Sakaryaspor ilk defa bir takım gibi oynadı…

Yazıma Velimeşe Ergene maçına dönerek başlamak istiyorum.

Sakaryaspor’a zarar vermemek için Velimeşe Ergene maçından beri köşe yazmamıştım.

Çevremden ve meslektaşlarımdan gelen “Neden köşe yazmıyorsun? Sakaryaspor oynadığı rezil futbolu neden eleştirmiyorsun?

"Cumhur Genç seni de mi susturdu?” gibi ithamlar karşısında bu kişilere kesinlikle verilmiş bir cevabım olmuştur.

Bunu da herkesin bilmesini isterim…

Bizim gibi futbolun içinden gelen ender Gazetecilerin işi çok zor…

Maalesef sahada teknik adamların ve futbolcuların yaptığı her doğru ve yanlışı anında görebiliyor ve bunları köşemize aktarırken de kısa geçemiyoruz.

Bu takımın altyapısından yetişen ve 35 yıldır Sakaryaspor’un maçları izleyen bir Spor Adamı- Gazeteci olarak hayatımda Yeşil-Siyahlı takımın Ergene ve Elazığ ve Uşak maçlarındaki kadar aciz duruma düştüğüne hiçbir zaman şahit olmamıştım.

Türk futboluna adını altın harflerle yazdırmış, Milli Takıma sayısız futbolcu veren Sakaryaspor’un bu iki maçta oynadığı rezil ve silik futbol bizleri adeta karamsarlığa itmişti.

Eski stadın kapalı kale arkasında çakıl taşlarının üzerinde, eski açık kale arkasında bulunan çöplüğün yanındaki kavak ağaçlarının arasında Türk Futboluna damga vuran futbolcular yetiştiren EFSANE Antrenör EKREM KARABERBEROĞLU ( Mekanın Cennet olsun Hocam), bu iki maçı izleyip ölseydi sanırım gözleri açık ölürdü.

Kimsenin Sakaryaspor’u bu duruma düşürmeye hakkı olmazdı.

Sakaryaspor en kötü dönemlerinde dahi bu kadar kötü olmamıştı.

Velimeşe Ergene ve Elazığ maçlarını canlı izleme şansı bulmuş ve hayatımda en acı çektiğim maçlar arasında ilk 5’te hafızama kazınmıştı.

Sakaryaspor bu kadar kötü futbol asla oynayamazdı. Mahalle takımı Ergene Velimeşe ve kadrosunda yer alan 18 futbolcudan 12’sinin kendi altyapısından yetişen oyunculardan kurulu Elazığspor gibi küme düşmeye oynayan bir takım karşısında bu kadar aciz duruma düşemezdi.

Yeşil-Siyahlı renklere gönül veren hiç kimse bu duruma tepkisiz kalamazdı ve taraftarlar maç biletlerinin 1 TL olmasını bile hiçe saydı ve Elazığ ve son olarak Tuzla maçlarında takımlarını yalnız bıraktı. Taraftar iyi futbol ve kaliteli oyuncular istiyordu.

Taraftarın maça gelmemesi kadar doğal daha ne olabilirdi ki? Dış sahada ya da iç sahada olsun ortaya konan kalitesiz, rezil ve göz hoş gelmeyen futbol taraftarı takımdan soğutmuştu.

Ben de taraftar gibi düşünüyor ve bu takımın Play-Off oynama şansının asla olamayacağına inanıyordum… Ne zamana kadar Tuzla maçına kadar tabii ki…
Her hafta kötü oynamalarına karşın sürekli ilk 11’de oynayan Serkan ve Ferit gibi oyunculara şans verilmesi takım içindeki rekabet ortamını da bir anlamda alıp götürüyordu.

Ancak, devre arasında transfer edilen oyuncuların rekabet ortamına girmesiyle takımın görüntüsünün tamamen değiştiğine Tuzla maçında şahit olduk.
Sakaryaspor’u ilk defa bir maçta rakibini sahasına hapsettiğini gördük. Sahasına hapsettiği takımda Tuzlaspor’du. Devre arasında 7 oyuncuyu kadrosuna katan Tuzlaspor bu ligin en iyi ayağa oynayan takımlarından biri.

Bu sezon karşımıza bu kadar organize olmuş, bu kadar hızlı oynayan, hızlı hücuma çıkan, birbirlerinin açıklarını anında kapatan, sürekli hareketli olan bir takım görmemiştim.

Evet bir anlamda takviyeli ve yenilenmiş bir kadroyla mücadele den Sakaryaspor, böylesine güçlü bir takım karşısında galip gelmeyi başarmıştı.

Tuzla maçın hemen başında ne kadar tehlikeli bir takım olduğunu göstermişti. Rakip takım ayağa paslarla kalemize gelirken, biz ise şişirme ve kalitesiz uzun toplarla rakip sahada etkili olmaya çalışıyorduk.


Oyunun kontrolü tamamen onların elindeydi. Berk’in ve kaptan Kemal’ın karşılıklı golleriyle ilk yarı 1-1 sonuçlanmıştı.


İkinci yarının ilk 25 dakikasında sahada bambaşka bir Sakaryaspor vardı.


Gözlerime inanmıyordum. Devre arasında Serkan-Azad değişikliği sonrası takımın havası bir anda değişmişti. Rakibini sahasına hapseden, top yapmasına imkan vermeyen, sahanın her yerinde baskı yapan, nefes aldırmayan bir takım vardı karşımızda.


Nitekim beklenen golde Berk’le geldi. Golden sonra temsilcimiz tempoyu iyice yükseltti ve Deniz’le üçüncü golü buldu ancak maçın hakemi alakasız bir şekilde nizami golü ofsayt gerekçesiyle iptal etti. Son 20 dakikada oyun tamamen rakip takımın kontrolündeydi.


Bütçesi eski parayla 20 trilyonluk bir takım karşısında göze hoş gelen futbol oynamak kolay değildi ve öyle de oldu. Savunmada açık vermeyen ve Oğuz’un katkılarıyla temsilcimiz zorlu maçtan 3 puanla ayrılmıştı.


Tuzlaspor karşısında bir takım gibi mücadele eden Yeşil-Siyahlı futbolcuları, bu takımı bu hale getiren Şaban Hocayı ve takımının başarısı için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan başkan Cumhur Genç’i kutluyorum.


Sakaryaspor ilk defa bir maçta takım gibi oynadı. Bir topa 3-4 kişinin saldırdığını ve gol sevincine tüm futbolcuların katıldığını gördük. Bunlar ilerisi için çok önemli.
Sakaryaspor doğru yolda ilerliyor. Yeni transfer edilen oyuncuların kendilerini rekabet ortamı içine soktukları zaman daha da büyük başarıların geleceğine yürekten inanıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Şirin - Mesaj Gönder 1763 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Genckaptan54 - Hocam ağzına sağlık sporun içinden geldiğin belli oluyor yorumunda başarıların daim olsun.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 06 Şubat 21:55

Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?