Toçoğlu başkadır

Artık şehirde nefesler tutuldu ve AK Parti'nin Büyükşehir Belediye başkan adayının açıklanmasına sayılı saatler kaldı.
Kahir ekseriyetin tahminine göre bu isim mevcut başkan Zeki Toçoğlu olacak.
Peki, Toçoğlu'nun aday gösterilmeme ihtimali de var mı?
Çok düşük olsa da var.
En nihayetinde siyasettir bu; bir saatte bile çok şey değişebilir.
Başbakan Erdoğan'ın vereceği bir karardır ve bu karar karşısında herkesin boynu kıldan incedir.
Beni yakından tanıyanlar ve yaklaşık 2,5 senedir yazdığım yazıları takip edenler Zeki Toçoğlu ile ilgili kanaatimi çok iyi bilirler.
Ben iflah olmaz bir Zeki Toçoğlu sevdalısıyım.
Her ne kadar bana pahalıya patlasa da bu sevdamı kelimelere dökmekten ve açıkça ifade etmekten imtina etmiyorum.
Kendisinin başarılı bir belediye başkanlığı yaptığını, her şeyden öte dürüst ve iyi bir insan olduğunu düşünüyorum.
Çoğu insan bu düşüncelerime katılmıyor ve bana çok kızıyor...
Hatta aleyhimde yazılar yazıp incitici yorumlarda bulunuyorlar.
Toplumun büyük bir kesimi de bu tavrımı başka başka sebeplere yoruyor.
Kimisi eşim belediye çalıştığı için başkanı eleştiremediğimi, kendisinden çekindiğimi, hatta sırf bu yüzden kendisine biat bile ettiğimi iddia ediyor.
Kimisi amacımın kendimi de belediyede işe sokmak olduğunu, başkanın basın müdürü ya da danışmanı olmayı hedeflediğimi düşünüyor.
Hakkımda "Yalaka, yağcı, satılık kalem" gibi ifadeler kullananı da var, daha ağır küfürler savuranı da.
Gazetemin ali menfaatleri için böyle davrandığımı sananlar da var, AK Parti'ye şirin gözükmeye çalıştığımı savunanlar da.
Fikir ve düşüncelerinde biraz insaflı olanlar da bir gazetecinin bu tür yazılar yazmaması ve tarafsız olması gerektiği yorumunu yapıyor.
Ben sizin bildiğiniz gazetecilerden değilim...
Benim kişilere ve olaylara yaklaşımım ve de tarzım farklıdır.
Ben sevdiğim ve inandığım insanları savunurum.
Hem de çata çat, kora kor bir şekilde, sonuna kadar savunurum.
Ne partisine, ne makamına, ne de ismine cismine bakmadan yaparım bunu.
Benim için şahıslar önce gelir, partileri veya mevkileri değil.
Hakkımda isteyen istediğini düşünsün, istediğini yazsın...
Vız gelir tırıs gider!
Ben inandığım doğrulardan ve haktan, haklıdan yana her zaman taraf olurum.
Ayrıca ben o tarafsız geçinenleri, son derece hakperest (!) görünenleri de çok iyi bilirim.
Zeki Toçoğlu'nu eleştirmek için inanın kendimi çok zorladım.
Hatta zaman zaman eleştirel birkaç yazı da yazdım hakkında.
Ama bunların sonunda derin bir pişmanlıktan gayrı bir şey elde edemedim.
Çünkü küçük ayrıntılarda boğulmak yerine büyük resme baktığınız zaman Toçoğlu'nun gayet başarılı işlere imza attığını çok net görebiliyorsunuz.
Kendisinden önceki yönetimden boğazına kadar borca batmış bir belediye ve yarım bırakılan onlarca iş devralan Toçoğlu, tüm olumsuzluklara rağmen görevinin hakkını vermiştir.
Ve bunun da ötesinde bu şehrin aleyhine olan hiçbir projeye geçit vermemiştir.
Ölüm tehditleri almasına rağmen çimento fabrikasına karşı çıkmıştır.
Doğal gaz çevrim santrali için olumsuz görüş bildirmiştir.
TOKİ'nin stat arazisine yapmayı düşündüğü AVM projesine itiraz etmiştir.
Tüm zorlamalara ve baskılara karşın 2 kat imar uygulamasından taviz vermemiştir.
Başkan Toçoğlu, bu şehrin ve şehirde yaşayan insanların, esnafın, işadamlarının ve sivil toplum kuruluşlarının zararına olacak hiçbir işe başlamamış, girişimde dahi bulunmamıştır.
Başkan Toçoğlu mensubu olduğu iktidar partisine de büyük katkılar sağlamıştır.
"Benden sonra hayat tufan, bana dokunmayan yılan bin yaşasın" dememiş, partisini ve partililerini hedef alan haber ve yorumlara karşı durmuştur, sesini yükseltmiştir.
Partisinin kendisine yüklediği her görevi bihakkın yerine getirmiş, insanların boynunu yere eğecek tavır ve davranışlardan her daim uzak durmuştur.
Sakarya'da adeta partinin ağabeyi olmuş ve kendisini herkese böyle kabul ettirmiştir.
Bunun en büyük ispatıdır ki belediye başkanlarından, teşkilat yöneticilerine ve milletvekillerine varıncaya kadar hiç kimse karşısına aday olarak çıkmamıştır.
Siz ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben Başkan Toçoğlu'na baktığımda dürüst ve iyi niyetli bir insan görüyorum.
Herkesin düşündüğünün aksine mütevazı, alçakgönüllü ve protokolü sevmeyen içimizden birini görüyorum.
Bir küçük çocuğun okuduğu şiirde bile gözleri yaşaran, 4 çocuk büyüten şefkatli bir baba görüyorum.
Kendisini acımasızca eleştiren insanların bile acı tatlı günlerinde yanlarında olan vefalı bir dost görüyorum.
Şehrin muhtelif camilerinde saf tutan, ayet bilen, hadis bilen dindar bir Müslüman görüyorum.
Kimi gün Şemsiyeli Park'ta, kimi gün bir esnaf dükkânında, her an her saat vatandaşıyla iç içe, onlarla yan yana bir halk adamı görüyorum.
Yüzü her daim gülen, kan tükürse kızılcık şerbeti içtim diyen, yanındaki insanları hiçbir zaman terk etmeyen bir yönetici görüyorum.
Bir Sakarya aşığı, bir memleket sevdalısı, tecrübeli bir belediye başkanı görüyorum.
"Nasıl bakarsan öyle görürsün" derler ya, kendisine önyargıyla yaklaşanlara da başkana bir kez daha bakmalarını tavsiye ediyorum.
Toçoğlu'nu başka yöneticilerle, başka siyasilerle karıştırmayın.
Zeki başkan başkadır...
Zeki başkan candır...
Zeki başkan adam gibi adamdır...
Artık nefeslerimizi tuttuk kendisinin yeniden aday gösterilmesini bekliyoruz.
Kimileri gece teheccüdlere kalkıp dualar da etse, tekrar aday olmasın diye adaklar da adasa, her türlü fitne girişimiyle suyu bulandırmaya da çalışsa...
Başbakan Erdoğan'ın kendisine bir dönem daha görev vereceğini umuyorum.
Ve uykusuz gözlerimle, yüreğim ellerimde, sabr-ı cemil ile kendisinin yeniden adaylık ilanını bekliyorum.
Yine son derece abartılı ve sinir bozacak bir yazı kaleme aldığımın farkındayım.
Zira ben iflah olmaz bir Zeki Toçoğlu sevdalısıyım...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Arapoğlu - Mesaj Gönder 3 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.