Efendi,kâtipliğe de Mustafa Efendi tayin edildi. Gerekli istimlâkler yapılıp,bazı çiftlikler yakın yerlere nakledildi.
Vezir-i âzam Koca Sinan Paşa yerinde tetkik yapmak üzere Sapanca taraflarına kadar giderek,üç günde ölçüm yaptırdı. Dönüşte durumu Sultan Murat'a arzetti. Fakat Sinan Paşa aleyhtarlarının telkini galebe çalarak işin ehemmiyetini takdir edemeyen pâdişâh :
"Din ve devlete lâzım olur iş değildir; terkedilmesi icap eder. Halkın minnet ve meşakkat çekmesi zulüm görmesi doğru değildir; en mühim iş donanma vücuda getirmektir. Bu zamana kadar odun nice ola geldi ise yine öyle tedarik olunur"
diyerek kanal işinin terkini emretti.
Sonuç; Proje,makam-mevki kavgası yapan o dönemki bazı devlet adamlarının birbirleri aleyhinde çevirdikleri entrikalar nedeniyle,yine gerçekleşmedi.
IV.Mehmet Dönemi
1654 yılında IV. Mehmet Döneminde proje yine gündeme geldi. Padişahın gönderdiği Hindioğlu adlı mühendis,gerekli keşifleri yaparak,raporunu sundu.
SonuçHindioğlu projenin olumlu yanlarının yanı sıra,kanalın çevreye vereceği büyük zararlardan da bahsedince,proje tekrar rafa kaldırıldı.
III.Mustafa Dönemi
III.Mustafa,kanal projesini iki kez raftan indirdi.
İlk girişim 1759 yapıldı,maddî sıkıntılar nedeniyle,sadece Sapanca Gölü ile İzmit Körfezi'nin birleştirilmesi kararlaştırılmıştı. Başarılı olunursa Sapanca Gölü civarından İstanbul'a deniz yoluyla kolayca mal ve kereste getirilebilecekti. Proje ele alınınca üzerinde değişiklikler yapıldı.
İki yıl sonra ortaya iki plân çıktı:
1- Sapanca Gölü ile İzmit Körfezi birleştirilecek,
2-Önlem niteliğinde olan bu plâna göre; eğer birinci plan başarısız olursa Sakarya Nehri,Sapanca Gölü ile birleştirilecekti.
Keşif için Sadrazam Kethudası Suphizade Abdullah Efendi'nin başkanlığında,Reisülküttap Abdullah Apti Efendi,Cebecibaşı Mustafa Ağa ve Müderris aynı zamanda mühendis Giritli Ahmet Efendi'den oluşan 4 kişilik bir heyet ve yardımcıları gönderildi bölgeye.
-Sonuç: Bölgede kazı başladı,erken bastıran şiddetli kış nedeniyle çalışmalar bahara ertelendi. Rus tehdidi karşısında orduda ıslahatların yoğunlaşması ve masraflar nedeniyle iç borçlanmaya gidildiğinden proje yine rafa kaldırıldı.
II.Mahmut Dönemi
Kocaeli ve Bursa sancaklarında mutasarrıflık yapan Vezir Hacı Ahmet Aziz Paşa,1813 yılında Sultan II. Mahmut'tan,bölgenin tetkiki için mühendisler ve mimarlar isteyerek,kanal projesini tekrar gündeme getirdi. Sultan Mahmut; Çavuşbaşı Abdullah İffet Bey,Mühendishane Muallim muavini 3. Halife Ahmet Efendi,4. Halife Mehmet Efendi ve mimar yardımcısı Seyit Mustafa'yı gönderdi. Sonradan eklenen 7 kişilik bilirkişi heyetiyle birlikte bölgeye gönderilen kurulun raporlarıyla Sultan Mahmut,kanal açma görevini,Hacı Ahmet Aziz Paşa'ya verdi.
-Sonuç : Aziz Paşa'nın 20 gün sonra ölümüyle,kazı çalışmaları başlamadan durdu. Osmanlı- Rus savaşı,Mora ve Mısır isyanları nedeniyle proje tekrar rafa kaldırıldı.
Abdülmecid Dönemi
İmparatorlukta "Tanzimat" adıyla batılılaşma hareketlerinin yoğunlaştığı bu dönemde. Karadeniz-Marmara kanal projeleri iki kez ele alındı.
-1845'teki girişim,bir yıl önce Marmara çevresindeki eyaletleri gezen Padişah'ın önerisiyle başladı.
-1857'deki girişim Islâhat Fermanı ardında başlatıldı.
-Sonuç : İki girişim de,ortam uygun olduğu halde sanki görünmez bir el tarafından engellendi.
Sultan Abdülmecid Döneminde Asya ve Avrupa'yı birleştirmek için tüp geçiş projesi de hazırlandı.
Abdülaziz Dönemi
Sultan Abdülaziz,ilk iş olarak Donanmanın modernizasyonunu ele aldı. Bu nedenle,kanallarla ilgilenmesi kaçınılmazdı. 1863 yılında mühendis Riter ve Hayri Bey'i kanal çalışmaları için görevlendirdi. Eflâk-Boğdan'a yönelik Marmara-Karadeniz kanalı,oralarda başlayan isyanlar nedeniyle durduruldu. Bu,Osmanlının Karadeniz-Marmara Kanal Projesi'ni gerçekleştirmek için son girişimiydi.
Balkanlar ve Girit'te başlayan İsyanlar ve sonrasındaki olaylar nedeniyle kanal projeleri rafta unutuldu.
II.Abdülhamit Dönemi'nde iki yakayı birleştirmek için 4 minareli Hamidiye Köprüleri,bugünkü GAP gibi sulama kanalları projeleri hazırlandı. Demiryolu bağlantılı olan bu köprüler sayesinde,Medine'den trene binen biri Viyana'ya kadar hiç inmeden gidebilecekti. Ancak tüm detayları projelendirilen bu projeler,93 Harbi denilen 1878 Osmanlı-Rus savaşının çıkmasıyla ertelendi. Daha sonra da Abdülhamid'in tahttan indirilmesi nedeniyle hayata geçirilemedi.
Derler ki;
"Kanal projesini bitiremeyen orayı kaybeder"
Osmanlı Sultanları yedi kez başlattıkları kanal girişimlerini tamamlayamadıklarından ya genç yaşta öldüler,ya da tahtı kaybettiler. Sonuçta da tüm Osmanlı mülkü ellerinden çıktı..

22 Şubat 2012 - Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.901.119 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?