Sakarya için ürküten bir araştırma

Sakarya Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada Adapazarı'na 180 kilometre uzaklıktaki toprak dolgu ile yapılan Yenice Barajının patlaması halinde nehirde sulan 9 metre yükselecek ve Sakarya'nın büyük bir bölümü sular altında kalacak

Haber Resmi
Haber Resmi
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Felaket kapıda!
SAÜ'de hazırlanan bilimsel tez, Sakarya Nehri'ndeki taşkın riskini gözler önüne serdi: 261 kilometrekare alan sular altında kalacak; taşkın şehre deprem kadar büyük hasar verecek.

Tez çalışması Yapılan tez çalışmasında ülkemizde yaşanan taşkın afetlerinin, depremden sonra en büyük can ve mal kaybına neden olan doğal bir afet olduğu vurgulandı.
Taşkın afetlerinin sadece kar erimesi ve aşırı yağıştan meydana geldiğini ifade etmenin mümkün olmadığı belirtilen tez çalışmasında, nüfusun artışı neticesinde meydana gelen kentleşme ve sanayileşme akarsu havzalarının bazı kesimlerinde insan faaliyetinin yoğunluğunun da taşkınları arttırdığı gözlendi. Akarsu havzaları sınırları içinde oluşan yerleşimler, açılan yeni oto yollar ve kurulan sanayi tesisler ile arazi kullanımı değişmekte, ormanlık alanlar ve meraların tahrip edilmesi taşkın afetlerinin giderek daha sık ve daha büyük olarak görülmesine sebep olduğu belirtildi.

Aşağı Sakarya Nehri olarak adlandırılan Doğançay ve Karasu Yenimahelle arasında yer alan yerleşim alanlarını, sanayi bölgelerini ve verimli tarım arazilerini önemli ölçüde risk potansiyeline sahip olduğu belirtilen tez ile ilgili olarak konuşan Doç.Dr.Emrah Doğan, geçmiş yıllarda yağan karın erimesi ve yağan yağmur nedeni ile Sakarya Nehrinde taşkınlar yaşandığını ifade etti. Doç.Dr.Doğan, Geyve, Söğütlü, Ferizli ve Karasu ilçelerinde bu taşkınlar nedeni ile yüzlerce dönüm tarım arazisi sular altında kalarak tarım arazilerinde ürün kayıpları meydana geldiğini belirtti.

Taşkın nedeniyle nehir kıyısında bulunan yerleşim yerlerini su bastığını, bir çok vatandaşın barınma ve ulaşım sorunu yaşadığını vurgulayan Doç.Dr.Doğan, "Nehrin geçtiği Sakarya, Eskişehir, Antalya bağlantı yolu olan D-650 Karayolunun bazı tünel geçişli kavşaklar da nehir sularıyla dolmuştur. Ayrıca taşkın esnasında gelen yüksek hızdaki debiler, köprü orta ayaklarına yıkıcı hidrodinamik ve hidrostatik etki yapmaktadırlar" dedi Korumalar yetersiz Taşkın debilerinin, köprü ayaklarında oyulmalara neden olduğunu belirten Doç.Dr.Doğan, Sakarya Nehrinde yaşanmış olan taşkın felaketlerinin, daha önce yapılmış olan taşkın koruma yapılarının yetersiz olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu nedenle taşkınlardan korunmak, ne kadar debi ile taşkının geleceğinin önceden tahmin edilmesi, risk haritalarının oluşturulması ve taşkın riskini yönetmenin önem kazandığını ifade eden Doç.Dr.Doğan şöyle konuştu, "Ne yazık ki ülkemizde yaşanan önemli taşkınlar neticesinde taşkınların önceden tahmin edilemediği, taşkın risk bölgelerinin belirlenemediği ve dolayısıyla taşkın risklerinin iyi yönetilemediği yaşanan can ve mal kayıplarından dolayı apaçık ortadadır."

Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik Anabilimdalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.Emrah Doğan, kendi danışmanlığında bölüm öğrencilerinden Koray Othan, Emrah Yapan, Cihan Sami Engiz, Sait Özdemir, Hüseyin Burak Ekmekçi, Emine Koçali ve Ozan Aydın "Aşağı Sakarya Nehrinde Taşkın Erken Uyarı Sisteminin Geliştirilmesi, Taşkın Risk Analizi" konu başlıklı lisans bitirme tezi yaparak konu ile ilgili çeşitli sonuçlara vardıkları ifade ederek, bu sonuçları değerlendirdi.

Doç.Dr.Doğan öncelikli olarak çeşitli taşkın senaryolarının dikkate alınarak risk haritaları oluşturularak, taşkınlarda nerelerin su altına kalabileceğini görmenin mümkün olduğunu ifade ederek, "Bu haritalar yardımı ile her bir senaryo için risk yönetim planı hazırlanmalıdır" dedi.

261 Km²'lik alan Sakarya Nehri üzerinde bulunan 16 noktada yapılan enkesit çalışmasında, Tuzla, Adatepe, Alifuatpaşa ve Ciciler Köprüleri olası taşkın riski altında bulunduğunu belirten Doç.Dr. Doğan, "Bu köprüler maksimum 5 yılda en az 1 kere büyük olasılıkla taşkın yaşayabileceklerdir.

Yenimahalle Köprüsü 25 yılda bir gelmesi muhtemel taşkın (938 m3/s), Şekerler ve Örencik Köprüleri de 200 yılda bir gelmesi muhtemel taşkın debisini (1340 m3/s) karşılayamamaktadır. Yapılan olasılık dağılımları ile 100 yılda gelmesi muhtemel taşkın debisi 1197 m3/s olarak hesaplanmıştır. Aşağıdaki şekilde 100 yılda bir gelmesi muhtemel taşkın meydana geldiğinde 261.13 km2 (26113 ha) alan su altında kalacağı görülmektedir.

Taşkın esnasındaki en yüksek su derinliği ise 9.14 m olacaktır" dedi.

Tez çalışması kapsamında Sakarya Nehri üzerinde bulunan barajlarla ilgili olarak ta bir çalışma yapıldığını vurgulayan Doç.Dr.Doğan ve ekibi, "İlimize en yakın baraj Yenice Barajıdır (Sakarya il merkezine uzaklığı 180 km'dir). Yenice Barajının gövde dolgu tipi toprak dolgu olup, olası büyük bir depremde yıkılma riski diğer baraj tiplerine (betonarme) göre daha fazladır. Dünyada yıkılan barajların istatistiklerine baktığımızda %77 ile ön sıralarda toprak dolgu barajlar vardır. Dolayısı ile Yenice Barajı yıkılması olasılığına karşın taşkın risk haritaları oluşturulmalı ve taşkın risk yönetim planları hazırlanarak gerekli önlemler daha önceden alınmalıdır" ifadesini kullandılar.

Afet Riski Kanunu Yapılan çalışmalarda 1/25000'lik harita modeli kullanıldığını vurgulayan ekip, bu haritalarda engel yapılar ve yüksekliklerini çok detaylı olmadığını vurgularken, aha detaylı bin çalışma yapılırsa yapılan çalışmaların sonuçlarının daha doğru olacağını da vurgulandı.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısının amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde standartlara uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere, iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usûl ve esasları belirlemek olduğunu ifade eden Doç.Dr.Doğan, "Bu bölgelerde gerekli çalışmayı gerçekleştirerek çeşitli fikirlerle taşkın riskini ve ihtimalini en aza düşürücü projeler üzerinde çalışmak gerekmektedir" dedi.

Nehir yataklarında olan yerleşimler için revize imar planları hazırlanmalı ve kentsel dönüşüm projeleri başlatılarak durumun yıkıcı ve öldürücü hasarı minimize edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç.Dr.Doğan, "Çünkü taşkın da en az deprem kadar yıkıcı ve yok edici bir etkiye sahiptir. Gerekli bilinç ve özveri ile hareket edilmezse sonuçları çok ciddi can ve mal kayıplarına sebep olabilmektedir" dedi. İlgili kurumların taleplerinin bulunması halinde, Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik Anabilimdalı Öğretim Üyeleri olarak tüm Sakarya Nehri Havzasının daha detaylı taşkın risk haritaları ve taşkın risk yönetim planlarını hazırlayabileceklerini ifade eden Doç.Dr.Doğan, "Sakarya Nehri üzerindeki barajların yıkılması durumlarına göre senaryolar geliştirerek taşkın risk haritalarını oluşturabilir, taşkın risk yönetim planları hazırlayabiliriz" Dedi.

31 May 2012 - 13:59 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.453.387 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sakarya'da en çok hangi basın organına güveniyorsunuz?