Başarı da başarısızlık da bu kadroyla yakalanacak

Kulüp tarihinin en kötü ve çalkantılı dönemimi yaşayan, hiçbir zaman bu kadar kötü yönetilmeyen, cadı kazanına dönen Sakaryaspor rezil bir ilk yarı oynadı.
İbrahim Nalbant’ın başkanlık koltuğuna oturması ve kulüp içinde yaşanan ve hiç bitmeyen dedikodular, entrikalar, yalanlar ve hasetlikler karşısında bu takımın BAL ayarında bir rakip karşısında bir puan alması bile mucizedir… Her kafadan, her yöneticiden, her gazeteciden bir ses çıkıyor. Herkes kulübü yönetme ve ele geçirme, En iyi ben bilirim, benden iyi kimse bu işi bilemez. Sakaryaspor’u ben veya biz yöneteceğiz” derdinde.


Yani anlayacağınız insanlar Sakaryaspor’u nasıl yok ederiz derdinde…Sakaryaspor’un bu duruma düşmesinde herkesin payı vardır. En çok pay da bu kulüpte başkanlık yapanlar ve yöneticiler ile bir takım basın mensuplarıdır. Maça gelince; Sakaryaspor rezil bir ilk yarı oynadı. İlk 11’de geçtiğimiz sezonki takımdan sadece kaleci Oğuz, Canberk, Ferit, Berkay ve Oğuz oynarken, Abdülaziz, Taşkın, Okan, Yaser, Ali Fırat ve Nuri ilk defa Yeşil-Siyahlı forma altında mücadele ediyordu.


Sakaryaspor’un çok kötü bir futbol oynayacağı maçın 5’inci dakikasından itibaren kendini gösterdi. Takımda ne bir ruh, ne bir coşku, ne de bir ahenk vardı. Takım çok yıpranmış. Futbolcuların kendilerine öz güveni yok. Yeşil-siyahlı takımın ne bir oyun bütünlüğü ne de bir takım görüntüsü vardı sahada… Bir takımın bu kadar silik ve kalitesiz bir futbol oynamaya hakkı olamazdı.


SERKAN ŞAŞIRTTI
Geçen yıl Karagümrükspor’dan transfer ettiğimiz Serkan, Sakaryaspor’da her zaman en beğendiğim oyunculardan biri olmuştur. Her maçta olağanüstü bir mücadele örneği sergilemesi, bitmek bilmeyen enerjisiyle her daim farklı bir yere sahip olan genç oyuncu ilk yediğimiz golde başrolde olmuştur. Hücuma çıkarken kaptırdığı topun devamında kalemizde golü gördük. Serkan biran önce kendini toparlamalı ve kendine çeki düzen vermeli.


Geçen yıl Oğuz’la müthiş bir ikili olan Serkan’ın yalnız kaldığı da aşikar bir şekilde ortada. Ona ayak uyduracak bir oyuncu yanında göremedik. Hedefini bir üst lig olarak belirleyen Sakaryaspor devre arasında ne yapıp edip Oğuz’u bu takıma geri getirmeli. Golden sonra temsilcimiz iyice oyundan koptu. Yeşil-siyahlı ekip sahada tanınmaz haldeydi.
Savunmamız çok pozisyon verdi. Bu kadar pozisyon verilmemeliydi.


NURİ VE TAŞKIN VASATTI
Takıma sonradan dahil olan Nuri ve Taşkın tam bir hayal kırıklığı yaşattılar. Böylesine tecrübeli oyuncuların takımları adına hiçbir olumlu bir şey ortaya koymamaları maça damga vurdu. Sadece bunlar mı? Kastamanuspor’dan transfer Abdülaziz, Yaser ve Okan’da vasatı aşamadı. Bu oyuncuların yetersizlikleri ve verimsizlikleri, takımları adına hiçbir şey ortaya koymamaları kafalarda soru işareti yarattı. İlk yarıdaki oyunla ve bu oyuncu grubuyla üç gün geçse de gol atamayacağımız aşikar bir şekilde kendisini gösteriyordu.

ERCAN SAHNEYE ÇIKTI
İlk yarıdaki rezil oyuna duyarsız kalmayan teknik patron Abdullah Ercan, ikinci yarıda önemli değişiklikler yaptı. Ercan, devre arasında Okan-Furkan değişikliğine giderek 4-4-2’ye döndü.
Sakaryaspor gemileri yakarak çıktığı ikinci yarıya oldukça hızlı başladı.  Furkan’ın oyuna girmesiyle rakip kalede daha etkili olmaya başladık. Nitekim 48’de Furkan attığı golle skoru eşitledi.
Beraberlik golünden sonra tempoyu yükselten Uşakspor, bu gole 7 dakika sonra Alpay’la cevap vererek bir kez daha öne geçti. Golde dönen topu takip etmeyen Canberk’in büyük hatası vardı.


Golden sonra olmayan oyun kalitesi iyice ayaklar altına düşmüştü. Yeşil-siyahlı futbolcular ne oynadığını bilmiyordu.  Oyuna küsmeyen Abdullah Ercan, sahada daha kötü oyuncular varken Serkan’ı kenara çekerek eski Galatasaraylı Aydın’ı sahaya sürdü. Aydın kuvvetsiz ve henüz hazır değil. Yoksa Aydın’ın bol bol hazırlık maçı oynaması gerekiyor.
Yeşil-siyahlı ekibin oyunu açıkçası pek de iç açıcı gitmedi.  Pas oyununu bir türlü oturtamayan temsilcimiz, hem fazlasıyla top kaybı yapıyor hem de rakibin baskısını kırmakta hissedilir biçimde zorlanıyordu. Orta alan oyunu tutamıyor ve oyunu yönlendiremiyordu. Taşkın ve Nuri bu bölgede top alışverişine en fazla katkı yapması gereken oyunculardı. Ama bekleneni veremiyorlardı.

Oyuncu değişikliklerinin ardından nihayet son 20 dakikada Sakaryaspor’un sahada olduğunu gördük. Baskısını arttıran Yeşil-Siyahlı ekip 70 dakika süren tedirginliğini son 20 dakikada attı.
2-1 geriye düştükten sonraki oyun çok heyecanlıydı. Her atak neredeyse gol pozisyonuna dönüşüyordu. 

SON 20 DAKİKADA TEMPO YÜKSELDİ
Temsilcimiz gol için her yolu deniyordu ama bilinçsiz hücum organizasyonları ve gol vuruşlarındaki beceriksizlik beraberlik golünü bulmamızı geciktiriyordu.  Son dakikalarda oyundan tamamen kopan ve bir BAL kalitesindeki rakibini sağlı sollu ataklarla sahasına hapsetmesi görülmeye değer bir durumdu. Tek kale maça dönen oyunda yine de üretkenlik sorunu göz batıyordu. Neyse ki Abdülaziz’in köşe vuruşunda sahanın en kötülerinden Ferit’in altı pas içinde önüne düşen topun ağlara gidişi çekilen azabı bir anlamda bitirdi. Nerede ve hangi rakiple oynarsan oyna fark etmez, ilk 5-6 hafta hep sıkıntılıdır.  Bu sancılı dönem 3-4 hafta sonra atlatılacak ve takım gerçek kimliğine bürünecektir.

Şehir olarak el ele verip bu kadroya sahip çıkılmalı. Başarıda da başarısızlıkta bu kadroyla yakalanacaktır. Başarıya ulaşmak istiyorsak teknik heyetin ve bu futbolcu grubunun arkasında durmalıyız.  Her maçın skoru bir sonraki maçı önemli kılar. Şimdi Tuzla’daki zor maça hazırlanma zamanı. Namağlup Tuzlaspor karşısında çok zor bir maç bizleri bekliyor olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Şirin - Mesaj Gönder 888 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.