Çocuklarda uyku; sorunlar ve iyileştirilmesi

Neden uyuruz? En basit anlatımla yenilenmek için. İç uyaranlar ve dış uyaranlar olarak tanımlayabileceğimiz ; yorulma sonucu ortaya çıkan bazı maddeler , ışık ve melatonin hormonu aracılığı ile uyku düzenimiz belirlenir.

Uykunun REM ve NON REM olarak iki evresi vardır. REM evresinde hızlı göz hareketleri olur, nörolojik ve duyusal gelişim devam eder. NONREM evresi asıl dinlenme evresidir. REM evresinin yani hafif uyanıklık dönemlerinin yaşanma sıklığı yaşa göre değişir. Yenidoğan bebeklerde 30-35 dakikada bir iken, erişkinde ise 90-100 dakika civarında oluşur. Yani bu aralıklarla gerçekleşen her bir uyku döngüsü sonrasında hafif uyanıklık hali oluşur. Genel olarak sabah saatlerine doğru uyku döngüleri kısalır. Hatta sabaha karşı uyku hiç derin olmaz.

Tam uyudu diye yatağa bırakılıp hemen uyanan küçük bebeklerde, muhtemelen yatağa bırakmalar bu uyku hafifliği dönemlerine denk gelmektedir. Aslında erişkinler olarak bizler de geceleri 1-1.5 saat aralarla uyanıp tekrar uykuya dalarız. Bu nerede olduğumuzu anlayabilmemiz için var olan ilkel bir reflekstir. Biz uyandığımızı hatırlamayız bile, uyanır gibi olup nerede olduğumuzu kontrol edip güvende olduğumuzu hissedip tekrar uyuruz. Tekrar uyuma becerisine sahip olan biz erişkinlerin aksine bebekler uykuya daldığı pozisyondan farklı bir konumda uyanınca panikleyip ağlamaya başlayabilirler.

Yenidoğan döneminde bebekler bir anda uykuya geçerler. Çoğunlukla günde 16-20 saat uyurlar ve uyku gece gündüze eşit dağılır. Sürekli uyanıp uyurlar, kedi gibidirler. Uyku ve uyanıklıklar daha çok açlık ve beslenme ile ilişkilidir. 8-12. Haftalarda gece uykusu artmaya başlar, gece gündüz ayırımı oluşmaya başlar.

4. ay , 9. Ay ve 2. yaş ise bebeğin gelişiminin doğal seyri nedeniyle uyku düzeninde gerilemelerin olabildiği yaşlardır. Gece uyanmaları aileyi en çok zorlayan durumlardan biridir ama her zaman patolojik değildir. Eğer 6 aydan büyük bir bebek gecede 3-4 kereden fazla uyanır ve tekrar uyuması 1 saati bulursa ve 1 yaşından sonra da her gece uyanma durumunda destek almak gerekir. Bu durumlarda tedavi gerektiren durumların varlığı araştırılmalıdır.

Uykuyu Etkileyen Faktörler

Hormonlar: Melatonin uyku hormonu diyebileceğimiz uyumak için salgılanan hormondur. Bebekte sentezlenmesi yaklaşık 6. hafta civarında başlar, 4. ayda tam bir düzene girer. Anne sütünde de melatonin olduğu için anne sütü alan bebekler anne sütü almayanlara göre daha kaliteli uyurlar.

Kortizol ve adrenalin ise stres hormonları olup ayakta kalmak için salgılanır. Bebeğin uyku sinyalleri zamanında anlaşılamazsa, bebek sakinleştirilip uykuya hazırlanamazsa stres hormonları salgılanıp uykuya dalma zorlaşır.

Duyguların kontrol edilmesi; zamanla öğrenilir. Gün içinde çok fazla uyarılma; örneğin 40 mevlidi gibi kalabalık ortam, alışveriş merkezinde gezme gibi gürültülü ortam o günün akşamında uyumayı zorlaştırır. Gün içinde yaşanan kaygı, stres, rutininde değişiklikler, ev değiştirme, seyahat etme, hastalıklar etkileyebilir. Uyaran eksikliği de aynı şekilde uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Her gün kısa süreli dışarı çıkarılma, anneyle yapılan aktiviteler, dans, masaj, müzik dinleme de duyguları kontrol etmeye yardımcı olup uykuya dalmayı kolaylaştırır.

Keşfetme arzusu; bebeğin gelişimine bağlı olarak , atak dönemlerinde etrafta keşfedilecek çok fazla şeyin varlığı uykuya dalmaya engel olabilir. 4-5. aylar bunun iyi bir örneğidir.

Anneden ayrılmak önemli; anne karnı çok rahatken dışarı çıkıp beslenmek, giyinmek, yıkanmak zorunda olmak rahatsız edicidir. Özellikle hayatın ilk 3 ayında anne kucağını ister bebek . Kendisini güvende hissetmek için aşırıya kaçmadığı sürece kucakta uyutulabilir.

Fiziksel ihtiyaçlar , az veya aşırı beslenme gaz olması, reflü, enfeksiyon, diş çıkarma gibi durumlar uykuyu etkiler.

Uyku hijyeninde değişiklikler, oda ısısı , nem oranı, ışık, yatak ve yatma pozisyonu önemlidir.

Bebeğin gelişimsel özellikleri ve mizacı etkili. Bağımsız uyuma becerisi 6 aydan önce kazanılmaz.

Ebeveyn davranışları, kültürel faktörler anne babanın yaklaşımını etkiler. Güvenli bağlanmanın olmaması, kucaktan bırakılma uykuyu zorlaştırabilir. Bir yandan da modern hayatın getirdiği sosyal medya ebeveynleri, helikopter anneler( leb demeden leblebiyi anlayan anneler) gibi gerekmeden tüm desteklerin verilmesi de uykuyu zorlaştırır.

Uyku neyi etkiler: Uykusuzluk çocukta dürtüsellik ve saldırganlıkta artış, kaygı bozukluğu, hiperaktivite, dikkat ve hafıza sorunları, akademik başarıda düşme, depresyon riskinde artış, obezite riskinde artış, ebeveyn ruh sağlığında olumsuz etkilenmeye yol açabilir.

Uykunun bağımlı mı bağımsız mı olması gerekli

Bağımlı uyku uykuya dalmak için beraber yatmak, kucakta uyumak, memede emerek uyumak, emzikle uyumak, sallanarak uyumak gibi bir destek arayışının olmasıdır. Bunlar asla yapılmamalı mı? Böyle bir kural yok, çünkü çocuklar gelişimsel özellikleri nedeniyle 6 aydan önce bağımsız uyuyamazlar ve desteksiz uyuyabilme 1 yaşı bulabilir. Bebeği iyi gözlemleyip ihtiyacına göre destek vermek, doğru zamanda doğru adımları atmak , aileyi yormayan yıpratmayan desteğe geçebilmek önemli, tamamen kesmek değil.

En az 6 ay hatta 1 yıl ebeveynler ile aynı odada ama farklı yataklarda yatmak önerilir. Bu anlamda anne yanı beşikler kullanışlı. Oda paylaşan bebeklerde sabah stres hormonları düşük bulunmuş ve anne bebek ilişkisi için faydalı. Aksi takdirde aynı odada uyumak daha sık uyanmaya yol açabilir.

Memede emerek uyumak ilk aylarda doğal, anne için sorun değilse devam edebilir. Zamanla uyku ve beslenme zamanları değişecektir. Bebek 9 aylık olduktan sonra gece beslenme ihtiyacı olmaz, daha büyük bebek açlıktan dolayı uyanmaz, başka bir ihtiyacı vardır. Ara uyanmalarda da emmek isteyip tekrar başka türlü uykuya dalamayan bebek memede uykuya dalmadan ayrılıp yatağına yatırılmalıdır.

Kucakta sallanarak uyuma, hafif sallama ya da pilates topu üzerinde sallanma ilk aylarda güven duygusunu sağlamak için yapılabilir. Yarım kundak bebek dönmeye başlayana kadar kullanılabilir. İlk 3 aydan sonra ise kucakta olmak bebek için uyaran olacağı için zorlaşır ve yorucu olabilir.

Emzik ile uyuma pek sevilen bir yöntem değil, eninde sonunda bırakılacak bir araç olduğu için ve yeni doğanda meme reddine neden olabileceği için. Emzik bir geçiş aracı ve son çaredir. Uykuya daldıktan sonra ağzından çıkarılmalı, yakaya tutturulmamalıdır.

Sağlıklı uyku alışkanlığı geliştirmek için öneriler

Bebeğin ipuçları iyi değerlendirilmeli, her bebek farklıdır. Göz ovuşturmanın başladığı, esnemenin başladığı zaman uykuya götürmek gerekir, uyku sinyalleri atlanır da zamanında uykuya geçiş olmazsa sonra çok daha zor sakinleştirilir bebek.

Bebeğe özel uygulamalar, aileye özel uygulamalar yapılmalı. Gece emmesi aynı odada uyunması aileyi rahatsız etmiyor olabilir.

Bebeğin gelişimi ile tutarlı beklentide olunmalı, örneğin ilk 3 ayda uyku düzeni beklenmemeli ama gece gündüz döngüsü desteklenebilir, gece sessiz sakin odaya götürülüp gece gündüz farkı öğretilebilir.

Acele etmeden bebeğe duyarlı bir şekilde yavaş yavaş adım adım ilerlenmeli, düzenli uyku için 6 aydan büyük bebekte en erken 2 hafta beklenti olmalı

Annenin destek alması gerekli, fiziksel ve ruhsal olarak sadece anne sorumlu olmamalı ebeveynler birbirlerini desteklemeli

Uyku desteği verecek kişilerin ortak karar alması gerekli, destek veren kişiler değiştirilebilir ama tutum aynı olmalı. Uykuya dalma uzadı diye anne her defasında emzirmemeli.

Her güz en az 20 dakika açık havada zaman geçirme işe yarayacaktır. Puset veya kanguruda gündüz uykusu uyutma, balkona çıkarılma düşünülebilir. Sadece hava kirliliğine dikkat edilmeli, trafiğin yoğun olduğu ortamlardan uzak durulmalı.

Uyku zamanı rutini yaratılması önemli, ancak bu rutin oyuna dönecek kadar uzamamalı, en fazla 20 dakika sürmeli, bazı bebeklerde uyarıcı olabiliyor.

Yoğun fiziksel etkinliğin uyku saatinden en az 3 saat önce bırakılması uygun olur, uyku öncesi ancak kitap okuma, resim yapma gibi sakin etkinlikler yapılabilir.

Müzik ve uyku arkadaşı gibi destekler kullanılabilir. Beyaz gürültü kullanılacaksa elektromanyetik ortam oluşturulmamaya dikkat edilmeli, cep telefonundan kullanılacaksa indirip uçak modunda açılması uygun olur. Uykuya daldıktan sonra kapatılması ve en fazla 20 cm yakında olmasına dikkat edilmeli. Uyku arkadaşı denen şey annenin yerine geçen bir nesne olduğu için bir süre anne yatağında durmalı, keyifli zamanlara eşlik etmeli emzirirken yemek yerken gibi.

Ekran kısıtlaması önemli, uyku odasında ekran olmamalı, ekran uykudan en az 1 saat önce kapatılmalı.

Uyku hijyeni

Havalandırılan ve güneş ışığı alan bir oda olmalı, ilk 3 ay gece gündüz döngüsü oturana kadar gündüz uykularında karartma perde ayrıca sessiz ortam oluşturulmaması önerilir.

Gece lambası kullanılacaksa mavi değil kırmızı ışık tercih edilmeli,(melatonin salgılanmasının engellenmemesi için)

Oda ısısı 18-20 derece oda nemi % 50-55 arasında olması öneriliyor ama 24 ün üzerinde olmamalı. Oda ısısına uygun giydirilmeli. 21-23 derece de 1.0 tog ,23-28 derecede 0.5 tog kalınlıklı uyku tulumları öneriliyor.

Uyku odasında elektromanyetik alan oluşturan TV cep telefonu modem gibi cihazlar bulunmamalı.

Yatak güvenliğine dikkat edilmeli: sırt üstü yatış en güvenli pozisyon, 1 yaşa kadar yastık kullanılmamalı, yatak içinde emzik, kolye, çengelli iğne, pelüş aksesuar vb olmamalı. Mümkünse örtü kullanılmamalı, kullanılacaksa ayaklar beşiğin alt ucuna değmeli, örtü göğüs hizasında koltuk altlarından geçirilerek kenarlara sıkıştırılmalı, hafif örtüler tercih edilmeli, dönmeye başlayana kadar yarım kundak yapılabilir, uyku tulumu kullanmak rahat, şilte ile yatak arasında 2 cm den fazla boşluk olmamalı, parmaklıklar arası 6 cm den dar olmalı, bebek araya sıkışamamalı, şilte şekil değiştirmeyecek sertlikte olmalı, yatak boya ve cila kokmamalı. 6 aydan sonra yer yatağı kullanılabilir ancak evde evcil hayvan olmamalı çünkü hayvanlar kıskançlık yapıp bebeğe zarar verebilirler, üzerine oturabilirler.

Aynı yatakta uyumak iyi değil ama tercih edilebilir, fakat aynı yatakta uyuyabilmek için anne obez olmamalı, sigara alkol ilaç kullanımı olmamalı, başka büyük kardeş olmamalı, yatak büyük olmalı.

Ninni söylenebilir ama karşılıklı konuşma ve diyalog olmamalı.

Özetle; sağlıklı uyku alışkanlığı kazandırırken yaklaşım aileye ve bebeğe özel olmalıdır. Annenin ruh sağlığı, dinlendirilmesi desteklenmesi önemli, baba mutlaka sürece dahil olmalıdır. Uyumayan bebeği olup uyuyamayan anne toleransı çok düşmüş bir annedir. İşe başlayan anne için özellikle önemli bu durum. Uykuyu bir haftada düzeltecek uyku terapisi yerine anneyi desteklemek önemli, baba emzirme dışında annenin yaptığı her şeyi yapabilir. Aslında beslenmede de, ek gıdaya geçişte de, tuvalet eğitiminde de, uykuda da, sınır koymada da olduğu gibi yetkin ebeveynlik dediğimiz duyarlı bakış açısını sağlamak çok doğrudur.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Zeynep Öz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

01

çevreci - tşk ederi.bebek bakımı ve uyutma hakkında çok bilgi aldım....

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 16 Aralık 20:50


Anket Sakarya'da Ak Parti'nin yerel seçimlerde aldığı sonuçların nedeni sizce nedir?
Tüm anketler