Tarımsal üretimin "doku"sunu çıkaracak tesis Sakarya'da hayata geçiyor

Türkiye'nin dış mekan süs bitkisi üretiminin yarısını karşılayan Sakarya'da kurulan merkezde sektördeki ürünlerin yanı sıra katma değeri yüksek sebze ve meyvelerin fide, fidan ve tohumları daha kısa sürede ve ucuza üretilecek SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ: "Türkiye'nin bu anlamdaki en büyük doku kültürü laboratuvarı olacak. Yılda yaklaşık 10 milyon kapasiteli bir üretim planlıyoruz"dedi.

+49
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye'nin dış mekan süs bitkisi alanında yıllık üretiminin yarısının karşılandığı Sakarya'da, sektörün en önemli girdisi fide, fidan ve tohum yetiştirilmesi ve ithalatının önlenmesini amaçlayan "Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi"nde sona gelindi.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasınca ( SATSO) geliştirilen proje kapsamında Hendek ilçesindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde 1550 metrekaresi kapalı, toplamda 7 bin metrekarelik alanda inşaatı tamamlanan merkezde, dış mekan süs bitkilerinin yanı sıra katma değeri yüksek sebze ve meyve tohumları üretilip piyasaya sunulacak.

- "Üretimin yüzde 50'si Sakarya'da"

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ,  dış mekan süs bitkiciliğinin kentte 25 yıl önce küçük işlerle başladığını, zaman içerisinde ciddi üretim yapılır hale gelindiğini söyledi.

Sakarya'nın, kurumsal firmaların katılımıyla Türkiye'nin bu anlamdaki üretim merkezi haline geldiğini belirten Altuğ, "Yaklaşık 300 civarında firmamız bu konuda yatırım yaptı ve üretime devam ediyor. Aynı zamanda 5 bine yakın insanımız da bu sektörde istihdam ediliyor. Sektörün Türkiye'deki üretiminin yüzde 50'si Sakarya tarafından gerçekleştiriliyor." diye konuştu.

Sektörün geliştirilmesi adına yapılan araştırmalarda yurt dışında doku kültürü laboratuvarında üretimin yapıldığını gördüklerini anlatan Altuğ, Sakarya Üniversitesinde küçük kuluçka merkeziyle, bir kabin ve tek personelle bu işe başladıklarını kaydetti.

Çalışmaları zamanla geliştirerek proje hazırladıklarını ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansından yaklaşık 7 milyon liralık güdümlü hibe desteği aldıklarını aktaran Altuğ, merkezin inşaatına başladıklarını dile getirdi.

Altuğ, gelinen noktada iyi derecede bilgi ve birikime sahip olduklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin bu anlamdaki en büyük doku kültürü laboratuvarı olacak. Yılda yaklaşık 10 milyon kapasiteli bir üretim planlıyoruz ama bu kapasite ufak yatırımlarla 30 milyona kadar çıkabilecek. Dünya bu işi doku kültürü laboratuvarlarıyla yapıyor."

- "2021'in bahar aylarında üretime başlayacağız"

Dünya nüfusunun 9 milyara yaklaştığını, 2030 sonrasında taleplerin eski tekniklerle karşılanamayacağını vurgulayan Altuğ, "Birçok fide, fidan, tohum, doku kültürü laboratuvarlarında hastalıktan ari şekilde çok çabuk ortamda yetiştirilir pozisyonda. Biz de dış mekan süs bitkiciliğine ve Türk tarımına fayda sağlamak anlamında böyle bir projeyi yaptık. 2021'in bahar aylarında üretime başlayacağız." ifadelerini kullandı.

Altuğ, merkezin kaba inşaatının tamamlandığını, yurt içinde ve dışında iş birliği çalışmalarının ciddi şekilde devam ettiğini belirtti.

Organize Sanayi Bölgesinin yeşil alanının yapılan protokolle kendilerine tahsis edildiği bilgisini veren Altuğ, söz konusu alanda ürünlerin yetiştirilerek daha karlı satılacağını aktardı.

- "Diğer ülkelerle rekabet durumumuz çok ileride olacak"

Sektörde ithalat konusuna da değinen Altuğ, Hollanda ve İtalya'dan fide, fidan getirildiğini hatırlatarak, "Sakarya'daki üreticiler işin tekniğini uzun seneler deneme yanılmayla çözüp bu ithalatı kestiler. Ancak halen yeterince doğru fide, fidan üretmiyoruz. Doku kültürü laboratuvarlarında hastalıktan ari bir şekilde çok daha verimli, çabuk ve ucuza bunu üretebileceğiz. Dolayısıyla İtalya, Hollanda ve dış mekan süs bitkisi üreten diğer ülkelerle rekabet durumumuz çok ileride olacak." değerlendirmesinde bulundu.

- "Tarımsal anlamda birçok ürünü üretir hale geleceğiz"

Merkezin sadece dış mekan süs bitkisi fidesi, fidanı üretmeyeceğine dikkati çeken Altuğ, şunları kaydetti:

"Tarımsal anlamda birçok ürünü üretir hale geleceğiz. Mesela ceviz, fındık, çay gibi. Fındık ağaçlarının verimliliğini yavaş yavaş yitirdiğini ve bütün bu ağaçların yenilenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz olabilecek en iyi ağaçtan aldığımız doku kültürüyle çok kaliteli fidanlar yetiştirdik. Zamanı geldiğinde bunları şehrimizin faydasına kullanacağız. Aynı şekilde Antep fıstığı ve çay konusunda çok ciddi araştırmalarımız ve çalışmalarımız var. Bunu çoğaltmak mümkün. Biz Türkiye adına buna adayız."

Altuğ, proje paydaşlarından Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Üniversitesi Teknokenti'nin önemli katkılarının olduğunu dile getirerek, kentin bütün halinde bu projeyi önemsediğini sözlerine ekledi.

01 Eki 2020 - 11:09 Sakarya- Ekonomi --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.781.623 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

01

Sapanca - Niyet çok güzel, çalışmalar ilerlemiş, destek verenlere teşekkür ederiz.

Ama, dünyada gıda ürünlerininden yüksek verim alalım derken, asli yapısının bozulduğu, fayda yerine zarar veren bir yapıya dünüştürülen pek çok örnek duyuyoruz.

Başta İsrail’in sözde yüksek teknoloji kullanarak ürettiği, ebter (tokumdan yeni ürün olmayan ) tohumlar, uzun süre dayansın diye yapısı bozulan meyveler vs.

Demem o ki yapacaksak bu işi insan neslini ve sağlığını önceleyen teknolojileri kullanalım, fazla ürün çok para bizi bozmasın?

Sözüm gıda kısmıyla ilgili.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Ekim 11:54



Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?