8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlama mesajları

Şehir protokolü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle kutlama mesajları yayımladı...

Vali Hüseyin Avni COŞ'un 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı ise şu şekilde;

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının eşitlik, bağımsızlık,özgürlük, daha iyi çalışma ve yaşam şartları elde etme yolundaverdikleri mücadelenin bir simgesidir.

Kadınlarımızın yaşadığımızyüzyılda sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamda daha iyi temsil edilmesi,bireysel hak ve özgürlükleri konusunda bilinçlendirilmesi, insani vebireysel haklarını kullanabilmeleri için gerekli desteği vermek herkesingörevidir.

Kadınlarımız; tarihimizin derinliklerinden günümüze kadar toplumsalhayatımızın, millet ve devlet yapımızın odağında yer almış, her devirdeşefkat, merhamet, feragat ve fedakârlık timsali olmuştur.

KurtuluşSavaşı'nda da, 15 Temmuz Darbe ihanetinde de, Kadınlarımızın Milli veManevi değerlerimiz, istiklalimiz, hürriyetimiz, istikbalimiz içincanını, kanını, eşini, evladını feda edebilecek kadar Vatansever birerkahraman oldukları görülmüştür.

Dünyada ve Ülkemizde, temel eğitimhizmetlerine erişim, kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı, toplumsalyaşama katılım, zorla evlilik, okuma-yazma oranı gibi birçok gösterge,kadınların ayrımcılık ve eşitsizlik konusundaki sorunlarının yeterinceortadan kaldırılamadığını ortaya koymaktadır.

Kadınlarımıza yönelikayrımcı, dışlayıcı ve şiddet içeren uygulamalar tamamen sona erdirilebildiğinde, tüm kız çocuklarımız eğitimin her seviyesinden

yararlanabildiğinde, geleceğe daha da güvenle bakabileceğimizmuhakkaktır.

Bu konuda Devletimizin yanı sıra, kadın teşkilatlarının,diğer sivil toplum kuruluşlarının ve basın yayın organlarının gayretleribüyük önem taşımaktadır.

Kadınlarımızın sorunlarını çözdüğümüzde ve onların bilgi, beceri veenerjilerinden daha iyi yararlanabildiğimizde Ülkemizin maddi ve manevialanda daha da gelişeceğine yürekten inanmaktayım.

Kadınlarımızın, toplumda eşit, hür, saygın bir birey olarak hak vehürriyetlerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için, Devletimizin bütünkurumları ile yanlarında olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün tüm Dünya'da,Ülkemizde ve Sakarya'mızda kadınların eşitlik, hak, adalet, gelişim vedaha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri birlikve beraberlik günü olarak kutlanmasını temenni eder, Bu vesile ile;başta Şehit yakınlarımız olmak üzere tüm Saygıdeğer Kadınlarımıza;sevdikleri ile beraber daha nice 8 Martlara, güzel günlere sağlık,mutluluk ve başarı içinde ulaşmalarını yüce Allah'tan dilerim.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, 8 Mart Dünya Kadın Günü dolayısıyla yayımladığı mesaj şu şekilde;

Elmas, mesajında şu ifadelere yer verdi: ''8 Mart Dünya Kadınlar Günü,dünyada Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilmiş olup,tüm dünyada kadınların haklarının savunulduğu, kalkınma ve daha huzurluyaşam özlemlerinin dile getirildiği, birlik ve beraberlik günü olarakkutlanmaktadır.

Türkiye'de de Osmanlı'nın son dönemindeki modernleşme hamleleriylebaşlayan kadın hareketleri Cumhuriyet ile önemli bir ivme kazanmış,Medeni Kanun'un kabulü ve 1934 yılında seçme seçilme hakkının dünyadakibirçok ülkeden önce tanınmasıyla kadınlar eşit statüye kavuşmuştur.

Kadınlar, toplumsal ve ekonomik yaşamın ayrılmaz parçası, toplumun enküçük birimini oluşturan ailenin temel unsurudur.

Aile ortamındafertlerin refahı için yorulmadan çalışan kadın, İstiklal Savaşımızda dacephe gerisinin kahramanı olmuştur. Hayatın tüm alanlarında her türlüfedakarlığı gösteren kadınlarımız, bu vatan ve millet için canını fedaetmeye hazır nesilleri de yetiştirmiştir.

Yeni nesillerin yetişmesindekadınlarımızın annelik vasfı ile üstlendikleri sorumluluk, geleceğimizininşasında onların ne kadar hayati öneme sahip olduklarınıgöstermektedir.

Ülkemizde, her alanda başarılı çalışmalar yapan kadınların sayısınınartması övünç kaynağımızdır. Yaşamı boyunca birçok güçlüğe katlanan vebüyük sorumluluklar üstlenen kadınların toplumsal yaşama etkin biçimdekatılmaları, Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük hedefleri arasındadır.

Sevginin, şefkatin ve özverinin simgesi olan ve bunları hiçbir karşılıkbeklemeden veren kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum.''

Ferizli Belediye Başkanı Ahmet Soğuk, 8 Mart Dünya Kadınlar günü için yayımladığı mesaj şu şekilde;

Şüphesiz ki hayatımızın her devresinde muhtaç olduğumuz kadınlar herfırsatta hatırlanması ve el üstünde tutulması gerekenkıymetlilerimizdir. Kadın; annedir, şefkattir, özverinin simgesidir.

Kadınlar İnsanlığın devamı için olmazsa olmazdır. Çoğu zaman değil, herzaman her gözün nuru, hayatın can damarıdır.

Doğumdan Ölüme, Her AnındaVarlıklarıyla İhtiyacımız Olduğunda Desteklerini Esirgemeyen, Eğiten,Yetiştiren, Bizi Biz Yapma Yolunda Yüreklerindeki Sevgi Ve ŞefkatiKarşılıksız Veren Fedakâr Kadınlarımızdır.

Kadınlarını ihmal eden,kadınlarını aşağılayan, öteleyen, dışlayan, kadınlarına ikinci sınıfvarlık muamelesi yapan hiçbir toplumun hiçbir alanda ilerlemesi aslamümkün değildir.

Dinimiz İslam kadına özellikle yer ayırmış ve Sevgili Peygamberimizin:''Cennet, annelerin ayakları altındadır'' kutlu sözü bu konuda her şeyiaçık bir biçimde belirtmiştir.

Annelerimiz cennetle birlikte anılır.Müminler için en güzel örnek Sevgili Peygamberimizdir. O, hanımlarakarşı daima sevgi, saygı, hoşgörü ve anlayış göstermiş, hanımlara karşıhiçbir zaman kaba davranmamış; hep güler yüz göstermiştir. DolayısıylaPeygamberimizin hanımlara karşı gösterdiği bu tavır, hepimiz için örnekolmalıdır.

Bu vesile ile doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarınıhissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınlarımızın 8 Mart DünyaKadınlar Günü kutlu olsun.' dedi.

CHP Sakarya İl Kadın Kolu BaşkanıEmel Bircan 8 Mart Dünya Kadınlar mesajı;

8 MART'ta KADINLAR ''HAYIR''da

SESLERİNİ YÜKSELTECEK,

16 NİSAN'da KADINLAR ''HAYIR''da,

GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRECEK...

Bu gün 8 Mart,

''Dünya Emekçi Kadınlar Günü''nün yıldönümü,
Kadına ve emek mücadelesine adanmış bu günü,
Ne yazık ki;

Kadına şiddetin, eşitsizliğin adaletsizliğin gölgesinde
kutlanamayan bir gün olarak, bir kez daha anıyoruz?

160 yıl önce bu gün;

Newyork'ta, 40 bin dokuma işçisi kadının, kapitalizmin dayattığı düşük
ücret, uzun ve ağır çalışma koşullarına karşı direnişi,
129 kadın işçinin yanması ile sonuçlanmış,
O günden bu yana 8 Mart,
tüm dünyada kadına ve emek mücadelesine adanmıştır.
Bu gün kadınların,cinsiyetten kaynaklı her tür ayrımcılığa,şiddete
ve eşitsizliğe karşı baş kaldırdıkları gündür.
Ne yazık ki, 2017 Türkiye'sinde;
Biz kadınlar açısından gelinen nokta hiç iç açıcı değil,
Ekonomik sosyal ve siyasal anlamda,
hala eşitlik mücadelesi veren biz kadınlar,
8 Mart'ın çıkış noktasının ötesinde bugün,
ülkemizde bambaşka tehlike ve kaygılarla yüz yüzeyiz.
Emeğimizin, özgürlüklerimizin bu güne dek kazanılmış her türlü
haklarımızın ötesinde
Laik demokratik Cumhuriyetimiz ve ülkemiz tehdit altında?
Terör, şiddet, işsizlik yoksulluk adaletsizlik gibi
sorunlar ve zorluklarla dolu ülke gündeminde,
hiç yeri yokken,
Saray saltanatını ve tek adam yönetimini meşrulaştırma amaçlı,
bir anayasa değişiklik paketi bizlere dayatılmaktadır.

16 Nisan'da, Cumhurbaşkanlığı sistemi adı altında,
Ancak, gerçekte bir rejim değişikliği oylamasına gidilmektedir.
Biz kadınlardan,
Cumhuriyetle tanıştığımız laik yaşamdan,
çağdaş ve eşit birey olma yolunda kavuştuğumuz kazanımlarımızdan,
zorlu mücadelelerle geliştirdiğimiz haklarımızdan vazgeçmemiz
isteniyor!...Bilinsin ki;

KADINLARIN KARARI HAYIR!

Kadın-erkek eşitliğine inanmadığını açıkca söyleyen bir anlayışın,
Bütün yetkileri tek başına ele geçirdiğinde,
sırf, bu alanda geriye gidişi öngörebilen

BİZ,KADINLARIN KARARI HAYIR!

15 yıldır,söylemleri ve politikaları ile,
kadını iş ve sosyal yaşamdan uzaklaştırmayı hedefleyen,
Kadına yönelik şiddeti besleyen,tacizi tecavüzü yok sayan,
% 1400 oranında artan kadın cinayetlerini görmezden gelen siyasiiktidar,
Kadının adının olmadığı Anayasa Paketi ile,
geri dönüşü olmayan bir tuzağın içine bizleri çekmek istemektedir

Tüm bu tuzaklara karşı,

KADINLARIN KARARI HAYIR!...

Türkiye Büyük Millet Meclisini,
kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği meclisten,
kadın vekillere söz hakkı verilmeyen,
kadın vekillere şiddet uygulanan bir meclise dönüştürdüğünüz,
bu utanca, bizleri de tanık ettiğiniz için,

KADINLARIN KARARI HAYIR!

YAP-BOZ tahtası haline getirdiğiniz eğitim sisteminde,
sadece 2015-2016 eğitim öğretim yılında 143 bin 62 kız çocuğu,
okula devam etmemiştir. Artık çocuklarımız heba olmasın diye,

KADINLARIN KARARI HAYIR!

Son on yılda 482 bin 908 kız çocuğu zorla evlendirilmiş,
son onbeş yılda çocuklara cinsel istismar %434 artmıştır.
Artık,Çocuk gelinler, çocuk işçiler olmasın,
tarikat yurtlarında çocuklarımız yanmasın,tacize tecavüze uğramasındiye,

KADINLARIN KARARI HAYIR!...

2003 yılında Antidepresan kullanma kutu sayısı 14 milyon iken,
bu sayı 2015 yılında 55 milyona ulaştı.
Mutsuz insanlar yarattınız,mutsuz bir toplum yarattınız.
Artık insanlar mutlu olsun diye,

KADINLARIN KARARI HAYIR!

Canımız istediğinde kahkaha atalım,sokağa da çıkalım,parka da gidelim,
Kimse bize iffetsiz kadın demesin!
İstediğimiz kadar çocuk doğuralım,yada doğurmayalım,
Kimse bize eksik kadın demesin!
Haksızlıklara ses verelim,
Ama polis copu, gazı yemeyelim!
bunları bize yaşattığınız için,

KADINLARIN KARARI HAYIR!

Biz biliyoruz ki;
16 Nisan en çok kadınlar için önemli,
Ya güneşin aydınlığı!...Ya ortaçağ karanlığı!...
Güneşin aydınlığı var iken, neden ortaçağ karanlığı?...
İşte bu yüzden,

KADINLARIN KARARI HAYIR!

Nüfusun yarısı biz kadınlar;
16 Nisan'da geleceğimizin ''HAYIR''ına,
sayımız da YETER...gücümüz de YETER...
Haydi kadınlar,sesimizi gücümüzü birleştirelim,
Eşit ve özgür günler için kucaklaşıp,
geleceğimizi birlikte inşa edelim.
8 Mart Dünya emekçi kadınlar gününü kutluyor,
sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

Kaymakamımız Sayın Şafak GÜRÇAM 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı;

Sayın GÜRÇAM mesajında; ''Ülkemizin gelişmesinde ve çağdaşlaşmasındabüyük emekleri olan kadınlar, tükenmeyen sevgisi, şefkati, hoşgörüsü,fedakarlığı, üretkenliği ile ailenin ve toplumun temelidir.

Geleceğimiziemanet edeceğimiz, güçlü devletler ile yarışacak eğitimli, bilinçlinesillere sahip olmak, en başta onları yetiştirecek olan kadınlarımıza,eğitim, iş ve sosyal hayatta erkekler ile birlikte vereceğimiz fırsateşitliği ile mümkündür.

Bağımsız ve hür yaşama uğrunda, her türlü yokluğa ve olumsuzluğa rağmenKurtuluş Savaşında sergilediği mücadele ile tarihte onurla yerini alanTürk kadınının, ülkesinin gelişmesi ve kalkınması için büyük birfedakarlık göstermiş, "Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa KemalAtatürk'ün büyük değer verdiği Türk kadını, birçok dünya devletikadınından önce elde ettiği haklar ile siyasi ve toplumsal hayatta sözsahibi olmuştur.

Ancak, tüm bu olumlu gelişmeler kadınlarımızın toplumdahak ettikleri değeri bulmaları için yeterli gelmemekte, kadına yönelikşiddetin önlenmesi, eğitimde, üretimde, siyasette daha fazla söz sahibiolmaları için alınması gereken tedbirler bulunmaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi anneleri ve eşleri olmaküzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor,sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler dileğiyle sevgilerimi ve saygılarımısunuyorum. ''dedi.

Türk Sağlık Sen Sakarya Şube Başkanı İrfan Korkmaz 8 Mart Kadınlar Günü kutlama mesajı şu şekilde;

Anayasa'da kadına ayrıcalık yer alırken, Kadınların hakları ile ilgilisiyasilerin süslü lafları sürekli ortalarda dolaşırken ne yazık kişiddet, taciz gibi insanlık dışı davranışlara kadınlarımız maruzkalmaktadır.

Otobüste, yürüyüş yaparken parkta saldırıya uğrayankadınlarımızın haberlerini sıklıkla okumaktayız. Kadın cinayeti diye bircinayet tanımlamasının bizim ülkemizde olması ne yazık ki hepimiz içinutanç vericidir.

Türkiye işte böyle bir tablo ile 8 Mart Dünya Kadınlar gününükarşılamaktadır. Bu tablonun düzeltilmesi ve gelecek için umut vermesiadına Türkiye'de devletten sivil topluma kadar herkes üzerine düşeniyapmalıdır.

Kadına şiddete verilen cezalar ağırlaştırılmasından,kadınların toplum hayatında daha da aktif bir şekilde yer almasına kadargeniş bir yelpazede olaylara bakılmalı ve çalışmalar yapılmalıdır.

Aksitakdirde kadınlarımızın sorunlarına çare olamayız. Kadınlarımızınsorunlarını çözmedikçe her anlamda toplumun ilerlemesini desağlayamayız.

Benzer bir durumda kamuda görev yapan kadın çalışanlarımız içingeçerlidir.

Ağır iş yükü, mobbing, şiddet ve geri planda bırakılma gibikamuda çalışanlarının karşılaştıkları temel sorunlarda en fazlamağduriyeti kadınlarımız yaşamaktadır.

Bu sorunlar sadece çalışmahayatlarını değil, kadınlarımızın aile ve sosyal yaşamlarını da olumsuzyönde etkilemektedir.

Bugün devleti yönetenler kadın ve aileye çok değer verdiklerinisöyleyip, sık sık tavsiyelerde bulunurken, kamuda çalışan annelerin halakreş sorunu ile boğuşmalarının izahı mümkün değildir.

Torununa bakan büyükanne için devlet para vereceğiz deyip aileye destekolunacağını açıklarken, Bebeğini emzirmek için süt iznini kullananannenin döner sermayesinden kesinti yapılmasını akıl almamaktadır.

Hasta çocuğu için refakat iznini alamayan annelerin mağduriyetini nereyekoymak, neyle açıklamak lazımdır?

112 çalışanı yeni bebeği olmuş anneyi rızası olmadan başka yerlerdegörevlendirmenin nesi doğrudur?

Geçici görevle gönderilen, ücra yerlerde yalnız çalışmaya mahkum edilenkadınlarımız için güvenli barınma imkanları ne zaman oluşturulacaktır?

Kafa karıştıran ve akıldan çıkmayan bu durumlar ile ilgili çözümbulunması şarttır. Kadın hakları Anayasada, mevzuatta yazında veyadevletin yönetenlerin dilinde olunca anlamlı değildir.

Kadın haklarının korunduğu uygulamalarla ve düzenlemelerle anlamlıdır.Bizimde beklentimiz budur. Umarız ki Türkiye ve Türk Kadınları 8Martları umutlu ve güzel karşılar.

Türk Milleti dünya kurulduğundan beri kadınlara özel bir önem vermiştir.Bunu destanlarımızdan, atalarımızın hayatında da açıkça görebilirsiniz.Umarız ki kaybettiğiniz bu anlayışı tekrar kazanırız.

Bu temenniyle Türk Sağlık-Sen olarak başta şehit anneleri ve eşleriolmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor,toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımızabaşarılar diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermeliktartışmalardan uzak bir şekilde çözüm odaklı olarak irdelenmesiniistiyoruz.

MHP Sakarya İl Kadın Kolları Başkanı Leyla TANKAL 8 Mart Kadınlar Günü mesajı;

KADINLARIMIZ TOPLUM MİMARLARIDIR

Kadınlar, halkın en fedakar, çalışkan ve üreten bireyleridir.Toplumumuzun mimarlarıdır. Bir toplumun gelişmesi, değişmesi ve aileyapısı tamamen kadına bağlıdır. Türk kadını, aziz milletimizi kıtalarataşıyan, kurduğu devletlere ruh katan, vicdan kaynağı, asalet yuvası,irade odağıdır.

Diğer toplumlara bakıldığında hırpalanan, kötü davranılanve aşağıla¬nan birey olan kadın, bizim kültürümüzde eski çağlardanberiher zaman yüceltilmiş ve hak ettiği değeri görmüştür. Bir örnek vermekgerekirse, Büyük Hun İmparatorluğu adına Çin ile ilk barış antlaşmasınıimzalayan, Metehan'ın eşi olmuştur. Tarihe not düşülsün ki;

Bizler Tomris'iz, bir demir yumruk, bir cesur yürek dimağlarda.

Altun Can Hatun'uz, çift başlı kartal olup Selçuklu biatıyla kükreyenmeydanlarda.
Oğuz yönetiriz 7 kız, 40 kişiyiz, Alp kızıyız, can veririz tuğ vermeyiznamert saflarına.
Kara Fatma'yız, düşman siperlerinde ak sütümüzü verdiğimiz göğsümüzüsiper ederiz yurdumuza.

Bilge Özsoy'uz, kulağımıza okunan ezan sesiyle anlarız ne için varolduğumuzu ve şehit oluruz 2 yaşında.

Fakat son yıllarda kadına yönelik şiddetin artmasının en temel sebebi;Türk örf, adet ve kültürünün yozlaştırılarak, ahlaki değerlerin erezyonauğratılmasındandır.

Bundada dizilerin, magazinlerin gerekse sosyalmedyanın payı çok büyüktür.
Bilelim ki, Türk milletinin istikbal beşiğini kadınlar sallayacak, milliideal ve iddalarımız kadınlar eliyle canlı, anlamlı ve isabetliolacaktır.

Doğumdan ölüme kadar, hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz,bizi biz yapan değerli kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü enkalbi duygularımla kutlarım.

Cumhuriyet Halk Partisi Arifiye İlçe Başkanı Ali Gökpınar'ın 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü mesajı;

Dünyada bütün uluslararası insan hakları belgelerinde, insanların eşitve özgür oldukları, hiç bir ayırım gözetilmeksizin temel hak veözgürlüklere sahip oldukları ve cinsiyete dayalı ayırımcılığın kabuledilemezliği ilkeleri benimsenmiştir.

Ülkemizin, toplumumuzun gelişmesi, kalkınması için tüm insanlarımızın,kadınıyla, erkeğiyle toplumsal yaşama eşit haklarla, eşit fırsatlarla veeşit sorumluluklarla katılması vazgeçilmez bir zorunluluktur.

15 yıllık AKP hükümetleri döneminde kadın; eğitim ve iş yaşamındanuzaklaştırılmış, kadına karşı ayrımcılık,zor ve şiddet kullanmaolayları giderek artmıştır.

AKP iktidarları döneminde yaşanan acı olaylar bir kez daha göstermiştirki, laiklik ve demokrasi geçmişte olduğu gibi bugün de kadının toplumsalhayatta yer almasının en önemli güvencesidir.

Unutulmamalıdır ki her zaman eşitlik, laiklik ve demokrasi ; kadınıtoplumsal yaşamda geride bırakmaya, ikinci sınıf insan muamelesi yapmayaçalışan gerici akımları durdurmak için vazgeçilmez unsurlardır.

Bu duygularla

Mutlu ve refah düzeyi yüksek, çağdaş uygarlık yolunda mücadele eden kadınlarımızın sayısının her geçen gün artığı modern bir Türkiyeözlemiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü yürekten kutluyorum.

Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı MURAT MENGEN 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı;

Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işinkarşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasınınyıl dönümüdür.

Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkatealındığında, aradan geçen zaman zarfında kadının yaratılış gayesiçerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal görev, sosyal inşa ve geleceğiihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı aşikârdır.

Emeğin, alın terinin hak ettiği karşılığı bulması, insanın inandığıdeğerlere uygun yaşamasını sağlamak noktasında mücadele etmeyi amaç veilke edinen bir sivil toplum örgütü olarak, bütün kadınlarımızın gününükutluyor, kendilerine sağlık, huzur ve başarı diliyoruz.

Kadınlar,toplumların temel taşı, direğidir. Başarılı olmak, aydınlık bir gelecekkurmak, huzurlu bir ortam tesis etmek istiyorsak, o direği sağlam tutmalıyız.

Bugün modern toplumların yaşadıkları sosyal, psikolojik, kültürelbunalımların temelinde, hayatın özünü oluşturan ailede merkezi rolüstlenen kadının ontolojik konumundan edilmesi yer almaktadır.

Pragmatizmin siyasi, sosyal, ahlakî bütün sınırları çiğneyip geçtiğidönemlerde, parasal kazancı ?put' edinen kapitalizm, çıkar alanınıgenişletmek için, üretimin hizmetinde tüketime köle yaptığı kadınıgelenekten, kültürel değerlerden uzaklaştırmış, tasarlanan yeni dünyanınkışkırtıcı figürü durumuna getirmiştir.

Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır;hayatın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısıolarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır. Evde, sosyal ve kültürel hayattakadın her türlü kültürel varlığın yüklenicisi olmuştur.

Modern hayat anlayışında ise, kadın olsun erkek olsun, insan, manasızbir yaşam içinde boş hayallerle avunmaktadır. İnsan, anlam derinliğini,asaletini kaybetmek üzeredir.

Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algıoperasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişlihale getirdiği kadını ?özgürlük' yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir.

Son tahlilde kadına tüketim kültürünün bir nesnesi olmanın ötesindeanlam yükleyemeyenler, ona tarihinde en aşağılık muameleyi revagörmüşlerdir. Kadının maddi-manevi tüm varlığı, istismar, yağma, talanve kazanç alanına dönüştürülerekhiçleştirilmiş, aşağılanmıştır.

Sosyal, kültürel değişimin karmaşık toplum yapısı içinde bir mihenk taşıolarak kadının hayat içinde konum ve saygınlığını muhafaza etmekelzemdir.

Dışarıda iş kadını, çalışan, içeride evinin hanımı, çocuğununannesi olarak kadın, toplum düzenimizin en saygın varlığıdır. ?Cennetannelerin ayakları altındadır' anlayışıyla kadına sevgi, saygı vehürmetle yaklaşırız.

Kadınlarını zelil eden toplumlar, zillete düşer.Bize göre, kadın hayatın her kademesinde yer almalı; hayati görevi gözardı edilmeksizin desteklenmeli ve korunmalıdır. Çünkü kadını korumakaileyi, dolayısıyla toplumu korumaktır.

Kadınıyla erkeğiyle hepimiz el ele, omuz omuza vererek, bizeunutturulmak istenen medeniyet değerlerimizi tekrar canlı kılmanınmücadelesini veriyoruz. Kadınlarımızı, erkeklerimizi, gencimizi,yaşlımızı, hâsılı bütün insanımızı, bizi var ve anlamlı kılandeğerlerimizi koruyacağız.

Zaten bugün en ateşli, en ileri boyut veetkileriyle yaşanan savaş, esasen bu değerleri yok etme saldırganlığıile değerlerin savunulması arasındaki çatışmadan başkası değildir.Maalesef son yüzyıllık tarihimizde de gözlemlediğimiz gibi, daha çokideolojik amaçlarla sürdürülen bu çatışmanın odağına kadın konulmuştur.

Bunun böyle olması bile, tersten bir bakışın ele verdiği gibi, kadınınkültür, hayat ve medeniyet hareketlerinin tam orta yerindeki rolününönemini açıklamaktadır. Bu bir medeniyet ve kültür savaşıdır. Maddidünyamızı imar etmek için manevî dünyamızı harap edemeyiz.

Yeryüzünü ifsat eden odakların millî bütünlüğümüzü, ailenin sağlamlığınadayanan toplum yapımızı bozmak için her yönden, her yerden saldırdığıgünümüzde, hak, hukuk, adalet ve saygı ölçülerini elden bırakmadan,millet olarak, hakkı ve hakikati her yerde ve her an savunacak, 180 biniaşkın kadın üyemizle örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.Başta kadınlar olmak üzere, hakkı yenilen, zulme uğrayan, ezilen,sömürülen herkesin, dün olduğu gibi, bugün de yanında olmaya devam edeceğiz.

Eğitim-Bir-Sen olarak, başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütünkadınların ?8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, sorunlarının çözümüne vesileolması dileğiyle bir kez daha kutluyoruz.

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği Derneği Başkanı Ali Akıllı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı şu şekilde;

Dünya Nüfusunun Yarısı Kadındır, Diğer Yarısını da Kadınlar Yetiştirir

8 Mart 1857'de ABD'nin New York kentindeki tekstil sektöründe çok ağırçalışma şartları altında ezilen, bir grev nedeniyle kapatıldıklarıfabrikada çıkan yangında çoğu kadın 129 işçinin yanmasından sonraalevlenen kadın ayaklanması ülkenin her tarafına yayılması ile başlayanhak ve özgürlük talepleri sonunda BM Genel Kurul Toplantısında kabuledilen önergeyle 8 Mart, tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü olarakkutlanmaktadır.

Kadını bir met'a olarak gören, insan olarak kabul etmediği için de entemel insanî haklardan yoksun bırakan erkek egemen batı medeniyetikarşısında kadınlar, varlıklarını ortaya koymak ve emeklerine saygımücadelesine girişmek zorunda kalmışlardır.

Bundan dolayıdır ki 8 MartDünya Kadınlar Günü batı medeniyeti için gerekli ve anlamlı birzorunluluk olmuştur.

Kadınlar uluslar arası markaların dayatmalarını, popüler Batıkültüründen yayılan gençlik ve kadınlık imgelerini ülkemize taşıyan birtaşıyıcı olmamalıdır. Hazıra konmayı ve emek çekmeden elde etmeyikışkırtan modeller veya yıldızlar olmamalıdır.

Gençlerimizin ahlakideğerlerini körelten bir şehvet unsuru olmamalıdır.

Kadın gerçek değerini İslam'ın gelişiyle birlikte elde etmiştir. İslam,kadını esaretten, kölelikten ve basit bir eşya düzeyinden özgürlüğünekavuşturmuştur. Medeniyetimiz, insan merkezli bir medeniyettir.

Medeniyetimiz Cennet anaların ayakları altındadır, diyerek annelere veevlatlara cennetin yolunu açmıştır, kadınları Allah'ın emaneti olarakkabul etmiştir.

Kadın deyince aklımıza; iffet ve ahlak timsali Hz.Meryem gelir. Tüm anaların anası Hz. Havva gelir. Fedakârlık ve bağlılıktimsali İlk kadın şehidimiz Hz.Sümeyye gelir, cesaret ve kahramanlıktimsali İstiklal Savaşı Gazisi Nene Hatunlar gelir.

Fatihleri doğurananalar gelir, sevgi, merhamet ve şefkat timsali en değerli varlıklargelir. Kadın deyince bundan sonra ilk aklımıza canını vatan uğruna hiçesayan, tankların önünde tek başına dimdik duran, kamyona atlayıp yollaradüşen 15 Temmuz kahramanı ablalarımız annelerimiz gelir.

Var olan sorunlarımızın çözümü için gerekli alt yapının hazırlanmasındaönemli bir unsur olan ailenin, bir eğitim yuvası gibi hizmete elverişlidonanıma kavuşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Geleceğin teminatı olançocuklarımızın yeterli ve kaliteli yetişmesinde büyük rolü olan anneninde çok iyi yetişmiş olması gerekir. Bunun için her bakımdan eğitimlikadın, güçlü bir ailenin ve toplumun belkemiğidir. Hasan el Benna'nındediği gibi''dünya nüfusunun yarısı kadındır, diğer yarısını dakadınlar yetiştirir''.

Manevi değerlerimizi yeniden kazanmak için acilen başlatılması gerekenseferberliğin komutanları kadınlar olmalıdır. Bir toplumu inşa etmek yada dönüştürmek ancak kadınlar eliyle mümkün olur.

Aileyi ayakta tutan,aile birliğinin teminatı olan ve nesilleri yetiştiren kadınların,annelerin medeniyet değerlerimizle kucaklaşması ve yaşamınsıkıntılarından arındırılması geleceğimizin teminatı olacaktır.

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği olarak; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nümevcut haliyle yeterli görmesek de kadınların sorunsuz yarınlarakavuşmasına vesile olması temennisiyle tüm kadınların 8 Mart DünyaKadınlar Günü'nü kutluyoruz.

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları dile getirdi:

KADINLARIN GÜCÜ MEDENİYETİN GÖSTERGESİDİR

''Kadınların sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda yaşama etkinkatılımı toplumların, devletlerin ve milletlerin gücüne güç kattığıaşikardır. Kadınların gücü, medeniyetin göstergesidir.

İstihdam alanında kadınlarımızın dinamik gücünü ekonomiye katkı halinedönüştürmek amacıyla başlatılan her çalışma, Türkiye'nin ekonomikbüyümesi ve kalkınmasına büyük ivme katacağına olan inancımız tamdır.

''Peygamber efendimizin ''Cennet annelerin ayaklarının altındadır''hadisine mazhar olan, yaşamımızın her anında yanımızda yer eden,yüreklerindeki sevgi ve şefkati bizlere karşılıksızca sunan KurtuluşSavaşı'nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheyekoşan Türk Kadını, bugün eğitimden bilime, sanattan ekonomik alana,siyasetten kamu yönetimine kadar her alanda üstün başarılar eldeetmişler, modern ve çağdaş Türkiye'nin oluşmasında söz sahibiolmuşlardır.

Huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşları olan,varlıklarıyla hayatın her alanında fedakarlığı, üretkenliği veduyarlılığı temsil eden kadınlarımız, sonsuz sevgi ve hoşgörüyleyetiştirdikleri nesillerle geleceğimizin şekillendirilmesinde önemli roloynamaktadırlar.

Bu yüzden, kadına yönelik şiddet ve hak ihlalleri gibisorunların önüne geçilmesi, her şeyden önce önyargıların kırılarak,ihtiyacımız olan zihniyet değişiminin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Buzihniyet değişiminin başarılabilmesi, toplumun tüm kesimlerinin, siviltoplum kuruluşlarının ve kadın-erkek tüm bireylerin duyarlılıkgöstermesiyle mümkündür.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü'nükutluyor, saplık huzur ve mutluluk dolu bir yaşam diliyorum.''

Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları dile getirdi:

Başkan Mehmet İspiroğlu, Kadınların milli ve manevi değerlerin? kültür ve geleneklerin en önemli taşıyıcısı olduğunu belirterek? gelecek nesillerin yetiştirilmesinde emek ve katkılarının hiçbir zaman inkâr edilemeyeceğini söyledi. İspiroğlu; "Gelişen dünyamızda kadınların toplum hayatındaki önemi gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Kadınlarımızın her şartta baş tacı edilmeleri ve hak ettikleri saygıyı görmeleri esastır. Kalkınmış ve gelişmiş bir toplum olma ideali kadınlarımız olmadan mümkün değildir. Türk kadını tarihimizin derinliklerinden günümüze kadar toplumsal hayatımızın, millet ve devlet yapımızın odağında yer almış, her devirde feragat ve fedakârlıkların en yücesini yapmışlardır. Kurtuluş Savaşında; kanını, canını, emeğini ve evladını memleketin kurtuluşuna ve bağımsızlığına adamıştır. Bu ülkenin Mehmetçiklerini dünyaya getiren binlerce şehit analarının içinde olduğu onurlu Türk kadını, özverili ve üretken çalışmaları ile aileyi ve toplumumuzu şekillendiren en önemli varlıktır" dedi.

Açıklamalarına devam eden İspiroğlu; "Ülkemizin ekonomik hayatına katılan kadınlarımızın sayısında son zamanlarda meydana gelen büyük artış bizlere gurur vermekte ve diğer kadınlarımızı da üretime katılmaya teşvik etmektedir. Hayatın ağır şartları altında, anne, eş ve iş kadını olarak ayakta kalabilen kadınlar, hayatın mimarları olarak en büyük saygıyı ve övgüyü hak etmektedirler. Kadınların huzurla sosyal yaşama daha fazla katıldığı bir Türkiye dileğiyle, tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum" dedi.

Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube Kadın Komisyonu,Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları dile getirdi:

Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasının yıl dönümüdür. Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkate alındığında, aradan geçen zaman zarfında kadının yaratılış gayesi çerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal görev, sosyal inşa ve geleceği ihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı aşikârdır.

Emeğin, alın terinin hak ettiği karşılığı bulması, insanın inandığı değerlere uygun yaşamasını sağlamak noktasında mücadele etmeyi amaç ve ilke edinen bir sivil toplum örgütü olarak, bütün kadınlarımızın gününü kutluyor, kendilerine sağlık, huzur ve başarı diliyoruz. Kadınlar, toplumların temel taşı, direğidir. Başarılı olmak, aydınlık bir gelecek kurmak, huzurlu bir ortam tesis etmek istiyorsak, o direği sağlam tutmalıyız.

Bugün modern toplumların yaşadıkları sosyal, psikolojik, kültürel bunalımların temelinde, hayatın özünü oluşturan ailede merkezi rol üstlenen kadının ontolojik konumundan edilmesi yer almaktadır. Pragmatizmin siyasi, sosyal, ahlakî bütün sınırları çiğneyip geçtiği dönemlerde, parasal kazancı 'put' edinen kapitalizm, çıkar alanını genişletmek için, üretimin hizmetinde tüketime köle yaptığı kadını gelenekten, kültürel değerlerden uzaklaştırmış, tasarlanan yenidünyanın kışkırtıcı figürü durumuna getirmiştir.

İslâm coğrafyasında ve Batı modernizmine teslim olmamış diğer toplumlarda, toplumsal değişimlerin, hatta ülkemizde 28 Şubat sürecinde görüldüğü şekliyle siyasi dayatmaların kadın üzerinden sürdürülmesi, rastlantısal olmayan toplum mühendislikleri gereği olarak baştan sona planlı, programlı operasyonlardır. Operasyon yapanların kadının özgürleşmesi gibi bir dertleri asla olmamış, ancak onlar, kadınlarını kendi ideolojileri doğrultusunda şekillendiremedikleri toplumları etkisizleştiremeyeceklerini anlamışlardır.

Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır; hayatın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısı olarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır. Evde, sosyal ve kültürel hayatta kadın her türlü kültürel varlığın yüklenicisi olmuştur.

Modern hayat anlayışında ise, kadın olsun erkek olsun, insan, manasızbir yaşam içinde boş hayallerle avunmaktadır. İnsan, anlam derinliğini,asaletini kaybetmek üzeredir. Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algı operasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişlihale getirdiği kadını 'özgürlük' yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir. Son tahlilde kadına tüketim kültürünün bir nesnesi olmanın ötesinde anlam yükleyemeyenler, ona tarihinde en aşağılık muameleyi reva görmüşlerdir. Kadının maddi-manevi tüm varlığı, istismar, yağma, talan ve kazanç alanına dönüştürülerekhiçleştirilmiş, aşağılanmıştır.

Sosyal, kültürel değişimin karmaşık toplum yapısı içinde bir mihenk taşı olarak kadının hayat içinde konum ve saygınlığını muhafaza etmek elzemdir. Dışarıda iş kadını, çalışan, içeride evinin hanımı, çocuğunun annesi olarak kadın, toplum düzenimizin en saygın varlığıdır. 'Cennet annelerin ayakları altındadır' anlayışıyla kadına sevgi, saygı ve hürmetle yaklaşırız. Kadınlarını zelil eden toplumlar, zillete düşer. Bize göre, kadın hayatın her kademesinde yer almalı; hayati görevi göz ardı edilmeksizin desteklenmeli ve korunmalıdır. Çünkü kadını korumak aileyi, dolayısıyla toplumu korumaktır.

Kadınıyla erkeğiyle hepimiz el ele, omuz omuza vererek, bize unutturulmak istenen medeniyet değerlerimizi tekrar canlı kılmanın mücadelesini veriyoruz. Kadınlarımızı, erkeklerimizi, gencimizi, yaşlımızı, hâsılı bütün insanımızı, bizi var ve anlamlı kılan değerlerimizi koruyacağız. Zaten bugün en ateşli, en ileri boyut ve etkileriyle yaşanan savaş, esasen bu değerleri yok etme saldırganlığı ile değerlerin savunulması arasındaki çatışmadan başkası değildir. Maalesef son yüzyıllık tarihimizde de gözlemlediğimiz gibi, daha çok ideolojik amaçlarla sürdürülen bu çatışmanın odağına kadın konulmuştur. Bunun böyle olması bile, tersten bir bakışın ele verdiği gibi, kadının kültür, hayat ve medeniyet hareketlerinin tam orta yerindeki rolünün önemini açıklamaktadır. Bu bir medeniyet ve kültür savaşıdır. Maddi dünyamızı imar etmek için manevî dünyamızı harap edemeyiz.

Yeryüzünü ifsat eden odakların millî bütünlüğümüzü, ailenin sağlamlığına dayanan toplum yapımızı bozmak için her yönden, her yerden saldırdığı günümüzde, hak, hukuk, adalet ve saygı ölçülerini elden bırakmadan, millet olarak, hakkı ve hakikati her yerde ve her an savunacak, kadın üyelerimizle örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Başta kadınlar olmak üzere, hakkı yenilen, zulme uğrayan, ezilen, sömürülen herkesin, dün olduğu gibi, bugün de yanında olmaya devam edeceğiz.

Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube olarak, başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların '8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, sorunlarının çözümüne vesile olması dileğiyle bir kez daha kutluyoruz.

08 Mar 2017 - 10:06 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.354.312 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

01

Sakaryalı - Türk kadınının en büyük şansı Mustafa Kemal Atatürk' tür. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Mart 10:06



Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?