Platform, iş cinayetlerini protesto etti

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 470. hafta açıklamasında son dönemde artan işçi ölümlerini "cinayet" olarak nitelendirdi. ABD'nin IŞİD bahanesiyle bölgeye müdahale planını protesto etti.

Haber Resmi
Haber Resmi
Haber albümü için resme tıklayın

Sakarya'da 9 yıldır devam eden adalet ve özgürlükler eyleminde "Kapitalizme ve Amerikan müdahalesine hayır" mesajı verildi. Platform adına Diriliş Saati Dergisi'nden Muhammed Emin Duman'ın okuduğu 470. hafta basın açıklamasında, İstanbul'da meydana gelen asansör faciasında hayatını kaybeden işçiler anılarak "Olay iş kazası değil, bir iş cinayetidir. Taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma gibi iş hayatını 19. yüzyıl kölelik koşullarına doğru götüren sistem ile hesaplaşılmadığı sürece iş cinayetlerinin devam edeceği, bu katliam ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.Ülkemizde 1980 darbesi sonrası patronların talebi doğrultusunda oluşturulan; sendikaları etkisiz hale getiren veya yok eden, taşeronluk sistemini çalışma hayatının her alanına sokan; dolayısıyla emekçilerin köle gibi çalıştırılmasına, haklarının gaspedilmesine, iş güvenliğinin hiçe sayılmasına neden olan bu sistem acilen sorgulanmalı ve değiştirilmelidir." denildi.

Duman, açıklamanın devamında kapitalist politikalardan vazgeçilmesini isteyerek, "Sadece ve ne pahasına olursa olsun üretim diyen; insan hayatını, insan sağlığını, insan fıtratını hiçe sayan kapitalist sisteme karşı seslerimizi yükseltmeliyiz. Türkiye gibi ülkeleri ucuz iş gücü nedeniyle üretim üssü haline getiren küresel sermayenin ve onun Türkiye ayağını oluşturan sermaye gruplarının para kazanmaktan başka hiçbir hassasiyetinin olmadığı bilinen bir gerçek...Buradan hükümete sesleniyoruz. Her iş cinayeti sonrası yetkili ağızlardan yapılan alışılmış açıklamalar bir çözüm getirmiyor, acıları dindirmiyor. Son 11 yılda 11 bin işçinin hayatını kaybetmesi, vehameti ortaya koyuyor. Olaylar ve olgular kapitalist değerler üzerinden değil, İslami değerler üzerinden okunmalıdır, yorumlanmalıdır. İslam'ın öngördüğü gibi, merkeze insan konulmalıdır, sermaye değil." çağrısı yaptı.

ABD'nin IŞİD'in katliamlarına karşı Irak ve Suriye'ye dönük geliştirdiği müdahale planının sorunun çözümü değil kaynağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada "Biz Amerika'nın ne adına olursa olsun bölgeye müdahalesine karşıyız. Emperyalizmin Amerika öncülüğündeki müdahalesinin bölge halklarına kan ve gözyaşı olarak döneceğine, yeni birçok sorunu beraberinde getireceğine inanıyoruz... Evet IŞİD bu coğrafyada ciddi bir sorun... Tekfirci bakış açısı ile kendisi gibi düşünmeyen birçok insanın katline imza atmış acımasız bir örgüt... Ancak bu coğrafyanın birincil sorunu IŞİD değil, Amerika'dır. Ortadoğu'da nereye dönerseniz dönün, nereye bakarsanız bakın Amerika'nın direkt veya dolaylı müdahalesini görürsünüz. Dolayısıyla Ortadoğu'da taşeron olarak kullanılan unsurlar yerine bu unsurları kullanarak Ortadoğu'ya petrol ve güvenlik noktasında istediği dizaynı vermeye çalışan Amerika büyük şeytan olarak hedefe konulmalıdır." denildi.

470. Hafta Basın Açıklamasının Tam Metni

KAPİTALİZME VE AMERİKAN MÜDAHALESİNE HAYIR!

İstanbul'da asansör faciasında 10 işçi kardeşimizi kaybettik. Yaşamını yitiren işçilerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Olay bir iş kazası değil, bir iş cinayetidir. Taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma gibi iş hayatını 19. yüzyıl kölelik koşullarına doğru götüren sistem ile hesaplaşılmadığı sürece iş cinayetlerinin devam edeceği, bu katliam ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde 1980 darbesi sonrası patronların talebi doğrultusunda oluşturulan; sendikaları etkisiz hale getiren veya yok eden, taşeronluk sistemini çalışma hayatının her alanına sokan; dolayısıyla emekçilerin köle gibi çalıştırılmasına, haklarının gaspedilmesine, iş güvenliğinin hiçe sayılmasına neden olan bu sistem acilen sorgulanmalı ve değiştirilmelidir.

Sadece ve ne pahasına olursa olsun üretim diyen; insan hayatını, insan sağlığını, insan fıtratını hiçe sayan kapitalist sisteme karşı seslerimizi yükseltmeliyiz. Türkiye gibi ülkeleri ucuz iş gücü nedeniyle üretim üssü haline getiren küresel sermayenin ve onun Türkiye ayağını oluşturan sermaye gruplarının para kazanmaktan başka hiçbir hassasiyetinin olmadığı bilinen bir gerçek...

Küresel sermayenin talebi ve yönlendirmesi doğrultusunda kalkınmayı ve büyümeyi, iş gücünün sınırlarını zorlamaya ve iş gücü verimliliğine bağlayan bir çalışma hayatıyla karşı karşıyayız. Çalışanların iki veya üç vardiya halinde 24 saat çalıştığı, insan fıtratının yok sayıldığı, insanın makine gibi tahayyül edildiği bir düzen ile karşı karşıyayız.

Buradan hükümete sesleniyoruz. Her iş cinayeti sonrası yetkili ağızlardan yapılan alışılmış açıklamalar bir çözüm getirmiyor, acıları dindirmiyor. Son 11 yılda 11 bin işçinin hayatını kaybetmesi, vehameti ortaya koyuyor. Artık çalışma hayatına dönük yapısal değişiklikler yapılmalıdır. Taşeronluk sistemine son verilmeli, sendikalar güçlendirilmelidir. İş güvenliğine dönük denetimlerdeki lakaytlığın veya rüşvetin önüne geçecek tedbirler alınmalıdır. Olaylar ve olgular kapitalist değerler üzerinden değil, İslami değerler üzerinden okunmalıdır, yorumlanmalıdır. İslam'ın öngördüğü gibi, merkeze insan konulmalıdır, sermaye değil. Emekçilerin haklarının, geçimlerinin, iş güvenliklerinin öncelendiği bir sistemin ancak Allah'ın rızasına uygun olacağı unutulmamalıdır.

İslamın iki temel şiarı 'Tevhid' ve 'Adalet'tir. Tevhid her boyutta Allah'a kulluğun dışındaki tüm kullukları reddetmenin adıdır. Adalet ise İslam ahlakını özetleyen bir kavramdır. İslam dini; yalanın, rüşvetin, insanları kandırmanın, insanların haklarını gaspetmenin, paradan para kazanmanın haram olduğu; malın/servetin Allah'ın emaneti olarak tanımlandığı bir ahlaki çerçeve çizer. Bu değerlerin yozlaştırılmasının İslami literatürdeki karşılığı ise 'toplumun ifsad edilmesi'dir.

Günümüzde yeni bir kimlik Müslümanlara giydirilmeye çalışılıyor. İslam ahlakı yerine kapitalist ahlakı kuşanmış, temel ibadetlerini de ifa eden muhafazakâr bir kimliğin Müslüman kimliğin yerine ikame edilmeye çalışıldığını gözlemliyoruz. Kur'an-ı Kerim şunu çok açık olarak ifade ediyor: İslam ahlakını kuşanmak Müslüman olmanın mutlak gereğidir ve bunun aksini iddia edenlerin ahiretteki hesabı çok çetin olacaktır. Tüm Müslümanların parayı, hevayı, hevesi ilahlaştıran kapitalizme karşı net bir duruş sergilemesi ve mücadele etmesi farzdır.

IŞİD'e karşı Amerika'nın başını çektiği bir operasyon gündemde... Amerika tıpkı Saddam Hüseyin'i yıllarca destekleyip güçlendirdiği ve en küçük bir menfaat çatışmasında da harcadığı gibi şimdi de Suriye rejimini yıkmak için destekleyip güçlendirdiği IŞİD'i kırmızı çizgilerini aştığı için etkisizleştirmeyi veya imha etmeyi planlıyor.

Evet IŞİD bu coğrafyada ciddi bir sorun... Tekfirci bakış açısı ile kendisi gibi düşünmeyen birçok insanın katline imza atmış acımasız bir örgüt...

Ancak bu coğrafyanın birincil sorunu IŞİD değil, Amerika'dır. Ortadoğu'da nereye dönerseniz dönün, nereye bakarsanız bakın Amerika'nın direkt veya dolaylı müdahalesini görürsünüz. Bölgedeki kaosun tetikleyicisi daima Amerika olmuştur. Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri gibi aktörler sürekli Amerika'nın taşeronu olarak görev yapmışlardır. Türkiye de bazen NATO içindeki konumu gereği, bazen de Amerika ile geliştirilmeye çalışılan stratejik ittifak nedeniyle Amerika'nın Ortadoğu'daki emellerine direkt veya dolaylı katkı sağlamıştır.

Dolayısıyla Ortadoğu'da taşeron olarak kullanılan unsurlar yerine bu unsurları kullanarak Ortadoğu'ya petrol ve güvenlik noktasında istediği dizaynı vermeye çalışan Amerika büyük şeytan olarak hedefe konulmalıdır.

Biz Amerika'nın ne adına olursa olsun bölgeye müdahalesine karşıyız. Emperyalizmin Amerika öncülüğündeki müdahalesinin bölge halklarına kan ve gözyaşı olarak döneceğine, yeni birçok sorunu beraberinde getireceğine inanıyoruz.

Ortadoğu'da yapılması gereken bölgedeki halkların ve iktidarların Amerika'nın taşeronluğunu reddedip, bölgenin barışa ve huzura kavuşmasını sağlayacak çözümler geliştirmesidir. Bu çözümlerin ana şartı ise etnik ve mezhebi ayrışmanın kesinlikle reddedilmesi ve ümmet bilincinin kuşanılmasıdır.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

13 Eylül 2014 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 4.469.064 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?