O kabusun 4. yılı

Çok değil, bundan 4 yıl önce dünyaya kara kabus gibi çöken Covid-19 salgını hayatımızı alt üst etti. Bundan 4 yıl önce ülkemizde yaşanan ilk ölümün 15 Mart 2020'de gerçekleştiğini hatırlatmak istedim. Bugün 4. yıl dönümünü yaşadığımız koronavirüs salgınında yakınlarımızı kaybettik, çok ama çok acı çektik. 2019 yılından itibaren acaba kötü bir rüya mı görüyoruz, daha 2024'ye girmedik mi diye zaman zaman düşünmeden kendimi alamıyorum. Maalesef bu travmayı hepimiz yaşıyoruz. Yine maalesef unutulmayacak 4 yılı geride bırakırken, neler yaşadığımızı bir kez daha hatırlatmak ve hatırlatmak istedim.

 

**

Sakarya’da 2020 tarihinden bugüne kadar virüsten ölenlerin sayısı konusunda hala muamma yaşanıyor. Ancak daha önce sitemiz üzerinden yayınladığımız haberde ve TÜİK verilerine göre; Sakarya'da 2022 yılında vefat eden 7 bin 42 kişiden 138'inin ölüm sebebi COVİD-19 olarak kayıtlara geçti. Sakarya'da 2021 yılında COVİD-19 sebebiyle vefat edenlerin sayısı 630 olarak kayıtlara geçerken 2020 yılında ise 125 kişi COVİD-19 nedeniyle vefat etti.

Bu veriler ölüm sebebinin "Kovid-19" olarak yazılmasını esas alıyor. Kovid-19'a yakalandıktan sonra virüsün tetiklediği diğer hastalıklar sebebiyle ölenlerin sayısının çok daha fazla olduğu biliniyor. 

**

Tüm kaybettiklerimizi saygı ve dua ile anarken, 4 yılı önce neler yaşadık bir kez daha birlikte hatırlayalım istedim.

*Dünya geneline yayılan COVID-19 salgınının Türkiye'de tespit edilen ilk vakası 11 Mart 2020’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kameralar karşısına geçerek yaptığı açıklama ile hayatımıza girdi. Ülkedeki virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleşti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 1 Nisan 2020'de yaptığı açıklamada koronavirüs vakalarının tüm Türkiye'ye yayıldığını açıkladı.

*Tüm ülkede olduğu gibi Sakarya’da da büyük panik yaşanmaya başladı. Önce herkes eczanelere ve aktarlara koşarak vitamin hapları ve bitkisel çaylara yöneldi.

*Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu oluşturdu ama halk bu konuda daha bilinçlendi. Herkes kafasına göre yorum yaptı ve hastalığın önemini anlattı.

* İlk hastalar cam kuvezlerle taşındı. Astronot gibi giyinen sağlıkçılar hastanede sıkı tedbirler alırken, virüslü hastalar karantinaya alınmaya başladı.

*Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, herkes fırınlara koşarak ekmek stokladı.

*Makarna alabilmek için marketlerde kavga dövüş edenler oldu. O dönem makarna sanayicileri yaptığı açıklama ile “Türkiye’yi makarnaya boğarız” dedi. Sonuç makarna ve un fiyatları arttı hala artmaya devam ediyor. Aynı kavga tuvalet kağıdında yaşandı. Tuvalet kağıdı fiyatları aldı başını gitti, hala yükselmeye devam ediyor.

*Bulaş olanlar önce evde takibe alındı. İlk önce 1 ay, sonra 14 gün ve son olarak 1 haftalık karantinalar uygulandı.

*65 yaş üstü ve 18 yaş altına ilk olarak sokağa çıkma yasağı titizlikle uygulanmaya başladı. Orta yaş grubu kontrollü bir şekilde iş hayatını sürdürdü.

*Sakarya’nın tüm sokakları foşur foşur köpükle baştan aşağı yıkandı. Caddeler, parklar, camiler, okullar, işyerleri ne olduğu bilinmeyen dezenfektan ilaçlarıyla ilaçlandı. 

*Kolonya, dezenfektan ve maske üçlemesi yaşantımızın vazgeçilmezi oldu. Hatta maske ve kolonya karaborsaya düştü. Altından değerli olan maskeler ve kolonyalar fahiş fiyatlara satılmaya başlandı. Devlet araya girerek maske üretimini teşvik etti. Sakarya’da birçok belediye ve Halk Eğitim Merkezleri maske üretimine başladı. Hatta Cumhurbaşkanlığı kabinesi kararı gereğince her evde fert başına 5 maskenin PTT aracılığıyla evlere ulaştırılacağı açıklandı. Birçoğu adreslere ulaştı benim ev dâhil maskeleri hala ulaşmayan bir çok ev var.

*Meslek liselerinde kolonya ve dezenfektan üretimleri yapılmaya başlandı.

*Eğitime ara verildi ve sonrasında online uzaktan eğitime geçildi. Üniversiteler tamamen kapandı.

*Diyanet İşleri Başkanlığı başta cuma namazı olmak üzere cami ve mescitlerde cemaatle namaza ara verildiğini duyurdu.

* Tüm camilerden yatsı ezanı sonrasında dualar edildi.

* Doktorlar ve sağlık çalışanlarının önemi daha iyi anlaşıldı. Herkes evinin penceresinden doktorları ve sağlıkçıları alkışladı.

* PCR testi yani burundan konovirüs testleri yoğunlaşmaya başladı.

* Ölümler her gece bakanlığın açıkladığı turkuaz kablolarla vatandaşlara günlük olarak duyuruldu.

*Cenazelerimizi cemaatsiz defnettik.

*Tüm restoranlar, kafeler, müzeler, dershaneler, kurslar, alışveriş merkezleri, oteller; berber, kuaför ve güzellik merkezleri; kahvehaneler, spor salonları, konser mekanları, gece kulüpleri, dernek lokalleri ve düğün/nişan salonları geçici süreliğine kapatıldı.

*Vatandaşların ormanlarda, park ve bahçelerde piknik ve mangal yapmaları yasaklandı.

*Ülkedeki bütün futbol ligleri ertelendi ve tüm spor müsabakaları bir sonraki açıklamaya kadar iptal edildi.

*Millî Savunma Bakanlığı askerî kışlalarda tüm celp, sevk ve terhis işlemlerini erteledi.

*Salgının cezaevlerine sıçraması ve oluşabilecek kamu düzeninin bozulması riski ile cezaevlerindeki doluluğu azaltmayı amaçlayan infaz indirimi uygulandı.

*Tüm ulaşım durdu ve şehirlerarası seyahat valilik iznine bağlandı. Araçlarla HES kodu ile binme uygulaması getirildi. HES uygulamasıyla alışveriş yapma dönemi başladı.

* Hükümet tarafından işten çıkarılmaların engellenmesi için bazı destekler açıklandı.

*65 yaş üstüne saatlik dışarı çıkma izin verildi.

*Sokakta evinin önünde oturana ceza yazıldı.

*Düğünler, berberler ve kafeler basıldı, toplu oturanlara ceza kesildi.

*Maskesiz gezenlere ve maskesi çenesini altında olanlara cezalar yazıldı.

* Ramazan ve Kurban bayramlarında sokağa çıkma yasakları uygulandı. Akrabalarla telefonla bayramlaşma tavsiye edildi.

* Polisler ve Jandarmadan garip istekleri oldu. Kimisi evine pasta istedi, kimisi rakı istedi, kimisi sakız. Kolluk kuvvetleri sokakta devriye atarken, vatandaşı anonsla uyardı. Hatta havalandırılan dronlarla sokaktaki insanlara uyarılar yapıldı.

*Aşı bulundu. İlk aşıları Çin’den geldi. Sakarya’ya da ilk gelen aşı Çin aşısı oldu. Başta dönemin Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce olmak üzere şehir yöneticileri öncelikli olarak aşı oldu.

*Hastaneler önünde uzun aşı kuyrukları oluştu. Bendeniz de Çin aşısı olanlardanım.

* Aşı olanlar ve olmayanlar birbirleriyle tartışmaya başladı. Hatta bazı aşı karşıtları sokak eylemleri yaptı.  

*Ve sonunda kontrollü ve mesafeli açıldık. Cenazeler, namazlar, düğünler, eğitim, alış veriş hep araya mesafe koyduk.

**

Evet, kaybettiklerimize üzüldük ama kapanmalar nedeniyle azda olsa çevreyi etkileyen gaz salınımı azaldı, doğa ve hayvanlar kendine geldi. Hayatımıza giren salgınla yayılımı azaltmada maskenin ve kişisel hijyenin ne kadar önemli olduğunu. Özellikle son 1 yıldır her ne kadar varyantlar piyasada gezse de çok canımızı sıkmıyor.

*

Değişik duygularla o günlerin acısını hissederek kaleme almak istediğim bu yazımda aklıma gelenler bunlar oldu. Eksiklikler ve hatırlayamadıklarım mutlaka vardır. Koronvirüse tiyatro diyenler var. Komplo senaryoları üretenler var. Takdiri sizlere bırakıyorum. Allah o günleri bir daha yaşatmasın..

 

Bu arada alta bıraktığım videoda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın o tarihi açıklaması yer alıyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Ürdüç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

04

Komplo Teorisi - Bu haberler koyunlara.Araştıran sorup sorgulayan herşeye inanmayan kişiler dışındakilere yani...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mart 13:10
03

Sakaryali - Güzel bir yazı kaleme almışsınız tebrikler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Mart 12:39
02

Akyazı - Allah'a şükür bende direkten döndüm kimse ye tavsiye etmem

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mart 08:48


Anket Sakarya'da yaşamak sizce zor mu?