Okul korkusu mu ayrılık kaygısı mı?

Okulların açılması ile birlikte yeni bir eğitim öğretim yılı başladı. Bu,  kimi öğrenciler için alıştıkları ortama geri dönüş anlamı taşırken kimileri için ise, daha önce tanımadıkları yeni bir ortama giriş durumudur. Özellikle anaokuluna ve ilkokul birinci sınıfa yeni başlayan öğrenciler için okula başlamak kaygı veren bir süreç olabilmektedir. Her çocuğun farklı olması sebebiyle bu süreç kimileri için daha zor geçerken kimileri okula daha kolay adapte olabilmektedir. Burada ebeveynlere düşen görev çocuklarına sevgi ve şefkatle yaklaşarak onlar için bu süreci kolaylaştırmaktır.

Çocuk okula başladığında; kendi evi dışında bir yerde uzunca vakit geçirme, annesinden ayrılma ve diğer çocuklar ile birlikte kuralların olduğu bir ortama girme durumlarını ilk defa deneyimlemektedir.  Bu sebeple ilk okul yaşantısı hem çocuk hem de ailesi için büyük bir önem arz eder. Bu yaşantı, çocuğun okula bakış açısını ve uzun yıllar sürecek olan okul hayatını büyük oranda etkileyen önemli bir durumdur. Ailelerden beklenen ise bu süreci iyi bir şekilde yöneterek çocuğa destek olmalarıdır.

Çocuk okula başladığında, annesinden ayrılır ve daha önce tanımadığı çocukların bulunduğu yeni bir ortama girer. Bu nedenle kaygı, güvensizlik, belirsizlik, tedirginlik ve terk edilme gibi duygular yaşayabilir. Zaman zaman bu duygulara karın ağrısı, ateş, iştahsızlık gibi birtakım fiziksel belirtiler de eşlik edebilir.

Çocukta okul fobisi oluşmaması ve kaygısının giderilerek çocuğun rahatlatılması amacıyla çocukların anlayacağı dilde okula hazırlık konuşmaları yapılabilir. Çocuklar özellikle temel ihtiyaçları konusunda yardım alamayacaklarından veya bu yardımı kimden alacakları konusunda bilgileri olmadığından kaygılanabilmektedirler. Bu durumda çocuğun aklındaki soru işaretleri giderilip rahatlatılabilir. Öğretmen, ders, teneffüs gibi kavramlar oyunlar aracılığıyla çocuğa anlatılabilir. Özellikle beş yaşından küçük çocuklar okula bırakıldığında ve öncesinde çocukla herhangi bir konuşma yapılmadığında çokça kaygılanıp gün boyu ağlayabilmektedirler. Bunun sebebi, çocuğun ‘’annem/babam beni buraya bırakıp gitti, gelmeyecek.’’ şeklindeki düşünceleri olabilmektedir. Bu süreçte anne ve baba ortak bir tavır sergilemelidir. Ebeveynlerden birinin ‘’çok ağlıyor, bugün okula gitmesin’’ şeklindeki tutumu çocukta direnci artıracaktır. Çocuğun okula sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması için ebeveynlerin bu hususta dikkatli olmaları gerekmektedir.

Okulun ilk günlerinde çocuğu okula bırakırken ebeveyn kendi duygularını kontrol etmeli ve çocuğa herhangi bir olumsuz duygu hissettirilmemelidir. Okulun ilk iki haftası uyumun kolaylaştırılması için çocuğu anne/baba okula bırakabilir. Ebeveyn çocuğu okula bırakırken ağlamamalı, defalarca sarılmamalıdır. Eğer ebeveyn bu süreçte kaygılı ve tedirgin ise çocuk da kaygılı ve tedirgin olur. Unutulmamalıdır ki kaygı bulaşıcıdır, ebeveynden çocuğa geçer.

Okulda geçirilen ilk bir ay içerisinde çocuğun okula alışması beklenir. Fakat bir aydan uzun süre geçmesine rağmen çocuk; her sabah, her hafta başında ve her tatil dönüşünde okula giderken hala okulun ilk günüymüş gibi kaygılı tepkiler veriyorsa o zaman Ayrılık Kaygısı olup olmadığının incelenmesi gerekir. Bu durumda çocuklarla çalışan bir uzmandan destek alınabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğba Tosun - Mesaj Gönder 1159 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.