Savcı Kansız da Bylock'çu çıktı

Son olarak Sakarya Savcılığı yaparken hakkındaki soruşturmalar sırasında Belçika'ya kaçtığı ortaya çıkan Cihan Kansız'ın Bylock kullanıcısı olduğu belirlendi

Fetullahçı Terör Örgütü ile (FETÖ) bağlantılı oldukları gerekçesiyle meslekten çıkarılan dönemin özel yetkili cumhuriyet savcılıkları ve mahkemelerinde görev yapan 25 şüpheli hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan hazırlanan ilk iddianamede, şüphelilerle ilgili 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yeni deliller elde edildiği belirtildi.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında şüpheliler hakkında başlatılan soruşturmada yeni deliller elde edildiği belirtilen iddianamede, Yargıtay 16. Ceza Dairesinde görülen "Selam Tevhid" dosyasındaki suç isnatları ve deliller irdelendi.

HSYK kararıyla görevden uzaklaştırılan şüpheli eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Cihan Kansız'ın, Sakarya Cumhuriyet Savcılığına atanmasına ilişkin 16 Ocak 2014 tarihli karara, hakkında FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma yürütülen, meslekten çıkarılan ve "ByLock" kullanıcı listesinde bulunan HSYK üyesi Dr. Teoman Gökçe'nin muhalefet şerhinde bulunduğu belirtilen iddianamede, Kansız'ın, 12 Kasım 2013'te polisler ve özel güvenlik görevlilerince basın açıklaması yaptıkları sırada alıkonulan iki avukatın durumunu öğrenmek için adliyeye gelen müşteki avukatlar hakkında yasalara aykırı yakalama kararı çıkarttırdığı ve bu avukatlara kötü muamelede bulunulduğu anlatıldı.

- Kansız'ın Twitter paylaşımları

Şüpheli Cihan Kansız'ın gizli tanık İ.Ç'nin ifadesini yazarlara, gazete muhabirlerine vererek veya verilmesine göz yumarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği belirtilen iddianamede, Kansız'ın "Odatv" soruşturması aşamasında, müşteki Coşkun Musluk ile ilgili suçlu izlenimi yaratmak adına gerçeğe aykırı bilgi ve evrak oluşturduğu kaydedildi. İddianamede, Kansız'ın, Coşkun Musluk'tan el konulan Abdullah Öcalan kitapları, Kürt gazeteci-yazar Günay Aslan'ın dosyayla ilgisi bulunmayan köşe yazılarını suç delili gibi gösterdiği ifade edildi.

İddianamede, Kansız'ın, Sakarya Cumhuriyet Savcısı iken 14 Temmuz 2015'te "Cihan Kansız @Cihanknsz53" isimli Twitter hesabından, "Eyyy günün muktedirleri, bugünkü konumu itibarıyla kendini güvende hissedenler, tarih önünde hesap vermek için sıranızı bekleyin..." şeklinde paylaşımda bulunduğu, 14 Temmuz 2015'te ise "Mehmet Karababa @asmkarababa" Twitter kullanıcısının "Biat yargısı inşa edilirken, bağımsız kalmaya karar verenler; elbette bunun bedelini ödemeyi de göze almıştı, boyun eğdirmeyeceksiniz." şeklindeki iletisini paylaştığı anlatıldı.

- "Odatv soruşturmasında Kansız'ın ByLock kullandığı tespit edildi"

Kansız hakkında "Odatv davası" ile ilgili soruşturma ve yargılama aşamasında delil niteliği bulunmayan telefon görüşmelerinin usulsüz delil kabul edildiği ve gösterildiği, gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerin iddianame eklerine konulduğu, köşe yazılarının suç delili olarak gösterildiği, soruşturma ile ilgisi bulunamayan kişilerin özel hayatlarının ifşa edildiği, usulsüz olarak iletişimin tespiti, gözaltı, arama-el koyma, tutuklama kararları talep edildiği ve verildiği, delil bulunmamasına rağmen haksız olarak tutuklama kararları talep edildiği ve verildiği, lehe delil toplanmadığı, dürüst yargılama hakkının ihlal edildiği, delil bulunmamasına ve atılı suçların unsurları olmamasına rağmen haksız iddianame tanzim edildiği, bu iddianame uyarınca açılan davanın kabul edildiği ve tutukluluğun sürdürüldüğü, delillerin takdirinde açık keyfilik yapıldığı ve bu hususların FETÖ/PDY hiyerarşisi içerisinde gerçekleştirildiği" iddialarına yönelik açılan soruşturmanın devam ettiğine dikkati çekilen iddianamede, soruşturma sırasında şüphelinin, üzerine abone kaydı bulunan telefonla 11 Ağustos 2014'ten itibaren "ByLock" programını kullanmaya başladığının tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede, Cihan Kansız'ın Digitürk'e 2 abonelik kaydı bulunduğu ve bir aboneliğini 26 Ekim 2015, diğer aboneliğini 8 Ekim 2015'te FETÖ/PDY'nin medya yapılanması içerisinde yer alan STV grubu kanallarının Digitürk platformu yayınından çıkarılması gerekçesiyle iptal ettirdiği belirtildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Ocak 2017'de şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Turhan Turunç'un da Kansız ve diğer şüpheliler ile ilgili şu ifadesine yer verildi:

"Bakırköy Adliyesi stajına başladıktan sonra sonradan Yargıtay üyesi olan stajyer Resul Çakır beni ziyarete geldi. Oturduğu ve stajyerlerin kaldığı Aksaray Horhor'daki evine davet etti. Bu evde namaz kılıp, sohbet ediyorduk. Evde Ali Akın ve Hüseyin Kulaç ile tanıştım. Sonradan Ali Akın'ın İstanbul'daki stajyer hakim-savcıların imamı olduğunu öğrendim. Bu eve Cihan Kansız ve Fikret Seçen de gelip gidiyordu."

Şüpheli Kansız'ın 3 Kasım 2015'te Atatürk Havalimanından yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu ve yakalanamadığı, bu nedenle hakkındaki yakalama emrinin infaz edilemediğinden savunmasının alınamadığı belirtilen iddianamede, silahlı FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanması içerisinde bilerek ve benimseyerek yer alan şüphelinin, bütün halindeki ve süreklilik arz eden eylemleriyle bu örgütün üyesi olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

17-25 Aralık operasyonlarından sonra Sakarya Adliyesinde görevlendirilen Cihan Kansız'ın Belçika'ya kaçtığı ortaya çıkmıştı.

Kansız hakkında 2016 Ocak ayı başında kırmızı bülten çıkartılmıştı.

07 Nis 2017 - 14:19 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.151.749 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?