Yükseköğretim Kurumları Sınavı ve Tatile Doğru

Karne almaya ve YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) 'ye sayılı günler kala kimi öğrenciler mutluluk kimi öğrenciler ise kaygı içerisinde. Karnesinin iyi geleceğini düşünen öğrenciler tatil hayalleri kurarken karnesinden emin olmayanlar ise ailelerine ne söyleyeceklerinin derdindeler. Burada ailelerin vereceği tepkiler büyük önem arz ediyor. Karne notları beklenenden düşük gelen öğrencilere onları aşağılayacak, kendilerine olan güvenlerini zedeleyecek şekilde davranılmaması gerekiyor.

Aileler notu düşük gelen derslere yönelik öğrencide şunları sorgulamalı:

1 - Öğrenci bu dersi yapabilmek için yeterli bilişsel yapıya sahip mi? Öğrencinin söz konusu derste başarılı olabilmek için yeterli zihinsel yapıya sahip olup olmadığı araştırılmalı. Özgül öğrenme güçlüğü gibi durumlarda; matematik alanında, yazı alanında veya okuma alanında öğrenci çeşitli güçlükler yaşayabilmektedir. Yalnız bu durum yanlış anlaşılmamalı. Çünkü özgül öğrenme güçlüğü dediğimiz kavram, yapısal olarak merkezi sinir sisteminin işleyiş bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Özgül öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrencide herhangi bir zeka geriliği söz konusu olmamak ile birlikte, bu tanıyı almış öğrenci ya normal zeka düzeyine ya da normalin üstünde zeka düzeyine sahiptir. Sadece bazı alanlarda destek alması gerekmektedir.

2 - Öğrenci bu derse karşı herhangi bir sebepten ön yargı geliştirdi mi? Geliştirdiyse bunun nedenleri nelerdir? Öğrenci derse dair arkadaşlarından ve çevresinden duyduğu söylemleri içselleştirebilir. Örneğin; ''Herkes matematiğin çok zor bir ders olduğunu söylüyor. Arkadaşlarımın çoğu da yapamıyor zaten. Bu kadar zor ise ben nasıl yapayım?'' şeklindeki olumsuz düşünceler, öğrencinin derse karşı olumsuz tutum geliştirmesine sebep olur. Gelişen bu olumsuz tutum ise zamanla derse karşı ön yargıya dönüşür. Bunun yanında öğrenciler bazen dersin öğretmeni hakkındaki olumsuz düşüncelerini dersin bütününe genelleyebilirler. Bu durumda problemin kaynağına inilerek çözüme ulaşılmalı. Derse karşı ön yargı geliştirmenin başka bir sebebi de ders ile alakalı bir konuyu yapamama durumudur. Örneğin; öğrenci matematik dersinde köklü sayılar konusunu anlamadı ve yapamıyor. Köklü sayılar konusunu yapamamayı zamanla tüm dersi yapamamak olarak genelleyebiliyor. Öncelikle öğrenciye matematiği değil, köklü sayılar konusunu yapamadığı fark ettirilmeli. Sonrasında öğrencinin anlamadığı konuya dair zihninde eksik olan bilgiler tamamlanmalı ve konu ile ilgili bolca soru çözülmeli. Bu şekilde derse dair herhangi bir ön yargı oluşmasının önüne geçilmiş olunur.

3- Öğrenci derse karşı değer atfetme konusunda mı sıkıntı yaşıyor? Bu öğrencinin bazı dersleri diğerlerinden üstün tutup, bazı dersleri ise diğerlerinden daha az önemli görüp görmediği durumudur. Burada öğrenciye okulda öğretilen tüm derslerin aynı derecede öneme sahip olduğu bilinci aşılatılmalı. Aile tarafından da tüm derslere aynı derecede önem verilmeli.

Bu soruların cevapları sağlıklı bir şekilde verildikten sonra öğrencinin o derste neden başarısız olduğuna dair temel sebep bulunmuş olacaktır. Bu sebep bulunup, sorunun kaynağına inildikten sonra ise çözüme ulaşmak çok daha kolaydır. Bu nedenle ailelerin yapması gereken temel şey, çocuklarını yargılamadan önce onları anlamaya çalışmak olmalıdır.

Kaygılı öğrenci gruplarından bir diğer kısmı da yükseköğretim kurumları sınavına sayılı günlerin kaldığı şu zamanda lise son sınıf öğrencileri. Öğrenciler sınav öncesi son günlerini dinlenerek, kendilerini motive edecek faaliyetler yaparak ve kendilerini motive edecek kişilerle görüşerek geçirmeliler. Sınava girmeden önce kahvaltı yapılmalı, ağır yiyecekler tüketmekten kaçınılmalı. Su tüketimi kontrollü bir şekilde yapılmalı. Sınava girmeden önce yanında bulundurulması gereken belgeler hazırlanmalı. Sınavda ise turlama tekniği kullanılarak, sorular derecelendirilerek çözülmeli ve sorular ile inatlaşmamalı. Kodlamaya dikkat edilmeli. Kodlama işleminin hepsi sınav sonuna bırakılmamalı. Kaydırma yapmamaya dikkat edilmeli. Eğer sınavda bildiklerini unutma hissi oluyorsa sakin olunmalı ve bu durumun geçici bir durum olduğu, öğrenilen bilgilerin zihinden buhar olup uçamayacağı dikkate alınmalı. Kaygı hissedildiğinde 3-4 defa derin nefes alıp verilmeli. ''Bu sınavı başarabilirim.'' şeklinde kendine olumlu telkinde bulunmalı. Sınavın hiçbir şekilde sizin değerinizi belirlemediğini, sadece verilen süre içerisinde bilgilerinizin ne kadarını işlevsel bir şekilde kullanabildiğinizi ölçtüğünü unutmayın. Üniversite sınavına girecek tüm adayların sınav sonucunda beklentilerinin karşılığını alması, karnelerini alan tüm öğrencilerin ise keyifli bir tatil geçirmesi dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğba Tosun - Mesaj Gönder 29 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.