Karadeniz’deki sel sonrası bu araştırma konuşuluyor! Sakarya sular altında mı kalacak?

Yakın zamanda yaşanan sel olayları küresel iklim krizinin boyutlarını her geçen gün biraz daha gözler önüne seriyor ancak önümüzdeki 80 yıllık dönemde ülkemizin haritasının değişmesine yol açacak değişimler maalesef bizi bekliyor... Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nde 234 bilim insanının imzasını taşıyan rapora göre hazırlanan haritada Sakarya’nın kuzey ilçelerinin de sular altında kalacağı görülüyor… İşte haritalarla 2100 yılı senaryoları

Haber albümü için resme tıklayın

MEDYABAR.COM

Son bir ayda ülkemizde yaşanan seller, yangınlar ve ardından bir kez daha gelen seller bile küresel iklim krizinin büyüklüğünü anlayabilmek için yeterli.

En kötüsü de tüm bu felaketlerin sorumlusu biziz, yani insanlar. Hızla artan nüfusumuzla, üretim ve tüketim alışkanlıklarımızla dünyanın hızla ısınmasına katkıda bulunuyoruz.

Dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça atmosfer, okyanuslar ve kutup bölgelerinde çok hızlı değişimler yaşanıyor. Bu değişimler dünyanın dört bir yanındaki aşırı hava olaylarının sayısını ve sıklığını hızla artırıyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) 9 Ağustos günü yayımlanan Altıncı Değerlendirme Raporu'nun ilk kısmında da bu sorunun altı kalın çizgilerle çiziliyor. Dünyanın dört bir yanından 234 bilim insanının imzasını taşıyan raporda, sıcaklıklar değiştikçe Dünya'nın nasıl değiştiği ve bunun gelecek için ne anlama geldiği ifade ediliyor.

  SAKARYA’DA SULAR ALTINDA KALACAK MI?

234 bilim insanının imzasını taşıyan rapora göre oluşturulan haritada, Sakarya’nın kuzey ilçelerinin risk altında olduğu görülüyor.

Özellikle Karasu, Kocaali, ve Kaynarca’da denize yakın kesimler su altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görülüyor.

 SICAKLIKLAR ARTACAK AMA TEK SORUN MAALESEF BU DEĞİL

Raporda uzmanlar sera gazı emisyonlarında hızlı ve kapsamlı bir sınırlamaya gidilmediği müddetçe önümüzdeki 20-30 yılda dünyadaki ısınmanın ara hedef olan 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkacağını, hatta kritik eşik olan 2 santigrat derecenin bile aşılabileceğini net bir biçimde ortaya koyuyor.

Rapora göre, eğer sıcaklık artışı 1,5 derece ile sınırlı kalırsa, sıcak dalgaları artacak sıcak mevsimler daha uzun, soğuk mevsimler ise daha kısa sürecek. 2 derecelik artışta ise sıcak dalgaları hem tarımı hem de insan sağlığını tehdit eder boyutlara erişecek.

Ancak mesele sadece sıcaklık artışıyla sınırlı değil. Nem ve kuraklık dengeleri, rüzgarlar, kar yağışları ve buzul tabakaları, sahil kıyıları ve okyanusların tamamını karanlık bir gelecek bekliyor.

  DENİZ SEVİYELERİNDEKİ YÜKSELME OLDUKÇA KRİTİK

IPCC raporunda denizler ve okyanuslar konusuna özel bir başlık ayrılmış. Bu başlıkta en çok dikkat çeken ve Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede en dikkatle okunması gereken noktaların başında da deniz seviyelerindeki yükselme geliyor.

 Raporun su ile ilgili maddelerini özetlemek gerekirse;

-- İklim değişikliği su döngüsünü kuvvetlendiriyor. Bunun sonucunda birçok bölgede yoğun kuraklıklar yaşanırken, bunun karşısında çok daha yoğun yağışları ve sel baskınlarını görüyoruz.

-- İklim değişikliği yağış düzenlerini değiştiriyor. Yüksek enlemlerde yağışların artması olasıyken, subtropik bölgelerin geniş kesimlerinde yağışlar azalacak. Muson yağmurlarında da bölgesine göre değişimler gözlenecek.

-- Permafrostta erime artacak, mevsimsel kar yağışları azalacak, buzullar ve buz örtüleri eriyecek, Kuzey Kutbu çevresinde yaz aylarında görülen deniz buzu azalmasında artış yaşanacak.

-- Okyanuslarda sular ısınacak, sıcak dalgaları daha sık yaşanacak, asit seviyeleri artarken oksijen seviyeleri düşecek. İnsan faaliyetleriyle birebir bağlantılı bu gelişmeler hem okyanus ekosistemlerini hem de hayatları bu ekosistemlere bağlı insanları etkileyecek. Bu değişimler en az bu yüzyılın sonuna kadar devam edecek.

-- Sahil kıyılarındaki şehirlerdeki deniz seviyeleri 21'inci yüzyıl boyunca yükselmeye devam edecek. Rakımı düşük yerlerde deniz taşkınlarını ve deniz erozyonlarını daha sık göreceğiz. Geçmişte 100 senede bir yaşanan aşırı uçlardaki deniz seviyesi olayları yüzyıl sonunda her yıl yaşanır hale gelecek.

-- Bazı şehirler, artan sıcaklıklar, aşırı yağış kaynaklı şehirler ve sahillerde yükselen deniz seviyeleri nedeniyle yaşanamaz hale gelecek.

 2050 İLE 2100 ARASINI BELİRLEMEK BİZİM ELİMİZDE

Bu son iki madde Türkiye için çok önemli sonuçlar taşıyor. IPCC raporunun yazarlarından iklim bilimci Robert Kopp, The Conversation'a yaptığı açıklamada, geçtiğimiz 10 yılda küresel ortalama deniz seviyelerinin her yıl 4 milimetre (toplam 4 santimetre) arttığını belirterek, "Bu fark, iki faktöre bağlı olarak daha da açılacak: Birincisi kutuplardaki ve dağ buzullarındaki buzların erimesi, ikincisi de okyanustaki suyun hacminin ısındıkça artması" diye konuştu.

Bugünden bakıldığında yükselişin en az 2050 yılına kadar devam etmesinin garanti olduğunu da sözlerine ekleyen Kopp, "Uluslar karbon emisyonlarını ne kadar düşürürlerse düşürsünler, dünya bu yüzyılın ortasında 15 ila 30 santimetrelik bir küresel ortalama deniz seviyesi yükselişiyle karşı karşıya kalacak" ifadelerini kullandı.

Ancak 2050'den itibaren deniz seviyesi projeksiyonları ile ülkeleri karbon emisyon miktarları arasında çok yakın bir ilişki bulunuyor. Eğer sera gazı emisyonları şu anki miktarında devam ederse, 2100 yılı itibariyle dünyada ısınma 3-4 dereceyi bulacak. Bu da deniz suyu seviyesinin 70 santimetre yükselmesi anlamına geliyor.

Paris Anlaşması'yla belirlenen ve yukarıda da altını çizdiğimiz kritik eşik olan 2 derecelik artış ise 2100 yılına geldiğimizde deniz seviyelerinde 50 santimetrelik bir yükseliş demek. Kopp, sera gazı emisyonunun en üst seviyede olduğu senaryoda ise yüzyıl sonunda deniz seviyesindeki yükselişlerin 2 metreyi bulabileceğini belirtti.

DENİZ 1 METRE YÜKSELİRSE, SULAR 100 METRE İÇERİ GİRİYOR

Peki deniz seviyesi 2 metre yükselince ne olacak? IPCC'nin raporunu geçtiğimiz günlerde Demirören Haber Ajansı için değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, bu rakamların zihnimizde daha iyi canlanması için bazı örnekler vermişti.

Prof. Dr. Kurnaz'ın belirttiğine göre, deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi, denizin 100 metre içeri girmesi anlamına geliyor. Yani kıyıdan itibaren 100 metre içerideki alanların tamamı sular altında kalma riski yaşıyor.

Bu sorunu önlemek için denize kıyısı olan yerlerde evlerin önüne duvarlar çekilmesi gerekecek, ev alacak kişiler deniz kenarları yerine tepeleri tercih etmek zorunda kalacak, belediyeler yapacakları metroların çıkışlarının ağzını denize değil karaya doğru inşa etmek zorunda kalacak. Bütün bunların sonucunda orta-uzun vadede dünyanın haritasının değiştiğine şahit olacağız.

İZMİR VE İSTANBUL'UN SAHİL ŞERİTLERİ SULAR ALTINDA KALACAK

Biz de bütün bu uyarılar ışığında, küresel ısınma senaryolarının ülkemizi nasıl etkileyeceğini araştırdık.

Türkiye'nin kıyıları nasıl bir değişim geçirecek? Risk en çok hangi şehirlerimizde? Climate Central'ın Surging Seas (Yükselen Denizler) haritası tam olarak bu sorulara yanıt vermek için hazırlanmış. Haritada 2100 yılına gelindiğinde, dünyadaki ortalama sıcaklığın 2 ve 4 derece arttığı durumlarda denizlerin yükselmesi sonucu nerelerin sular altında kalacağı gösteriliyor.

EN VERİMLİ TARIM ARAZİLERİMİZİ DENİZ SULARI BASACAK

Haritada en az bu kadar belki de daha ürkütücü bir detay var. Görünüşe bakılırsa 2100 yılına geldiğimizde Türkiye'nin en verimli tarım arazilerinin önemli bir kısmı deniz suyu baskınlarıyla kullanılamaz hale gelecek. Özellikle kıyılardaki delta ovalarının neredeyse tamamı sular altında kalacak.

20 Ağu 2021 - 20:20 Sakarya- Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 3.108.944 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

03

Maltepe Minb. Kalksın - saçmalamayın aşı olmayacam işte aşı olmazssam bu senaryolarda başımıza gelmez kobay değilim korona yok

Yanıtla . 3Beğen . 8Beğenme 21 Ağustos 08:00
04

Maltepeli - @Maltepe Minb. Kalksın 03 nolu yoruma cevabı: Maltepe minb.kalksın :) minibusler kalkıp yerine ne gelsin kardeş dolmuş gelmez bizim maltepe sever köy gibi yaşam şeklini

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 11:37
02

Yavuz Yazici - sakaryada su basarsa sadece ALI FUAT PASA yi basar. kesin ve net.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 21 Ağustos 01:12
01

Karasulu - sahibinden satılık yazlık karasuda 2+1 müstakil 99Bİn tl

Yanıtla . 9Beğen . 1Beğenme 20 Ağustos 23:44
05

Martı Eti - @Karasulu 01 nolu yoruma cevabı: 42 veririm 2076 ya kadar taksit olurmu

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 21:02



Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?