SAÜ rektörlük binası hasarlıymış!

Sakarya Yenigün Gazetesi yazarı Cevdet Güngör Sakarya Üniversitesi Rektörlük binasının hasarlı olduğunu yazdı

Büyütmek için resme tıklayın

Sakarya Üniversitesi’ndeki deprem bilimcilerin uzun süredir olası depremler ile ilgili  bir açıklama yapmamaları dikkatimi çekiyordu.   Bence bu durum  Sakarya Üniversitesi bilim adamlarının kent aidiyeti zafiyetinden kaynaklanıyordu. Hatta bir ara  Sakarya Üniversitesi Rektörü  Fatih Savaşan ile sohbet ederken  tespitimi kendisine de söylemiştim.    

            Önceki gün Sakarya Üniversitesi  Afet  Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Silivri depremi sonrası bir açıklama yapıldı.

            Açıklamayı birkaç kez dikkatlice okudum. Öyle dişe dokunur bilimsel bir veri yok.  Şöyle bir uyarı yapılmış:

            “Sakarya’nın merkez ilçelerinde, düz/ovalık alanlarda var olan  en fazla 2 katlı yapılaşma zorunluluğunun terk edilerek 3 katlı ya da daha çok katlı yapılaşmaya müsaade edilmesinin riski arttırılacağı unutulmamalıdır.”

            Tabi ki bizim de depremden bu yana sürekli belirttiğimiz bir konu. Hani malumun ilanı gibi bir şey.

            Oysa Sakarya Üniversitesi deprem sonrasında konu ile ilgili çok daha ciddi görüşler ortaya koyuyordu. Örneğin Sakarya Üniversitesi’nce oluşturulan bilim kurulu   Adapazarı zemininin en çok 10 metre yüksekliğinde binayı taşıyacağını belirterek deprem görmüş çok katlı binalardan kat alımı yapılmasını önermişti.

            Bu öneri üzerine bazı vatandaşlar çok katlı binalardan bir veya iki kat almışlardı.  

                                 Yazının başlığı   

            Bugünkü yazımın balığı “SAÜ rektörlük binası hasarlıymış”  şeklinde. Başlığa bakıp: “Ne var bunda Sakarya’da deprem görmüş neredeyse tüm binalar hasarlı. Hatta bugüne kadar deprem riski taşıdığı için valilik brifing raporuna göre yıkılıp yerine yeni bina yapılması gereken okullarda hala binlerce öğrenci okuyor” diyebilirsiniz.

            Beni şaşırtan rektörlük binasının hasarlı olması değil. Binanın hasarlı olduğu tespit edilmesine rağmen yıllardır güçlendirilmemesi.  Oysa Sakarya Üniversitesi bu konuda örnek olmalıdır diye düşünüyorum.  “Terzinin pantolonu sökük olurmuş” derler ya işte öyle bir şey. 

            ***  

            Konuyu bize iletenler onarım için ödenek geldiği halde, yetersiz bulunduğu için  ihalenin yapılmadığı şeklindeydi.  Sakarya Üniversitesi Rektörü  Prof. Dr. Fatih Savaşan ile görüştük. Savaşan, Sakarya Üniversitesi rektörlük binasının hasarlı olduğunu kabul etti. Bu konuda ödenek istediklerini ancak ödeneğin gelmediğini belirtti. Savaşan, binanın hasar durumunun ciddi boyutlarda olmadığını da ifade ederek: “Çalışan personelimizin huzursuz olmasını gerektirecek  boyutta bir hasar söz konusu değil” şeklinde konuştu.

            Kim ne derse desin yüzbin  dolayında öğrencisi olan Sakarya Üniversitesi rektörlüğünün, hasarlı bir binada hizmet vermesi bana garip geliyor.                                           

          SUBÜ               

Adı var kendi yok

            Söz üniversiteden açıldığına göre Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ)  ile devam edelim.

            Yıllarca Sakarya’ya 2. devlet üniversitesi kurulması için  çaba harcadık. Hatta Sakarya Üniversitesi geçtiğimiz yıllarda  ilimizin öncelikli sorunlarını açıklarken, bin yataklı hastane ve 2. devlet üniversitesini ilk iki sıraya koymuştu.

            Sonuçta  tam gönlümüzdeki olmasa da Sakarya Üniversitesi ikiye bölünerek Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi kuruldu.

            Ancak tıpkı Ada treninin yeniden Gar’a gelmesi gibi biraz seçim yatırımı kokuyordu.

            Neden derseniz?

Sakarya  Uygulamalı Bilimler Üniversitesi kuruldu ancak, kampüsü yok. Belki de bırakın Türkiye’yi  Dünya’da kampüsü olmayan üniversite yoktur. Zaten aynı durumdan SUBÜ  Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık’ta şikayetçi. Sarıbıyık, geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısında  Sakarya Üniversitesi kampüsünde görev yapmalarının sıkıntılarını dile getirirken şöyle konuştu:

 Rektörlüğü bir şekilde taşımamız lazım. Ev ev içinde olmuyor. Üniversitenin  her bir parçası bir tarafta kurgulandığı için rektörlüğü nereye koysak kavga çıkacak. Şehirde rektörlüğü koşullandıracağımız bir bina yok. Üniversitemizin girişinde bir levhamız bile yok. Bir an önce rektörlük binamızı koşullandırmalıyız. Şehrin aktörleri ile birlikte karar vermeliyiz.”

***   

Rektör Sarıbıyık, bence  sitem gibi görülse de gerçeklerin altını çiziyor. Durum değerlendirmesi yapıyor.

Kim ne derse desin rektörlüğü olmayan üniversite olmaz.

Gerçi SUBÜ kurulurken: “Hele bir kurulsun da istim arkadan gelir”  mantığıyla kuruldu ama…

İstim bir türlü gelmiyor.

 

03 Ekim 2019 - Medya --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.111.264 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.