Yapmadıklarınız yapmayacaklarınız teminatıdır

Yaklaşık on üç ya da on dört ay sonra yerel seçimler olacak.Belediye Başkanı olabilmek için kıyasıya bir yarışa girilecek. Yeni belediye başkan adayları alanlara çıkacak, hali hazırda ki belediye başkanları da yine yeni yeniden demek için eskilerden aşina olduğumuz bir bakış atacaklar seçmene.
Eskiler yenilerle, yeniler eskilerle bir birlerinin haberi olmadan kol kola girerek birliktelik mesajı verilecek. Birlikte yürüdük biz bu yolları şarkısı defalarca söylenecek, içlerinde ki en gür sesli de nakarat kısımların da "hadi bir daha" diye üçlü çektirecek.
Apar topar 54 proje bulunacak. Nerede olduğunun bir önemi yok, ne olduğunun bir önemi yok, önceden defalarca açılışının yapılıp yapılmadığının bir önemi yok, gerçekte böyle bir yerin var olup olmadığının da bir önemi yok.
Tüm bunların halk tarafından bir önemi olmadığı anlaşılınca da hemen bir çıkış yapılacak ve bir daha gelmem Davosa denilerek, tüm ilgi bu yöne çekilecek.
Önümüzde ki yıl yapılacak olan yerel seçim buna benzer bir seçim çalışmasıyla geçirilecek. Beş yol boyunca, halka ne verildiğinin tartışılmasından uzak, şehre ne katkıda bulunulduğunun konuşmasının bile gereksiz olacağı bir kampanya sürecinden geçeceğiz.
Gerçi onlar da haklı nasıl tartışılsın nasıl konuşulsun?
Düşünsenize bir, Büyükşehir Belediye Başkanına beş yıl boyunca ulaşımın iyileştirilmesi için ne yaptınız diye sordunuz, ne cevap alırdınız? Ya da soruyu biraz daha zorlaştıralım, Sayın Başkan diyelim SSK Kavşağında ki misafirim Orhangazi Kültür Merkezine gelmek istiyor, telefonla kendisine yolu tarif eder misiniz deseniz, ne der kendileri ya da ne diyebilir ki? Bu sorunun gerçek olduğunu bir an olsa düşünsek, ne başkana, ne soruyu sorana, ben o misafire acırım.
Baktık olmuyor tarifle bu iş, gittik misafirimizi kendimiz karşıladık, getirdik Orhangazi Kültür Merkezinin önüne. Şimdi inandır adama inandırabilirsen, burası Orhangazi Kültür Merkezi diye. İşte orada kocaman yazı daha ne olsun desek de adam bir yazıya bakıyor, bir içine bakıyor, bir üstüne bakıyor, ikna olmuyor.
Amaç misafiri ikna etmekse her yolu deneyip Adapazarı Belediye Başkanına telefon açıp, Sayın Başkan bir misafirimiz geldi il dışından, gerçi şehir merkezine gelişi sırasında ufak tefek sıkıntılar yaşandı ama şimdi orası uzun hikâye deyip konuya girsek, desek ki başkan; misafirimize her ne kadar ki yazısını göstersek de Orhangazi Kültür Merkezi'nin kültür merkezi olduğuna ikna olmuyor. Telefonu misafirimize versem, kendisini burasının bir kültür merkezi olduğuna ikna eder misiniz desek, ne der kendileri ya da diyebilir ki? Bu durumda da ne başkana, ne misafire, ben kendime acırım.
Anlaşıldığı üzere, kimleri belediye başkanı olarak seçmememiz gerektiği ortada da, ben geçen yılları düşündüğümde ne başkanlara, ne kendime, ben bu şehre acıyorum…
Ergün ÖZKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.