Bir zamanlar kara trenimiz vardı..

Sakarya Yenigün Gazetesi Yazarı Cevdet Güngör şehir ile özleşen treni yazdı. Güngör 'ün İstasyon Çay Bahçesi'nde çay içip komşu masalar ile sohbet etme ayrı bir güzellikti 'dediği yazısı..

Haber albümü için resme tıklayın

 Haydarpaşa Tren İstasyonu olmaktan çıktıktan sonra Adapazarı-İstanbul arası çalışan trenler Pendik’e kadar gitmeye başladı. Bu uygulama ile birlikte Adapazarı –İstanbul arasında tren yolculuğu yapmanın büyüsü bozuldu.

  Bir süre sonra trenler eskiden olduğu gibi yine Pendik’e kadar değil, Haydarpaşa’ya kadar gidecekler.

   Siyasilerimiz, Adapazarı treninin şehir merkezindeki Gar’dan-Haydarpaşa’ya kadar gitmesini sağladıklarında gerçekten çok hayırlı bir hizmet yapmış olacaklar.

Bu arada Haydarpaşa yeniden devreye girdiğinde, Adapazarı-İstanbul arası tren seferleri eskisi gibi 12 gidiş 12 geliş olarak hizmet vermeye baş lamalıdırlar.

Şu anda olduğu gibi günde karşılıklı 4 sefer ihtiyacı kesinlikle kazanmıyor. Bir süre sonra sefer sayısı 5’e çıkacakmış ama o da yetmez.

 Adapazarı’ndan Haydarpaşa’ya yeniden tren seferleri başlama umudu yeşerdiği için bu tatil yazısında Adapazarı-Haydarpaşa treni ile ilgili bazı anıları  kara trenden başlayarak bugüne sizler ile  bir kez  daha paylaşmak istedim.

***   ***   ****

 Benim çocukluğumda Adapazarı Haydarpaşa arasında kara trenler çalışırdı.  Hani şu hakkında “Kara tren gelmez  mola.!”  “Kara tren gecikir..” gibi  türküsü yakılan kara tren..

 1950 ve 60’lı yıllarda Adapazarı İstanbul arasında Adapazarı’ndan günde saat 06.00 ve 08.00’da olmak üzere iki tren seferi yapılırdı.

  Aynı trenler akşam saat 18.30 ve 21.00’da Haydarpaşa’dan, Adapazarı’nı dönerdi.

  Çocukluğumda, rahmetli annem ile birlikte kara tren seyahatlerimiz çok olmuştu. Sabah 08.00 trenine biner, saat 11.00 gibi Haydarpaşa’ya varırdık. Bu yolculuğun en güzel tarafı ise Haydarpaşa’dan vapurla Karaköy’e geçmekti. O dönemlerde vapurlardaki seyyar satıcıları dinlemek bile güzeldi. O kadar ikna kabiliyetleri vardı ki, sattıklarından almadan edilmezdi. Tabi vapurlarda eşsiz boğaz manzarasını izlerken simit ve çay lüksümüz her zaman olurdu.

Karaköy’den yürüyerek Galata Köprüsü’nü geçerek Eminönü’ne gelirken, köprüde balık tutanları izlemek ayrı bir güzellikti.

Eminönü’nden, belediye otobüsleri ile Edirnekapı’ya oradan da akrabalarımız bulunduğu Eyüp-Arnavutköy’e giderdik.

 Dönüşte ise Edirnekapı’dan bindiğimiz belediye otobüsünden Beyazıt’a iner, yaya olarak Kapalı Çarşı – Mahmutpaşa- Mısır Çarşısı güzergahından Karaköy’e gelirdik. Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı’nın şimdilerdeki durumunu bilmiyorum ama o yıllarda bu tarihi çarşıların büyülü bir güzelliği vardı. Mısır Çarşısı’nda nasıl o kadar bol ürün bulunur hala merak ederim..

                     ***   ***   **** 

 Bendeki Haydarpaşa treni tutkusu belki de o yıllardan bilinç altıma takılan anılardır.

  Arnuvutköy’deki akrabalarımızı hemen her yaz ziyarete giderdik. Benim tercihim o yıllarda hep kara tren olmuştur.

   Bir seferinde hiç unutmuyorum. (1956 yılı)  Annem dönüşte sözde beni otobüs ile dönmeye razı etmişti. Ama ben Kadıköy’e geldiğimizde mızıkçılık yapmış ve yeniden Karaköy’den vapurla Haydarpaşa’ya geçmiştik. Geçmiştik ama Haydarpaşa Gar’ında saat 12.00’dan 18.00’a kadar sırf benim inadım yüzünden ilk trenin kalkma saatini beklemiştik.

 Beklerken Haydarpaşa Gar Lokantası’nda içtiğimin un çorbasının tadı hala damağımda. Daha sonraki yıllarda aynı lokantada büyük bir hevesle un çorbası içmiştim. Ama ilk un çorbasının lezzetinden eser yoktu.

 Kim bilir belki de o gün çok acıkmıştım.                

  Kara trenin dönüşü

 

Kara trenli yıllarda bir başka özellik ise geceleri İstanbul trenin beklenmesiydi. Adapazarlılar İstanbul dönüşlerinde 18.00’da kalkan kara tren gibi her yerde durmayan 21.00 trenini tercih ederlerdi.

İstanbul’dan 21.00’da kalkan kara tren saat 24.00 gibi Adapazarı İstasyonu’na gelirdi.

İstanbul’dan yolcu bekleyenlerin hemen tamamı bekleyişi Adapazarı İstasyonu’nda yaparlardı.

Yolcular istasyonun hemen yanında ortasında büyük bir havuz bulunan İstasyon Çay Bahçesi’nde beklenirdi.

Özellikle yaz akşamlarında ulu çınarların altında İstasyon Çay Bahçesi’nde çay içip komşu masalar ile sohbet etme ayrı bir güzellikti.

İstanbul’dan gelenler, evleri yakın ise yürüyerek, uzak ise İstasyon önündeki paytonlara binerek evlerinin yolunu tutarlardı.

Adapazarı-Haydarpaşa tren seferlerinin yeniden başlaması umuduyla, kara trenli yıllara şöyle kısa bir yolculuk yapmış olduk.

30 Kasım 2019 Sakarya/ Adapazari- Medya --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.000.844 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?