Futbolcu Jeep ile yönetici bisiklet ile..

Dün ziyaretime üç tane pırıl pırıl Üniversite öğrencileri geldi…
Sakarya Üniversitesinde okuyorlarmış. Sakarya ve Sakaryaspor üzerine bir tez hazırlayacaklarmış.
Bu tez için adres beni görmüşler…
Bu şehirde o kadar çok değerli Gazeteci arkadaşlarımız varken neden beni seçtiklerine açıkçası çok şaşırdım…
Sonuçta ben Gazeteci değilim… Hasbelkader ağırlıklı spor olmak üzere ara sıra siyasete dalıyorum…
Bu şehrin duayen Gazetecileri var… Sakarya tarihi hakkında bir Fahri Tuna'nın eline su bile dökemem. Sakaryaspor konusunda bu şehirde kitap bile yazabilecek kapasite de insanlar var. Mesela spor yazarı bir Oğuz Dizer var… Sakaryaspor'un toprak sahalardan bugünlere nasıl geldiğini benden çok daha iyi bilir…
Üniversiteli gençlerimizin beni seçmesinin nedeni ise Medyabar sitesini çok yakından takip etmeleri imiş… Yapılan yorumlardan ve okunma oranlarından çıkardıkları analiz sonucu olarak beni seçtiklerini anlattıktan sonra sorulara geçtiler…
Sakaryaspor'un Türk futbolunda ayrı bir yeri olduğunu, ama nedense böylesine köklü bir kulübün halinin içler acısı nedenlerini merak ettikleri ile başladı Üniversite öğrencisi arkadaşlar;
1965 tarihinde kurulan Sakaryaspor'un Avrupa kupalarında boy gösterirken neden bugünlere geldiğinin sorusuna sadece yanlış yönetim modelleri diyerek işin içinden çıkamayız. Gelen tüm başkan ve yönetimlerin tek amaçları Sakaryaspor'un başarılı olması… Bu konuda asla şüphem yok. Sakaryaspor'a hizmet eden tüm başkan ve yöneticilerimizin günahları ve sevaplarını bir teraziye koyup tartarsak, sevaplarının çok ağır bastığını görürüz.
Her şeyden önce yıllar içinde büyük bir değişime uğrayan futbol ekonomisine ayak uydurmak zorunda tüm kulüplerimiz. Milyar dolarların döndüğü Futbol dünyasında artık inanılmaz gelirler var. Tüm kulüpler bu pastadan kendilerine pay almak istiyorlar doğal olarak… İşte o zaman bir yıldır ortaya çıkan Şike pisliğine ama bilerek ama bilmeyerek bulaşmak zorunda kalıyorsunuz. Örnek olarak vermek istersek bu yıl küme düşen Sakaryaspor'un İddia-Tv gelirleri ve reklam gelirleri olmak üzere toplamda yaklaşık 5–6 milyon Euro bir kaybı var… Bu kaybın Sakarya şehri tarafından sponso edilmesi mümkün gözükmüyor. Çünkü Sakarya ekonomisi buna müsait değil.
O zaman ne yapmak gerekirdi? Alt yapıya büyük bir yatırım yapılması gerekiyordu. Ama biz şehir olarak onu da yapamadık. Çünkü alt yapı için ne gerekli tesislerimiz var nede bu çocuklarımızın idman yapacak sahaları. Düşünebiliyor musunuz koskoca dediğiniz Sakaryaspor'un Rüstemlerden başka bir tesisi bile yok… Onunda akıbetinin ne olacağı da yıllardır tartışılıyor. Yaklaşık 20 yıldır yerel iktidar
olan bir zihniyet özellikle 99 depremi ile yerle bir olmuş şehre 1–2 milyon ayırıp ta mükemmel bir tesis yapamaz mıydı?
Bırakın Sakaryaspor'u koskoca Büyükşehir Belediyesinin kendine ait bir Belediye konağı bile yok. Fazla uzağa gitmeyin 5000 bin nüfuslu Kartepe Belediyesine gittiğiniz zaman Belediye binasında bütün Daire müdürlerinin kapısının sonuna kadar açık olduğunu görürsünüz. Biz ise 99 depremi bahane edilerek benimde okuduğum tarihi Atatürk Ortaokul binasında Halkına hizmet vermeye çalışıyor…
Bence bu trajik- komik bir olay… İnşallah başkan Zeki Toçoğlu bu konuyu çözer de Büyükşehir Belediyesi son derece modern bir binada halkına hizmet verir…
Asıl konumuz Sakaryaspor'a dönelim biz…
Yeni gelen yönetimin yapacağı hiçbir şey yok bence… Çünkü paraları yok… Bu işler parasız olmaz. Futbolcu yöneticiden zenginse, futbolcu jeep ile yönetici bisikletle idmana geliyorsa bu iş nasıl olacak. Futbolcu demez mi benim yöneticim bunlar mı diye?
İşte Sakaryaspor yönetimi ne yazık ki böyle… Siz konser düzenleyeceksiniz para toplayacaksınız. Vali-Belediye bize niye para vermiyor diyeceksiniz. Ama siz yönetim olarak cebinizden bir şey koymayacaksınız.
Böyle yöneticilik olur mu? Olmaz bence…
Sakaryaspor, inşallah bugünleri aramaz ama Bal ligine düşerse de kimse şaşırmasın bu şehirde…
Her gelen yönetim 'biz şeffaf olacağız 'diyerek gelmesine geliyorlar da, futbolda tek endeks sahada alınan puan veya alınmayan puanlar. Başarı yoksa türbinler sizi o koltukta bir gün oturtmaz. Hele Sakarya'nın Tatangaları hiç oturtmaz.
Düşünebiliyor musunuz koskoca Sakaryaspor'un tüm gelirleri hacizli. A.Ş üzerinden hiçbir işlem yapamıyorsunuz o zaman da hiçbir denetimi olmayan Dernek üzerinden her türlü hokkabazlığı yapıyorsunuz. İşte daha beş gün önce Sakaryaspor Asbaşkanı Remzi Adıyaman bir açıklama yaptı. Kayıp reklam geliri tam 410 bin tl gibi bir iddiada bulunan bu arkadaşın bugünlerde sesini duyan var mı? Yok… Birileri bu arkadaşı susturdu. Paranın kim veya kimlerin cebine girdiği belli değil…
Yani Sakaryaspor işte böyle yönetiliyor. Tüm şehirde ağzını açmış seyrediyor.
Allah Sakaryaspor'un sonunu hayır etsin. Ama bugünün koşulları şayet değişmezse Sakaryaspor'un sonu hiçte iç açıcı değil.
İnşallah yanılan ben olurum…
Yanlış yönetimler Sakaryaspor'un bugünlerini hazırladı. Aynı yanlışlar ne yazık ki devam ediyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Coşkun Bilir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.



Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?