CHP'yi Ergün Özkan toparlar!

Cumhuriyet Halk Partisi'nde kurultay çağrıları dindi, şimdi de illerde kongre sesleri yükselmeye başladı...
Haliyle parti tabanında bir hareketlilik gözleniyor son günlerde...
Zaten oldum olası kongreler parti tabanlarını diri tutan atraksiyonlardır, yeter ki cılkı çıkarılmasın...
Bugünlerde mevcut yönetimin bir an önce kongre kararı alması yönünde fikir beyan ediyor CHP'liler...
İl yönetiminin görevden alınıp yerine başka birinin atanmasına ise kimse rıza göstermiyor...
Bence de mevcut yönetim bir an önce kongre kararı almalıdır, zira görev süresini fazlasıyla aşmıştır...
Edebiyle gelmesini bildikleri gibi, edebiyle bırakmasını da bilmelidirler...
Ve de CHP'nin eski İl Sekreteri Ergün Özkan liste hazırlıklarına bir an önce başlamalıdır...
Çünkü Ergün Özkan, bu şehirde karşılığı olan ve partililiğini hiç kimsenin tartışamayacağı bir isimdir...
Öyle ki yeri geldiğinde kendi genel başkanına bile bayrak açıp, bu uğurda görevden alınmayı göze almayı bilen bir siyasetçidir...
Toplumun her kesimiyle yakın ilişkisi olan, sağcısından solcusuna geniş bir kitleye hitap eden bir figürdür...
Ben Ergün Özkan'ın başkanlığında güçlü bir liste oluşması halinde parti tabanından büyük destek göreceğini, kendisinin partide birlik ve bütünlüğü sağlayacağını ve de CHP'nin Sakarya'da yeniden etkin bir parti haline gelip olumsuz imajından sıyrılacağını düşünüyorum...
Özkan'ın gerek muhalefet etme, gerekse katkı verme anlamında bu şehre de büyük hizmetlerinin dokunacağını, yetkili makamlarla diyalog kurmada hiçbir sıkıntı çekmeyeceğini tahmin ediyorum...
Bu yüzden artık Ergün Özkan siyaseti tribünden izlemeyi bırakmalı ve taşın altına elini sokmasını bilmelidir...
Zira yılların CHP'lisi ve yılların Sakaryalısı olarak, bu onun boynunun borcudur...
Aksi halde her seçim sonrası büronuzda ağırladığınız partililerle "Neden kaybettik" sorusu üzerine daha çook kafa yorarsınız Sayın Özkan...
Kaldı ki siz yanmazsanız, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkacak efendim karanlıklar aydınlığa...
HACIEYÜPOĞLU VE AKYOL'UN
NE DE ÇOK SEVENİ VARMIŞ
Haftanın üç günü sayısız ismi konuk ediyorum bu köşede...
Her yazım sonrası müspet ya da menfi görüşler öne sürüyor insanlar...
Hakkında yazı yazdığım, bilhassa övgüler düzdüğüm kişilerin sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de oluyor...
Bu yüzden övgü aldığım kadar, tenkitlere de maruz kalabiliyorum...
Ancak milletvekili aday adayı olan Baro Başkanı Recep Hacıeyüpoğlu ile il başkanlığı için ismi geçen Avukat Sezai Akyol'la ilgili yazılarım sonrası tek bir olumsuz görüşe rastlamadım desem yeridir...
Bilakis kimle karşılaşsam veya kim telefon etse bu iki isme olan güvenini ve sevgisini ifade eder oldu son günlerde...
Demek ki Hacıeyüpoğlu olsun, Akyol olsun iz bırakan işlere imza atmışlar, kırıp dökmemişler bugüne kadar ve de gönüllere de girmeyi başarmışlar...
Tabanın bu denli teveccühlerine mazhar olduklarına göre, tabiri caizse adam gibi siyaset yapmışlar...
Hiçbir iyilik ve teveccüh karşılıksız kalmayacağına göre, bu iki ismi ilerleyen zamanlarda daha üst noktalarda göreceğiz demek hayalperestlik olmasa gerek...
Görünen köy kılavız istemez zira...
SİYASET NİÇİN YAPILIR?
Bizim memleketimizde siyaset yapmak çokça sevilen ve rağbet edilen bir iştir...
Çoğu insan kıyısından köşesinden siyasete bulaşmış; kimisi aktif olarak, kimisi ise herhangi bir görev almadan da olsa politikaya mesai harcamıştır...
Peki, niçin yapılır siyaset ve de ne sebeptendir insanların bu denli ilgisi...
Tabii ki de şehre, ülkeye, devlete, millete hizmet etmek için yapılır siyaset...
Fakat art niyetlisi de çoktur bu işin maalesef...
Kişisel menfaat ve ikballeri için de siyaset yapan insanlar vardır...
İşi layıkıyla, usulü ve erkânıyla yaparsan sevabı, aksine menfaatler uğruna yaparsan vebali vardır bu işin...
Allah aşkına söyler misiniz, kaçımız şehrimizin, ülkemizin, insanımızın derdiyle dertleniyoruz...
Kaçımız hiçbir beklentimiz olmadan sadece ve sadece hizmet aşkıyla siyaset yapıyoruz...
Ve siyaset kurumu hangi sorunlarımızı çözüyor, hangilerini geri bırakıyor...
Bir sürü pis koku yükseliyor da kim çıkıp doyurucu bir açıklama yapıyor...
İnsanlar haksızlığa uğrarken, mağdur olurken, zulüm görürken kim korkusuzca sesini yükseltebiliyor...
"Makamımı kaybederim... Gözden düşerim... Biletimi keserler" kaygısını taşımayan kaç kişi var bu şehirde, bu ülkede...
İşini hakkıyla yapan, işi ehline veren, Allah'tan korkup kuldan utanan kaç kişi var...
İktidar sahiplerine soruyorum bütün bu soruları, muhalefettekilere değil...
Makamları ve mevkileri kimlerle dolduruyorsunuz...
Kararları alırken hangi saiklerle alıyorsunuz...
Hanginiz "Biz burada yanlış yaptık, şu işi eksik yaptık" diyebiliyorsunuz...
Kimsenin hakkına hukukuna tecavüz etmeden, partizanlık yapmadan, elinizde bulundurduğunuz makamı kötüye kullanmadan kaçınız siyaset yapabiliyorsunuz...
Vallahi ben oldum olası korkarım siyasetten, önemli bir makama seçilmekten, haksız yere bir koltuğu işgal etmekten...
Başkasının yıkımı üzerinden yükselmekten oldum olası korkarım...
Rabbim bizi kendilerini ve çevrelerini abat etmek için siyaset yapan insanların şerrinden korusun...
Rabbim hak edene hakkını veren, zulme ve haksızlığa rıza göstermeyen ve ne pahasına olursa olsun haksızlık karşısında susmayan insanları bizlere baş yapsın inşallah...
GÜNÜN ÖZLÜ SÖZÜ
Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır...
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Arapoğlu - Mesaj Gönder 1 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?