Rahim ağzı kanserinde erken teşhis önemli

Özel Medar Hastanesi Sakarya Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Halit Arslan, Rahim Ağzı Kanseri olarak bilinen Serviks Kanseri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Ocak ayı rahim ağzı kanseri farkındalık ayı olduğunu ifade eden Özel Medar Hastanesi Sakarya Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Halit Arslan, bu bağlamda dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de bu kanser türüne dikkat çekmek adına çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini söyledi. Rahim ağzı kanserine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı  arttırmanın  son derece önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Arslan, “Serviks kanseri dünya genelinde kadınlarda hem görülme sıklığı hem de kansere bağlı ölümlerde dördüncü sırada yer almaktadır. İlk sırada ise hepimizin bilgisi dâhilinde olan ve toplumsal bilincin fazlasıyla oluştuğu meme kanseri yer alır. Serviks kanseri sağlık bakım kaynaklarının yetersiz olduğu ülkelerde on binde kırk oranında görülebilirken gelişmiş toplumlarda rahim ağzı kanser tarama programlarının etkili ve yaygın bir şekilde kullanımına bağlı on binde dört oranında görülmekte. Dünya genelinde her yıl beş yüz elli bin civarında yeni rahim ağzı kanseri tanısı konulmakta ve maalesef bunların yarısı kaybedilmektedir. Ülkemizde ise tarama programlarının büyük bir özveriyle sahada uygulanıyor olmasından kaynaklı yüz binde beş civarında görülmektedir” dedi.

RAHİM AĞZI KANSERİ NEDEN ÖNEMLİ ?

Op. Dr. Arslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya sağlık örgütü, rahim ağzı kanserini,  tarama programlarının etkinliği, güvenirliği ile erken teşhis konulması sayesinde cerrahi tedavisinin daha kansere ilerlemeden mümkün olduğundan dolayı önlenebilir bir hastalık grubuna koymuştur. Kansere ilerleyebilecek kanser öncüsü lezyonların 1955 yılından itibaren smear testi ile 1975 yılından itibaren human papilloma virus ( HPV ) ile rahim ağzı kanseri arasındaki ilişkinin tespitiyle birlikte günümüzdeki mücadele rahim ağzı kanseriyle değil rahim ağzı kanser öncüsü lezyonlarıyladır . Tüm bu gelişmeler sonucunda toplumsal duyarlılığın ve farkındalığın artmasıyla ve kanser tarama programlarının uygulanmasıyla önümüzdeki yüzyılda rahim ağzı kanserinin tüm dünyadan eradikasyonu öngörülmektedir.”

RİSK FAKTÖRLERİ

Op. Dr. Arslan Rahim Ağzı Kanserinin risk faktörlerini ise şöyle sıraladı:

1- Rahim ağzı kanseri % 99,9 oranında HPV ile ilişkilidir.

2- Erken yaşta (16 yaş öncesi ) aktif cinsel yaşam

3- Diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruziyet

4- Birden fazla cinsel partner

5- Birlikte olduğunuz kişinin birden fazla cinsel partneri olması

6- Yaşam boyu toplam cinsel partner sayının fazla olması

7- Sigara

8- Düşük sosyoekonomik düzey ve zayıflamış bağışıklık sistemi

9- Multiparite (6 dan fazla doğum)

10- Aşırı kilo ve obezite

Özel Medar Hastanesi Sakarya Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Halit Arslan ayrıca Serviks Kanseri ile ilgili şunları kaydetti:

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Çok erken evrede  çoğu hasta asemptomatiktir belirti vermez . Erken evrelerde adet düzensizliği ara lekelenmeler, yoğun ve pıhtılı mens dönemi kanamaları  ve özellikle ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama görülebilir . İleri evrelerde komşu organlara tutulum ve yayılımla bağlı kasıklarda ağrı sırt ve bacak ağrısı, yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık her iki bacakta şişkinlik, idrar yaparken ağrı ve organ tutulumlarına bağlı sistemik ve ciddi fonksiyon bozuklukları görülebilir.

ERKEN TEŞHİS

Tarama ve erken teşis ile tedavisi %100 mümkün olan rahim ağzı kanseriyle HVP  ilişkisi, hepimizin çok iyi bildiği sigara ile akciğer kanseri arasındaki ilişkiden çok daha fazladır  hatta birebir ilişkilidir diyebiliriz. HPV ( human papilloma virus ) sadece kadınlarda ve sadece rahim ağzında değil aynı zamanda kadınlarda vajen, vulva anogenital kanserlerle ve siğil dediğimiz karnıbahar görünümünde lezyonlarlada ilişkilidir. Yine erkeklerde de çok nadir görülen penil kanser,anogenital kanser ve oral ilişkiyle yutak ve akciğerlerde lezyonlar oluşturabilir.  Tüm bu belirtilerden oluşmadan, zamanında ve uygun periyotlarda yapılan muayeneler sonucu erken teşis ve tedavi yapılabilir.

Günümüzde rahim ağzı kanserini önlemeye ve erken teşhise yardımcı olmak üzere geliştirilmiş iki tarama testi yaygın şekilde kullanılmaktadır .

 1- Pap testi ( pap smear )

 2- HPV testi

Her iki testte son derece basit ve ağrısız işlemler olup rutin  jinekolojik muayene sırasında yapılabilir. 

İlk tarama testi  cinsel aktif bireylerde 21 yaşından sonra alınan smear testi ile başlar. Ülkemizde uygulanan ulusal kanser tarama programı uyarınca tarama standartları doğrultusunda 30-65 yaş aralığında ki kadınlara, her 5 yılda bir HPV ve PAP SMEAR testi olarak uygulanır. Bu iki testinde hiç biri tanı koymak ve tedavi açısından hekimi yönlendirmez. Test sonucu pozitif olan hastalar ileri tetkik ve teşhis için uygun merkezlere yönlendirilirler.

TARAMA TESTLERİ NERELERDE YAPILIR?

Ülkemizde rahim ağzı kanser taramaları ÜCRETSİZ olarak Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinde  (KETEM) Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) , Toplum Sağlığı Merkezlerinde  (TSM) ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde  (SHM) yapılmaktadır.

   Sağlık Bakanlığımızın ve bilim kurulunun hazırlamış olduğu, COVİD-19  pandemisinde Enfeksiyon Kontrol Önlemleri Rehberi doğrultusunda  gerekli önlemler alınarak kanser taramaları devam etmektedir.

TEDAVİ SÜRECİ

Erken evrede cerrahi seçenekler  mevcutken gecikmiş ve ilerlemiş vakalarda cerrahi seçenek uygulanamaz hale gelir bu aşamadan sonra hastalar   radyoterapi, kemoterapi ve  kemoradyoterapi almak zorunda kalır. Bizim amacımız rahim ağzı kanseri tanısını koyup tedavisini yapmak yerine prekanseröz dediğimiz kanser öncüsü lezyonları tarama testleriyle erken teşhis edip rahim ağzı kanserine ilerlemesini önlemektir.

KORUNMA YÖNTEMLERİ

Günümüzde etkin tarama testlerini ve insan papilloma virüs (hpv) enfersiyonlarını önleyici aşının varlığı sebebiyle rahim ağzı kanseri yüksek oranda önlenebilir ve uzun süre hayatta kalma ve iyi yaşam kalitesi ile ilişkilidir.

Korunmada dikkat edecek hususlar şu şekilde özetlenebilir.

1- HPV nin en çok kanser yapan tiplerine karşı karşı geliştirilen ve koruyuculuğu yüksek olan aşılar mevcut. Dünya Sağlık Örgütü, rahim ağzı kanserine karşı  9-14 yaşlarındaki kız ve erkek çocuklarına  aşı yapılmasını önermektedir.

2- 30 yaşından itibaren tarama testlerini düzenli bir şekilde yaptırmak.

3- Güvenli cinsel ilişki konusunda eğitim almak

4- Cinsel aktivite sırasında prezervatif (kondom) kullanmak

5- Erkeklerin sünnet olması

6- Sigara kullanmamak

7- Sebze ve meyvelerden zengin sağlıklı beslenmek

08 Şub 2021 - 13:43 Sakarya- Sağlık --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.110.754 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?