Su Fabrikaları Sapanca Gölü'nü nasıl hortumluyor?

Sapanca Gölü'nün süratle kuruması sebebiyle özellikle bilime dayalı, Gölümüzle ilgili çıkan haberleri ve yazılan tüm yazıları okuduğum zaman karşımıza ürkütücü bir tablonun çıktığını görüyorum.
Aşağıda yapılan teknik analizlerden bir örnek vererek su fabrikalarının dere yataklarını nasıl kuruttuklarını ve Gölümüzün suyunu nasıl hortumladıklarını açıklamaya çalışacağım.
''Yıllardır ilk kez göldeki su kodu 2.90 olan işletme kodunun altına düştü.
Şu anda 29.64 olarak ölçülen su koduna rağmen Sakarya ve Kocaeli gölden su çekmeye devam ederken, su seviyesi dikey olarak normalden 2 metre 54 santim aşağı düşen gölün bazı noktalarında ise ötrifikasyon belirtileri görülmeye başlandı.
Bölgemize, 2012-2013 yılı dâhil yeterli miktarda kar ve yağmur düşmemesi sonucu, Kocaeli ve Sakarya'nın içme suyu havzası olan, ayrıca Dünya'nın suyu içilebilir ender göllerinden biri olarak bilinen Sapanca Gölü'ndeki su seviyesinin giderek düşmesine neden oldu.
Daha önce sadece Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin şehir içme suyu şebekesi için su aldığı, bazı sanayi kuruluşlarının da su çektiği gölden, geçtiğimiz yıldan itibaren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de su almaya başladı.
Daha çokKartepe'den gelen 14 güçlü dere suyuyla beslenen Sapanca Gölü, iki belediyenin her gün daha da artan su ihtiyacını karşılamak için su çekmesi, gölü besleyenderelerden 10'unun kuruması, diğer kaynaklar üzerinde de sayıları 30'u bulan su şirketlerinin tesis kurması nedeniyle beslenemez hale geldi.
Bu yaz başından itibaren de su kodundaönlenemeyen bir düşüş yaşanmaya başladı.''
*
Bu konuda görüşlerine başvurduğum adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili;
"Maalesef gölde durum hiç de iç açıcı değil.
Şu anda ötrifikasyon, yani su kalitesinde bozulma yok.
Fakat bu kışmevsiminde yeterli yağış olmazsa ve göle yeterli su girişi gerçekleşmezse ötrifikasyon o zaman yaşanmaya başlar ve bir iki yıl içinde de Sapanca Gölü'nün suyu içilebilir özelliğini kaybeder" demesi bu konuda yetkilileri çok daha ciddi düşünmeye sevk etmiyor mu?
*
2014 Yerel seçimlerine kadar kaynak sularımız Özel İdare tarafından ihaleye veriliyor ve kontrolleri yapılıyordu.
Yerel seçimlerden sonra Özel idarelerin kapanması ile su kaynaklarımız SASKİ'ye devredildi. Yani Büyükşehir Belediyesinin kontrolüne geçti.
Doğal mineralli su ruhsatı SASKİ tarafından verilirken, denetimleri de SASKİ tarafından yapılacak.
*
Bu kadar sıkı denetimler(!) yapılmasına rağmen su fabrikaları nasıl kaçak su çekiyorlar?
Bu konuda görüşlerine başvurduğum bir uzman;
''Su fabrikalarına kaynaktan kiralama yapılmıştır. Ancak kaynaktan kiralanan su miktarı 1 debi iken, su fabrikaları 5 debiye kadar çıkabilmektedirler. Yani hakkı olan 1 litre su yerine 5 litre su çekmektedirler.
İkinci yöntem; Kuyu açarak (kaçak) su alıyorlar.
Üçüncü yöntem; Kiralaması yapılmayan kaynakları kaçak olarak kendi kiralanmış hatlarına bağlıyorlar. Aslında bu suların derelere akması gerekirken, fabrikalarına akıtıyorlar. Sonra da bu dereler niye kuruyor diye kendi kendimize soruyoruz.
Tüm bunların kontrolü yapılmıyor mu diye sorduğumda ise?
Kontrolleri yapılsa Gölü besleyen on dere neden kurudu cevabı geliyor.
*
Su fabrikalarının kaçak su çektiğinin en kolay denetimi nasıl yapılır?
Mesela bu Avrupa Ülkelerinde nasıl yapılıyor?
-Bir fabrikanın su üretimi kiralamış olduğu doğal mineralli su kaynağından, ayda ?üç ayda-altı ayda ve yılda ne kadar su üreteceği bellidir.
Şayet siz bir fabrikanın ne kadar üretim yaptığını ve ne kadar çıkış yaptığını takip ederseniz her şey çok net olarak ortaya çıkar.
Bu sadece Sapanca Gölü ile ilgili değil?
Bugün Hendek-Akyazı gibi İlçelerimizde bulunan kaynaklardan da çok ciddi miktarda su çekimi yapılmaktadır.
Tüm bu Doğal mineralli su ruhsatı alan fabrikaların denetimi çok sıkı yapılırsa, TÜPRAŞ fabrikasının çekmiş olduğu su oranı düşürülürse Sapanca Gölümüz kurtulur.
Yok, bu şekilde devam ederse ve tüm Dünya'da yaşanan kuraklık ülkemizde de yaşanırsa 10-15 yıla kalmaz gerek su kaynaklarımız gerekse Sapanca Gölümüz yok olur.
*
Evet, ortaya çıkan sonuç acı ama gerçek?
Bundan 15 yıl önce Belediye başkanlığı koltuğuna oturan Aziz Duran'ın seçim çalışmalarında söylemiş olduğu şu sözü hiç unutmam.
''Bu muhalefet var ya;
Allah'ın suyunu vatandaşa para ile satıyorlar''
Sanırım eski başkan Aziz Duran zaman içinde haklı çıktı(!)
Çünkü Allah'ın suyunu para ile bile satamayacak hale geldik.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Coşkun Bilir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da en çok hangi basın organına güveniyorsunuz?