Başbakan haklı

Şehire ilişkin ekonomik değerler teker teker elimizden gidiyor diye hep dertleşmişizdir. Bunu sadece siyaset ile uğraşan ya da basında görev yapan alanlar ile de sınırlandıramayız.
Bu şikayet mevzuu ortak derdimiz olmuştur. Zirai Donatım Fabrikasının kapanması, ardından bir bölümünün özelleştirilmesi,Vagon Fabrikasının küçültülmesi ve içinden özel bir fabrikanın doğuşu.
Benzer tablo Şeker Fabrikasında da yaşanıyor, kredilendiren banka ya da kredi kuruluşunun hangi sonu beklediği hepimizin malumu.
Üretime dayalı sanayi tesislerimiz elimizden kayıyor. Bu şehir nereye doğru gidiyor?2000 yıllarda sanayi şehri diye tanımlanıyorduk. Tarım şehri olmaktan çıktık, beklentimiz sanayi şehri olmaktıama onu da beceremedik.
Şehrin vizyonunu belirleme adına çalıştaylar düzenlendi. Burada ki amaç, şehire kimlik kazandırmaktı. Turizm, sanayi,tarım ve eğitim şehri oluşturmak ya da öncelikleri belirlemekti.
Geldiğimiz yerde ortada, şehir henüz bir kimlik oluşturamadı.
Sanayi şehri olamayacaktık niçin tarım arazilerimizi yok ettik. Sanayi şehri olabilmek adına o yok ettiğimiz tarım arazilerinin üzerine Organize Sanayi Siteleri kurduk.
Kurulan bu organize sanayi sitelerinde ki doluluk oranına baktığımız zaman lansızlığı görmek mümkün.
Turizme ise bakışımız hiç değişmedi. Şimdi de önem vermiyoruz, bundan 20 yıl önce de önem vermedik. Ülkemizde Sakarya?yı kime sorsanız ilk cevaplardan biri Sapanca Gölü olur. Biz de bu cevabın ardından övünerek ekleriz, dünyada eşi benzeri yok diye. İşte bu dünyada eşi benzeri olmayan Sapanca Gölüyle orman arasından dünyada eşi benzeri olmayan bir biçimde otoban geçirdik.
İstanbul Teknik Üniversitesi?nden ayrılıp Sakarya Üniversitesi olarak kurulan bir değerdi üniversitemiz. Sakarya Üniversitesi kurulduğunda herkes de olan kanı Sakarya?nın bir eğitim kenti olacağı idi. Bu konuda da zaman bize gösterdi ki Sakarya eğitim kentinden ziyade öğrenci kenti oldu. 67.000 olan öğrenci sayısına sahip bir Üniversite ama öğrencisiyle bütünleşemeyen bir Sakarya. Üniversite öğrencisinin Sakarya'ya geleceği günü iple çektiği değil, Sakarya'dan ayrılacağı günü iple çektiği, bir garip şehircilik bakışı.
Tarımı plansız, sanayileşmesi plansız, turizmi plansız, eğitimi plansız bir şehir oldu artık Sakarya. Bunda bizi yönetenlerin katkısı ise çok büyük, çünkü her seçimde adı plan olan yeni plansızlıklarla karşımıza geldiler.10 yıldır bizi yöneten Başbakanımızın dediği gibi: "Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya"
Ee Başbakan halklı; sürün sürün nereye kadar!
ERGÜN ÖZKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.



Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?