Yeşil alanlardan acilen kurtulmalıyız!

YEŞİL ALANLARDAN ACİLEN KURTULMALIYIZ!

Safa POLAT9 Ağustos 2018, Perşembe

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 24 Haziran seçimlerinin ardından 100 günlük eylem planını açıklamak üzere geçtiğimiz günlerde bir toplantı gerçekleştirdi.

Başkan Erdoğan, çok önem verdiği bu toplantıda farklı konularlailgili olarak da mesajlar verdi.

Özellikle sosyal medyada da tartışmalara neden olan bu mesajlardan birisi şuydu;"Her taraf beton yığını. Bundan kurtulmamız lazım"

*** *

Hatırlanacağı gibi Erdoğan son zamanlarda sürekli bu konuya dikkat çekiyor.

Betonlaşmaya karşı tavrını dile getiriyor.

Yeşilden, ağaçtan, parktan, millet bahçelerinden söz ediyor.

Aslında biz Sakarya olarak bu anlayışa çok uzak değiliz.

Özellikle 99 depreminin ardından şehrimizde de bu konuda iyi bir bilinç oluştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu da sürekli yüksek kata karşı olduğunu, yeşil alanların arttırılması gerektiğini dile getiriyor.

Başkan Erdoğan'ın ve yerelde Toçoğlu'nun bu bakış açısına diyecek lafımız yok.

Ancak Sakarya'da çevreci bir anlayışın tam anlamıyla oluştuğunu söylememiz biraz zor.

*** *

Özellikle bazı belediyeler yeşil alandan nefret eden bir anlayışla hareket ediyorlar.

Nerede bir yeşil alan görürlerse sanki rahatsız oluyorlar.

Yeşilden, parktan, topraktan rahatsız olan bir anlayış.

Bunu kabul etmek mümkün değil.

Ülkenin Cumhurbaşkanı aynı zamanda AK Parti'nin de patronu olan Tayyip Erdoğan her yer beton, bundan kurtulmamız lazım derken, birileri de yeşil alanları betonlaştırmanın peşinde.

Pes doğrusu!

*** *

Göl kenarına bina yaptıranlar, deniz kenarlarına kaçak konut yaptıranlar, sahillerin talan edilmesine göz yumanlar, yaylalardaki izinsiz yapılaşmayı seyredenler, parkları özel şirketlere kiralayanlar, yeşil alanların üzerine bina yaptıranlar, dere yataklarına tesis kurduranlar.

İşte bunların hepsi Tayyip Erdoğan'ın ikazlarına aykırı hareket etmektedirler.

Ülkenin başkanı bas bas bağırıyor, betona karşı çıkıyor ama yine de birileri ısrarlar yeşil alan ve park düşmanlığı yapıp her yeri betonlaştırmanın derdine düşüyor.

Yazık, ülkemize, çocuklarımıza yazık.

Biz bunu hak etmiyoruz.

Bizden önce bu şehirlerde de insanlar yaşadı.

Onların temel ihtiyaçları vardı.

Onlar da ticaret yaptı, para kazandı.

Ama hiç biri gidip de insanlığın ortak kullanımı olan parklara, yeşilliklere göz dikmedi.

*** *

Bu kadar yeşil düşmanlığı da neyin nesidir!

İspanya'da kırmızı renkleri gördüğünde çıldıran boğalar misali bizde de birileri yeşil gördüğünde hemen kendinden geçmiş gibi tepki veriyor.

Sanki,"Durun, hemen bu yeşili yok etmeliyim. Eğer yeşili kaldırmazsan insanlar gelir buralarda dinlenir, nefes alır. Buna izin veremeyiz. Döküverelim betonu, ohh çiçek gibi oldu"diyorlar.

Bunlara kalsa memlekette yeterince orman var. Yeşillik, park, yayla, nehir, dere mevcut. Şehir merkezinde çok da yeşile gerek yok!

Tayyip Erdoğan'dan dahi çekincesi kalmamış, gözü dönmüş bazı AK Partili aktörler, ellerinden gelse doğal bir güzellik gördüklerinde, rahatsız oluyorlar herhalde.

O yeşil alanları, sahil alanlarını, değerli olarak görmüyorlar.

Acaba o alanı nasıl ranta dönüştürürüz diye düşünüyorlar.

Başka anlamı yok bunun.

Ancak bu tavır artık herkesin tepkisini çekiyor.

Hem millet hem de AK Parti'nin kendi tabanı dahi doğayı önemsemeyen yöneticilerine tepki gösteriyor.

Aslında bu anlayışa en büyük tepkiyi de görüldüğü gibi Tayyip Erdoğan gösteriyor!

Anlayana...

MEDYABAR.COM Sunucularına Yapılan Siber Saldırıdan Dolayı Veri Tabanımızdan Silinen Köşe Yazısı 14 Ağustos 2018 Tarihinde yeniden yayına verilmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (264) 273 53 53
Reklam bilgi

Anket Sakaryaspor bu sezon nasıl bir performans sergileyecek?