"Çelik binada dikseniz, zemin kötüyse yıkılıyor"

Sismoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Türkiye'de deprem tehlike durumunun değiştiğini ve yenilenen 'deprem tehlike haritası'nın e-devlet üzerinden incelenebileceğini belirtti. Öncel; "bina ne kadar sağlam olursa olsun zemin kötüyse ayakta duramıyor" dedi

Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Türkiye'de 'deprem tehlike haritası'nın 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yenilendiğini belirterek, "Türkiye'de yapılan yeni inşaatlarda, verilen yeni imarlarda dikkat edilmesi gerekli olan jeofizik zemin inceleme zorunluluğu, yani 30 metreye kadar zeminin yapısı, zeminin direncinin incelenmesi zorunlu hale geldi" dedi.

"Yenilenen haritayla belli yerlerin deprem tehlikesi arttı, belli yerlerin deprem tehlikesi azaldı" diyen Öncel, şöyle devam etti:

"O nedenle de Türkiye'deki deprem tehlike durumu değişti. Deprem tehlike haritasına e-devlet üzerinden inceleyebiliyorsunuz. Evinizin deprem tehlike durumunu sorguladığınızda orada 2 seçenek önünüze çıkıyor. Evinizin altındaki jeofizik zeminin türü nedir. Jeofizik zeminin türü 4 parametrede belirtiliyor. Bunlar, z1 çok iyi, z2 iyi, z3 kötü ve z4 çok kötü. Bir emlakçıya gittiğiniz zaman hangi tür zeminde ev almak istiyorsanız onu söylemeniz gerekiyor. Deprem bilincinde olan bir insansanız, gayrimenkul danışmanına gittiğinizde önce ev değil, depreme güvenli bir zemin aradığınızı söylemelisiniz.

Avrupa'da deprem tehlikesi en yüksek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Öncel, şöyle devam etti:

"Ama Avrupa, Eurocode standardının en geç geldiği ülke yine Türkiye. O bakımdan Türkiye'nin tehlikesi yüksek ama tehlikeyi düşürecek standarda 2019'da gelmiş. Türkiye'deki riskin birinci nedeni Avrupa Birliği standartlı zemin incelemesinin yapılmaması. Biz zeminin risk durumunu bilmiyoruz. Çelik bina da dikseniz zemin kötüyse devriliyor. Sizler devrilen bir bina istemezsiniz. Ama kötü ve çok kötü zemin bu binaların devrilmesini tetikliyor. Demek ki bizler binaların risk durumunu şu an bilemiyoruz. Ama binaların tehlike durumunu bilebiliyoruz. Deprem fayına çok yakınsan riskin büyük, uzaksan uzaklıktan dolayı riskin küçük. Ama zemin kalitesi iyi olan bir yerde oturuyorsan riskin az olabilir. Ama zemin kaliten kötüyse riskin büyük de olabilir."

Öncel, insanların ev değil, zemin almaları gerektiğini dile getirerek, "Çünkü ev dediğiniz 30 yıl sonra kentsel dönüşüme giriyor. O nedenle ev alma, zemin al diyorum. Burada bir emlakçıya gittiğinizde binanın 12 şiddetinde depreme bile dayanacağını iddia ediyorlar. Zemin araştırması nedir, zemin araştırması Eurocode standardına göre mi yapılmıştır, üniversite onaylı bir rapor var mıdır, üniversite danışmanlığı alınmış mıdır? Bir bina için bunlar çok önemlidir" dedi.

'UYARIYI ALMADIĞINIZ ZAMAN BÜYÜK DEPREMDE YIKILIRSINIZ'

Türkiye genelindeki küçük depremlerin, büyük depremin habercisi olduğunu belirten Öncel, "Küçük depremler bizleri uyarır. Ama bu uyarıyı almadığınız zaman büyük depremde yıkılırsınız. Deprem şiddetine uyarlı bir yapılaşmaya ve şehir planlamasına gidersiniz. Geçen Denizli'de meydana gelen depremde yeni bir fay keşfettik. Türkiye'de her yeni deprem, yeni bir fayı işaret ediyor. Aslında yeni değil. O fay 3 milyon yıldır orada. Bizler deprem enerjisini kullanan bir ülke değiliz. Bu enerjiyle yeni faylar keşfedilebilir ve incelenebilir. Bu enerjiyi kullanabilirsek hem bizi yıkabilecek yeni faylar buluruz, hem de bizi zenginleştirecek doğalgaz ve petrol yataklarını buluruz. Fay, depremin yanı sıra enerji üretme kaynağıdır. Bizlerin yapması gereken depremi bir fırsat görmek, ülkemizin yararına kullanabilmek için çalışmaktır" diye konuştu. (Halk TV)

02 Eylül 2019 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.988.285 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

05

Kasım Kapıldı - Bunları söyleyen birinin mühendis ünvanı taşımasına inanamadım. Kişisel web sitesini inceledim. Kişinin yapı ile ilgili tek bir yayını yok. İlgi alanı sadece depremler o da teorik. Mühendislik ise uygulamadır. En azından Adapazarı' nın 1999 performansına baksa yeterdi. Benzer zemin özelliklerine sahip Adapazarı kent merkezinde; bazı tek katlı binalar bile yıkılırken, şu anda mevcut olan 5 katlı binaların yıkılmayışı neyi gösteriyor? Tabiki zemin koşulları da son derece önemli, ama bilim diye bir şey var, al önlemin yap. Yapanlar nasıl yapıyor hoca. Jeofizik bir mühendislik değildir, jeolojinin alt bir anabilim dalıdır. Dünyanın hiç bir yerinde Jeofizikçiler bina yapımı hakkında ahkam kesmezler; petrol, maden su aralar, deprem tehlike analizleri yaparlar. Yapılacak bina hakkında söz söyleme yetkinlikleri yoktur. Zira eğitim hayatlarında bina ile ilgili tek bir saat bile ders kredisi yoktur müfredatlarında.

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 03 Eylül 00:32
04

send isci - bunun için profesör olmaya gerek yok .d gelsin medyabar akşama kadar goygoy yapalım .d mesela ceviz ağacının zararlarından başlarız sülfür gazı falan baya çoşarız .d

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 02 Eylül 22:09
03

Yavuz - Sen işine bak be hoca. Bu işler jeofizik müh alanı değil işsiz kalıp etrafa dağılıyorsunuz. Ne inşaat yapılır yapılmaz inşaat müh özelde ise geoteknik abd mezunu inşaat mühendislerinin işi. Siz petrol arayın su arayın maden arayın.

Yanıtla . 7Beğen . 5Beğenme 02 Eylül 17:49
02

Kunteper - Uygun zemin iyileştirme yöntemi ile insanlar okyanusu doldurup, üzerine gökdelen dikiyor. Ama prof.(!) hocamız; çelik binada diksek zemin kötüyse yıkılır diyor.

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 02 Eylül 17:29
01

Namık Doğrucu - Japonya da zemin her şehir de sağlam o zaman, adamların işçilğine laf edemeyiz çünkü

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 02 Eylül 17:18



Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?