8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları

Şehir protokolü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle kutlama mesajları yayımladı.

+8
Haber albümü için resme tıklayın

Vali Ahmet Hamdi Nayir mesajında;

 Bilindiği üzere Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 1977 yılında alınan bir kararla 8 Mart tarihinin “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. 8 Mart kadın sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konuda bir farkındalık oluşturulması ve çözümler bulunması yolunda önemli bir gündür.

Kadınlar, milli ve manevi değerlerin, kültür ve geleneklerin en kıymetli taşıyıcıları, eşitlik, özgürlük, daha iyi yaşama ve çalışma koşullarını iyileştirme yolunda verdikleri mücadelenin simgesidir. Kadınlara, hayatın tüm alanlarında hak ettiği değerin verilmesi, onların yüceltilip, saygınlıklarının artırılması herkesin görevidir. Yüce dinimiz daima kadınlara gerçek değerini vermiş, onların haklarını ve onurunu koruyan bir din olmuştur.  

Son dönemlerde her birimizi derinden üzen, her bir vicdanı sızlatan, her yaştaki kadınlarımıza karşı her türlü kötü muamelenin ne tarihimizde, ne kültürümüzde, ne de inancımızda temel bulacak, uygun görülecek hiçbir yönü yoktur.

Kendi tarihi ve kültürel birikimimiz ışığında; yanlışları düzelterek, eksiklikleri tamamlayarak, kadınlarımızın her alanda varlığını güçlendirecek adımları hep birlikte atmamız gerekiyor. Uğradıkları haksızlıklar, adaletsizlikler, ayrımcılıklar karşısında kadınlarımızın yanında yer almak hepimiz için öncelikle ve özellikle insani bir görevdir. Sorunların hak ve adalet temelli bir anlayışla çözüme kavuşturulması için toplum olarak hep birlikte gayret göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Kadınlarımıza karşı yapılan her türlü ayrımcılık, şiddet ve dışlanma gibi bütün hak ihlallerinde, Devletimizin bütün imkan ve kurumlarıyla bu hak mücadelesinde kadınlarımızın en güçlü şekilde yanlarında olduğumuzu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum.

Sevginin, şefkatin, fedakarlığın timsali, geleceğimizin mimarı kadınlarımız yılın her günü anılmaya, kıymeti bilinmeye layık, onlara karşı yanlış bir muameleyi, ezayı, cefayı haklı görmemiz mümkün olmadığı gibi onlara en kıymetli varlıklarımız olarak hayatımız içerisinde bir yer vermeliyiz.

Bu düşüncelerle; Başta kadın kuruluşları olmak üzere, İlimizde kadın hakları konusunda çalışan, katkıda bulunan ve çaba gösteren herkese şükranlarımı sunar, bütün kadınlarımızın “Dünya Kadınlar Günü”nü en içten duygularla kutlarım.

 İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş mesajında;

"İnsan, eşref-i mahlukattır; yaratılmışların en şereflisidir. Çünkü diğer her şey, insan için var edilmiştir. İnsanlar arasında dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımının yapılmadığı; eşitliğin ve adaletin hüküm sürdüğü bir dünya için çabalıyoruz.

 Tarihe baktığımızda Türk kadınının cesareti ve gücü karşısında hayrete düşeriz: Eşi Ermeniler tarafından şehit edilen kadınları toplayarak yine Ermenilerle çarpışan ve başarılarıyla üsteğmenlik rütbesine kadar yükselen Kara Fatma; Kastamonu’daki kadınları toplayıp cephedeki askerler için çorap ve fanila ördüren Hafız Selma İzbeli; Gediz Cephesi’ndeki tek başarılı alayın komutanının kızı Nezahet Onbaşı; askerlerdeki duraksamaya, yaptığı etkili konuşma ile son veren Rahmiye Hanım; vatan aşkının korkusuz kılavuzu, Kılavuz Hatice; Gördesli Makbule ve daha sayamadığımız niceleri… Böyle bir ordunun, böyle bir milletin muzaffer olmaması mümkün müdür? 

Ne zaman, nerede ve nasıl davranması gerektiğini bilir bir kadın. Kendini ve sevdiklerini güvende hissettiğinde, haklarına saygı gösterildiğinde nahif ve narin olduğu gibi değerleri, değer verdikleri konusunda tedirginlik ve tehlike sezdiğinde yırtıcı bir kuşa dönüşebilir. Her Türk kadınının içinde bir Nene Hatun, bir Şerife Bacı gizlidir.

 Unutulmamalıdır ki kadın mutluysa aile ve nihayetinde toplum mutludur. Kadına değer veren ve onun saygınlığına sahip çıkan bir millet, aynı zamanda yarınlarına da aynı hassasiyeti gösteriyor demektir. Çünkü kadın, bildiğini çocuklarına da öğretir. Toplumu ilmik ilmik şekillendirir.

 “Dünyada gördüğünüz her şey kadının eseridir"  Mustafa Kemal ATATÜRK

 Hayatın her anını anlamlandıran, hayata değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" dedi.

Karasu Kaymakamı Aziz Mercan mesajında;

"Bütün kadınların toplumda hak ettikleri saygın yeri alması, bireysel haklarına sahip çıkmaları ve yaşadıkları sorunların çözümünde etkin rol alması bakımından ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ önemli bir farkındalık oluşturmaktadır.

 Günümüz çağdaş medeniyetinin oluşmasında büyük katkı sağlayan kadınlar, tarihimizin her döneminde devletin kuruluşundan yönetimine kadar her kademede yerini almış ve gereken saygıyı görmüştür. Kurtuluş Savaşı’nda bağımsızlığımız için erkeğinin yanında cepheden cepheye koşan Türk kadını, Cumhuriyet ile birlikte toplumsal yaşamdaki yerini güçlendirmiştir.

 20.yüzyılın başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk,  dünya milletlerinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, pek çok hakkı kanunlara dayandırarak verirken, bu konuda dünyanın pek çok gelişmiş ülkesine de ilham kaynağı olmuştur.

 Kadınlar ülkemizin gelişmesinde ve çağdaş düzeye ulaşmasında önemli bir yere sahiptir. Toplumumuzda var olan güçlü aile bağları, aile bireylerinin birbirine gösterdiği sevgi, saygı ve anlayış kadınlarımızın eseridir. Varlıklarıyla hayatın her alanında fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, sonsuz sevgi ve hoşgörüyle yetiştirdikleri nesillerle de geleceğimizin şekillendirilmesinde önemli rol oynamaktadırlar.

 Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyor, mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum." dedi.

 Vatan Partisi Öncü Kadın Sakarya İl Başkanı Melike Toy'un mesaji;

"8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; bundan 109 yıl önce emekçi kadının ağır çalışma şartlarına ve kadının toplumsal yaşamdan mahrum bırakılmasına karşı 1911 yılında düzenlenen büyük mitinglerle ortaya çıkmıştır. Aradan geçen yüzyılı aşkın süre içerisinde dünya ölçeğinde kadının, hukuki haklar ve toplumdaki konumu yönünden önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Kadının toplumda ki  konumu açısından kendi tarihimize baktığımızda  Atatürk tarafından 1934 yılında çıkarılan yasa ile kadının milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmesi birçok Avrupa ülkesinden önce hayata geçmiştir. Fakat ülkemizde de dünyada da 8 Martlar bitmemiştir. Çünkü bütün hukuksal düzenlemelere rağmen kadına şiddetin artması ve kadının sadece kadın olduğu için haksızlığa uğraması koca bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

Vatan Partisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tarihsel gerçekliklere bakarak ele almaktadır. Biliyoruz ki tek başına kadının kurtuluşu diye bir program ve siyaset yoktur. Kadınıyla erkeğiyle insanımızın kurtuluşu milletçe bütünlüğünü sağlamış ve üretim devrimini başarmış bir ülke olmamızla başlayacaktır. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘’ Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’’  Kurtuluş Savaşı’nda çocuğunun örtüsünü cephaneyi korumak için alan, fabrikalarında korkmadan eylemler yapan, vatan savaşında eşini, çocuğunu şehit verip vatan sağolsun diyebilen, Diyarbakır’da PKK tarafından dağa kaçırılan çocukları için altı aydır, soğuk sıcak demeden nöbet tutan kahraman Türk kadınının 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun ! Son olarak İdlib’de şehit verdiğimiz Mehmetçiklerimizin ailelerine, Türk Ordusu’na ve büyük Türk Milleti’ne başsağlığı diliyoruz" dedi

SATSO Başkanı Akgün Altuğ mesajında;

Kadınlarımızın aydınlık bir toplumun teminatı olduklarını belirten SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, “Hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, ülke olarak verimliliğimizin artırılmasında ve gelişimimizde  en önemli etkendir. Bir anne, bir eş, bir evlat olarak kadın, toplumu dönüştüren ve istikamet verendir.  Kadınlarımıza onların kabiliyetlerini ortaya koyabilecekleri fırsatlar sunulmasına vesile olursak, toplum olarak her zaman daha da ileriye gidebiliriz.

Şanlı tarihimize baktığımızda Türk kadını tarihimizin her anında eşsiz fedakarlıklarıyla bu günlere ulaşmamızda önemli sorumluluklar almışlardır. Günümüzde kadınlarımız, eğitimden bilime, siyasetten sanata, ekonomik alandan kamu yönetimine kadar her alanda üstün başarılar elde etmiştir. Bu özelliklerinden dolayı kadınlarımız, insanlığın kalbi, duygusu, estetiği, hatta hayatın temel anlamıdırlar. Kadının duygusal zekası ve varlığı, toplumun ve toplumsal barışının en büyük güvencesidir. Barışın, refahın, huzurun tüm dünyaya egemen olması ve toplumumuzu oluşturmadaki katkıları için üreten kadınlarımıza minnettarız. Onlara sadece senenin bir gününde değil, her zaman aynı sevgi ve duyarlılığı göstermeliyiz.  

Mesajında kadınların ekonomi dünyasındaki önemine de dikkat çeken Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ, “Refahı tabana yaymanın yolu kadınları istihdam alanına daha fazla çekmekten, iş ve üretim alanında kadınlara daha fazla yer açmaktan geçiyor. Onların girişimci düşüncelerine, sundukları yeni fikirlere ve gerçekleştirdikleri çalışmalara ne kadar destek olunursa, ülkemizin ekonomik hedeflerine o kadar katkı sağlayacaktır. Bizler gelişmiş bir dünya için sosyal ve ekonomik alanda daha fazla kadın olması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; toplumların geleceğini belirleyen en önemli etken, bilinçli ve desteklenen kadınlardır.” ifadelerini kullandı.

 STB Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı mesajında;

 "Kadınlar, bizim topraklarımızda hem toplumun hem ailenin temelidir. Bir anne, bir eş, bir evlat olarak kadın toplumu dönüştüren ve istikamet verendir. Yaşamımızın doğumdan ölüme her anını varlıklarıyla onurlandıran, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakâr kadınlarımızın toplumda hak ettikleri yere gelmeleri; onları anladığımız, saygı duyduğumuz ve onları tüm insan hakları ile donattığımız ölçüde mümkündür.

Bugün kadınlarımızın yaşadığı en büyük sorun, hepimizi derinden üzen kadına yönelik şiddettir. Şiddetin hiçbir türü insanlık onuruyla bağdaşmazken kadına yönelik şiddet asla tasvip edilemez. Türkiye’de ve dünyada yaşanan kadına şiddet olaylarının son bulmasını, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyor, birlik dayanışma ve mücadele günü olan bu günde, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyorum” dedi.

Baro Başkanı Burak’tan 8 Mart Kadınlar Günü mesajı

Sakarya Barosu Başkanı Av. Abdurrahim Burak, 8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Baro Başkanı Burak mesajında, “Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak, toplumsal yaşamın her alanında kadınların güçlenmesini sağlamak hepimizin görevidir. Sakarya Barosu olarak kadına karşı cinsiyet temelli her türlü ayırımcılığa karşı mücadelede kararlıyız. Kadına karşı şiddetin, bu ayrımcılığın en kaba tezahürü olduğunun farkındayız. Kadınlarımız siyasetten ekonomiye, bilimden kültür hayatına dek çok geniş bir alanda başarılarıyla var olurken onların yanında olmaya devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, kadınların yaşadığı acıların, bütün sorunların çözümü için bugünün bir başlangıç olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği Kadın Kolları Başkanı Sema Balaban 8 Mart  Kadınlar Günü  Mesajı

. Başkan Balaban Mesajında şu ifadelere yer verdi; "Toplumun temeli aile, ailenin temeli kadındır. Kadınlarımız her daim hak ettikleri konumda, ailenin ve toplumun merkezinde yer almışlardır. Eğitimden sağlığa, siyasal yaşamdan iş dünyasına kadar üstlendikleri sorumluluklarla Türk Milleti'nin geleceğe güvenle bakmasının teminatı olmuşlardır.Sosyal ve ekonomik hayatın her alanında büyük fedakarlıklar gösteren ve rol üstlenen kadınlarımıza sahip çıkmalı ve hak ettikleri değeri vermeliyiz. Şanlı tarihimize baktığımızda Türk kadını tarihimizin her devresinde eşsiz fedakarlık ve cefakarlık göstermiş, cephelerde kahramanlıklarla destanlaşmış, hayatın her alanında önemli sorumluluklar almıştır.Son yıllarda kadınlarımızın muhatap olduğu ve bizleri son derece kaygılandıran insanlık dışı muamelelerin tamamen yok edilmesi için başta siyasi sorumluluk sahipleri olmak üzere herkes üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmelidir.
Kadın haklarının evrensel, bölünmez, vazgeçilmez, ayrılmaz bir bütün olduğunu kabul eden vizyon genişliğinin yanı sıra; kadına saygının ve manevi olarak yükümlülüklerin bilincine ulaşmış ve gereğini yerine getiren sorumluluk kültürüyle de önümüzdeki sorunların aşılacağı kuşkusuzdur. Toplumsal yaşamın her kademesinde ve her zaman önemli roller üstlenen kadınlarımız, üstün fedakârlık duygusu içinde yaptıkları çalışmalarla, ülkenin her açıdan kalkınmasında büyük bir payın sahibi olmuşlardır. Toplumun her kesiminde yer alan başarı gösteren kadınlarımızı takdir ediyorum. Özellikle ülkemizde son yıllarda kadına yönelik şiddetteki dikkat çeken artış toplumun her kesimini rahatsız etmektedir. Şanlı tarihimiz; Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı isimleriyle özdeşleşen, bizlere bugünlerimizi sağlayan, vatan savunmasının unutulmaz kadın kahramanları ile doludur.Bu duygu ve düşüncelerle, kadınlarımızın şiddete ve ayrımcılığa maruz kalmadan , sosyal hayatın tüm evrelerinde güçlü ve etkin oldukları bir toplumsal yapı dileyerek tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum.”diyerek sözlerini tamamladı.

Türk Sağlık Sen Sakarya Şube Başkanı İrfan Korkmaz mesajında;

Kadim Türk kültürünün en önemli özelliklerinden biri kadına verdiği değerdir. Fakat günümüz Türkiye’sinde kadına yönelik şiddet ve cinayetleri gördükçe bu hale nasıl gelindiğini düşünmek lazımdır.

Ziya Gökalp “Kadın yükselmezse alçalır vatan, Samimi olamaz onsuz bir irfan.” Demiş. Türkiye müreffeh bir ülke olacaksa bunun temel taşlarından biride kadına, onun emeğine duyulan saygı, verilen değerdir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Türk kadını sen omuzlar üstünde yükselmeye layıksın” diyerek işaret ettiği seviyeden neden bu kadar uzaklaşıldı, Türk kadını niçin sorunlarla boğuşuyor bunun üstüne kafa yorulması gerekmekte ve harekete geçilmelidir.
Kadınlarımızın sosyal hayatta karşılaştıkları sorunların yanında çalışma hayatında da sıkıntılar yaşamaktadırlar.
Türk Sağlık-Sen olarak gerçekleştirdiğimiz Kadın Çalıştayı’nda bizzat çalışan sendikalı kadınlar tarafından şu hususlara özellikle vurgu yapılmıştır:
Kamuda mobbing ve şiddet kadın çalışanlarımızın en önemli sorunlarındandır. Bu konuda ağır yaptırımlar hayata geçirilmelidir.
Kurumlarda torpil ve adam kayırmacılık gibi uygulamalardan kadın çalışanlar şikayetçidirler. Kendilerinin yönetim kademelerinden kasıtlı olarak uzaklaştırıldıklarını ve kendilerine görev verilmediğini ifade etmektedirler. Branş dışı çalıştırma ve geçici görevlendirmeler gibi hususlarda haksızlığa uğradıklarını belirtmektedirler.

Kreş yetersizliği, süt ve doğum izinlerinin azlığı çalışan kadınlarının aile yaşamlarını olumsuz etkileyen önemli sorunlardır.
Mesai saatlerinin çalışan anneler için kolaylaştırılması sağlanmalıdır. Araştırmalarımıza göre Kadın çalışanlarımızın sadece 10’unun ailesine yeterli vakit ayırabildiğini belirtmesi bu meselenin mutlaka bir çözüme kavuşturulması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sendika olarak yaptığımız araştırmalara göre kadın çalışanlarımızın yüzde 67’sinin kendisini kurumunda dezavantajlı hissetmesi, yüzde 76’sının cinsiyete dayalı bir ayrımcılık olduğunu düşünmesi meselenin ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.
Çalışma yaşamlarındaki zorlukların aile yaşamlarını etkilediği kadın çalışanlarımızın bu sorunlarının çözülmesi için mutlaka somut adımlar atılmalıdır.

Türk kadının sosyal hayattaki kabul edilemez sorunlarının çözülmesi, daha iyi bir çalışma hayatı standardı sunulması devletin öncelikli görevlerindendir. Türk Kadını hak ettiği değeri görmelidir. Bu temennilerleTürk Sağlık-Sen olarak başta şehit anneleri ve eşleri, Sağlık ve sosyal hizmet alanında şifa dağıtan, şefkat veren, Çalışma arkadaşlarımız olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz. Toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir şekilde çözüm odaklı olarak sonuca kavuşmasını istiyoruz.

  

MHP Adapazarı Meclis üyeleri mesajda;

Öncelikle; ülke ve dünya olarak zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde, vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine sabırlar diliyoruz. Yine, gazilerimize acil şifalar diliyoruz.

Zorlukları aşıp, yokluklara göğüs gerip vatanına, toprağına sahip çıkan, isimlerini tarihe yazdırmış, biricik evladı Mehmed’ini eline kınalar yakarak 'Ya şehit ol ya gazi' diye cenk meydanına savaşa yollamış vefakar analarımızı, ruhunu bu dinle bütünleştirmiş, en aziz bildiği toprağına 'Anadolu' demiş Anadolu kadınını, Nene Hatunlar, Kara Fatmaları... Hepinizi sevgi ve rahmetle anıyoruz.                  

8 Mart bir farkındalık günüdür. Bugün sadece kadınlarımızı anmak, övgüler yağdırmak değil, kadınlarımızın hakları, kadınların toplum içerisindeki eşitliği, kadına yönelik şiddet konularının konuşulması, toplumsal olarak geldiğimiz noktayı düşünmemiz gereken bir gündür. Elbette ki kadınlarımızın değeri sadece bir güne sığdırılamaz. Kadına, insana veya bazı değerlere kıymet vermek, her şeyden önce insanî, ahlaki ve vicdanîdir. Kısacası insanlığın gereğidir.

Türk milleti kadınlara tarih boyunca değer vermiştir. Türklerde ailenin temeli kadındır. Orhun kitabeleri "Kağan ve Hatun buyurur" sözleriyle başlar. Tarihte diğer milletlerde kadınlar köle olarak satılırken, Türk kadını her zaman hür ve özgür olmuştur. 

Ziya Gökalp;
“Eski kavimler arasında hiçbir kavim Türkler kadar kadına hak vermemiş ve saygı göstermemiştir” diyerek toplumumuzun kadına verdiği önemi ifade ermiştir.

Son günlerde, Avrupa Halkı’nın göçmenlere uyguladığı zulüm gözler önündedir. Dünya, 8 Mart Dünya Kadın Hakları gününü konuşurken, kucağında bebeğiyle açlığa, ölüme, her türlü şiddete ve zulme maruz bırakılan göçmen kadınlar, perişan bir halde sınırlarda zulme uğrayan evlatlar tarihe kara leke olarak geçmiştir. 

Tüm dünyanın şahit olduğu bu insanlık dramına Dünya Kamuoyu’nca sessiz kalınmakta, kadına ve çocuğa en ağır şekilde uygulanan bu şiddete dur denmemektedir. 

Bu özel günde, üzerinde konuşulması gereken bu konu, Türk Toplumu olarak hepimizi derinden üzmektedir.

Gelinen noktada, toplumuzda kadının yeri ve kadına verilen değer, toplumdaki yozlaşmayı ve toplumsal zehirlenmeyi gözler önüne sermektedir. 

Ülkemizde, ne yazık ki; her gün yüzlerce kadının psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü, öldürüldüğü ya da tecavüz edildiği haberlerine şahit olmaktayız. 

Gelinen noktada, yapabileceğimiz en önemli şey, çocuklarımızı doğru bir bilinçle yetiştirmek, toplumda kadının ve ailenin yerini çocuklarımıza öğretebilmek, onların bu konuda farkındalığını ve duyarlılığını artırmaktır. Ancak bu şekilde daha bilinçli bir toplum haline gelebiliriz ve doğru yönde ilerleyebiliriz.

Kadına zarar vermek, kadına şiddet uygulamak sadece fiziksel ya da psikolojik olarak zarar vermek anlamına gelmemeli. Yaşanan şiddete, tecavüze, tacize, uygulanan psikolojik baskıya sessiz kalmak da şiddettir. 

Kadına zarar vereni korumak, görmezden gelmek hatta yok saymak da şiddettir. Bu konudaki en önemli sorun, kadına yönelik şiddet konusunda toplumda bir duyarlılığın olmaması, şiddetin doğal karşılanması ve şiddet olgusunun temel insan haklarının ihlali olduğunun farkına varılmamasıdır.

Kadına yönelik şiddet ile kadının eğitime, çalışma hayatına ve siyasete katılımındaki engeller sadece kadın sorunu değil, "toplum sorunu’dur. Ortak amacımız, nüfusun yarısını oluşturan kadınları diğer yarısı ile eşit konuma getirmek için çözümler geliştirmek olmalı. Kadınların gücünü hayatın her alanına eşit katmalıyız.

Anayasa’nın 10. Maddesinde “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” hükmü ile kadın yasal olarak güçlendirilmiştir. 

Kız çocuklarımızın eğitimine verilen önem ve yapılan yatırım, yarının güçlü toplumu ve üretken ekonomisini mümkün kılacaktır.

Çalışma yaşamı başta olmak üzere her alanda çeşitlilik önemlidir çünkü farklılıklar engel değil, başarı demektir. Cinsiyet eşitliği sağlanmış bir çalışma yaşamının çok daha demokratik, rekabetçi ve başarılı olacağına inanıyoruz.

Medyaya da şiddetle mücadelede önemli bir rol düşüyor. Medya, şiddet konusunda toplumsal farkındalık arttıracak daha fazla habere yer vermeli ve televizyondaki programlardan haberlere kadar tüm yayınlarında şiddeti meşrulaştıracak ya da mazur gösterecek dilden kaçınmalıdır.

Her alanda olduğu gibi siyasette de kadınların potansiyeline, enerjisine ve bakış açısına ihtiyaç vardır. 
Kadınların genel ve yerel yönetimlerde yer almaları ülkemizin geleceği açısından önemlidir. 

Kadınların güven ve huzur içinde yaşadığı bir ülke oluşturmak hepimizin görevidir. 

Adapazarı Belediyesi Milliyetçi Hareket Partisi meclis üyeleri olarak, kadınlarımızın haklarının korunarak geliştirilmesi, kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaç ve taleplerinin karşılanması adına yapılacak tüm çalışmaların her zaman takipçisi ve destekçisi olacağımızı bildirmek isteriz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." sözüyle; analarımız, bacılarımız, hayatımızın yarısı hatta çok daha fazla değerlerimizi ifade eden kadınlarımızın Kadınlar Günü'nü kutluyoruz.

Sakarya Yerel Kültür Derneği Başkanı Necmettin Kırık  mesajında;

SYKD Başkanı Necmettin Kırık mesajında kadınların toplumun ve ailenin temeli olduğunu belirterek;  “Bir anne, bir eş, bir evlat olarak kadın toplumu dönüştüren ve istikamet verendir. Eğer kadın mutluysa ülke de mutludur. Evinde anne, işyerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınlarımızın ülkemizin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğu bir gerçektir. Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine onlardır. Ailesine katkı sağlamak uğruna nasır tutmuş elleriyle, şehit evladını vatan toprağına uğurlarken döktüğü gözyaşlarıyla, umudun hiç eksik olmadığı bakışlarıyla, duanın ve iyi dileklerin çağlayan gibi aktığı sözleriyle kadınlar milletimizin ruhu olmuştur. Bir kadın dünyada her şeydir. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (SAV) veda hutbesinde “Kadınlar size Allah’ın emanetleridir” buyurmuştur. Son yıllarda kadınlarımızın muhatap olduğu ve bizleri son derece kaygılandıran insanlık dışı muamelelerin tamamen yok edilmesi için başta siyasi sorumluluk sahipleri olmak üzere herkes üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmelidir. Bu vesileyle ülkemizin dört bir yanında yaşayan kadınlarımızın ve dünya üzerindeki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.” dedi.

08 Mar 2020 - 08:30 Sakarya- Kadın --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.005.370 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sakarya'da en çok hangi basın organına güveniyorsunuz?