“Koronavirüs bizi daha insani bir yaşama zorluyor”

Sakarya Üniversitesinde her akşam devam eden canlı yayında konuşan sosyolog Prof. Dr. Tayfun Amman koronavirüs sonrası toplumda topyekûn bir dönüşüm olmasa da daha insani bir yaşam kurma hassasiyeti gelişeceğini söyledi.

Haber albümü için resme tıklayın

SAÜ İletişim Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan Prof. Dr. Hatem Akbulut ile Sağlık ve Teknoloji Söyleşileri konulu online canlı yayınına katılan SAÜ öğretim üyesi sosyolog Prof. Dr. Amman koronavirüs salgınının sosyolojik etkilerini değerlendirdi.

Dünyanın tozunu attıran bir düşmanla karşı karşıyayız diyen Tayfun Amman bu salgında doğanın kendisine zarar veren insanla mücadelesine tanık olunduğunu söyledi. İnsanların yaptıklarının doğayı etkilediğini belirten Amman Koronavirüs adeta bir biyolojik silah gibi binalarımızı evlerimizi değil direk insanı hedef alıyor. Haberlerden de takip ettiğimiz gibi doğa açısından bir takım rahatlatıcı etkisi de ortaya çıkıyor. Yeryüzünde bizim de parçası olduğumuz doğal dünya bir biçimde ekolojik bir dengeyi sürdürüyor. Fakat doğanın düzeni sadece insanın yaptıklarıyla bozuluyor buzullar eriyor ozon tabakası deliniyor denizler kirleniyor canlı türleri yok oluyor dedi.

KORONAVIRÜS KÜRESELLEŞMEYE KARŞI

Tarih boyunca salgınlar yaşandığını ancak bu salgının farklı bir tarafının olduğunu ifade eden Amman Bu salgın adeta küreselleşme karşıtı bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın küreselleşmeye en fazla katılan kısımlarını vuruyor. Metropolleri insan ilişkilerinin en yoğun olduğu yerleri vuruyor. Bu olaydan ne kadar ders çıkaracağız bilemiyorum. Şu anda bir travma yaşıyoruz ve bu travmayı farklı boyutlarda yaşıyoruz. Biz şu anda sivrisinekleri öldürmekle meşgulüz ancak sıra bataklıkları kurutmaya gelecek. İnsanlık topyekûn bir biçimde kendini sorgulayıp köklü bir değişime gidebilir mi bundan şüpheliyim diye konuştu.

EĞER ZARAR FAZLAYSA KÜLTÜRÜMÜZ YÜZÜNDEN

Koronavirüsün Türkiyeye dünyadaki diğer ülkelere oranla geç gelmesinin bir şans olduğuna işaret eden Amman ancak Türk toplumunun alınan önlemlere farklı düzeylerde uyduğunu söyledi. Amman sözlerini şöyle sürdürdü:

Virüs bize Çinden 3 ay sonra Avrupadan 1 ay sonra geldi bu açıdan şanslıyız. Diğer yandan sağlık çalışanlarımız çok çalışkanlar ve özveriyle çalışıyorlar. Devletimiz görebildiğim kadarıyla çok başarılı bir performans gösterdi. Eğer bunu daha düşük bir zararla atlatıyorsak devletimiz sayesinde zarar daha fazlaysa kültürümüz yüzünden. Çünkü bizim kültürümüzde kendilerinin ve başkalarının hayatını hiçe saymak var. Bir yandan Akdeniz insanı olarak sıcak kanlıyız ancak diğer yandan bize bir şey olmaz abi düşüncesindeyiz.

Hassasiyet gösteren yurttaşlarımızın hepsi insani görevlerini yerine getiriyorlar. Ancak toplumun belli kesimlerine gittikçe duyarsızlığın arttığını görüyoruz. Korona bizden korksun gibi yaklaşımlar var. En zor iş aslında bir kültüre karşı mücadele etmektir adeta suyu yokuş yukarı akıtmak gibidir. Sosyoloji kendisini sorgulayabilen ve eleştirebilen toplumların bilimidir. Dolayısıyla bu uyarıların dikkate alınması ve önlemlere kesinlikle uyulması noktasında bilinç düzeyini yükseltmek gibi bir sorumluluğumuz var.

YARALARI HIZLICA SARMAYI ÖĞRENMELIYIZ

Türk toplumunun kendisine has özellikleri olduğunu belirten Amman toplumun kriz dönemlerinde çok çabuk bir araya gelebildiğini ancak kriz sonrası yaraları sarma noktasında aynı duyarlılığın gösterilmediğini söyledi. Amman Batı toplumlarındaki toplumsal sözleşme teorileri bize uymuyor. Batı dünyasının krizle baş etme konusunda bizden öğreneceği şeyler var. Bizim ise Avrupadan yaraları hızlı bir şekilde sarma konusunda öğreneceğimiz şeyler var. Bütün dünya birbirine bir şeyler öğretecek bu konuda. Ancak bataklığı kurutma konusu çok daha yüksek bir bilinçle hareket etmeyi gerektiriyor. Onuruna çok düşkün bir toplumuz. Bu da bilmediklerimizi bile sorup öğrenmemize engel olabiliyor. Dolayısıyla övünme ihtiyacımız yüksek oluyor. Kendimizi sorgulama eleştirme zaaflarımızı ve zayıflıklarımızı görme ve giderme noktasında sıkıntılarımız var. Öğrenmeyi sevdiren ve düşünmeyi öğreten bir eğitim sistemini geliştirmemiz şart diye konuştu.

İNSANIN TOPRAKLA BÜTÜNLEŞMESI ARTMALI

Koronavirüs salgınının insanın doğa ile olan ilişkisini sorgulamasına neden olduğunu kaydeden Amman salgından sonra insanın toprakla bütünleşmesini artırma yönünde çabalamak gerektiğini vurguladı. Amman sözlerine şöyle devam etti:

Öyle beton yığınları yapmışız ki insanlar evlerde bunalıyor. İstanbulda örneğin dışarıda parklarda insanlar üst üste. Mesaiye gidiş geliş saatlerinde bırakın sosyal mesafeyi kişisel mesafe bile korunamıyor. Dolayısıyla başta kent politikalarımız olmak üzere insanımızı nasıl daha insanca yaşatabiliriz üzerinde çalışmaların başlaması gerekiyor. Bu da bir biçimde mega kentlerin yükünün nasıl azaltılacağı yönünde bir yönelime girmemizi gerektiriyor. Bundan sonra ekonomiyi nasıl toparlayacağız zararları nasıl telafi edeceğiz kaynakları nasıl doğru kullanacağız bunların çalışılması gerekiyor. Topyekûn bir dönüşüm beklemiyorum ancak tüm toplumlarda bir biçimde daha insani bir yaşam kurma yönünde hassasiyetler gelişecek. Yatay şehirler yeşil alanların artırılması ve kent politikaları konusunda bir dizi gelişmeler yaşanacaktır.

30 Nisan 2020 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.988.285 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?