Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Obsesif-Kompulsif Bozukluk
Obsesif-kompulsif bozukluk, saplantı ve zorlantıların görüldüğü, genellikle uzun süreli, bazen alevlenmelerle giden, kişinin günlük işlevlerini ciddi şekilde etkileyen bozukluktur. Saplantı yani obsesyon, irade dışı gelen,kişiyi tedirgin eden,zihninden uzaklaştıramadığı, inatçı biçimde tekrarlayan düşüncelerdir. Zorlantı yani kompulsiyon, çoğu zaman saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan ve istemdışı tekrarlanan davranışlardır. Saplantılara şu örnekler verilir: temiz olduğunu bildiği bir şeye elinin kirlendiğini düşünerek ( saplantı-obsesyon), kişinin birden fazla el yıkama isteği duyması ;kapıyı kilitlediği halde tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı duyması veya ağzını açtığında ağzından ayıp, kötü, çirkin bir söz çıkarmı düşüncesi...

Bu kişiler genelde bir şeyi kuralına göre yaptım mı, yapmadım mı; düşündüm mü, düşünmedim mi;yapsam mı yapmasam mı karasızlıkları ve obsesif kuşkuları nedeniyle kendilerini ve çevrelerini yorarlar.

Şunu da belirtmekte fayda görüyorum: her takıntılı düşünce ve davranış obsesif bozukluk değildir. Örnek olarak çoğu kadın temizliği sever, titizdir ama hastalık sayılabilmesi için gündelik işlevleri etkilemesi, bozması gerekir yani günün çoğu saatinde temizlik yapıyorsa ve hala tatmin olmuyorsa bu noktada hastalıktan bahsedilebilir.

Hangi yaşta ve kimlerde görülür?
Genellikle ergenlik döneminde ve 20 ‘li -30’lu yaşlarda başlayabildiği gibi;çocukluk çağında da başladığı görülür. Toplumumuzda çok yaygın görülmekle birlikte her 100 kişinin 3’ünde görülür.
Genel olarak kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler OKB’ye yatkın kişiler olarak değerlendirilir.

Tedavisi varmı?
Obsesif-Kompulsif Bozukluk yani takıntı hastalığının tedavisi; ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi yöntemidir. Obsesif hastalar, kaygı verici düşüncelerden kaçınarak başetmeye çalışırlar ama kaçınarak o düşüncelerin artmasına sebep olurlar ve bu artık bir kısır döngüdür. Bilişsel davranışçı terapi tekniğinde amaç hastayı kaygı veren obsesyonlarla karşı karşıya getirmek ve rahatsızlık veren düşüncenin oluşturduğu kaygıyı söndürmektir. Eğer siz veya yakınlarınız bu hastalıktan muzdaripseniz bir uzmana danışmak gerekmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aysu Erkol - Mesaj Gönder 1880 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Haydarberk - Kaleminize sağlık hocam çok verimli bir paylaşım olmuş :)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 15:34
02

Lt - Son derece faydalı ve bilgilendirici bir yazı. Çevremizde bu durumda olan o kadar çok insan var ki... Profesyonel yardım alınmasının, iyileşme sürecinde çok önemli bir rol oynadığına inanıyorum. Yazı için çok teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 12:44
01

Yakup - Bence herkesin bir takıntısı var sadece farkında değil ya da kabullenmek istemiyor. Dostane sohbetle takıntılı insanlari değiştirebileceğizi ya da düşüncelerindeki yanlışları ona anlatabileceğinizi ikna edip gülüp geçeceğinizi sanıyorsunuz ama beyhude

Değişmez anladı gibi yaparlar ama yine ayni tepki aynı düşünce biçimi ile yaklaşirlar. Benim de öyle bir kız arkadaşım vardı çok mücadele verdim ama inanın kendisini terapiye bile ikna edemedim. Sevdiğiniz saydığınız değer verdiğiniz bu bozukluklara sahip insan varsa hiç kendi basiniza mücadele etmeyin. Kesinlikle bir yardım alin.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 11:43

Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?