Şehirden 12 Eylül darbesi mesajları...

12 Eylül 1980 darbesinin 40. yıl dönümünde, siyasiler, STK'lar, belediye başkanları birer mesaj yayımladı.

Gelecek Partisi Sakarya Siyasi İşlerden Sorumlu Başkanı Yardımcısı Uğur Kanat, mesajında;

Kanat, 12 Eylül askeri darbenin yıldönümü sebebiyle yaptığı açıklamada, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen darbenin olumsuz etkilerinin etkilerinin yaşandığını söyledi. Her darbenin, aslında millete ve ülkenin geleceğine vurulan bir darbe olduğunu vurgulayan Kanat, “Gerçekten güçlü bir demokrasi olsa ve bütün kurumlarıyla işlese, darbeler de imkansız hale gelir.” diye konuştu.

Kanat, ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana inişli çıkışlı yönetimlerle hep yol aldığını hatırlatarak “ Tek parti döneminden, çoklu partilerin seçimlere katıldığı döneme kadar ülke genelinde hep bir tarafı eksikliklere gebe yönetimlerle ilerledi. Çoklu partilerin seçimlere girmesiyle demokrasinin gelişmesi adına ivme kazandı. Demokratik seçimlerin ortaya çıkmasıyla evrensel değerleri taşıyan yeni yönetimlerin iktidara gelme şansı ortaya çıktı. 1950 yılında yapılan seçimde Demokrat parti iktidara geldi.” bilgisini verdi.

Demokrat Parti iktidarının 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle yıkılmasından sonra kurulan Yüksek Adalet Divanı’nın Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ile Başbakan Adnan Menderes'in de içinde olduğu Demokrat Parti yöneticilerini hapsettiğini ve Yassıada’da yargıladığını dile getiren Kanat, “ Bir dizi davada yargılanan 395 kişi çeşitli cezalara çarptırıldı. Bunlardan 14’ü idam kararı oldu. 14 idam cezasından Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın cezaları onanırken, Celâl Bayar'ın cezası 65 yaşın üstünde olduğu gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çevrildi. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ise idam edildi. Bu gün o acılar hala unutulmadı.” diye konuştu.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin de büyük bir zulüm, acı ve yıkımlara sebep olduğunun altını çizen Kanat, bu gün Türkiye’nin birçok sorunun altında 1980 darbesinin ortaya çıkardığı antidemokratik uygulamalar olduğunu belirtti. 15 Temmuz hain darbe girişiminin de bu antidemokratik saldırıların son hamlesi olduğuna işaret eden Kanat, “Gelecek partisi olarak askeri, sivil tüm darbelerin karşısındayız. Tüm darbelerin ivedilikle araştırılması ve faillerinin ortaya çıkarılması, yargı önünde hesap vermesi gerekmektedir. Darbelerin son bulması güçlü, demokratik yönetimlerle mümkün olacaktır. Gelecek partisi olarak önceliğimiz ülkemize hür parlamenter sistemi getirerek yasama, yargı ve yürütme erklerine bağımsızlıklarını kazandırmak ve ülke demokrasisini güçlendirmektedir.” şeklinde konuştu.

MHP Adapazarı İlçe Başkanı Halil Hakan Oturak mesajında;

12 Eylül deyince; haklı davaları uğrunda mücadele etmiş  bu uğurda şehit olmuş ancak gel gör ki; millet, din ve devlet düşmanlarıyla aynı kefeye koyularak yargılanmış; işkence edilmiş; tüm bunlara rağmen askerine, polisine bir el kaldırmayı dahi düşünmemiş; nur yüzleri cesur yürekleriyle idam sehpalarını ağlatmış; cellatlarının yüreklerini dağlamış; ülkücü abilerimizin mübarek yüzleri geliyor aklımıza; içimiz yanıyor.

Onları yetişmesine vesile olacak ocaklar kuran, teşkilatlar açan, 15 Temmuz akşamı devlete sahip çıkıp milleti iç savaştan kurtaran liderler yetiştiren, doğduğu günden rahmetli olduğu güne kadar Türk İslam davası için mücadele eden, başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Allah bizleri onlarla karşılaştırsın!

Hak-İş İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Mesut Gökdemir mesajında;

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 40’ıncı yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:

“12 Eylül askeri darbesinin 40’ıncı yıl dönümünde, başta 12 Eylül 1980 darbesi olmak bütün darbeleri, muhtıraları ve antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz. Darbe dönemlerinde vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak kurulduğumuz günden bu yana, 12 Eylül askeri darbesine, 28 Şubat ‘Postmodern’ darbesine, 27 Nisan ‘e-bildirgesine’, 27 Mayıs 1960 darbesine, 15 Temmuz hain darbe girişimine, siyasi parti kapatmalarına karşı çıktık, her zaman demokrasiden ve özgürlüklerden yana olduk. Son olarak yakın tarihimizde yaşadığımız 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Türkiye, bir grup hainin başlattığı işgal girişimine sahne olmuştur. Emir-komuta zinciri dışında hareket eden asker kıyafetine bürünmüş bir grup FETÖ’cü hain, milletin özgür iradesiyle seçilmiş olan hükümeti düşürerek devlet yönetimini zorbalıkla ele geçirmeye çalışmıştır.

HAK-İŞ, bütün teşkilat mensuplarıyla birlikte olayın anlaşıldığı ilk andan itibaren meydanlara çıkmış, emir-komuta zincirinin dışında hareket eden ve namlusunu silahsız halka doğrultmuş FETÖ’cü hainlerin kullandığı tanklara; silahlara karşı göğsünü siper etmiş, bu uğurda şehit ve gaziler vermiştir.

Milletimiz büyük bir demokrasi mücadelesi vererek, darbe geleneğine karşı bir ilki başarmış, hainlere karşı tek vücut olmuştur. Gecenin sonunda demokrasi galip gelmiş, halkımız demokrasiye olan inancını bir kere daha en açık haliyle ortaya koymuştur.

Darbe ve kriz dönemlerinde kamu ve özel sektör dahil olmak üzere ülkemiz ekonomik anlamda dar boğaza girmiş, milli gelir ve büyüme hızı düşmüş, işsizlik oranlarında önemli ölçüde artış yaşanmıştır. Alın teriyle ve el emeğiyle ekmeğini kazanan çalışanlarımız darbelerin ve ekonomik krizlerin en büyük mağdurları olmuşlardır.

12 Eylül 1980 darbesinde olduğu gibi 28 Şubat’ta da emek hareketi büyük bir zarara uğramıştır. Emek hareketinin önü kesilmiş, baskı ve korkularla, görevlendirmelerle, sivil ve demokratik refleksler zayıflatılmıştır. Darbeyle işçilerin örgütlenmesinin önüne büyük engeller konulmuş, işçilerin ekonomik ve sosyal kazanımlarına engel olunmuştur.

Sendikalar, 1990’larda 12 Eylül travmasını atlatmış, sivil ve demokratik reflekslere yeniden dönmüşken, 28 Şubat’ta sendikaların demokratikleşme, sivilleşme ve güçlü, sivil ve bağımsız kurumlar haline gelme çabaları durdurularak eskiye çevrilmeye çalışılmıştır.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, bütün antidemokratik müdahaleleri reddediyor, bütün darbecilerden hukuk çerçevesinde hesap sorulmasını, darbe ve darbe girişimlerinin mimarlarının yargı önünde hesap vermesini ve bu dönemlerde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz.”

Başkan Keleş'den 12 Eylül mesajı

CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, 12 Eylül 1980 darbesinin 40.yıl dönümünde bir mesaj yayınladı. Keleş açıklamasında, "12 Eylül darbesiyle başlayan anti demokratik dönem, ülke tarihinde kapanmayacak bir yara açılmıştır" dedi.

"ÜLKEMIZIN EN KARANLIK GÜNLERİNDEN BİRİDİR 12 EYLÜL"

 Başkan Keleş mesajında, "Ülkede siyasetin tutuklandığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin lağvedildiği, Fikirlerin ve düşünmenin yasaklandığı, Özgürlük, Adalet ve Bağımsızlık isteyen vatan evlatlarının asıldığı, işkence gördüğü ve vurulduğu ülkemizin en karanlık günlerinden biridir 12 Eylül. O kara günde, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için, işten atıldı. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. Bu içler acısı rakamlar ancak resmi kayıtlara yansıyanlar" ifadelerine yer verdi.

 "12 Eylül Darbesiyle Başlayan Anti Demokratik Dönem  Türkiye'De Demokrasiyi Rafa Kaldırmış Ülke Tarihinde Kapanmayacak Bir Yara Açılmıştır"

 "Ülke'de yaşanan krizlerin, ideolojik farklılıkların, ekonomik sıkıntıların, bağımsızlık ve hak arayışı için yapılan gösterilerin bahane edilerek, siyasette, mecliste çözüm aranmasına fırsat verilmeden, adeta bir fırsatçılık yapılarak gerçekleştirilen bu askeri darbe Türkiye'nin on yıllarca geriye gitmesine ve yüzlerce insanın hayatına mal olmuştur" diyen başkan Keleş mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Haklı, haksız ayrımı yapılmadan, suçlu mu, değil mi? bakılmadan her sokağa çıkan, her gösteri yapan tutuklanmış ve fişlenmiştir.

Böylesine bir ortamda ne demokrasi, ne adalet, ne hukuk işletilmemiş ve milyonlarca insan fişlenerek, işsiz bırakılarak ve cezaevine atılarak hayatları karartılmıştır.12 Eylül darbesiyle başlayan anti demokratik dönem , Türkiye'de demokrasiyi rafa kaldırmış, ülke tarihinde kapanmayacak bir yara açılmıştır.

Tarihimiz de kara bir leke olarak duran bu darbe bizlere bir kez daha demokrasinin, özgürlüğün, çok sesliliğin ve Meclisin iradesinin olmadığı bir ülkede darbelerin eksik olmayacağını göstermiştir. Bu ve cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığımız tüm darbe ve darbe girişimlerinin önünü kesmek, kimsenin bunlara cesaret edememesini sağlamak ancak demokrasi ve adaletle mümkündür.

İnsanların demokratik haklarını, emeklerini çalar veya vermezseniz, hoşunuza gitsin veya gitmesin fikirlerini hapsetmeye, engellemeye çalışırsanız, bilimin, adaletin ve cumhuriyetin ışığını yaymazsanız, bu türden darbeler veya girişimlerini yaşamaktan kaçamazsınız.

Sırf idam cezası verebilmek için yaşı büyültülerek asılan Erdal Eren ve suçsuz yere hayatını kaybeden, hayatları çalınan, aileleri dağılan on binlerce kişinin yaşadığı acıların, ülkemizin aldığı yaraların bir daha yaşanmaması tek dileğimiz. Bu darbeyi yapanları, bu acıları yaşatanları tarih ve milletimiz asla affetmeyecektir."

12 Eyl 2020 - 09:17 Sakarya- Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.139.734 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

02

Adapazarı05470 - O zamanın mağdur çocuklarından biri olarak Evren'e hakkımı helal etmiyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Eylül 10:47
01

Halkın Düşüncesi - Ülke darbeden beter hale gelmiş kardeşim o zaman insanlar birbirlerini ideoloji için vuruyordu şimdi ise yan baktın diye öldürüyor mal davasına öldürüyor kadınlar öldürülüyor hemde çocuklar öldürülüyor hayvanlara tecavüz almış başını gidiyor ekonomi bitik durumda eğitim sistemine kimse güvenmiyor insanlar kutuplaşmış geleceğe dair umut kalmamış herkeste bir tükenmişlik sendromu söyleyin insanlara bu darbeyi kim yaptı kim kimler hangi yönetimler getirdi ülke son 10 yıldır freni patlamış kamyon gibi uçuruma sürükleniyor ve bazıları bunu süper hızlı gidiyoruz diye söylüyor kendinize saygınız olsun oturup düşünün sevgili kardeşlerim bu vatan hepimizin en iyisini hak ediyor saygılarımla...

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 12 Eylül 09:43



Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?