Kanlı 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan kanlı 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 41 yıl geçti. Darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek uygulamalara imza atarak Türkiye'ye karanlık bir dönem yaşattı.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olan 12 Eylül askeri Darbesi'nin üzerinden 41 yıl geçti.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi olarak tarihe geçen 12 Eylül 1980 Darbesi'nin başladığı, cuma günü saat 03.59'da TRT radyosunun İstiklal Marşı ve sonrasında anons yapılmadan, Harbiye Marşı'nın çalınmasıyla anlaşıldı.

Marşın bitiminde Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzasıyla yayımlanan Milli Güvenlik Konseyi'nin bir numaralı bildirisi okunmaya başlandı. Bu bildiriyi 5 bildiri daha izledi.

"Kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek..."

Türk demokrasisine darbe yapıldığının en resmi açıklaması ve gerekçesi ise dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Evren tarafından duyuruldu.

Evren, darbenin gerekçesini, "... Kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır." ifadeleriyle anlatmıştı.

Darbenin Evren dışındaki uygulayıcıları ise Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan komuta kademesiydi.

Darbe gerekçeleri

TSK'nın emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği darbenin en önemli gerekçesi "güvenlik" oldu.

TBMM'nin 22 Mart 1980'de ilk turunu yaptığı Cumhurbaşkanlığı seçimini, 114 tur oylama yaptığı halde darbe gününe kadar sonuçlandıramamasının da etkili olduğu süreçte birçok cinayet işlendi.

Gazeteci Abdi İpekçi, Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul, DİSK ve Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler, MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Eski Başbakan Nihat Erim, Adalet Partisi İstanbul Milletvekili İlhan Egemen Darendelioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu, MHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Ali Rıza Altınok ile eşi ve kızının öldürülmesi gibi çok sayıdaki siyasi cinayet, generallerin gerekçeleri olarak tarihe geçti.

6 Eylül'de Konya'da düzenlenen "Kudüs Mitingi" de darbe yönetimi tarafından "şeriatçı girişim" olarak gösterilmişti.

Hazırlıkları Genelkurmay Karargahı'nda yapıldı

Askeri darbenin hazırlıkları, Haziran 1980'den itibaren Genelkurmay Karargahı'nda yapılmaya başlandı.

Kod adı "Bayrak Harekatı" olan darbe, ilk olarak bütün ordu komutanlarına gönderilen emirle 11 Temmuz saat 04.00'te hayata geçirilmek istendi ancak 2 Temmuz'da Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki hükümetin güvenoyu almasıyla plan ertelendi.

Aynı plan, yine aynı isimle 12 Eylül sabaha karşı uygulamaya konuldu, artık sokaklara palet ve postal sesleri hakimdi.

Emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 Darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olarak tarihteki yerini aldı.

Siyasiler sürgüne gönderildi

12 Eylül Darbesi ile Süleyman Demirel'in başbakanı olduğu hükümet görevden alındı, TBMM feshedildi. 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası uygulamadan kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı askeri dönem başladı.

Cuntacılar, 13 generali ülke genelinde ilan ettikleri 13 sıkıyönetim bölgesine komutan olarak atarken Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetleri de durduruldu.

Siyasi partileri de lağveden askeri yönetim, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'i Hamzakoy'a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş'i ise Uzunada'ya sürgüne gönderdi. Siyasi yasaklar geldi.

Darbeye liderlik eden 5 generalin oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Ulusu'ya kurdurulan hükümet, 21 Eylül'de göreve başladı.

Darbenin ardından geçen 3 yıl içinde önemli kanunların tamamına yakını değiştirildi ve askeri yönetimin belirlediği Danışma Meclisi tarafından hazırlanan Anayasa, yapılan "güdümlü" referandumla yüzde 92'lik "Evet" oyu aldı.

Halk oylamasında, Kenan Evren cumhurbaşkanı seçilirken askeri yönetim üyelerinin ömür boyu yargılanmasını engelleyen geçici 15. madde, 2010'daki Anayasa değişikliği referandumuna kadar yürürlükte kaldı.

"Asmayalım da besleyelim mi?"

Yönetime el koyan cuntacı askerler, acısı yıllarca sürecek idamların kararını da verdi.

Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980 tarihinde gerçekleşti. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980'ta idama mahkum edildi.

Kenan Evren'in 17 yaşında astırdığı Erdal Eren için söylediği "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü ise yıllarca unutulmadı.

Eren'in idam kararı, Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmesine rağmen, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Ulucanlar Cezaevi'nde infaz edildi.

Milyonların hayatı etkilendi

Darbeden sonraki süreçte askeri yönetim, milyonlarca kişinin hayatını etkileyen kararların altına imza attı ve yıllar sürecek travmalara neden oldu.

Darbe sürecinde 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam cezası istendi. Bunlardan 517 kişiye idam kararı verilirken kararların 50'si uygulandı. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılırken yaklaşık 100 bin kişi, örgüt üyesi olma suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu iddiasıyla işten çıkarıldı.

İşkence ve faili meçhullerin çokça yaşandığı dönemde bine yakın film yine sakıncalı bulunduğu için yasaklandı, 4 bine yakın öğretmen, çok sayıda üniversite görevlisinin işine son verildi. Yüzlerce gazeteci için de binlerce yıla varan hapis cezaları istendi.

Yargılama yolu yine 12 Eylül'de açıldı

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra yürürlüğe giren, "Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanamayacağı"na dair Anayasa'nın geçici 15. maddesi, 12 Eylül 2010'daki referandumun ardından kaldırıldı.

12 Eylül Darbesi'nin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkındaki suç duyurularının ardından, darbe döneminin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya 4 Nisan 2012'de, darbeden 32 yıl sonra yargılanmaya başlandı. Yargıtayda temyiz istemi görüşülen dava, iki ismin hayatını kaybetmesinin ardından düştü.

Referandumdan sonra yapılan anayasa değişikliğiyle "Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmayacağını düzenleyen Anayasa'nın geçici 15. maddesi" yürürlükten kaldırıldı. Türkiye genelinde birçok kişi ve örgüt, darbenin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkında soruşturma başlatılması için suç duyurusunda bulundu.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma kapsamında, Evren ile Şahinkaya hakkında hazırladığı iddianameyi, 10 Ocak 2012'de kabul etmesiyle Türkiye tarihinde ilk kez bir darbenin sorumluları yargı önüne çıktı. İddianamede iki komutan, ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek'' ile suçlandı.

İlk duruşması, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde, 4 Nisan 2012'de görülmeye başlanan davaların duruşmalarına, Evren ve Şahinkaya, sağlık durumlarını gerekçe göstererek katılmadı. Davanın bundan sonraki duruşmalarında her iki isim de savunmalarını, tedavi gördükleri hastanelerden sesli ve görüntülü iletişim sistemi üzerinden yaptı.

Evren ve Şahinkaya, savunmalarında, suçlamaları kabul etmeyerek, kurucu iktidar olduklarını, mevcut mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını savundu.

AYM, başvurularını "kabul edilemez" buldu

Evren ve Şahinkaya 13 Şubat 2013'te, dava nedeniyle haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda da bulundu. İki eski komutan, davanın görüldüğü Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, ''12 Eylül iddianamesinin ve kamu davasının hukuken yok hükmünde olduğunun tespiti" için dilekçe verildiğini ancak mahkemece bu istemin reddedildiğini gerekçe gösterdi. AYM, 26 Haziran 2014'te Evren ve Şahinkaya'nın başvurusunu, olağan kanun yolları tüketilmediğinden kabul edilemez buldu.

Dava devam ederken Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la birlikte Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi kapatılınca dava, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine devredildi.

Savcı müebbet istedi

Cumhuriyet Savcısı Erdinç Hakan Özdabakoğlu, 12 Eylül Davası'nda verdiği esas hakkındaki görüşte, sanıklar Evren ve Şahinkaya'nın, 765 sayılı TCK'nın "Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını istedi.

Mahkeme Başkanı Oktay Saday'ın açıkladığı hükme göre Evren ve Şahinkaya, "21 Aralık 1979'da dönemin Başbakanı'na verdikleri muhtırayla Anayasa'yı ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan, 12 Eylül 1980'de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi gereğince" ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Takdiri indirimle bu cezalar, "müebbet hapis cezası"na çevrildi.

Evren ve Şahinkaya hakkında, Askeri Ceza Kanunu'nun "askeri rütbelerin sökülmesi"ne ilişkin 30. maddesinin de uygulanmasına karar verildi.

Kararın ardından Evren ve Şahinkaya'nın avukatı, 24 Haziran 2014'de kararın bozulması istemiyle temyiz dilekçesini Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sürerken Evren, 10 Mayıs 2015'te tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisinde 98 yaşında, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Şahinkaya da 9 Temmuz 2015'te 90 yaşında hayatını kaybetti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

Dosya, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildi.

"İdamları imzalarken elim bile titremedi"

12 Eylül Darbesi'nin baş aktörlerinden dönemin Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren, katıldığı bir televizyon programında, imzaladığı idam kararlarına ilişkin olarak " İdamları imzalarken elim bile titremedi" demişti.

12 Eyl 2021 - 11:25 Sakarya/ Adapazari- Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.055.457 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

22

Last_ottoman - SAĞCI SOLCU ÇATIŞMASI ÇIKARIP

ÜLKÜCÜ VE DEVRİMCİ İKİ VATANSEVER KARDEŞ KAVGA EDERKEN

MİLLİ GÖRÜŞÇÜ ( AKINCILAR ) DENEN BADEM BIYIKLILAR

ARADAN SESSİZCE SIYRILIP BUGÜN ÜLKE YÖNETİYORLAR..

BİR SAĞDAN BİR SOLDAN ASTIK DİYEN KENAN EVREN

NEDEN HİÇ BİR TANE AKINCI İDAM ETMEMİŞTİR

RAHMETLİ MUHSİN YAZICIOĞLUNUN DEDİĞİ GİBİ

VATAN SEVMENİN CEFASINI BİZ ÇEKTİK SEFASINI ONLAR SÜRDÜ..

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 08:51
20

Işsiz - ASKERİ ANAYASA VARDI MİLLET DARBELENDİ .. SİVİL ANAYASA VAR YİNE DARBELENEN MİLLET VARMI DEGİŞİKLİK YOK ..ATATÜRK ANAYASA SI ÜSTÜNE BASA BASA DİYORKEN HER TÜRK VATANDASI ÜLKENİN HER KARIIŞ TÜRKİYE BAYRAGI DALGALANAN HER ŞEHRİNDE İŞ VE AŞ BULMA HAK VE HÜVVİYETİ ENGELLENMEZ DİYOR ,, İŞ YASASI DA ÜLKEDE ÇALIŞMA 18 YAŞLA BAŞLAR VE EMEKLİLİK 65 YAŞ PRİM DOLMASINLA SONLANIR ,,, AÇIN İŞKUR YANİ ÇALIŞMA BAKANLIGI KAMU KURUM İŞ İLANLARINA 35 YAŞ ŞARTI DAYATILMIŞ 2016 FETO DARBESİNDEN TAAAAAA BU GÜNE 35 YAŞ ÜSTÜ TEK VATANDAŞ KAMU İŞE GİRME BAŞVURU HAKKINA TECAVÜZ SEVİCİLER 35 YAŞLA FETO TAKTİĞİ ÖTEKİLEŞTİRİP , AYRIŞTIRIP KAMU İŞE BAŞVURU HAKKI ENGELLENDİĞİ İÇİN İŞ BAŞVURUSU YAPAMIYORR , ÇÜNKÜ DARBE YAŞ 35 ŞARTI KOYULARAK HAİNCE GADDARCA ENGELLENİYOR VE BUNU 2016 DAN BERİ TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU NA YAZMAMIZ KAMU DENETLEME KURUMUNA YAZMAMIZ CİMER LERE YAZMAMIZ VEYA ÇALIŞMA BAKANLIGINA 2016 DAN BERİ ALO 170 LERE YAZMAMIZ DEĞİŞTİRMİYOR ADAMLAR ÜLKEDE 35 YAŞ ÜSTÜ T.C VATANDAŞINI YOOOOOOOOOOOK SAYIYOR BİZLERDE T.C VATANDAŞI OLARAK DEMOKRASİ DEYİP SUSTURULUYORUZ ,,YANİ 35 ÜSTÜ VATANDAŞ 2016 DAN BERİ İŞSİZ DEĞİL , AŞSIZ DEGİL HA BU 20 YILDA BİR SANKİ BU ÜLKEDE EKONOMİK KRİZ YOK .VEYA OLMADI ,,, VEYA DARBELER OLUP MİLLET İŞSİZ KALMADI VEYA COVİDLER OLMAYIP 35 YAŞ ÜSTÜ VASTANDAŞ İŞSİZ KALMAMIŞ GÖSTERİLİP AZİZ MİLLETİN 35 YAŞ ÜSTÜYLE İŞKUR VE ÇALIŞMA BAKANLIGINDAKİ KOLTUK AGALARI HİZMET EDİYORMUŞ GİBİ 35 MİLYAR MAAŞ ALIP İŞSİZ EV TENCERE ,TAVA , ÇOLUK ÇOCUK OKUL GİYSİ ,DEFTER KİTAP ALMAKLA MÜKELLEF HER İŞSİZ 35 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞIN SANKİ İŞİ VARMIŞ AŞI VARMIŞ GİBİ BU 35 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞ ÜLKEDE YOK SAYILIP SADECE OY ZAMANI VAR SAYILARAK KEKLENİYORUZ VE ÇAYLANIYORUZ SEÇİMDEN SEÇİME VE BU SİVİL DEMOKRASİYMİŞ HA ASKERİ DARBE HA SİVİL DARBE , HA ASKERİ ANAYASA HA SİVİL ANAYASA ,,, İŞSİZ YİNE İŞSİZ AŞSIZ YİNE AŞSIZ ÇÜNKÜ 35 YAŞ ŞARTIYLA BUGÜNSE YARIN OLACAK 29 YANİ KEKLİYORLAR MİLLETİ VEYA CAYLIYORLAR AKLINI İNSANLARIN.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 17:08
19

Emekli - elin oğlu aya giderken benim yaşıtlarım ve şak şakçı zihniyet gençlere cebindeki telofonunu çıkart diyor o telefonla ülkenin uçtuğu anlatmaya çalışıyorlar 12 Eylül darbesinde şak şakçılık yapanlar onların yaptırtıkları anayasaya evet oyu verenler şimdi devran dönünce demokrat oldular ne olursan ol gerçekçi ol fırıldak olma bugün bu ülkede demokrasinin adı var kendisi yok ben 82 anayasasına hayır oyu vereceğim dediğimde bazıları ret oyu kırmızı olduğu için zarfta belli olur atarken dediler ben oyumu göstererek attım gerçek tektir ama yalakalığın çeşitleri boldur

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 15:13
18

Yunus - 2)elbette askeri dönem iyi değildi.universite birinci sınıftaydım h.pasa garında ada trenini beklerken bir polis bana doğru gelip ellerini cebinden çıkart dedi.Cikartma istersen ..bende kalan en şiddetli hatırası budur.askeri yönetim ilkellikten öte birşey değilmiş

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 12:20
17

Yunus - Kotu günlerdi, devlet otoritesi kalmamıştı. Polisler bile ikiye bölünmüştü, hergün onlarca kişi öldürülüyordu. Böyle devam mı etseydi? Darbeler iyi değildir. İhtilal olarak tanımlanmıştı..

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 12:10
16

%3,5 Bahceli - DARBEDEN SONRA .

ANAYASA OYLAMASI VARDI YA.

HANI TIPIS TIPIŞ EVET OYU VERDIĞİNIZ .

HAYIR OYU VERENLERE KÜFÜR ETTIĞININ

HER HERDE KENAN EVREN CADDELERI .

OKULLARI YAPTINIZ.POSTERLERI HER YERDE

YA BALIK HAFIZALI EVETCILER .

ŞIMDI ADAMLAR ÖLMÜŞ GITMIŞ .

ADAMLIK GÖSTERIPTE AYAKLARINA

KAPANMASAYDINIZ

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 11:41
14

Hasan Öz - Tek diyeceğim zaten hakettiğin şekilde davul zurnayla uğurlandın ve dileğim cehennemin zemin katında odunun bol olsun..

Yanıtla . 8Beğen . 6Beğenme 12 Eylül 12:49
11

Mahmut - kardeşin kardeşi oldürdüğü bir dönemdi yaşasın TSK

Yanıtla . 12Beğen . 3Beğenme 12 Eylül 08:54
10

Özcan Çamdağ - O günkü Siyasiler çokmu masumdu.

Hepsine Allah rahmet etsin de.

Darpeden önce esas sokaklarda kan aktı.

Balgat ANKARA kahve taramalar öğrencilerin

Katledilmesi.

Sokaklar çokmu güvenliydi.

İZMİR ALİAĞA olayları.

KIRK SENE GEÇTİ de KENAN EVREN

ANAYASASI DEĞİLMİ BU GÜNKÜ ANAYASA.

KIRK YILDIR DARBE ANAYASASI la

Karar alıyoruz.

O günkü darbeye davetiye çıkaran siyasi

İradedir.

Darbenin sonrası uygulamalar idamlar yanlıştır.

ŞUDA BİR GERÇEK 40 YIL ÖNCE NE PKK

NEDE FETO denilen bir örgüt vardı.

Tarihide konuşacaksak SAMİMİ VE MERT

OLALIM.

CEMAĞAT olaylarıda ÖZAL döneminde

Başlamıştır.

Hatırlayın bakalım Korkut ÖZAL ları

FETO denilen örgütün başıyla 80 sonrası

Görüşmeyen tek siyasi lider

RAHMETLİ ERBAKAN HOCA dır.

Geldiğimiz nokta çokmu güzel.

İlk PKK olaylarıda 84yılında başladı.

Bi haberi de bugünlere taşımanız bir o kadar düşündürücü.

BU GÜN KIRK YIL ÖNCESİNİ DEĞİL KİRK YIL

SONRASI PLANLARI OLAN TÜRKİYE yı

Konuşmalıyız.

Ama malesef.çok üzücü devamlı geçmişi

Kaşımakla meşgulüz.

BU GÜZEL ÜLKE BUNLARI HAK ETMEDİ

ETMİYORDA.

Yanıtla . 13Beğen . 4Beğenme 12 Eylül 08:33
21

Saloo - @Özcan Çamdağ 10 nolu yoruma cevabı: Ya arkadaş asker boşa yapmadı iyi de yaptı şart ti darbe o zaman baska çaresi kalmamıştı ordunun

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 02:08
13

Adapazarı05470 - @Özcan Çamdağ 10 nolu yoruma cevabı: Yorum yapmış olmak için yazılmış bir yazı. 12 Eylül sivil hayata vurulan en büyük darbedir ve mimari Kenan Evren'dir. Çok mazlumun canını almış dikta rejimiyle hayatı bir on yıl kadar geriye atmıştır. Asla ve asla masum değildir. Kendisi de bunu bildiği için yargılanmalarının yolunu kapatacak bir kanun yapmıştır.

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 12 Eylül 11:38
09

Vatansever - 114 Tur süren seçimi durdurmanın tek yolu ülkeyi peşkeş çekmelerine engel olmuşlar

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 12 Eylül 08:31
08

Açıkçası - Kenan evren paşalar gibi bide devlet mezarlıgında yatırıyor bu devlet kaldırın atın o mezarlığı

Yanıtla . 3Beğen . 3Beğenme 12 Eylül 06:32
07

Adalet Yok - Darbeden 32 yıl geçmiş savcı iddianame düzenlemiş AKP baskısıyla hakim de karar vermiş AKP baskısıyla yani 32 geçmesine kadar süreçte bir savcı hakim hiç görmemiş yani siyaset adalete ve savcı hakimlere diyor ki sizin 32 yıl içinde cesaret edemeğiniz 12 eylül darbesini ben itibarı-iade ediyorum ne zaman 2012 de dedi.şimdi adalet mülkün temeli ise ki öyle mahkemeye çıkanlar çok iyi bilir 32 yıl geçmesine rağmen adalet mülkün temeline anca kavuşmuş oldu bir başka deyimle 32 yıl önce mahkeme kararları konseyin istekleri doğrultusunda yine savcı ve hakimler veriyordu.Türkiye tarihinde bir başka deyişle bir cumhurbaşkanı bir başbakan ve bakanlar yargılandı cumhurbaşkanı ev hapsine başbakan ve bakanlar asıldı bunların mahkeme kararlarını yine siyasi baskıyla mahkemeye bakan savcı ve hakimler verdi yani adalet hep siyasete karışmış siyasette adalete

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 12 Eylül 03:47
06

Meraklı - Ne yazık ki Kenan Evren ve suç ortakları ecelleriyle öldüler,Aslında ölümleri böyle olmamalıydı,Ya ip ya kurşun olmalıydı sonları

Yanıtla . 8Beğen . 4Beğenme 12 Eylül 01:29
05

Birisi - Yanlız cumhuriyet gazetesi 27 mayıs 1960 yılına ait

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 12 Eylül 22:19
04

Bir Bilen - Millet denen sürü 12 Eylülde Evren'i Şakşakladı. Darbeyi çok sevdi.

Yanıtla . 9Beğen . 5Beğenme 12 Eylül 18:38
12

Mert - @Bir Bilen 04 nolu yoruma cevabı: Türk milletine hakaret etme dallama

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 12 Eylül 09:56
03

Bir Bilen - Benim bildiğim kadarıyla 12 Eylülde kan Man yok. 12 Sapına kadar gerçek bir darbeydi. Ordu höt derdimi bu iş biter bu millet orduya falan karşı gelemez. Gelirse zaten ordu ordu değildir. Ama ordu bir tiyatroda figüran olarak oynatılirsa iş değişir. O zaman rol icabı kan da akıtılır... Yakık ki ne yazık, vah bedbaht halimize..

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 12 Eylül 18:29
01

Mertinyos54 - AH KENAN EVREN AH ÖBÜR TARAFTA FİTİL FİTİL BURNUNDAN GELSİN BU YAPTIKLARIN İNŞALLAH

Yanıtla . 11Beğen . 7Beğenme 11 Eylül 21:34



Anket Sakarya'ya hayvanat bahçesi yapılsın mı yapılmasın mı?