Çiftçi zor durumda, hayvancılık sektörü batıyor!

Veteriner Hekimler Odası Başkanı Veteriner Hekim Mustafa Yıldız,Tarım ve Hayvancılığın zor günler geçirdiğini ve bu süreçte nelerin yapılması gerektiği ile ilgili bir basın mesajı yayımladı.

Büyütmek için resme tıklayın

Veteriner Hekimler Odası Başkanı Veteriner Hekim Mustafa Yıldız;

"Ülkemizin yıllardan beri problemlerini tam olarak çözemediği ve uzun vadede çözüm konusunda pek umut vaat etmeyen en önemli sektörlerin başında tarım ve hayvancılık gelmektedir.

Bugün ki konumuz büyükbaş hayvancılık olacaktır. Sakarya ili sahip olduğu imkanlara bakılırsa hayvancılık konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. Bu sebeple son yıllardaki sektörün içine girdiği çıkmazdan ilimizde etkilenmiştir.

Her şeyden önce bilinmesi gereken bazı temel gerçekler vardır; Ülkemiz nüfusunun %25-30 halen kırsalda yaşamaktadır. Tarım ve hayvancılık gerek ürettiği katma değerler, gerekse kırsalın ülke bütünlüğü içindeki sosyolojik ve ekonomik dengesi için çok önemlidir.

Önümüzdeki yıllar dünyada tarım ve hayvancılığın daha doğrusu gıdanın çok kritik bir noktaya geleceği bilinen bir gerçektir. ABD eski başkanlarından Franklin D.Roosevelt'in dediği gibi" Gıdayı yöneten, Dünya'Dünyayı yönetir" durum böyle iken şuan gelinen noktada gerek ülkemizde gerekse şehrimizde büyükbaş hayvancılık konusu pek de iç açıcı durumda değildir.

Her şey den önce önemli olan bu sektördeki insanların geleceğe ve üretilen politikalara güveni kalmamıştır. Bunu söylemek için rakamlara, verilere, söylemlere inanmayın.

Kırsala inin ve herkesingöreceği gerçek ,üretimden soğumuş geleceğini göremeyen, ekmeyen , biçmeyen, bakmayan kahve hane köşelerinde politikacıların masallarını dinleyen yılgın, yorgun, muazzam bir kırsal kitlesini görürsünüz. BM.2012 yılını tarım ve hayvancılığın bel kemiği olan, örgütlü toplumun göstergesi olan kooperatifçilik yılı ilan ederken 2014 yılını ise Dünya Aile Tarım yılı ilan etti.

Bizler ise yıllardan beri uygulanan hatalı politikalarla kırsalı boşaltıyoruz. Bu durumu ise başarı diye gösteriyoruz. Gelişmiş ülkelerdeki temel amaç; üretenlerin gelir seviyesini arttırmak, verimliliği arttırmak, arzın sürekliliğini garanti etme, tüketici fiyatlarını makul seviyede tutmaktır. Ülkemizde bu anlayışı egemen kılacak bir devlet politikası el birliği ile oluşturulmazsa çıkan sonuç hiç kimseye ve ülkeye fayda etmeyecektir.

Ülkemizde son yıllarda uygulanan (2008-2013) Hatalı ve ısrarlı politikalarla büyük işletmeler oluşturulmaya çalışıldı .(50 baş üstü işletme sayısı 4,300 den 28,600'a çıkmıştır.)

Gerek kredilerle, gerekse desteklerle sektör çok cazip hale getirilirken bu işin gerçek emekçileri üreten kırsal kesim yüksek girdi maliyetleri ve istikrarsız piyasa politikaları ile küstürülerek kırsal alandan çıkartıldılar. Şehire gelen bu insanlar mutlu olamadı.

Bankalar ve asgari ücret kıskacında kalan bu insanların mutlu olması çok zordur. Dünya bankası IMF ve küresel gıda teröristlerinin aç reçetelerini uygulayan politikacılar meydanın tamamen sanayici ve özel sektörün insafına bırakmıştır. Sonuçta iyi fizibilite yapılmadan verilen krediler sektörde alakası olmayan kişilere verilecek2 yılın sonunda büyük küçük tüm işletmelerin feryat ettiği, destekler arttıkça feryatlarının da arttığı sektörde bir şeylerin yanlış gittiğini, başta sektörün bu hale gelmesinde birinci derecede sorumlu politikalar olmak üzerekimse tarafından görülmemiş, görülmek istenmemiştir.

Bir yandan süt üretimi düşerken, bir yandan et üretimi artıyorsa tekrar inekler kesilmeye başladı demektir.

Hala ülkede süt inekleri kesiliyor, et fiyatları ithalat sopası ile düzenlenmeye çalışıyor, büyük küçük tüm işletmelerin büyük çoğunluğu feryat ediyor,bankaların kıskacında psikolojik travmalar yaşıyor ve bunları anlayacak ve çözüm üretecek inandırıcı muhattap bulamıyorsa, bu sektör batıyor ARKADAŞ!!! BU SESİ DUY.

Bu ülkede iyi niyetle yapılan bir takım çalışmalar var ise de sektörün acilen reorganizasyona ihtiyacı vardır. Hükümet sürekli desteklerden, kredilerden bahsederken ana giderlerin (gübre, mazot,yem,tohum vs) son on yılda üç ile beş kat arttığında ne hikmetse görememektedir.

Tarımsal ve hayvansal üretimin rantabl yapılabilmesinin ana şartlarını her ne kadar ülkemizde uygulamak çok zor olsa da dönüşümün bu kadar hızlı ve acı olamaması gerekir.

İşletmelerin küçük ölçekli olması, arazilerin parçalı olması vb sorunlar aşılamayacak sorunlar değildir. Üreten , aza tamah eden vefakar bu üreteciler hayvansal üretimin yaklaşık %80 nini teşkil etmektedir, ve tek istedikleri üretmek .

Politikacılar ve sanayiciler bu %25-30 luk kesimin sürekli aleyhine işleyen sistemin uzun süre devam edeceğini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çünkü köylüsü mutlu olmayan ülke mutlu olamaz ve aç insan ne kanun nede din dinler.
Acilen yapılmasını düşündüğümüz bazı acil eylem planları şunlardır:

1.orta ölçekli işletmelerin(aile işletmesinin) kredi borçlarını acilen yeniden yapılandırılmasında fayda var..

2.Ana giderler konusunda destekler artırılmalıdır.

3.Sorunu sürekli ithalatla terbiye etme alışkanlığı bırakılmalı.

4.Yem bitkilerinin ve yağlı tohum bitkilerini alım garantisi verilmelidir.(son yıllarda olumlu çalışmalar vardır)

5.Yem-süt ve yem-kesim fiyatacilen güven altına alınmalıdır.

6.Bölgelerin coğrafi şartlarına göre ırk seçiminde hata yapılmasına son verilmelidir.(holstein ırkının melezlenmesini müsaade edilmelidir.)

7.Sağlık probleminde yaşanan ve yıllardır çözülmeyen problemler (tüberküloz, şap, Br vb)gerçekçi ve sürekli politikalarla çözülemeyecek problemler değildir.

Sonuçta rantabl anlamda köylü köyüne dönmedikçe, tarlalar ve ahırlar boş kaldıkça, parayı üreten değil, aracılar kazandıkça istediğiniz kadar ithalat yapın veya ithalatla tehdit edin, istediğiniz kadar destek ve kredilerden bahsedin hepsi geçici çözüm olacaktır.

Tarım ve hayvancılık sektöründeki yangının sorumlusu üreten, aza kanaat eden, köyünde mutlu yaşamak isteyen, üretici değildir. Bu yüzden bu yangını söndürmek başta politikacıların ve sanayicinin görevidir. Zira üreticinin yangını söndürecek nefesi kalmamıştır" şeklinde düşüncelerini ifade etti.

03 Aralık 2013 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.954.877 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.