Bir haber sonrası

Adapazarı kaymakamı Akın Yılmaz ile bugüne kadar hiç karşılaşmadığım gibi hiçte birebir görüşme imkanım olmadı.
Beni sokakta görse tanımaz.
Ancak birkaç gündür gazetemizin gündemegetirdiği Valilik konağına 150 metre mesafede farelerin cirit attığı evde yaşamak zorunda kalanailenin haberini yaptıktan sonra ki yaklaşımınabenioldukça şaşırttı.
Bu haberden sonra gazetemizitelefonla arayıp haberi yapan muhabir arkadaşımızahaberin yalan olduğunu anlatıp durdu.
Kaymakam bey bir ara karşında görüştüğü kişiyi haberci olduğunu unutup personeli gibi davranmaya bile kalkıştı,
Ama hemen kendisini toparlayabildi.
Belli ki kaymakam bey bu haberin gazetelerde ve ulusal basında çıkmasından büyük bir rahatsızlık hissetmiş.
Yine belli ki bir yerlerden de (Bu nedir? ) diye hesap sorulunca sıkıntıyaşamış..
Çünkü fakire fukaraya yardım yapması gereken kurulunun en başında o var..
Ankara'dakilerde haklı olarakbu nedir diye ona soracaklar..
Bu uyanı üzerine eline kağıt kalem alıp aileye yapılan yardımları tek tek sıralamış..
Kaymakam beyin yaptığı hesaba göre ailenin geliriyaklaşık bin lira ve geçimini sağlayacak bir düzeyde
Tabii bu kaymakam beyin hesabı..
Ben şimdi çıkıp ta Kaymakam beyin yaptığı hesaba karşılıkfareli evde yaşayan ailenin hesabını yapacak değilim..
Her şeyi para olarak değerlendiren Sayın kaymakam eline kağıt kalem alıp haber yapan bizimmuhabir arkadaşa hesap sorarken göz ardı ettiği bir gerçek var..
Bu ailenin bir özürlü. Bir de 6 yaşında hemöksüz hem de yetim olan küçük çocukları ile işten atılan bir erkek evlatlarınında olduğu…
İnsan eti ağırdır derler sayın kaymakam
Bu söz de insanoğluelden ayaktan düştükten sonra söylenmiş sözdür.
Helebirdeelden ayaktan düşen kişi zihinsel engelli olursaona bakanlar için bu eziyet iki kat artar. Çileye döner..
Ailenin yaşadıklarını anlatan haber ile Sakaryanın adını kötüye çıkarttığımızı söylerken sesi sinirden titreyen KaymakamYılmaz belli ki bir yerlerden sert bir uyarı almış..
Bunu yüksek sesle söylemese de sözlerinde hissetmek mümkün..
KaymakamYılmazdan şunu yapmasını istiyorum..
Evet vakti varsa ofareli eve gitsin.
Ama hava kararmaya yakın gitsin..
Ve o evde yaşayan anne babası olmayan 6 yaşındaki küçük kız eğer uyanmamışsa şunu sorsun
"Sen neden gündüzleri yatıyorsun"
Alacağı cevap ne olacaktır biliyormusunuz..
"Gecelere fareler yatağıma geliyor korkuyorum yatamıyorum. O nedenle gündüzleri yatıyorum" olacaktır..
Çünkü yaşıtları ana okullarına gidip yaşıtlarıyla oynarkengecesi gündüzüne karışan bu küçük kız metruk bir evde fareler onu ısırmasın diye artık gündüzleri yatıyor
Onu önce hayat vesonra da devlet acı kaderiyle baş başa bırakmış..
Adapazarı'nın kaymakamı da bu drama maddi boyutundan baktığından dolayı bunları göremiyor
*********
Valilik ve kaymakamlık işi gücü bırakmış bizim yaptığımız fareli ev haberininabartılı ve yalan olduğunuispat etmeye çalısıyor.
Bunun içinde iki gündür hatırladıkları basın açıklamasını gönderdi.
Açıklamayı dikkatle incelediğiniz zamandeprem sonrası yapılan yardımlar dahi yer alıyor. En son yardım ise 2008 yılında yapılmış ve son olarak ta dün yani haberin yayınlandığı gün yapılmış.
Valiliğe göre gereken yapılmış..
Bu saatten sonra fazla bir şey söylemek istemiyorum
İsterdim ki bu haberin peşinden iki gündür böyle uğraşan valilik vede dolayısıyla sosyal Yardımlaşma Vakfıbu mesaisini aile için göstersin...
Ama onlar bunu yapmak yerine ailenin dramı haber olunca ancak fark ettiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Editör'ün Yorumu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.