3 GSM'den depreme karşı ortak hat

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay deprem sonrası açıklamalarda bulundu. Oktay, GSM şirketleriyle yapılan toplantıda alınan kararları açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın açıklamalarından satırbaşları:

(İstanbul'daki deprem) 320 daire hasarlı gözüküyor, bin 895 dairede de az hasar var. Tahliye edilenlerden de çoğu yakınlarının yanında kalıyor. Yaklaşık 96 kişi de bizim tarafımızdan yardım ediliyor. Sayın Valimiz gerekli açıklamayı yaptı. Yarın 29 okul tatil olacak. Salı günü ağır hasarlı okullarımız varsa gerekli çalışmalar yapılacak.

Sadece biz şunu gördük, herhangi bir zamanda 20 milyon GSM şirketlerimizden aldığımız verilerdir bunlar. Şu anda 20 milyon kişinin birbirini aradığı hatta, deprem olduğu andan sonra yaklaşık 160 milyona çıkıyor. Tabi teknik sebeplerle de kendileri bize izah ettiler. Hattın çöktüğünü ifade ettiler.

Bir, mevcutta bizim Türkiye'de olan üç operatörümüzün toplam kapasitesi 118 milyon kişinin aynı anda haberleşiyor. Bunun 175 milyona çıkarılması, bunun ilgili operatörler arasında paylaşımını yaptık. 6 ay süre içinde bu kapasiteye ulaşacaklar. Vodafone da bir hafta süre istediler.

Asıl ses iletişimi; internet üzerinden yapılan iletişim. Buraya kaymamız gerekiyor bizim. Dolayısıyla bununla ilgili de üç operatörün bir araya gelerek ortak bir hat kurmaları; belki AFAD bünyesinde olacak, ücretsiz olacak. Afet anında sadece bu hattı kullanıyor olmaları... Kısmet olursa bu da bir üç aylık süre içerisinde bu hat ortak olarak bir şekilde hayata geçiriliyor olacak.

Üçüncüsü telsiz sistemi. Karar vericilerin ve depremi yönetecek ekiplerin kendi iletişimlerini kesintisiz sağlayabilecek hususların ayağa kaldırılması ve tamamlanması çalışmamız.

Yine dördüncü karar; Türkiye'de İstanbul öncelikli, yıkılabilecek binalarda olan baz istasyonları; yine verilerimiz var. AFAD'ın ilgili birimleri katkı veriyor olacaklar. Bu binalar tespit edilip o binalarda baz istasyonu varsa diğer binalara, sağlıklı binalara taşınmış olacak.

5G'ye geçildiğinde o zaman hiçbir sorunumuz kalmıyor. GSM şirketleri bu alana yatırım yapmak istiyorlar. Üç ay ve altı aylık süreler içerisinde tamamlıyor olacağız. Tekrar geçmiş olsun. En büyüğü 4.1 olmak üzere 368 artçı deprem oldu.

Vergilere baktığımızda bizim 2002'den itibaren, göreve geldiğimiz andan itibaren geçici olarak konulan özel iletişim vergisinin, oradan toplanan sadece 675 milyon TL'dir. Toplam 7,4 milyar diyorsunuz ya onun 675'i bizim dönemimizde. Ondan sonra da bu kalıcı vergiye dönüştürülüyor. Tek bir özel iletişim vergisi adı altında kalıcı vergiye dönüştürülüyor. 65 milyar TL de cari rakamlarla orada var.

Bunun karşılığında ne oldu derseniz, sadece Marmara depreminde harcanan yatırımlar; Bolu, Düzce, İzmit, Yalova, Bursa, İstanbul, Sakarya, 103 milyarlık harcama var. Sadece İstanbul'da 80 milyarlık bir harcama var. 43 bini aşkın konut, sosyal donatılar, okullar, yollar, viyadükler nasıl afete dayanıklı hale getirilir diye yaptığımız yatırımlar.

Biz Bingöl'de bir deprem yaşadık, akabinde bir Elazığ depremimiz var, Simav depremimiz var, Van depremimiz var. Van depremini şahsen gece gündüz yaşadım. Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren oradaydı. Hatırlayın 1999 depremini; hükümetin bakanlarının üç gün irtibat kuramaz

Kılıçdaroğlu izliyorsa hatırlasın, elinde kahvesiyle izliyorsa 15 Temmuz'daki gibi. Sadece Van'da 26 bin 500 konutu bir yıl içerisinde yaptık. Ve depremden etkilenen hiçkimseyi evsiz bırakmadık. Hatırlayın anında geçici barınma merkezlerini aldık.

Şehrin 50 yıllık içme suyunu getirdik. "Nereye harcadınız" durumu çok garip. Belediye başkanı geldim gelmedim diye kendi egosunu tatminle meşgul, gündemi nasıl değiştirsek onun şeyi heralde...

Biz okullara eğitim alanında yaptığımız yatırımlar. Yine aynı şekilde sağlıkalanında. Sağlık yatırımlarımız, hastanelerimiz, viyadüklermiz yollarımız. Turizm tesislerinize kadar.

Biz iş yapmaktan bu tür konuşmalara fırsat bulamadık. Bugün Kınalıada'yı denize indirdik. Biz bir şeyi planladığımızda yaparız, söz verdiğimizde yaparız. Söz verdikse yaparız. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla buradayız, birinin davetini beklemeyiz biz. Hele ki afet davet beklemez.

28 tane çalışma grubu vardır. Akşam toplantıyı yapıyorsunuz, sabah burada buluşacağız diyoruz. Sayın bakanıma davette bulunduğumu hatırlamıyorum, valimizi davette bulunduğumuzu hatırlamıyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'na davette bulunduğumu hatırlamıyorum, buradaydı. Emniyet, jandarma buradaydı. Ve bazılarına bu yetmiyormuş gibi ilave davet de sayın Valimiz de açıklamayla dile getirdi.

Bizim işimiz birilerine laf yetiştirmek değil. Bizim işimiz kanal kanal dolaşmak değil. Bizim işimiz kanal kanal dolaşanlara cevap vermek değil. İnsanlar otursun biraz işine baksın. Hele hele afette sorumlu olduğu şehirde, sorumluluğunu yerine getirsin.

Sorumluluk insan hayatı üzerinde siyaset yapmak demek değildir, gereğini yapmaktır. Nasıl afetin yönetileceği yazılıdır. Talimat verildiğinde herkes buradadır. Kimse özel talimatla davet beklemesin. Buradaki vatandaşımızın hayatı söz konusudur. Daha detaylı görmek isteyen varsa Valiliğimizin açıklamasına bakabilir.

Şöyle düşünüyorum ben, görevinin gereğini yerine getiremeyenler ne yazık ki bunun psikolojik ezikliğiyle ya gündem değiştirmeye çalışıyorlar veya laf üretmeye çalışıyorlar. Biz iş üretmek için buradayız. İş üretmek isteyen her kim varsa kapımız sonuna kadar açıktır. Hepimiz aynı gemideyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin nasıl çalıştığı bellidir, kuralları bellidir.
 
 

29 Eylül 2019 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.000.844 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?