FİNCANCI KATIRLARINI ÜRKÜTMEK

Akyazı'da çevre kirliliği ile son günlerde yaşanan bazı olaylar çeşitli söylentileri de beraberinde getirdi.
Bazı çevreler fabrikaların atıkları çevreye zarar veriyor bu nedenle ağır cezalar yazdık derken.
Bir başka konuşulan konu ise Siyasilerin rantına uymayan sanayisi cezalandırılıyor iddiasında bulundular.
Bizler Akyazı'da görev yapan basın mensupları olarak bu konuda her zaman hassas davrandık. Çevre kirliliği konusunda amansız bir mücadele verdik.
Yağmur çamur demeden dere kenarlarında nöbetler tuttuk. Hala nöbetimize devam ediyoruz.
Edeceğizde.
Ben çevre kirliliği olayına biraz faklı bakıyorum.
Yasa'da böyle emrediyor.
Önemli olan Ceza yazmak değil yazılan ceza kirletilen çevreyi geri getirmiyor.
.Öncelikle Sanayiciyi iyi veya kötü niyetlimi olduğu iyi analiz edilmeli.
Sanayicinin iyi veya kötü niyetli olduğunu nereden mi anlayacaksınız.
Bu çok kolay bir mesele
Yetkililerin Sanayi tesislerini sık sık kontrol etmesi gerekir.
Gördükleri eksiklikleri Sanayiciye bildirir ve bunun için süre verir ve bu işi takip eder.
Sanayici eğer bu eksiklikleri giderme yolunda ağır davranıyor veya mazeret üretiyorsa.
İşte bu kötüm niyetli bir sanayicidir.
Eğer sanayici yetkililerin tespit ettiği eksiklikleri giderme yolunda caba sarf ediyor gidermeye çalışıyorsa bu konuda yetkililerle sık sık temasa geçip bazı konularda yardım veya bilgi istiyorsa buda iyi niyetli bir davranıştır.
Gelelim yetkililerin iyi veya kötü niyetlisine. İşte bence sorun birada buradan kaynaklaşıyor.
Eğer yetkililer Sanayiciyi sık sık denetleyip eksikliklerine bildirip. Çözüm noktasında da yardımcı oluyorsa önce ikaz edip eksiklikleri bildirip sıkça takip ediyorsa bu iyi niyetli bir yetkilidir.
Fakat Sanayiciyi hiç bir zaman kontrol etmeyen.
Sadece ceza yoluna giden.
Hatta siyasilerin rant kavgası verirken zora düştüğü anda yine siyaset cinin talimatları ile hareket eden ve hiç kontrol etmediği süre vermediği Sanayiciye ağır cezalar kesen idareci hem kötü niyetli bir idareci.
Hemde Siyasetçinin boyunduruğunda kurtulamayan bir idareci sıfatına girerki.
Bu idareci çok zor bir duruma düşer ve karar vermekten aciz birilerinin kalk dediği zaman kalkar otur dediği zaman oturmak zorunda kalır.
Yani Siyaset cinin boyunduruğuna girer.
Bir daha da kurtulamaz.
Doğrusu nedir derseniz.
Dogru tekdir.
Doğru idareci elindeki yasayı iyi okuyup analiz edendir.
Doğrusu iyi niyet ile kötü niyeti ayırt etmektir.
Hiç kimsenin boyunduruğuna girmeden yasanın kendisine verdiği yetkileri doğru yerde doğru zamanda kullanandır.
Zaten Yasa'da bu konularda önce kontrol mekanizmasının çalışmasını daha sonra süre ve eğer eksiklikler giderilmezse cezayı emreder,
Anlayacağınız Fincancı katırlarının ürkütmek kimseye fayda sağlamaz.
Bu hareket eldeki fincanların kırılmasından başka bir işe yaramaz.
Kötü niyetlilerle iyi niyetlileri ayırt edemezseniz Akyazı'mızda var olan sanayiciyi kaçırır.
İlçemize Gelecek olan Sanayiciyi de ürkütürsünüz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alaattin Onur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sakaryaspor sizce şampiyon olur mu?