Türk-İş'ten 1 Mayıs mesajı

Türk-İş Temsilcisi Cemal Yaman 1 Mayıs işçi bayramı nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

Emek dostlarımızla birlikte, haklarımız ve taleplerimiz için mücadelemizi yükselttiğimiz, işyerlerinde ve meydanlarda güçlü bir şekilde haykırdığımız gündür 1 Mayıs…

Bugün insanca yaşam ve çalışma şartlarını sağlama kavgasının verildiği, emeğin haklarının, barış ve özgürlük mücadelesinin sürdürüldüğü gün; bugün 1 Mayıs.

Bu yıl, içinden geçtiğimiz olağanüstü süreç nedeniyle meydanlarda değiliz.

Ülkemizle birlikte dünyanın tamamını etkisi altına alan Koronavirüs (Covid-19) salgını yaşamımızı köklü bir biçimde değiştiriyor.

Bizlerle birlikte tüm dünyada, hak arayanların çıktığı meydanlar bugün sessiz kaldı. Ama halkımızın temel mal ve hizmetlerini karşılamak için işyerlerinde işçiler olarak çalışmaya devam ediyoruz.

Değerli üyelerimiz,

Mal ve hizmet üretimini bu zor koşullar altında sürdüren arkadaşlarımız,

Gece gündüz demeden canını dişine takarak, büyük bir özveriyle çalışıp adeta yaşamlarını ortaya koyankardeşlerimiz,

Çalışmaya, üretmeye, hizmet vermeye devam ediyoruz.

Bugün “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü”

Emeğin ve emekçinin değerini bugün toplumun tüm kesimleri bir kez daha gördü.

Ülke, dil, din, etnik köken, kültürel fark olmaksızın, hepimiz, yani tüm insanlık derin bir belirsizlikdöneminden geçiyoruz.

Daha önce yaşanmamış anlara tanıklık ediyoruz. Olağanüstü bir dönemin etkilerini ve sonuçlarını görüyoruz. Dünya çapında bu derece sarsıcı bir etkiye neden olmuşbir olay yaşanmadı. Dünya Savaşlarının bile bu kadar yaygın etkisi olmadı.

Dünya,geçtiğimiz yüzyıl içinde onlarca badire atlatmış olsa bile, bu kadar geniş kapsamda, milyarlarca insanın etkilendiği başka bir olayı şimdiye kadar görmedi.

Okullarda eğitim yapılamaz oldu. Her türlü spor ve kültürel etkinlikler ertelendi. Dini inançların gereği yerine getirilemedi. Uçaklar uçmadı, seyahatler kısıtlandı. Karantina ile birlikte sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. 

Uluslararası Çalışma Örgütü, her yıl yaptığı Konferansı bu yıl yapamadı, 2021 yılına ertelemek zorunda kaldı.

Covid-19 salgını ile dünya değişiyor. Şimdi sosyal devleti yeniden inşa etmenin zamanıdır.

Şimdi işçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, emeklinin, işsizin, yani toplumun geniş kesimlerinin taleplerinin karşılanması zamanıdır.

Şimdi yaşadıklarımız, önümüzdeki dönemde dünya çapında yaşanabilecek kapsamlı toplumsal dönüşümlerin zemini olmalıdır.

Bu döneminfarkına hala varamayanlar var. Birtakım kişi ve kuruluşlareskisi gibi davranmaya, gelişmeleri fırsata çevirmeye ve hırslarının peşinden koşmaya devam ediyor.

Aslında Covid-19, biz işçilerin uzun süreden beri söylediği ve eğer düzeltilmezse tüm insanlığı felakete sürükleyebilecek birgerçeğin anlaşılmasını sağladı.

Bizler; işçi hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığı bu dünyanın yaşanabilir adil bir dünya olmadığını söyledik, “işler bu şekilde yürümez” dedik.

Bir virüs geldi ve her şeyi görünür kıldı.

Dünyanın ne derece adaletsiz bir şekilde yönetildiğini, işçi hak ve özgürlüklerinin, öncelik sıralamasında ne kadar gerilerde olduğunuherkesin yüzüne vurdu. Yoksulların, yeterli sağlık, beslenme ve barınma koşullarına sahip olmayanların karşı karşıya kaldıkları sefaletin boyutlarını gözler önüne serdi.

Sürekli “ellerinizi yıkayın, kişisel temizliğinize dikkat edin” çağrılarının dünya çapında yapıldığı bir ortamda, olağan zamanlarda suya erişemeyen milyonlarca insanın olduğunun farkına varıldı.

Bağışıklık sistemini korumak için dengeli beslenmenin önemine vurgu yapılan bir ortamda, dünya genelinde 2019 itibariyle 820 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini görmeyen gözlere gösterdi, duymayan kulaklara duyurdu.

İçinden geçtiğimiz süreç, başta sağlık hizmetleri olmak üzere, tüm alanlarda şimdiye kadar yapılmış tüm özelleştirmelerin ne kadar hatalı olduğunu, yeni-liberalizmin sınırlı sayıda zenginin çıkarı için milyonlarca insanı nasıl yoksullaştırarak tahakküm altına aldığını kanıtladı.

Kendilerini dünyanın yöneticileri gibi gören ülkelerin, bir anda baş gösteren salgınla mücadelede nasıl sorunlar yaşadıklarını gözler önüne serdi.

Yaşamını ücretli çalışarak sürdürmekten başka şansı bulunmayan milyarlarca insanın bir anda nasıl işsizlik ve yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalabileceğini bizlere gösterdi.

Aslında vasfı ne olursa olsun, dünyanın tüm işçilerinin mevcut ekonomik düzende ne derece kırılgan bir hayat sürdüklerini ortaya koydu.

2020 1 Mayıs’ını karşıladığımız bu olağanüstü koşullar altında bile taleplerimiz geçerliliğini korumaktadır. Covid-19 salgını sürecinde ve sonrasında atılması gereken birçok adım bulunmaktadır:

Çoğulcu, özgürlükçü ve katılımcı demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla hayata geçirilmelidir. Sendikal örgütlenme demokrasinin yapı taşıdır.

Ekonomik ve sosyal politikaların öncelikli amacı, refahın adaletli dağılımı olmalıdır. Ücretli çalışanların yaşama ve iş şartlarıiyileştirilmelidir. Vergide adalet sağlanmalıdır. İşsizlik ve kayıt dışı istihdam ortadan kaldırılmalıdır.

Stratejik sektörler ve sosyal güvenlik, eğitim, sağlık gibi hizmetler kamu tarafından yerine getirilmelidir. İşsizlik Sigortası Fonu kuruluş amacına uygun kullanılmalıdır.

Kıdem tazminatı gibi işçilerin en önemli kazanımları korunmalı, esnek çalışmaya dönük değişiklikler gündeme getirilmemelidir.

Tüm insanlık olarak bu küresel salgının üstesinden geleceğimize olan inancımız tamdır.

Aslında bu insanlığın verdiği bir savaştır.

Bu savaşın ön cephesinde yer alan sağlık emekçileri ve dünyanın hala işler durumda kalmasını sağlayan diğer tüm işkollarındaki emekçileri yer alıyor. Ön cephedeki savaşın kazanılması, geri cephedeki önlemlere de güçlü bir şekilde bağlıdır.

Bu salgının mağlup edilmesinin ardından, tüm insanlığın bir arada ve barış içinde yaşayabileceği, eşitsizliklerin üstesinden gelmek için bir mücadele vereceği sürecin içine gireceğini ümit ediyoruz.

Sendikalar, emek örgütleri, aralarındaki ayrılıklardan kurtulup bir araya gelmek zorundadır. Önümüzdeki yılhep birlikte 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamalı, işçinin taleplerini bir ağızdan seslendirmeliyiz. Emeğin hak ve çıkarlarını birlikte koruyup geliştirmeliyiz.

Güzel ve güneşli günlerin görüleceği,salgının ve eşitsizliklerin üstesinden gelinmiş bir gelecek umuduyla herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.

Cemal YAMAN

TÜRK-İŞ SAKARYA İL TEMSİLCİSİ

30 Nisan 2020 Sakarya/ Adapazari- Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.109.908 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

İşçi - Bugün TÜVASAŞ a başka sendika gelsin hemen bırakacam bunları !

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mayıs 14:29
02

Pupni - Tek lafta söylerler sendikacı beyler icraata geldimi tık yok 25 sene kesilen aidatı haram zıkkım olsun hala o koltukta oturduğunuz koltuk çok tatlı geliyor ne konuşmak boş hayırlı ramazanlar

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 01 Mayıs 04:22
01

Sakaryaspor - SAYIN CEMAL BEY BU ŞARTLARDA CANIMIZI DİŞİMİZE TAKIP ÜRETİME DEVAM EDİYORUZ CÜMLESİ KURMUŞ ACABA NE ÜRETİYORLAR MERAK ETTİM SENDİKALARININ BULUNDUĞU İŞLETMELER VE FABRİKALAR YIL SONUNDA MADDİ OLARAK NE KADAR KAR NE KADAR ZARAR ETTİRİYORLAR. LÜTFEN BU SORU İÇİN BANA KIZMASIN ÇÜNKÜ BEN BU DEVLETE VERGİ VEREN BİR VATANDAŞIM VERDİĞİM VERGİNİNDE TARAFIMIZA HİZMET OLARAK GERİ DÖNMESİNİ İSTİYORUM. YANİ YATARKEN MAAŞ ALINMASINA KARŞIYIM

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 23:17



Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?