SASKİ'den 'Bilime aykırı bir yaklaşımdır' açıklaması

Sapanca Gölü ile ilgili basında yer alan habere açıklık getiren SASKİ Genel Müdürü Keleş, “Göl tabanındaki tabaka ölen yosunlar, göl bitkileri. Bu bitkiler Mayıs ayında Sapanca Gölümüzde canlanır ve Ekim ayında doğal bir süreçle çürürler. Bu doğal sürecin karayollarından kaynaklanan bir durum gibi sunulması bilime aykırı bir yaklaşımdır” dedi.

Haber albümü için resme tıklayın

SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, bugün bazı basın organlarında Sapanca Gölü ile ilgili çıkan haberlere sosyal medyadan yanıt verdi. Keleş, "Bugün medyada Sapanca Gölü'nün su kalitesi ile ilgili yanıltıcı, hiçbir bilimsel değeri ve doğruluğu olmayanbir haber yayınlanmıştır. Sapanca Gölü, ülkemiz için örnek olabilecek bir havza yönetimi ve su kalitesi izleme modeli ile yönetilmektedir. Sapanca Gölü kıyı bölgesinde makrofilter denilen su bitkileri ve filamentli alg denilen halk arasında yosun olarak bilinen canlılar mevcuttur. Başta Phragmites australis olmak üzere bu su bitkileri birçok küçük balığa ev sahipliği yaptığı gibi çevresindeki alglerle oksijen üreterek göle hayat verir" ifadelerini kullandı.

Göl Tabanındakiler Bitki

Göl tabanında göl bitkilerinin kalıntılarının bulunduğunu belirten Rüstem Keleş, "Bu bitkiler de tüm canlılar gibi ölerek, çürüyerek göl tabanında siyah bir tabaka oluştururlar. Organik ve doğal bir süreç içerisinde suya karışırlar ve gölün su kalitesine hiçbir toksik etki yapmazlar. Yani doğal bir çevrim olan bu durum dünyadaki binlerce gölde aynı şekilde gerçekleşir. Yukarıda özetlenen doğal sürecin karayollarından kaynaklanan bir etki gibi sunulması bilime aykırı bir yaklaşımdır" diye konuştu.

Ekim ayında çürüyorlar

Bitkilerin Ekim ayında çürümeye başladıklarını da açıklamalarına ekleyen Keleş, "Özellikle göl kıyısında bol miktarda bulunan Myriophyllum, Ceratophyllyum, Potamogeton gibi su bitkileri gölde Mayıs ayında ortaya çıkıp Ekim ayında çürümeye başlamaktadır. Bu bitkilerin bulunduğu bölgeden alınan dip çamurunda organik madde bakımında yoğun siyah çamur bulunur. Çürüyen materyal zaman zaman gölün dip bölgesine de sürüklenerek birikim oluşturur. Yapılan analizlerde şimdiye kadar toksik bir yapıya rastlanmaması bu doğal süreçten kaynaklanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Gölü etkin şekilde koruyoruz

Rüstem Keleş açıklamalarının sonunda şu ifadeleri kullandı: "Sapanca Gölü ülkemiz için örnek bir havza ve su yönetim anlayışı ile idare edilmektedir. Sapanca Gölü'nün korunması noktasında SASKİ Genel Müdürlüğü bilimsel, idari, teknik ve hukuki tüm süreçleri aktif olarak yönetmektedir. Bu kapsamda Sapanca Gölü'nün korunması noktasında bugüne kadar 150 milyonu aşan yatırımı hayata geçirdik."

09 Kasım 2018 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.858.781 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Burak Gülcan - Büyükşehir belesiyesine neden hazır su alınıyor eğer şebeke suyu temizse? Bırakın milleti kandırmayı artık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 22:05
01

Tekin - Sapanca gölüne yapılan yatımlar doğrudur, ama Karayolları kaynaklı, Lastik aşınma tozları, fren balata tozları, egzoz dumanları, yola serilen veya dökülen kimyasallar gibi doğrudan ve dolaylı kirleticilerin su kirliliğine etkisi yoktur demek de bilimsel değildir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 22:05


Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?