90'ların gözde mekânları

Çocukluk dönemimin sonları ile ilk gençlik zamanlarıma rast gelir 90’lı yıllar…

O yıllar, 80’lerin son yarısı ile 2000’li yılların tamamını net hatırlayan bir insan olarak benim nazarımda en güzel yıllardı…

Teknolojinin henüz tam anlamıyla bizleri esir almadığı; hayattaki en büyük zevkimizin müzik dinlemek, sinemaya gitmek veya kafeteryada oturup bir şeyler yiyip içmekten ibaret olduğu yıllar…

Türk pop müziğinin altın çağını yaşadığı, bilhassa Sezen Aksu-Onno Tunç imzalı albümlerin ortalığı kasıp kavurduğu zamanlar…

Birbirinden enfes bu albümleri en önce Çark Caddesi’ne çıktığımızda hemen caddenin başında bulunan Durmaz Kasetçilik’ten ve de caddenin ortalarında yer alan Jazz Club’ten dinler ve satın alırdık…

Sinema denilince de en fazla tercih edileni PTT sokağında bulunan Yıldız Sineması idi…

Daha sonra Atatürk Bulvarı’nda Abasıyanık Sanat Merkezi’nin (ASM) açılmasıyla yeni bir sinemamız daha oldu ve de daha nitelikli filmler izlemeye başladık…

Dolby Digital ses sistemi ve konforlu koltuklara ise İzmit Caddesi’nde açılan Prestige Sineması ile kavuştuk…

Filmleri izlemenin ötesinde yaşamaya başladık adeta…

Başta da dediğim gibi film ve müziğin haricinde en büyük zevkimiz kafeteryalara gidip oturmaktı…

Tabi o zamanlar şimdiki gibi sayısız kafe restoran yoktu…

Belli başlı mekânlardı gittiğimiz yerler…

Bunlardan en eskisi Uzunçarşı’nın hemen başındaki Mambo Cavit’ti…

Daha sonra aynı dükkânda Eniştenin Ayranı hizmet vermeye başladı…

En güzel tostları Eniştenin Ayranı’nda yerken, hamburgerle de ilk Mambo Cavit’in dükkânında tanıştık…

Hamburger denilince akla gelen bir diğer mekân da şüphesiz Yuvam Sokak’ın başında bulunan Beytuş Hamburger’di…

Pizzayla tanışıklığımızı sağlayan restoran ise Pizante Restoran olmuştur…

Birçok dükkân değiştiren Pizante’yi en son Çark Caddesi’nde bulunan Migros’un üstünde hizmet verirken hatırlıyorum…

Tüm samimiyetimle söylüyorum ki Beytuş’ta yediğimiz hamburgerlerin, Pizante’de yediğimiz pizzaların tadı şu an hiçbir markanın ürününde yok!

Adı anılan bu restoranlara gidip bir şeyler yemek her zaman mümkün olmazdı…

Zira aldığımız harçlıklar ancak bir şeyler içmeye yeterdi; yemeye değil!

Bunun için tercih ettiğimiz mekânların başında Atatürk Bulvarı’nda, ASM’ye açılan pasajın hemen başında bulunan Boulevard gelirdi…

Boulevard; yani Bulvar kelimesinin Fransızca yazılışı…

Gerçekten şık bir mekândı ama hatırladığım kadarıyla biraz pahalıydı…

Havamız olsun diye kız arkadaşlarımızı bu kafeteryaya götürürdük…

ASM de çay, kahve veya soğuk içecekler için gözde mekânlardan biriydi…

Belediye işletmesi olduğu için fiyatları daha uygundu…

İlk açık büfe kahvaltıyla da ASM’de karşılaşmıştık…

Okul zamanı okuldan, dershane zamanı dershaneden kaçıp ASM’ye kahvaltı yapmaya giderdik hep…

Hemen orta katta bulunan hafif basık mekânda en izbe masaya oturur; önce kahvaltımızı eder, sonra da ücretsiz sunulan günlük gazete hizmetinden istifade ederdik…

Yaz aylarında da ASM’nin terasında soğuk bir şeyler içip satranç oynamak en büyük tutkumuzdu…

Bilhassa geceleri ASM’nin terası çok güzel bir şekilde ışıklandırılır ve tam ortasındaki süs havuzundan yaz esintileri eşliğinde insana huzur veren bir su sesi gelirdi…

Yaz akşamlarının unutulmaz bir mekânı da Martı Kafe’ydi…

Martı, önceleri Çark Caddesi’nde şimdi kafelerin bulunduğu sokakta yer alan tek katlı ince uzun bir binada hizmet veriyordu…

Bu kafeteryayı efsane mertebesine yükselten adres ise Sedat Kirtetepe Caddesi’nde, Ticaret Lisesi’nin karşısında bulunan ve günümüzde bir süpermarkete ev sahipliği yapan mekândı…

Martı’nın beyaz masalarında öğleden akşama kadar muhabbet eder ve sürekli bir tanıdıkla rast gelirdik…

Zaten saydığım bu mekânların tamamında tanıdık insanlara denk gelirdik hep…

Sanki o zamanlar bütün şehir birbirini tanır gibiydi…

90’ların gözde mekânlarından biri de Çark Caddesi’nde Şerefiye’ye gelmeden açılan 7-Eleven idi…

Şehrimiz için fast food zincir mağazalarının belki de ilkiydi…

Çok uzun süre hizmet vermedi ama alanında ilk olması hasebiyle belleklerimizde yer edinmişti…

Küçük, sıcak ve butik bir mekândı…

Daha sonra bu işletmenin boşluğunu uzun yıllar ve halen Rodi Burger’in doldurduğunu söyleyebilirim…

90’ların en azından benim hatırladığım gözde mekânları bunlardı…

Her birinde nice hatıralarımız, nice mutlu günlerimiz geçmiştir…

90’ların havası gerçekten bambaşkaydı…

Adeta bir rüya gibiydi…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Arapoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

36

Sakarya54 - Alman filozof, sosyolog ve psikologların oluşturduğu Frankfurt Okulu'nun değerlendirmelerine göre nostalji “melankolik düşünürlerin” başta gelen hastalığıdır. Nostalji, dünyanın yaşadığı dehşetlere tepki olarak makul ve zeki insanların melankolik umutsuzluğa düşmesi olarak tanımlanabilir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 23:27
38

Ganyotçu - @Sakarya54 36 nolu yoruma cevabı: Biz de Atatürk Lisesi mezunuyuz. Frankfurtlulara selam olsun.

Eğer Adapazarı'na yolları düşerse kendilerini elimizden geldiğince ağırlamaya çalışırız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 15:17
37

Bir Gazeteci - @Sakarya54 36 nolu yoruma cevabı: "Ne günlerdi be..." Demek her normal insanın söyleyebildiği bir şeydir. Frankfurt Okulundan ben de çalışmalarımda esinlenmişimdir. Ama Bu konuda Frankfurt Okulu metoduna katılmıyorum:)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Ekim 09:44
35

Halk - Çarkın sonunda börekçi ramazan abi(sıcacık taze ucuz) hayattaysa selam olsun

Sevgili aparatif

Çark mesire

Bunları da unutmamak lazım. O yıllarda okuyup gitmeyen yoktur galiba.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 22 Ekim 23:16
34

Tarik... - HAKLISIN ENGİNİM COK GÜZEL YILLARDI UNUTULMAZ ASLA.ŞİMDE NERDEEEEE O YILLARIMIZ ZAMAN SÜPÜRDÜ VEDE GÖTÜRDÜ.....

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 22 Ekim 16:17
33

Onur Kurt - Adapazarı depremden sonra bitti. Suriyeliler de cabası

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 20 Ekim 20:00
32

Vatandaş - Süpermen filmini seyretmek için ilk kez gittiğim,Orhan caminin karşısında bulunan,sanırım atlas sinaması sonra saray sinaması,metin restoranta gidip,sapanca gölünde yüzmek,karasuda çadır kurup tatil yapmak,Serdivan ,'da yapılan mahalle futbol turnavaları.Mahalle takımları ve o takımların ilan panoları inanılmazdı.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Ekim 00:20
31

gg - Adapazarı'nda eskiden buranın yerlisi vardı. Bunlar edep adap bilen eğitim seviyesi yüksek şehirli bir gruptu. 2000'lerin başından sonra ilçelerden ve köylerden yoğun göç aldı ve günümüzdeki durumuna geldi.

Yanıtla . 8Beğen . 2Beğenme 19 Ekim 09:49
27

Çağlayan.. - Sanki o zamanlar bütün şehir birbirini tanır gibiydi…

Yanıtla . 12Beğen . 1Beğenme 17 Ekim 12:15
26

Serdivanli - 90 larda Adapazarı'nda bi saygı bi kurallar vardı maalesef onlardan eser yok simdi

Yanıtla . 12Beğen . 1Beğenme 17 Ekim 11:49
25

erenlerli - gazeteci yakup amcayi unuttunuzmu stadlarda sinemalarda dergi satardi allah rahmet eylesin

Yanıtla . 13Beğen . 1Beğenme 17 Ekim 10:22
24

Ada - sayın arapoğlu madem 90 lara özlem var bir kitapçık hazırlayalım tüm Hemşerilerle beraber...eldeki fotoğraflarla ölümsüz bir hatıra bırakmış olursunuz. Geçmişte geleceğe hatıra bırakmış oluruz 90 ları yaşayanlar olarak.Zaten depremde bir çok fotoğraf gitmiştir..kalanlara sahip çıkmış oluruz

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 10:13
23

90'lar Güzeldi - Şimdi ki kafeler sokağında BİM'in arkasında ki çay bahçesi çok iyidi. Birde turnuva playsitation muydu o Rahman abi vardı orada kollara dikkat edin kırmayın düşürmeyin diye kızardı =)=)

Güzel yazı olmuş birde fotoğraf falan atabilsek eskilerden yorumlarda ne güzel şeyler çıkardı

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 17 Ekim 09:27
20

Mustafa ÖREN - Çark Caddesi başında Yazın Limonata Kışın Salep satan MEHMET AMCA (RABBİM Rahmet eylesin)

Yanıtla . 18Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 08:48
19

Hanedan - Peki AHSEN pastanesi nerede? Karaağaç dibinde tek buluşma yeri o idi.Manita ile orada buluşulurdu,ne günlerdi be...!!!

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 17 Ekim 07:54
18

Beyaz sda - Biz fakirdik. Ben ancak onunden gecebildim bu yerlerin. Keske imkan olsaydi ben de gidebilseydim. Deprem sonrasi Adapazari cok degisti ve tum ruhunu kaybetti. “Landmark” diyebilecegimiz tek bir yer yok Adada su anda. Ben de yokum. Adapazarinda sattigimiz findik tarlasi beni Kanada’da doktor yapti. Su an Adapazarina gitmenin, herhangi bir yere gitmekten farki yok benim icin. Eski dokusu kayip. Insaninin yonelimleri farkli. Herkese Kuzey Amerika’dan selamlar.

Yanıtla . 34Beğen . 3Beğenme 17 Ekim 02:22
29

Bir Gazeteci - @Beyaz sda 18 nolu yoruma cevabı: "Su an Adapazarina gitmenin, herhangi bir yere gitmekten farki yok benim icin. Eski dokusu kayip. Insaninin yonelimleri farkli." Böyle demişsiniz ama Adapazarı'nın yüreğinizde farklı bir yeri olmasa bu yazıyı okuyup, etkilenip; bir kaç cümleyle siz de katkıda bulunmazdınız. Hem sadece Sakarya-Adapazarı değil hiç bir şey eskisi gibi kalmıyor, mutlaka başkalaşım oluyor. Önemli olan özü unutmadan kalbimizde yaşayıp, tıpkı bu yazıda olduğu gibi aktarabilmek değil midir?

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 16:24
28

Çağlayan.. - @Beyaz sda 18 nolu yoruma cevabı: Adapazarından da size selamlar olsun hocam. Yine de ne mutlu Adapazarlısınız. Sağlıcakla..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 12:17
21

Hanedan - @Beyaz sda 18 nolu yoruma cevabı: Maşallah..En azından o yokluk günlerini ve yitirdiğin değerleri unutmayıp dile getirebiliyorsunuz.Evet çok şeyi geride bıraktık,merhameti,yardımlaşmayı ve komşu aç iken tok uyumamayı ve daha bir çok şey...Hele o miss gibi kokan simitleri ve baraberinde ki o sohbetleri öyle özledim ki..Doktor olmanıza sevindim ve mutlu size,sizi yetiştiren anne ve babaya..Esen kalın

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 08:56
17

send işçi - ihtiyarladın be engin bey :) medyabar da yaşlanan yazar eskilere gönderme yapıyor hep :)

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 17 Ekim 00:43
16

Paşa - Şimdiki kafeler sokağındaki ince uzun binada belpaş fastfood restaurant vardı martı kafe hep aynı yerindeydi yani şimdiki bosna caddesindeki DSİ nin karşısındaki o marketin olduğu yerde orda doğdu orda öldü abone kafe , klasis, semperitti bunlarıda ben hatırlatayım ama en efsanevi olansa 1999 depreminden önceki pizante yi sakaryada değil Türkiye de tek geçerim

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 00:03
15

Gökhan Bayrak - İnci pastanesini unutmayalım.Birde yaptığı tostlarını ve ayranını özlediğim Orhan camisinin hemen arkasındaki seyyar arabası olan ama hep sabit orada duran amcamızı da unutmayalım.Allah rahmet eylesin..

Yanıtla . 11Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 23:34
14

Ali Mert:) - Sakiz dondurma

Flash atari salonu

Vatan hastanesi sokagindaki tostçular

Yanıtla . 16Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 23:19
13

Sakaryalı - Abone nerde hatırlamış sin nerde atariler okuldan kaactigi mız günler yemek paralarını ataride yer aç kalirdik? çark mesire vardı bam başka idi buldardaki çay bahçesi bambaşka idi ey gidi günler hepsi hatıra iste

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 22:47
12

İlkay Kolunsağ - Yarıdan fazlası yanlış ve eksik dolu güzel bir yazı yazmak için bilgi dolu olmalı yada bilgililerle görüşmeli

Yanıtla . 3Beğen . 14Beğenme 16 Ekim 22:41
11

Necati - Depremle geriye enkaz kaldı mutsuzuz ve korkuyoruz herseyden.

Yanıtla . 11Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 21:45
10

Adalı - Evet avmlerin olmadığı zamanlarda hafta sonları izmit fuara giderdik en büyük eğlencemiz buydu.

Yanıtla . 13Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 21:40
08

Sakarya - Kent iş merkezinde içinde radyosu ve tvsi ilan kent cafe. Daha eskilere seksenlerde Atatürk lisesi yanında atari salonlari.. şemsiyeli park o dönemlerde çok daha güzeldi.

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 21:09
07

77; 78 Kusagi - DURUM Pastanesi unutumurmu Rahmetli OKTAY abi

Yanıtla . 12Beğen . 1Beğenme 16 Ekim 20:06
06

Mehmet Günbay - 90 ların çocukları bile farklı diye bir tabir var doğru çok güzel yıllardı bir daha o tadı bulmak zor gözüküyor yaşayanlar çok şanslı bir nesil olarak kalacak. Gerçekten herkes birbirini tanıyor gibi sıcak kanlı sokakta akşam muhabbetler güzel samimi aile bağlarını kuvvetlendirici örnek olacak aile dizileri belki herşeyimiz yoktu ama mutluluğumuz vardı şimdi çocuğunu eşini mutlu etmek için 30 bin lira telefona para verenler var malesef maddi mutluluk 1,2 gün bizdeki maddi karşılığı olmayan manevi mutluluktu gerçek SAKARYALI herkesi çok seviyorum

Yanıtla . 22Beğen . 3Beğenme 16 Ekim 19:58
04

özgür çocuk - walla on numara yazı olmuş... hatıralarım canlandı :) abone cafe vardı... şimdi onun yerinde yön mağazası var galiba... amaaa sinema denince fitaşı unutmamak lazım baba... sakarya gençlerinin cinsellikle İlk tanıştığı yerdir fitaş :) eyyy yavrum ey dili olsa da konuşsa diyecem de yıkıp yerine otopark yaptılar

Yanıtla . 17Beğen . 4Beğenme 16 Ekim 18:33
03

Sakar Şakir - Evet o yıllarda sokakta herkes birbirini tanırdı şimdi süriyeli ve bilimum ortadoğu kaçkını kahbe varsa burada senin engüvenilir limanının sayesinde.

Yanıtla . 22Beğen . 6Beğenme 16 Ekim 18:21
02

90'lar... - Çark caddesi'ndeki Abone'yi ve Asya Pastanesi'ni nasıl unutursun :)

Yanıtla . 27Beğen . 1Beğenme 16 Ekim 17:09


Anket Alışverişlerinizi hangi marketlerden yaparsınız?