Mübadeleyi bu olaylar tetikledi

Tarihçi Oğuzhan Kır’ın Cumhuriyet, Osmanlı ve Yunan arşivleri incelemesiyle ortaya çıkardığı gerçekler, Osmanlı’nın zayıf düşmesiyle birlikte Rum azınlığın değişen davranışlarını belgeleriyle ortaya koyuyor.

Karasu tarihi ile ilgili araştırmalarıyla tanınan tarihçi Oğuzhan Kır, 1. Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılıyla, nüfus değişiminin (mübadele) gerçekleştiği 1924 yılı arasında ilçemizin bazı köylerinde yaşayan Rum azınlığın Türklerle olan inişli çıkışlı ilişkilerinin detaylarına ulaştı.

Kır’ın Karasu tarihine ışık tutacak yazısı şöyle…

Karasu ve Kocaali’de Rum mezalimi

Osmanlı Devleti, Ekim 1914’te I. Dünya Savaşı’na dâhil olduktan sonra İttihat ve Terakki Hükümeti askerlik çağına gelmiş olan 1869–1895 yılları arasında doğmuş erkek nüfusu, genel seferberlik çerçevesinde silâhaltına çağırdı.

Bu çağrıya Müslüman tebaa büyük ölçüde olumlu yanıt verirken, azınlıkların askere alınması sırasında firar etme gibi olumsuz durumlar yaşandı. Azınlıklar, düşman ülkelere firar ederek casusluk yapıyor ya da düşman askerlerine yardım ve yataklık yapıyorlardı.

Hükümet, yeni firarların önüne geçmek ve düşmana verilen desteği durdurmak amacıyla Osmanlı vatandaşı Rum, Ermeni, Arap ve diğer yabancı unsurlara yönelik olarak zorunlu göç ettirme politikası uyguladı. Osmanlı Devleti’nin savaştan mağlup ayrılması üzerine 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasına zorunlu çöze tâbi tutulan Rumlar eski yerlerine geri dönüş yapma hakkını elde ettiler.

ÇETE FAALİYETLERİ

Geri dönen Rum ve Ermeniler 15 Mayıs 1919’da Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesi üzerine İngilizlerin de desteğini alarak çeteler kurdular ve Türklere saldırmaya başladılar. Karasu ve Kocaali bölgesinde de aynı durum yaşandı. Bölgenin en büyük Rum çetecisi 1892 Serdivan doğumlu olan Kaptan Vangelos Fotiadis, Adapazarı bölgesinde zorbalık yaptıktan sonra soluğu Karasu ve Kocaali’de aldı. Onu buraya davet eden ise Karapelitli İstavri ve Pavli idi.

Rum gençlerine önderlik eden Kaptan Vangelos, en başlarda Akmeşe, Kaymas, Kefken, Kerpe ve Kandıra taraflarında faaliyet gösterdi. Kefken Adası ve Kerpe kayalıklarında saklanan Vangelos, 1918’in sonlarına doğru İpsiz Recep’in denizden düzenlediği baskın sonucu burayı terk ederek Adapazarı’na geçti.

KÖYLERE SALDIRI

1919’un ilk aylarında İstavri ve Pavli’nin daveti üzerine Karasu ve Kocaali’ye geçen Vangelos vakit kaybetmeden köylere saldırmaya başladı. Karapelit merkez olarak kullanıldı. İlk olarak Kirazlı ele geçirildi. Türlü zulümler yapıldı. Ahırlar, samanlıklar yakıldı, evler yağmalandı, insanlar öldürüldü, haraç kesildi, tecavüz yapıldı. Hayvanlar toplanıp götürüldü. Arından Kestanepınarı, Kaşbaşı, Şerbetpınarı, Çobanyatağı, Kurudere, Paralı, Ardıçpelit, Subatağı, Kuruçeşme, Yassıgeçit ve Çatalovaz ele geçirildi. Buralarda da katliam, yağma ve tecavüzler yapıldı. Çete üyeleri, Sultan II. Abdülhamid tarafından Subatağı’nda yaptırılan Ortodoks kilisesinde ayin yaparak tek kişi kalana dek mücadele edecekleri üzere yemin ettiler.

HALK ÖRGÜTLENDİ

Halk, Karasu ve Kocaali merkezinde toplanarak örgütlendi. İncirli, Karasu, Kocaali, Darıçayırı, Milan ve Süngülü’de birlikler oluşturuldu. Karasu Jandarma Komutanı Reşat Bey Karapelit’te İstavri ve çetesine operasyon düzenlemiş olsa da katliamları durdurmakta yetersiz kaldı. Karasu Belediye Başkanı Ahmed Bey Adapazarı, Kandıra ve Bolu’daki tümenlerden destek istedi. Karasu İttihat ve Terakki Partisi lideri Necati Bey ile Hürriyet ve İtilaf Partisi lideri Abdurrahim Bey halkı tek yumruk olmaya davet etti. Bir dönem orduda görev yaptıktan sonra memleketi Selâhiye’ye geri dönen Binbaşı Rüşdü Bey ile kardeşi Osman da Kocaali, Karasu, Gümüşova, Caferiye, Bezigan, Fahriye, Belâzar ve Selâhiye’de gönüllüleri kumanda etti. İpsiz Recep ise Karasu Kuva-yı Milliyesinin başında idi.

Nisan 1919’da Rum çeteleri köyleri basılıyor, insanları dağa kaldırılıyor, sokak ortasında öldürülüyor, camileri ve evleri yağmalanıyor, hayvanlara el konuluyor her yeri yakıp yıkıyordu.

29 Nisan 1919 günü Rum çetelerine karşı harekete geçildi. İncirli ve Kocaali merkezinde toplanan birlikler önce Yassıgeçit, Subatağı, Çatalovaz ve Kurudere’yi kurtardı. Hemen ardından bir müfreze Kurudere üzerinden, diğer müfreze ise Kocaali istikametinden Kirazlı’ya hücuma geçti. Ardından Karapelit ve Gümüşova kurtarıldı. Büyük bir hezimete uğrayan Kaptan Vangelos, İstavri ve Pavli 30 Nisan 1919 günü Kocaali sahiline indiler. Kuva-yı Milliye sahile geldiği esnada çete üyelerinin çoğu tekneye binmişti. Kalanların bir kısmının ateş açması üzerine yaşanan çatışmada bir kısmı etkisiz hale getirildiler.

KAPTAN DENİZE DÖKÜLENLER ARASINDAYDI

Karasu ve Kocaali mücadelesini kaybeden Kaptan Vangelos, Batı Anadolu’yu işgal eden Yunan ordusuna katıldı. İzmit komutanı olarak görev yaptı. 1921 yılında Adapazarı’nın işgalinde büyük rol oynadı. Sinanoğlu’na kadar ilerleyen Rumlar Kuva-yı Milliye’nin savunması sayesinde geri püskürtüldüler. Böylece Adapazarı’nı işgal eden düşman Karasu ve Kocaali’ye giremedi. Kaptan Vangelos Fotiadis Türk ordusu tarafından 9 Eylül 1922’de denize dökülen Yunan askerleri arasında bulunmaktadır. 1976 yılında Yunanistan’da vefat etmiştir. 

Kaynak: /cihan Ersöz/karasuhaber.com

03 Ağu 2021 - 14:10 Sakarya/ Karasu- Yaşam --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.404.534 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.




Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?