Sevinç Azer öğretmen ve bir anı

Sakarya Yenigün Gazetesi Yazarı Cevdet Güngör geride bıraktığımız hafta 93 yaşında vefat eden Adapazarı Atatürk Lisesi Fransızca Öğretmeni Sevinç Azer ile bir okul anısını köşesine taşıdı.. Güngör'ün yazısı...

Geçtiğimiz hafta sonu kaybettiğimiz  Adapazarı Atatürk Lisesi müdürlerinden Sevinç  Azer  idarecilik inisiyatifini hep öğrenciden yana  kullanmaya çalışırdı. Kendisi lise tahsilinde bana bir yıl kazandırmıştır.  İşte o hikaye…

            Lise 1. sınıfa kadar  Atatürk  İlkokulu ve  Atatürk Ortaokulu’nun hep en başarılı öğrenciler arasındaydım. Liseye başlayınca sihir bozuldu. İlk yarı  karnede 5 zayıf sene sonunda ise 3 zayıf.

            Zayıf dersler ise Fizik, Geometri ve Matematik. Bizde fen kafası olmadığının açık göstergesi. Neyse, bütünleme sınavlarına girdik. Fizik  sınavı iyi geçmedi.  Bunu bildiğim için sınav sonuçlarını öğrenmeye annemi gönderdim. Üzgün olarak geldi “Bir dersten kalmışın” dedi. Kendisine hangi ders diye sordum “Ne bileyim bir dersten kalmışın işte” dedi. Ben bu kez  “Fizik mi, Matematik mi, Geometrimi mi” diye bir kez daha sorunca “O son söylediğin herhalde” dedi. Yani geometri. Ben fizik bekliyordum. Geometriden çaktığıma üzüldüm. Ancak o zaman değil tek ders yarım dersten de kalsan kalıyorsun. Bu nedenle pek üzerinde durmadım. Yeniden lise birde derslere başladık.

***

             Okul açıldığından bir hafta sonra Milli Eğitim Bakanlığı tek dersten sınıfta kalan öğrencilere bir sınav hakkı daha verdi. Bir hafta sonra yapılacak sınav için  Geometri çalışmaya başladım. Lise de o dönem Geometri öğretmeni olan Suna hanım kapı komşumuz. Allah razı olsun o da  bana komşuluk hakkı olarak ders verdi. Bir hafta içinde bıraksalar Geometri dersi verecek (!) seviyeye geldim.

            Sınav günü gittim Geometri sınıfına oturdum. Mevcut az olduğundan tüm sınıflar aynı derslikte sınav oluyor. Bir süre sonra Suna hanım elinde yoklama dosyası ile geldi. İsimleri okudu. Listede benim adım yok.

            Birlikte o zaman müdür yardımcısı olan Sevinç Azer’in yanına gittik. Sevinç hanım “Oğlum sen Geometriden değil Fizik dersinden kalmışın” dedi.   “Sen  sınav sonuçlarını kimden öğrendin?” diye sordu. Artık bu saatten sonra yalana vergi yok.  “Annemden öğrendim” der miyim. “Hocam sizden öğrendim. Bana geometriden kaldığımı söylediniz. Ben Milli Eğitim Müdürlüğüne gidiyorum” diyerek odadan çıktım. Sevinç  hanım merdivenlerde beni yakaladı. “ Dur oğlum. Sen yine de sınava gir. Belki bu sefer başarılı olursun” diyordu. Artık başladık geri dönüş yok. “Bilsem Fizikten kalır mıydım? Geometriden kaldım diye Geometriden ders aldım.  Ben Milli Eğitim Müdürlüğüne gidiyorum” diyerek bir adım daha attım. Sevinç hocam kolumdan tuttu “Oğlum sen hele bir benle gel” dedi.  Hani bir anlamda  mesaj veriyordu. Birlikte  Fizik sınavının yapıldığı sınıfa gittik.  Sınavı  emekli   Fizik öğretmeni İsmail bey  yapıyor. İsmail bey bana “Git şu en arka sıraya otur” dedi.  Yanıma gelip sınav sorularını de yazdırdı. Ben soruları yazdım bekliyorum. Bir ara yanıma gelip “Ulan hiçbir şey bilmiyor musun? Bildiklerini yazsana” dedi. Ben sessiz bekliyorum. Biraz sonra yanıma gelip soruların cevaplarının olduğu defteri  sıraya koydu. Yanıtlarının olduğu yeri de parmağıyla gösterdi.

Aynı sınıfta  “Sıfırcı” lakaplı öğretmen  (galiba adı Mahmut’tu) matematikten kalan öğrencilerin de tek ders sınavını yapıyordu. Kendisi benim yanıma gelip Fizik cevaplarının olduğu defteri açmak istedi. İsmail bey gelip eliyle  sert bir şekilde vurarak defteri kapattı. Bunun üzerine Matematik öğretmeni de tahtaya gidip matematik sorularının cevaplarını tahtaya yazdı. Böylece o sınıfta tek dersten sınava giren herkes bir üst sınıfa geçmiş oldu.

Bir hafta tekraren lise birde okuduktan sonra lise ikiye  başladım. Tesadüf Fizik öğretmenimiz İsmail bey. Aradan biraz zaman geçtikten sonra İsmail bey beni yanına çağırdı “Ulan doğru söyle sınav günü numara mı yaptın, yoksa gerçek miydi?” diye sordu. Belli ki içine dert etmişti.

Tabi hocamı üzer miyim “Hocam gerçekti. Öyle bir numaraya kim cesaret edebilir” dedim.

***

Bu anıyı yıllar önce yazdığımda  Sevinç Hanım  İstanbul’da öğrenmiş. Belli ki birileri kendisine gazeteyi göndermişti.

İstanbul’dan kalkıp gazeteye kadar geldi. Uzun süre o güzel günleri kendisi ile yad etmiştik.

Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

12 Eyl 2020 - 22:00 Sakarya/ Adapazari- Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.793.182 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

03

Emre Tekin - Eski öğretmenler,eski öğrenciler yok artık.Sevinç Hocamıza Allah rahmet eylesin...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 22:06
01

Oğuzhanoğlu - BEN DE EMEKLİ EĞITIMCIYIM.GEÇMİŞ YILLARDA EĞİTİMDE BİR KALİTE VARDI.AHİRETE INTİKAL EDEN EĞİTİMCİLERİMİZI RAHMETLE ANIYORUM.

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 07:56
02

Durmuş - @Oğuzhanoğlu 01 nolu yoruma cevabı: Şimdi imamhatip liseleriyle beraber yüksek kalitede eğitim verilmektedir.hatta diyanetle yapılan anlaşmalar bu kaliteyi üst düzeye çıkarmış molla tavsiyesiyle oecd ülkeleri arasında listeye girmiştir ..Ama sondan

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 13 Eylül 11:10



Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?